"Türkiye Ne Polis Ne de Asker Devletidir"
Başbakan Erdoğan, 'Türkiye Ne Polis Devletidir Ne de Asker Devletidir. Türkiye Demokratik, Laik, Sosyal Bir Hukuk Devletidir' Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye ne polis devletidir ne de asker devletidir. Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir'' dedi.
Erdoğan, Gölbaşı'ndaki Polis Akademisi'nde düzenlenen mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, hiç kimsenin polis, asker ve yargı üzerinden siyaset yapmamasını istedi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Hiç kimse bu kurumlarımızı siyasi çekişmelere, karalama kampanyalarına alet etmesin. Türkiye ne polis devletidir ne de asker devletidir. Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Ve bu ilkelerini yücelterek geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemesine devam edecektir. Sizler cumhuriyetimizin bütün niteliklerini önem sıralamasına tabi tutmadan ve ayırt etmeden bir bütün olarak sahiplenecek, yüceltmeye devam edeceksiniz.''
Mezunlara da seslenen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Şunu özellikle vurgulamak istiyorum; emniyet teşkilatımız gücünü ve yetkisini anayasamızdan ve yasalarımızdan alır. Polis anayasa ve yasaların kendisine çizmiş olduğu çerçeve içinde demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin huzur ve emniyetinden sorumludur.
Polisimiz, askerimiz, jandarmamız ya da istihbarat teşkilatımız asla ve asla birbirinin alternatifi değildir. Bütün güvenlik güçlerimiz uyum içinde koordinasyon içinde anayasa ve yasalardan aldıkları yetki çerçevesinde, yine altını çiziyorum, millet adına rejimin teminatıdırlar. Güvenlik güçlerimizi ayrı ayrı pozisyonlara yerleştirerek öncelik veya önem sıralaması yapmak, ayrımcı yorumlar getirmek son derece yersizdir. Türkiye'ye asla yarar sağlamayacak bir tartışmadır. Hükümet olarak bu güne kadar güvenlik güçlerimizin siyasallaşmanın etkilerine maruz kalmaması ve siyasetin bir tarafı olmaması için çok büyük bir hassasiyet içinde olduk. Ancak burada ayırt edilmesi gereken husus siyasallaşmanın doğurabileceği olumsuzluklara atıf yapmakla, milli iradenin tezahürü olan sivil siyasetin yönetim gücünü birbirinden ayırmaktır.''
Başbakan Erdoğan, çağdaş demokrasilerde millet meclislerinin ve seçilmiş iktidarların demokratik kültürün bir neticesi olarak yönetimin her boyutunda ve süreçlerinde etkili olduklarını belirterek, şunları söyledi:
''Politize olmakla demokratik iradeye tabi olmak birbirine karıştırılmaması gereken iki konudur. Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çağdaş normları ülkemize kazandırmanın gayreti içindeyiz. Devletimizin hayati derecede önemli olan kurumlarının böyle anlamsız ve tehlikeli tartışmaların içerisine çekilmesine bugüne kadar fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bizim her kurumumuz laikliğe, sosyal devlete, demokrasiye ve hukuk devletine bağlı olduğunu her fırsatta ifade ediyor. Demokrasiye de aynı derecede bağlıdır. Demokrasiyi özümsemiştir ve demokratik geleneğe uyum sağlamıştır. Polisimiz, askerimiz demokrasinin tüm kurallarıyla işlemesi noktasında takdire şayan bir performans sergilemiştir, sergilemeye de devam ediyor.








