Toptan Senato Modeli Önerdi

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin Artık Yeni Bir Anayasa Yapımı Yanında Çift Kamaralı Sistemi, Yani Senatoyu Tartışması Gerektiğini Söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin artık yeni bir anayasa yapımı yanında çift kamaralı sistemi, yani senatoyu tartışması gerektiğini söyledi.
TBMM Başkanı Toptan, TBMM Divan Salonu'nda bir basın toplantısı düzenleyerek Anayasa Mahkemesi'nin, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptaline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toptan, KEİPA toplantısına katılmak üzere yarın Yunanistan'a gideceğini belirterek, "Bu arada Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının açıklanabileceğini bilsem belki basın toplantısını bunun sonrasına bırakmak daha doğru olurdu ama o konuda bir bilgimiz olmadığı için fazla da gecikmemek adına bugün bir değerlendirme yapmanın doğru olacağını düşündüm" diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğuna işaret eden Toptan, Anayasa'nın, yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı erklerine dayandığını belirtti. Demokratik sistemi oluşturan her erken görev ve yetkilerinin sınırlarının Anayasa'da ve ilgili yasalarda açıkça belirlendiğini ifade eden Toptan, Türk milletinin temsil makamı olan TBMM'nin Anayasa ve içtüzük kurallarına göre çıkardığı kanunun, yürürlüğe girdikten sonra herkes için bağlayıcı ve uyulması gerekli bir norm halini aldığını bildirdi. Millet adına TBMM tarafından kullanılan bu yasama yetkisinin mutlak bir yetki olduğuna dikkat çeken Toptan, hukuk devleti olmanın bir gereği olarak yürütmenin çalışmalarının idari, yasama organının çalışmalarının da belli şartlarda Anayasal yargı denetimine tabi olduğunu hatırlattı. Bu denetim yollarının şart ve şekillerinin, kurallarının, yollarının hem Anayasa'da, hem de ilgili yasalarda açıkça belirtildiğini söyleyen Toptan, yargının ancak konulan normları Anayasa ve hukuk devleti ilkelerine göre yorumlayabileceğini ve bir sonuca varacağını söyledi. Bu hakkın da da yargı için mutlak olduğunu ve tartışılamayacağını dile getiren Toptan şunları söyledi:
"Ancak erkler Anayasa'dan doğan haklarını kullanırken kendilerini başka bir erk yerine koyamaz, olmayan yetki kullanamaz, başka erkin yetkisini elinden alamaz. O alana müdahale edemez. Bu amaçla norm ihdas edemez. Anayasa değişiklikleri konusunda Yüksek Mahkeme'nin yetki sınırı çok tartışılmış ve sonuçta bu denetimin 148. maddenin 1. fıkrasıyla sadece şekil bakımından olduğu vurgulanarak, 2. fıkrasında da şekli denetimin nelerden ibaret olduğu açıkça gösterilmiştir. Erkler ayrılığı, demokratik sistemimizi oluşturan 3 kuvvetin uyumlu çalışmasını, belli şartlar dışında birbirlerine müdahale etmemesini, üstünlük taşımamasını gerekli kılmaktadır. Ancak ülkemizde son dönemde yaşanan gelişmelere baktığımızda maalesef kuvvetler ayrılığını işleyişi konusunda herkesin endişeler taşıdığını görmektedir. Erkler arasında zaman zaman belirgin hale gelen bu sorunlar ülkemizin sürdürmekte olduğu demokratik gelişme sürecine de zarar vermektedir. Erkler, birbirlerinin görev alanlarına girmemelidir. Erkler birbirine güvenmeli, saygı beslemelidir. Aksi takdirde bundan en fazla etkilenecek olan demokrasimizdir, hukuk sistemimizdir, Türkiye'dir. Yaşadığımız sürecin ortaya koyduğu durum, modern demokrasilerde kuvvetler arasında bulunması gereken ahenkli, uyumlu ve karşılıklı işbirliğine dayalı çalışma anlayışı konusunda Türkiye'de hala ciddi eksikliklerin bulunduğu gerçeğidir. Anayasa Mahkememizin, Meclisimizin çıkardığı Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde değişiklik yapan 5735 sayılı Kanun hakkında kendisine yapılan başvuruda verdiği kararı da bu çerçevede değerlendiriyorum. Anayasa Mahkemesi, Meclis'in 411 milletvekilinin oyuyla çıkardığı bu yasayı Anayasa'nın 148. maddesine göre sadece şekil bakımından inceleyebileceği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen esasla ilgili bir karar vermiştir. Anayasa değişikliğinin içeriği başka bir şey, Yüksek Mahkeme'nin 148. maddeye göre yetki aşımını kullanması ayrı bir şeydir. Böylece Yüksek Mahkeme, ilgili Anayasa maddesini yorumlayarak bir sonuca varma yetkisinin ötesine geçmiştir. Bu kararın, erkler arasında bulunması gereken karşılıklı güvenli, ahenkli, uyumlu işleyişe uygun bir sonuç doğurmadığı kanaatindeyim. Bu kararla kuvvetler ayrılığı ilkesi sorgulanabilir hale gelmiştir. Böyle bir hal demokrasimizin gelişimi açısından ciddi şekilde kaygı vericidir." Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye'de demokratik sistemin olmazsa olmaz bir gücü olduğunu vurgulayan Toptan, Mahkeme'nin verdiği kararların bazıları tarafından beğenilmemesi, bazılarınca da alkışlanmasının çok doğal olduğunu belirtti. Dikkat edilmesi gereken hususun, genel kamu vicdanı ve genel kamu yararı olduğunu ifade eden Toptan, kararın açıklanmasından bu yana yapılan yorumlar ve eleştiriler dikkate alındığında Yüksek Mahkeme'nin yetki alanını genişletme kararının ileride başka konularda da sorunlar yaşanabileceği kaygılarının ağır bastığının görüldüğünü söyledi. Bütün bunlara rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kazanımlarıyla modern ve ileri bir ülke olma yolunda yoluna devam edeceğini, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma hedefinden asla şaşmayacağını vurgulayan Toptan, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararının gerekçesi yayınlanmadan daha fazla değerlendirme yapmanın doğru olmadığını düşündüğünü bildirdi. Sorunları demokrasi içinde çözebileceklerine yürekten inandığını dile getiren Toptan, demokrasinin sürekli gelişen ve değişen bir kavram olduğunu unutmamak gerektiğini belirtti. Toptan şöyle konuştu:
"Hepimiz elbirliğiyle demokrasiyi savunmalı, korumalı ve geliştirmeye çalışmalıyız. Türk toplumu demokratik düzenin erdeminin ve yararlarının bilincine varmış bir durumdadır. Bize düşen, siyasal ve hukuksal yapılarımızı bu anlayışa uygun duruma getirmektir. Bu çerçevede yeni bir Anayasa yapımı yanında belki çift kamaralı sistemi, yani senatoyu artık Türkiye'nin tartışmasının yararlı olabileceğini düşünmekteyim. Demokratik yönetimin dayandığı değerleri, demokratik siyasal kültürü de güçlendirmeye hep beraber çalışmalıyız. Herkes bilmelidir ki Meclisimiz, yüksek temsil gücüyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Anayasa'da belirlenen ilkeler çerçevesinde millet ve tarih önünde ettiği yemine sadık kalarak milleti için doğruları yapmaya devam edecektir. Vatandaşlarımızın Türkiye'nin geleceğine olan güven ve inancında hiçbir eksilme olmamalıdır. Kuruluşundan günümüze pek çok sorunu aşan Türkiye Cumhuriyeti, içinde bulunduğumuz sorunları da aşacaktır. Bunun için kurumlarımıza ve birbirimize olan güven duygularını kaybetmemeliyiz. Birbirimizi incitecek ve etkisizleştirme amacı taşıyan davranışlardan da kaçınmalıyız." Toptan, bütün bunları karşılıklı konuşmak ve değerlendirmeleri yapmak üzere önümüzdeki süreçte Parlamento'da temsil edilen siyasi partilerin liderlerini ortak bir toplantıya çağırmayı düşündüğünü açıkladı.
(ZÇ-ÖZ-Y)
















