CHP TBMM Grup Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kendisine 'Yalancı' Dediğini Belirterek, "Türkiye'de Kendisine Yalancı Denildiği İçin Mahkemeye Gidip, Hakkında 'Evet Sana Yalancı Denilebilir' Denen Tek Başbakan Var O da Sensin" Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine 'yalancı' dediğini belirterek, "Türkiye'de kendisine yalancı denildiği için mahkemeye gidip, hakkında 'evet sana yalancı denilebilir' denen tek Başbakan var o da sensin" dedi. Başbakan hakkında kötü söz söylemek istemediğini de söyleyen Baykal, "Ama yaptıklarını, kamuoyunun bildiklerinin ötesinde biliyorum. Başbakan bizi bıraksın da kendisine sorulacak hesaplara hazırlansın. Altından kalkamayacağı pek çok hesabın kendisine sorulacağını bilsin" diye konuştu.

Baykal, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündemdeki telekulak tartışmalarına değinen Baykal, Genel Sekreter Önder Sav'ın bir merkez valisiyle odasında yaptığı görüşmenin iki gün sonra 'militan bir gazetenin' manşetinde kelime kelime yayınlandığını ve bu olayın bile kendi başına suç olduğunu söyledi. İki kişinin konuşmasının herhangi bir şekilde, nasıl elde edilirse edilsin yayınlanmasının suç olduğunu ifade eden Baykal, bu konuda hükümeti göreve çağırdıklarını hatırlattı. Konunun hem CHP hem de gazete tarafından yargıya götürüldüğünü kaydeden Baykal, ayrıca Meclis'te soruşturma önergesi verme kararı aldıklarını ve konunun hukuki olarak irdelenmesini istediklerini söyledi. Ancak iktidarın hukuki bağlayıcılığı olmayan araştırma önergesi yapacağını savunan Baykal, "Sayın Genel Sekreter, kendisini ziyaret etmek isteyen valiye saat 10.00'da randevu veriyor. Saat 10.03'te telefon çalıyor ve 44 dakika boyunca o görüşme kayda alınıyor. Bunu kuşkuyla karşılıyoruz. Bir defa kapalı da olsa telefon dinlenebiliyor. Telefonunuza bir mesaj yükleniyor, kapalı da olsa bir mikrofon gibi konuşmanızı merkeze intikal ettiriyor. Günün teknolojisi bu" diye konuştu.

Söz konusu gazetenin Danıştay cinayetinde de büyük rol oynayan ve AK Parti destekçisi olduğunu öne süren Baykal, bu konuşmanın dinlenmesinin bir tesadüf olamayacağını söyledi. Baykal, "Gazeteci arkadaşlarıma soruyorum. Bir kez bile sizin görüşmek istediğiniz ama sizinle görüşmek istemeyen biriyle böyle bir fırsata kavuşmadınız mı?" dedi.

Dava sürecinde teybe alınan kayıtların mahkeme tarafından isteneceğini belirten Baykal, kaydın nasıl yapıldığının ortaya çıkacağını söyledi. 2005 yılında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kurulduğunu ve başına da Başbakan tarafından atanmasına karar verilen birinin getirildiğini, bu kurumun teknik biriminin başkanlığına bir emniyetçinin getirildiğini anlatan Baykal, bu kişinin de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nin başına getirilen kişinin de cemaat bağlantılarının mahkeme kararıyla ortaya konduğunu söyledi. Baykal, 70 milyon kişinin dinlendiğini öne sürerek, "İstihbarat elde ettiği bilgileri delil olarak kullanmak isterse mahkemeden izin istiyor ve delil olarak kullanıyor. Delil olarak kullanmak istemezse de bu bilgiler her türlü şantaja açık olarak birilerinin elinde duruyor. Nerede Anayasa'daki haberleşme özgürlüğü, kişilik hakları maddeleri?" şeklinde konuştu.

Daha önce aynı dinleme yetkisini isteyen jandarmaya mahkemenin bu izni vermediğini ancak Başbakan'ın kontrolündeki bu kurumun 70 milyonu dinlediğini söyleyen Baykal, "Ne jandarmaya ne emniyete topyekun dinleme imkanı tanınamaz. Bunun derhal ortadan kaldırılması lazım" dedi. Bu uygulamaya karşı tüm güçleriyle mücadele edeceklerini belirten Baykal, mücadelelerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı çok rahatsız ettiğini ve Başbakan'ın üslup bozukluğu olduğunu söyledi. Baykal, "Başbakan 'Kaçtıkça kovalayacağım' diyor. Dur orda, kim kaçıyor? Ben kimseden kaçmadım. Ama sen mahkemeden kaçıyorsun. Ben saklanmadım, sen dokunulmazlıkların arkasına saklanıyorsun. Ben hiç kaçmadım, sen kendinden kaçıyorsun, geçmişinden kaçıyorsun. Ben geçmişimle iftihar ediyorum" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın kendisine 'yalancı' dediğini de belirten Baykal, "Türkiye'de kendisine yalancı denildiği için mahkemeye gidip, hakkında 'evet sana yalancı denilebilir' denen tek başbakan var o da sensin" dedi. Başbakan hakkında kötü söz söylemek istemediğini söyleyen Baykal, "Ama yaptıklarını, kamuoyunun bildiklerinin ötesinde biliyorum. Başbakan bizi bıraksın da kendisine sorulacak hesaplara hazırlansın. Altından kalkamayacağı pek çok hesabın kendisine sorulacağını bilsin" ifadelerini kullandı.

Öte yandan, CHP Genel Sekreteri Önder Sav toplantı salonuna gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtlamadı. Çıkışta da partililer tarafından etrafında etten duvar örülen Sav, yine soruları yanıtlamadan salondan ayrıldı.

(MÜG-CC-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı