CHP Grup Toplantısı...(2)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıyla Hükümet Arasında Yaşanan Kavganın Tehlikeli Biçimde Yaygınlaştığını Belirterek, "Bu Kavga 16.5 Milyon İnsanın Kavgası, Halkın Bir Kesiminin Yargıyla, Anayasa'yla Kavgası Değildir.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yargıyla hükümet arasında yaşanan kavganın tehlikeli biçimde yaygınlaştığını belirterek, "Bu kavga 16.5 milyon insanın kavgası, halkın bir kesiminin yargıyla, Anayasa'yla kavgası değildir. Kavga Başbakan'ın kavgasıdır, arkadaşlarının kavgasıdır" dedi. Türkiye'de kurumsallaşmış, oturmuş, sorumluluk bilinci yüksek bir yargı kadrosu bulunduğunu belirten Baykal, herkesin buna saygı göstermesi gerektiğini dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hükümetle yargı arasındaki savaşın giderek çok tehlikeli biçimde yaygınlaştığını söyledi. Bu tartışmanın nereden kaynaklandığını ve altında neyin yattığını çok iyi bildiklerini kaydeden Baykal, Türkiye'nin ilk kez bu kadar derin bir yargı-hükümet çatışmasına sürüklendiğini söyledi. Bunun altında hükümetin, Türkiye'de sistemi değiştirme hedefinin yattığını öne süren Baykal, hükümetin, yargının bağımsızlığını içine sindiremediğini ileri sürdü. Başbakan Erdoğan'ın ikide bir çıkıp yargı kurumlarına en ağır şekilde saldırdığını söyleyen Baykal, yargının kendi alanıyla ilgili konularla görüş ifade ettiğini bildirdi. Baykal, "Olay, yargının konuşmasından kaynaklanan bir konu değildir" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın, Yargıtay'ın bildirisine verilen cevabı savunurken, 'bana oy veren 16.5 milyona ihanet edemezdim' dediğini hatırlatan Baykal, bu sözün, Başbakan'ın zihniyetini yansıtması açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın 'yargıyla ben kavga etmiyorum, 16.5 milyon insan kavga ediyor' demeye çalıştığını öne süren Baykal şunları söyledi:

"Yanlış olan budur. Bu kavga 16.5 milyon insanın kavgası, halkın bir kesiminin yargıyla, Anayasa'yla kavgası değildir. Kavga Başbakan'ın kavgasıdır, arkadaşlarının kavgasıdır. 16.5 milyona ihanet edemem diyor, 53.5 milyona ne olacak. Bu insanlar sana bu kavgayı yap diye mi oy verdi? Sen bu kavgayı yapacağım diye mi oy istedin? Demokrasilerde hiçkimse, kendi kişisel kavgasını millete maletmeye kalkamaz. O senin yanlışın. Sen o kavgayı verdiğin anda 70 milyona ihanet ediyorsun demektir. Türkiye'de kimse Anayasa ile, devlet kurumları ile, yargıyla kavga etmeni, Türkiye'yi birbirine düşürmeni istemiyor. Sanki birileri adına görev veriliyor kavga ederken. Sen kendi şahsi kavganı götürüyorsun. Bugüne kadar ilan etmediğin gizli hesaplarının karşısında yargının direnmesi nedeniyle o kavgayı sen açıyorsun. Millet adına kavga ediyorum diyorsun, hayır kendi adına kavga ediyorsun." "DENİZ BAYKAL DİNİ İSTİSMAR ETMEK İÇİN AYET, HADİS SÖYLEMİYOR" Başbakan Erdoğan'ın, 'Ben söylersem tukaka, Baykal söylerse alkış. Baykal ayet hadis söylüyor mesele yok, biz söyleyince hemen suçlanıyoruz' dediğini hatırlatan Baykal, "Deniz Baykal dini istismar etmek için ayet, hadis söylemiyor. Deniz Baykal dini istismar etmek isteyenlerin foyasını ortaya çıkarmak için ayet, hadis söylüyor" diye konuştu. Ortada bir din istismarı varsa birilerinin çıkıp, 'hayır bu dinin gereği değildir' demesi gerektiğini vurgulayan Baykal, gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Türkiye'deki kavganın 'kim yönetecek' kavgası değil, yönetenlerin neye dayanarak yönettikleri kavgası olduğunu kaydeden Baykal, birinin çıkıp 'ben geldim, nasıl istersem yönetirim, kendi hukukumu kendim yaparım' demesini kabul edilemeyeceğini söyledi. Hükümetin, 'yargı benim siyasi kontrolümde olsun' anlayışında olduğunu savunan Baykal, yargının bağımsız olacağını söyledi. Yargının bir harekat odası bulunduğunu, bunun Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) olduğunu belirten Baykal, AK Parti'nin en kritik yer olan HSYK üyelerini Meclis'in seçmesini istediğini hatırlattı. Baykal, HSYK siyasetin kontrolüne geçtiği anda yargının en ağır darbeyi yemiş olacağını dile getirdi. Hukukun gerekirse siyaseti yargılayacağını savunan Baykal, son olarak ABD'de Clinton'un yargılandığını hatırlattı. Fransa'da, İsrail'de Cumhurbaşkanlarının yargılandığına işaret eden Baykal, hakkında 13 yolsuzluk dosyası bulunan Başbakan'ın ise yargılanamadığını söyledi.

"TAYYİP ERDOĞAN'A RAM OLACAĞIZ ÖYLE Mİ?" Baykal konuşmasında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın 'Milli iradeye ram olacaksınız' şeklindeki sözlerini de eleştirdi. Baykal şunları söyledi:

"Ne demek ram olmak. Boyun eğeceksiniz, teslim olacaksınız. Milli irade 70 milyon mu? Hayır. Onun içinden iktidarı elinde bulunduranlar. Sen milli irade misin? Sen milli iradeysen senin sözünü söyleyen kişiye mi ram olacağız. Milli irade Meclis çoğunluğu, Meclis çoğunluğu AK Parti, AK Parti'nin kumandanı Tayyip Erdoğan, eh milli iradeye ram olacağız, Tayyip Erdoğan'a ram olacağız öyle mi? Demokraside ram olmak diye birşey var mı? Demokraside hesap vermek var. Hukuka saygı göstermek var. Sen rüşvet vereceksin, olmadık cambazlıkları yapacaksın, oyları alacaksın sonra geleceğiz, hukuk diyenler, adalet diyenler, Cumhuriyet diyenler, laiklik diyenler sana ram olacağız. Böyle birşey olmaz, olmayacak. Böyle bağırıp çağırarak bunu sağlamak mümkün değildir." Bin yıllık tarihin içinden akıp gelen, 600 yıllık imparatorluk kurmuş, 80 kusur yıllık bir Cumhuriyet olarak bağımsız yaşayan koca Türkiye'yi şu andaki AK Parti'nin içine sığdırmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirten Baykal, "Türkiye AK Parti'ye sığmaz. Türkiye çok büyük. AK Parti bugün var yarın yok. Ama Türkiye varolmaya devam edecek. Türkiye'nin tarihine, Anayasası'na, temel ilkelerine herkes saygı gösterecek" diye konuştu.

İstanbul'da bir otelde birkaç gündür bir kriz yaşandığını anlatan Baykal, bunun altında 'ben belediye olarak belli bir inançta olanlara içki satmam' anlayışı yattığını öne sürdü. Şimdi bu otele ceza verildiğinin açıklandığını kaydeden Baykal, bu otelin ruhsatsız içki sattığı için değil turiste de içki sattığı için kapatılacağını ifade etti.

AK Parti'nin bazı yanlışlar yaptığını ileri süren Baykal, seçimlerden sonra AK Parti'nin üç temel isminden birisinin Cumhurbaşkanlığı'na tayin edildiğini belirtti. Baykal, "Yanlıştı, Cumhurbaşkanlığı toplumu kucaklayacak biryer. Cumhurbaşkanlığı tarafsızlık davranılacak biryer. Bunların hiçbirisi yok. Oraya getirdik koyduk. Ne oldu, Cumhurbaşkanlığı battal oldu. Görevini yapamıyor" dedi. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, Türkiye'de kurumsallaşmış, oturmuş, sorumluluk bilinci yüksek bir yargı kadrosu bulunduğunu belirten Baykal, herkesin buna saygı göstermesi gerektiğini dile getirdi. Baykal şöyle konuştu:

"Biz ne yapacağımızı kendimiz biliyoruz ve onu en doğru şekilde yapacağız. Türkiye, pek çok güçlükle karşı karşıya kaldı ve bunları aşmayı başardı. İçinde bulunduğumuz güç dönemi de demokrasimize ve laikliğe sahip çıkarak aşacağımızdan kuşku duymuyorum. Yeter ki herkes haddini bilsin, yerini bilsin. Herkes Türkiye'ye, bu ülkenin Anayasası'na, hukukuna, yargı organlarına saygı anlayışı içinde sükunetini korusun ve sabırla yetkili organların kararını beklesin. O kararın gereği hepimiz için kesindir, yerine getiririz." (ZÇ-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı