Başbakanlık'tan "Kadın ve Katılım" Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Töre ve Namus Cinayetlerinin Kanun Çıkararak Değil Zihniyet Değişimiyle Azalacağına İşaret Ederek, "Geleneksel Anlayışımızdan ve Kültürümüzden Kaynaklanan Dirençler Var. Ceza Kanunu'nda Birçok İşi Suç Haline Getirdik, Cezaları Ağırlaştırdık.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, töre ve namus cinayetlerinin kanun çıkararak değil zihniyet değişimiyle azalacağına işaret ederek, "Geleneksel anlayışımızdan ve kültürümüzden kaynaklanan dirençler var. Ceza Kanunu'nda birçok işi suç haline getirdik, cezaları ağırlaştırdık. Ama ceza ağırlaşmasına rağmen suçlarda azalma olmadı. Çünkü zihniyet değişmedi. Kanun çıkararak zihniyet değişmeyeceğinin en somut kanıtı bu töre ve namus cinayetleridir. Zihniyet değişmediyse cezanın arttırılması cezaevindeki müşteri sayısını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor" dedi. Çiçek, kadınları kendi sorunlarına sahip çıkmaya da davet ederek, "Kadın sorununu erkeklere bırakırsak, bu iş olaya şaşı bakmak anlamına gelir" diye konuştu.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kadın ve Katılım, Sorunlar ve Çözümler" konulu toplantı, Ankara Swiss Otel'de gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, kadının insan haklarının herkes için gerekli olduğunu söyledi. Uygulamanın son derece önemli olduğuna ancak konunun içselleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Fendoğlu, son anketlere göre halkın yüzde 50'sinin insan hakları bilincinde olmadığını, önemli bir bölümünün de insan haklarını bilmediğini kaydetti. Yapılan yasal ve Anayasal reformlara rağmen özellikle Anayasa'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğe rağmen Türkiye'de bazı anlayışların hala değişmediğini dile getiren Fendoğlu, bunu anlamakta zorlandığını ifade etti. Fendoğlu, hiçbir kesimden itiraz gelmeyecek şekilde Anayasa Mahkemesi'nin reforme edilmesini de isteyerek, "Türk Anayasa Mahkemesi günümüzde kısmen bir İnsan Hakları Mahkemesi gibi çalışmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin reforme edilmesiyle AİHM'e gidecek davalarda da azalma yaşanmıştır" diye konuştu.

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ise, 2010 yılında Türkiye'deki kız çocuklarında okullaşma oranının yüzde 100'e ulaşacağını açıklayarak, bu konuda mücadelelerinin süreceğini belirtti. Çubukçu, şiddetin kadınların özgüvenini yıkan, gelecek hayatlarını etkileyen bir olumsuzluk olduğunu da ifade ederek, "Bu konuda bir genelge yayınlanmış olması çok önemli. O genelge doğrultusunda çok kapsamlı çalışma yürütüyoruz" dedi.

"CEZAEVİNDEKİ MÜŞTERİ SAYISINI ARTTIRIYORUZ" Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de yaptığı konuşmada, insan hakları ihlallerinin olmadığı bir ülke bulunmadığına işaret ederek, Türkiye'nin de belli bir süreden beri bu konuya önem verdiğini söyledi. İnsan hakları meselesinin bir iç hukuk meselesi olmadığını, bütün dünyanın birlikte çaba göstereceği insan onuruyla ilgili bir konu olduğunu kaydeden Çiçek, 2002'den bu yana belli bir mesafe katedildiğini bildirdi. Bu konuda yapılacak daha çok şeyin olduğuna işaret eden Çiçek, kadına yönelik hak ihlallerinin olduğu yoğun illerde sadece devletin değil sivil toplum kuruluşlarının bu konuya ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti. Çiçek, meslek kuruluşlarının bu konuyu ikincil bir konu olarak ele almasının doğru olmadığını söyledi. Genelde insan hakları, özelde kadın hakları konusunun bir mevzuat meselesi olmadığını anlatan Çiçek, şunları söyledi:

"İnsan hakları bir zihniyet meselesidir. Zihniyet değişimi bugünden yarına kolay olmuyor. Damla damla bir birikime ihtiyaç var. Geleneksel anlayışımızdan ve kültürümüzden kaynaklanan dirençler var. Ceza Kanunu'nda birçok işi suç haline getirdik, cezaları ağırlaştırdık. Ama ceza ağırlaşmasına rağmen suçlarda azalma olmadı. Çünkü zihniyet değişmedi. Kanun çıkararak zihniyet değişmeyeceğinin en somut kanıtı bu töre ve namus cinayetleridir. Zihniyet değişmediyse cezanın arttırılması cezaevindeki müşteri sayısını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. O nedenle belli ki en önem vermemiz gereken konu eğitimdir. Hem erkeklerin hem kadınların eğitimi önemlidir." "KADINLARIN SORUNLARINA ŞAŞI BAKARIZ" Başbakan Yardımcısı Çiçek, kadınları sorunlarına sahip çıkmaya çağırdı. Çiçek, "Böylesi önemli bir konunun sahipleri olması lazım. Kadın sorununu erkeklere bırakırsak, bu iş olaya şaşı bakmak anlamına gelir. Kadınların da sorunlarına sahip çıkması gerekir. Çok açık söylüyorum, sizin işinizi bana bırakırsanız ben sizin kadar önem veremeyebilirim. O nedenle eğitime ve siyasete katılımı önemsiyorum" dedi.

Önümüzde yerel seçimler olduğunu, kadınların daha fazla görev alması gerektiğini belirten Çiçek, "Partiler bu işin lafını değil gereğini yapmalı. Çünkü kadın hakları konusunda çok nutuk çekildi. Söylenmedik söz yok, ama yapılmadık çok iş var. Mahalli idare seçimlerinde bu işe daha fazla önem vermemiz gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Çiçek, hak ihlallerinin büyük kısmının idari zaaflardan kaynaklandığını, idarenin çıkan yasaları uygulamada zafiyet gösterdiğini kaydetti. Kadınların hem siyasete hem yönetime katılımının çok önemli olduğuna vurgu yapan Bakan Çiçek, zihniyet değişiminin önemine dikkat çekti.

Toplantıda daha sonra İnsan Hakları Başkanı Fendoğlu, töre ve namus cinayetlerine ilişkin raporu açıkladı.

(DA-CC-CC-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı