PKK İstanbul'u Bir Merkez Üs Yapma Gayretinde Olmuştur'

PKK İstanbul'u Bir Merkez Üs Yapma Gayretinde Olmuştur'

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Avrupa'da pazar payı daralan PKK'nın, yurt içindeki narkotik madde satışının tamamını kontrol edebilme amacına yönelerek kayıplarını tolere etme gayretinde olduğunu belirterek, "İstanbul'da narkotik maddenin sevki, idaresi ve satışına yönelik yapılan...

PKK İstanbul'u Bir Merkez Üs Yapma Gayretinde Olmuştur'

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Avrupa'da pazar payı daralan PKK'nın, yurt içindeki narkotik madde satışının tamamını kontrol edebilme amacına yönelerek kayıplarını tolere etme gayretinde olduğunu belirterek, "İstanbul'da narkotik maddenin sevki, idaresi ve satışına yönelik yapılan her operasyon, PKK'ya karşı verilen silahlı mücadeleyle eşit değerlendirilmelidir. PKK, gerek örgüte eleman temin etmek gerekse gelirini artırmak için İstanbul'u bir merkez üs yapma gayretinde olmuştur." dedi.

Polis Akademisi Başkanlığı Suç Araştırmaları ve Kriminoloji Araştırma Merkezi Müdürlüğünün (SAMER) düzenlediği "Uluslararası Uyu?turucu Konferansı" kapsamında düzenlenen "Başkanlık" oturumuna İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Yeşilay Genel Müdürü Sultan Işık, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanı İbrahim Hakkı Seydioğulları ve Sağlık Bakanlığı Tütün ve Madde Bağımlılığı Mücadelesi Daire Başkanı Dr. Sertaç Polat katıldı.

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak'ın başkanlığını yaptığı oturumda konuşan Çalışkan, PKK'nın uyuşturucuyla önemli bağlantısının olduğunu söyledi.

Çalışkan, narkotik madde kaçakçılığının, menfaat çevreleri için rant, terörizm için finans kaynağı, uluslararası ilişkilerde politik çıkar ve narkotik ticaretin hedefi haline gelen ülkelerin sosyo-psikolojik dejenerasyonu için yapıldığını ifade etti.

İstanbul'un coğrafi konumu itibarıyla uyuşturucu üretim ve tüketim bölgeleri arasında köprü konumunda olduğundan uyuşturucu trafiği risk haritasında her daim ilk sıralarda bulunduğuna dikkati çeken Çalışkan, kentte en fazla operasyon ve gözaltıların yapıldığı ilçelerin Bağcılar, Beyoğlu, Esenyurt, Fatih ve Gaziosmanpaşa olduğunu kaydetti.

Uyuşturucunun sadece kişisel değil, ulusal boyutta bir tehdit olduğuna işaret eden Çalışkan, terör örgütü PKK'nın mafya ve diğer organizasyonlar üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını ancak geri planda hep terör örgütünü gördüklerini vurguladı.

"PKK uyuşturucu kaçakçılığına önem veriyor"

PKK'nın uyuşturucu kaçakçılığına önem verdiğine dikkati çeken Çalışkan, şöyle konuştu:

"Terör örgütü uyuşturucuya üretim fiyatına oranla çok daha pahalı bir fiyattan satılması, müşterilerin her yerde bulunulması, daha az yer kaplıyor ve nakliyesinin daha kolay olması, yüksek getirisi nedeniyle pazarlayacak ara eleman teminin kolaylıkla bulunması, sürekli nakit para akışının sağlanması gibi nedenlerle önem veriyor. Daha önce Avrupa'ya giren uyuşturucunun yüzde 93'ünü kontrol eden PKK terör örgütünün, 2018'de ise rolü geçmişe nazaran zayıfladığından Avrupa'ya giren uyuşturucudaki kontrol payı yüzde 50'ye kadar gerilemiştir. Avrupa'da pazar payı daralan PKK, yurt içindeki narkotik madde satışının tamamını kontrol edebilme amacına yönelerek kayıplarını tolere etme gayretinde olmuştur.

İstanbul'da madde kullanımının artmasındaki en önemli etkenlerden birisi de budur. Bu nedenle İstanbul'da narkotik maddenin sevki, idaresi ve satışına yönelik yapılan her operasyon, PKK'ya karşı verilen silahlı mücadeleyle eşit değerlendirilmelidir. İstanbul'a göç eden vatandaşlarımız PKK tarafından hedef alınmaya devam etmektedir. Özellikle işsiz kalan gençleri yüksek gelir vaadiyle tuzağına düşüren terör örgütü PKK, gerek örgüte eleman temin etmek gerekse gelirini artırmak için İstanbul'u bir merkez üs yapma gayretinde olmuştur."

Kentteki uyuşturucu operasyonlarında yakalanan şüphelilerin çoğunluğunun terör örgütü PKK propagandası, terör amaçlı izinsiz gösterilere katılma gibi suçlardan daha önce haklarında işlem yapıldığını gördüklerine değinen Çalışkan, geçmişte hep terör olaylarıyla anılan Gazi Mahallesi'ne özel önem verdiklerini, projeler ürettiklerini, bunun sonuçlarını da çok güzel şekilde aldıklarını söyledi.

"Eğitimlerde artık akademik dili bırakmamız lazım"

EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanı İbrahim Hakkı Seydioğulları da uyuşturucuyla mücadelede kadınların çok önemli olduğunu belirtti.

Annelere ulaşmaları gerektiğini ifade eden Seydioğulları, "Eğitimlerde artık akademik dili bırakmamız lazım. İnsanlara dokunamıyoruz. İnsanlara dokunabilecek metinler, eğitim modülleri geliştirmemiz lazım. Yurt dışından aldığımız akademik metinlerle bu iş yürümeyecek. Bunu herkes artık kabul etmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık Bakanlığı Tütün ve Madde Bağımlılığı Mücadelesi Daire Başkanı Polat da uyuşturucu sorununun büyük bir yangın olduğunu, ateşi söndüremediklerini ama küçülttüklerini dile getirdi.

Mücadelede acil eylem planının ardından yasal düzenlemelere gidildiğini, cezaların artırıldığını anlatan Polat, bu kapsamda danışmanlık, tedavi ve sosyal uyum süreçlerinin yeniden yapılandırıldığını bildirdi.

Vatandaşa yaşam koçu olabilecek Alo 191 hattını kurduklarını kaydeden Polat, bu hatla ilgili mekanizmalarla irtibata geçen aileler sayesinde çok sayıda gencin uyuşturucudan kurtulduğunu sözlerine ekledi.