Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı

Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs davasının yalnızca Filistin'deki bir avuç Müslümanın davası olmadığını belirterek, "Kudüs, 1,7 milyarlık İslam aleminin onuru, namusu, harim-i ismetidir.

Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı
14.12.2018 17:20 | Son Güncelleme: 14.12.2018 17:20

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs davasının yalnızca Filistin'deki bir avuç Müslümanın davası olmadığını belirterek, "Kudüs, 1,7 milyarlık İslam aleminin onuru, namusu, harim-i ismetidir. Bu dava, hepimizin ortak davası, hepimizin ortak meselesidir." dedi.

Erdoğan, Pullman İstanbul Airport Hotel And Convention Center'da düzenlenen Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı'ndaki konuşmasında, parlamenterleri medeniyetlerin ve kıtaların kavşak noktası olan, Hazreti Muhammed'in övgüsüne mahzar olan İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kalbi Kudüs için çarpan, yüreğinde Harem-i Şerif'in, Kubbet'üs Sahra'nın, Mescid-i Aksa'nın sızısı, hüznü ve aşkı bulanan misafirlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, konferansta bulunan, Filistin meselesini kendi milli meselesi görüp, adalet ve barışın tesisi için gayret gösteren Kudüs sevdalılarına, Filistin meselesine destek verdikleri ve Kudüs davasına sahip çıktıkları için teşekkür etti.

Kudüs Filistin'in ebedi başkenti temasıyla düzenlenen konferans nedeniyle bir araya getiren, ulvi gaye etrafında gönülleri buluşturan herkese şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gerek burada yapacağınız istişarelerin, gerekse gerçekleştireceğiniz görüşme, temas ve ziyaretlerin başarılı geçmesini diliyorum. Bu vesileyle bir kez daha Kudüs-ü Şerif'in kardeşi İstanbul'dan çıplak elleriyle işgalcilere kök söktüren Filistin'in yiğit evlatlarına, ablukaya, baskıya ve yıkıma rağmen hayata tutunan Gazzeli mazlumlara, 70 senedir vatanlarından kopartılmış olmanın acısıyla gözyaşı döken Filistinli mültecilere, dini, dili, ülkesi ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan barış erlerine, Kudüs'ün tekrar tüm insanlık için bir darüsselam olması, bir barış ve esenlik yurdu olması için gayret gösteren Kudüs dostlarına, Arakan'dan Somali'ye, Libya'dan Suriye'ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen'de açlığın bir deri bir kemik haline getirdiği masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam muhabbetlerimi gönderiyorum."

Erdoğan, topraklarını işgale karşı savunurken can veren Filistinli şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, ciğerparelerini korumak için İsrail'in kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, Gazze sahilinde top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs'ü namusları bilerek canları pahasına sahip çıkan Filistin'in cesur kadınlarını rahmetle yad etti.

16 Mart 2003'te 24 yaşında, daha ömrünün baharındayken İsrail buldozerlerinin ezdiği Rachel Corrie'yi saygıyla anan Erdoğan, "Mücadeleleriyle Kudüs'le beraber insanlığın onuruna da sahip çıkan, işgalciler karşısında Ümmet-i Muhammed'in izzetini çiğnetmeyen kahramanlara, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum." dedi.

Erdoğan, Cahit Zarifoğlu'nun şiirinde "Filistin bir sınav kağıdı/Her mümin kulun önünde" dediğini ifade ederek, Kudüs Platformu'nun yaptığı çalışmalarla, toplantı ve konferanslarla bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürüttüğünü kaydetti.

Konferansa katılanların buradaki mevcudiyetleriyle Filistin davasına sadece kendi şahsi desteklerini değil aynı zamanda temsilcisi oldukları milyonlarca kardeşin muhabbetini de ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, gerek ülkelerinde yaptıkları faaliyetlerin, gerekse Kudüs Platformu'nun üyeleri olarak icra edilen programların son derece değerli ve kıymetli olduğuna inandığını söyledi.

"Kudüs davası İslam aleminin namusudur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle Filistinli kardeşlerin işgal, zulüm ve yıkıma karşı sürdürdükleri şanlı direnişe verilen güçlü desteği tekrarladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kudüs davası, yalnızca Filistin'deki bir avuç Müslüman'ın davası değildir. Kudüs, 1,7 milyarlık İslam aleminin onuru, namusu, harim-i ismetidir. Bu dava, hepimizin ortak davası, hepimizin ortak meselesidir. Kudüs bize Hazreti Davud'un, Hazreti Süleyman'ın, Hazreti Zekeriya'nın, Hazreti Yahya'nın hediyesidir. Kudüs, insanlığa Hazreti Meryem'in Hazreti İsa Efendimizin armağanıdır. Kudüs, peygamberler sultanı Hazreti Nebi'nin 'şayet oraya gidemez ve orada namaz kılmazsanız bari oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin.' diyerek emanet ettiği kutlu beldedir. Bu şehrin her bir taşında, her bir sokağında, yüzyıllardır ayakta duran her bir ibadethanesinde Selahaddin Eyyubi gibi Müslüman idarecilerin emeği, alın teri vardır. Haçlı seferleriyle yakılan bu şehri tekrar ayağa kaldıran, 400 yıl boyunca tüm inanç mensupları için tekrar bir barış yurdu haline getiren ecdadımızdır. Bizim için Kudüs, arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınardır. Yüreğimizin yarısı Mekke, geri kalanı da Medine'dir. Bunların üstünde bir tül gibi Kudüs vardır. Allah Resulü'nün Miraç'a yükseldiği bu kutlu şehri, İstanbul'dan, Kahire'den, Bağdat'tan, Mekke ve Medine'den ayırt etmeden seviyoruz. İşte bunun için biz, 'Kudüs kırmızı çizgimizdir' diyoruz."

Erdoğan, Kudüs'ü savunmanın insanlığı savunmak, barışı, adaleti, bağımsızlığı savunmak olduğu inancıyla bu meseleye en güçlü şekilde sahip çıktıklarını anlatarak, "Bu süreçte sizlerin ülkemize verdiği destek, sadece bugünümüz adına değil geleceğimiz adına da hayati öneme sahiptir. Mücadelemiz 'La ilahe illallah, İbrahim halilullah' ifadesinde tecessüm eden saygı, hürmet ve hoşgörü ikliminin tekrar Kudüs-ü Şerif'te hakim olması içindir. Bu ifadelerim ayrıcı bir dinin değil, bütünleştirici bir dinin mensubu olduğumuzun ifadesidir." şeklinde konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

title