Pandemi sürecinin moda ve tekstil sektörü üzerindeki etkisi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Pandemi sürecinin moda ve tekstil sektörü üzerindeki etkisi

24.05.2020 09:41 | Son Güncelleme: 24.05.2020 09:44
Pandemi sürecinin moda ve tekstil sektörü üzerindeki etkisi

Pandemi sürecinin etkisinin birçok alanda olduğu gibi moda üzerindeki etkisi, koruma fonksiyonundan ziyade görsel şölen haline gelen maskelerden, dış giyim yerine ev kıyafetleri satışlarının artmasına, kırmızı ruj satışlarının yerine kırmızı oje satışlarının patlamasına kadar modanın farklı...

Pandemi sürecinin etkisinin birçok alanda olduğu gibi moda üzerindeki etkisi, koruma fonksiyonundan ziyade görsel şölen haline gelen maskelerden, dış giyim yerine ev kıyafetleri satışlarının artmasına, kırmızı ruj satışlarının yerine kırmızı oje satışlarının patlamasına kadar modanın farklı farklı alanlarına koronanın etkileri hakkında bilgi veren Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Başkanı Dr. Serdar Egemen Nadaşbaş, "Moda; umutsuzluğun yoğun olarak yaşandığı süreçlerin sonrasında insanların kendisine gelmesi, yeniden canlanması için ilk başvurdukları yoldur" dedi.

Modanın ortaya çıktığı dönemin aynası olduğunu bildiren Tekstil Tasarımı Bölümü Başkanı Dr. Serdar Egemen Nadaşbaş, bir giysiye, aksesuara, saç stiline ya da kozmetik ürününe bakarak kullanıldığı dönemin dinamiklerini anlamanın mümkün olduğunu bildirdi. Nadaşbaş, "Bu nedenledir ki moda sözsüz bir dil, bir ifade aracı olarak da anlamlandırılmaktadır. Her birey moda ürün tercihleri ile kendini anlatmaya, sergilemek istediği görünüme ulaşmaya çalışmaktadır. Bu sözsüz iletişimde bireysel zevkler ile birlikte, iletişimin gerçekleştiği anın değişkenleri de devreye girmektedir. Geçmiş bize göstermektedir ki moda; umutsuzluğun yoğun olarak yaşandığı süreçlerin sonrasında insanların kendisine gelmesi, yeniden canlanması için ilk başvurdukları yoldur. İnsan kendisini iyi hissetmek istediğinde ilk olarak giysilere, makyaja ya da saç stili değişikliklerini başvururlar. Bu nedenledir ki 2. Dünya Savaşı'nda toplama kamplarına gönderilen yardım paketlerinde mor rujların bulunduğu ve kadınların giyecek giysi bulamazken, üstlerinde battaniyeler ve dudaklarında mor rujları ile dolaştıkları kayıtlara geçmiştir" dedi.

Pandemi sürecinde de aynı durumun yaşandığını belirten Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Başkanı Dr. Serdar Egemen Nadaşbaş, şu bilgileri verdi:

"Hepimiz kendimizi iyi hissetmek, hayatın devam ettiğini göstermek istiyoruz. Maskelerin ardında ya da dört duvar arasında olmamız durumu değiştirmiyor. Bu nedenle evlerimizi yeniliyoruz, takmak zorunda olduğumuz maskeleri süslüyoruz, ev giysileri içinde olsak bile şık olmak istiyoruz. Çünkü hepimiz kendimizi mevcut şartların izin verdiği ölçüde motive etmeye çalışıyoruz. İş ortamının evlere taşınması ile birlikte formal giysileri andıran ev kıyafetlerinin tercih edilmeye başlanması, fiziki alışverişin durduğu noktada online alışverişin patlama yaşaması, evde spor yapmak için aktif giyim ürünlerinin ve spor ekipmanlarının satışında artış görülmesi sürecin etkileri olarak karşımıza çıkmakta. Özetle insanlığı farklı bir dünya beklemiyor. Mevcut alışkanlıklarımızı, tercihlerimizi ve yaşantılarımızı yeniden yorumladığımız ve 'yeni normal' olarak adlandırabileceğimiz bir dönem başlıyor."

Modanın yaşanan çağdaki teknoloji, ekonomi, siyasi ve iklim şartlarının bir yansıması ya da modanın etkilendiği konularla ilgili tarihsel durumun günümüzü şartlarıyla kıyaslanması neticesinde örtüşen ya da ayrılan noktaları da bildiren Nadaşbaş, "Moda doğası gereği her zaman için yeni olanla ilgilidir. Oluş ya da ortaya çıkışının üzerinden çok zaman geçmemiş olan her şey için yeni kelimesini kullanabiliriz. Bu bir savaş, sanat akımı, teknolojik gelişme ya da içinde bulunduğumuz zamanda olduğu gibi bir salgın olabilir. Özellikle kitlesel ölçekte yansımaları olan yeni gelişmeler her alanı olduğu gibi modayı da doğrudan etkilemektedir. Bu etki kendisini üretim sistemlerinde, formlarda, renklerde ya da malzemelerde göstermektedir. Gelecekte de bu durumun değişiklik göstermesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Doğrudan ya da dolaylı olarak insanı etkileyen her şey modada kendine yer bulmaya devam edecektir. 1918'de ortaya çıkan ve dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını kaybettiği İspanya gribi salgınında tıpkı bugün olduğu gibi maske kullanımı yaygınlaşmıştır. Maskeler bir korunma aracı olmanın yanında kıyafetleri tamamlayan bir aksesuar olarak kullanılmaya başlanmıştır. Görselliğin daha da önemli olduğu günümüzde maskelerin sadece koruma fonksiyonunu yerine getirmesi elbette kullanıcılar için yeterli değildir. Bunun yanında estetik kaygılar da devreye girmektedir. Slovakya Cumhurbaşkanı Zuzana Caputova'ya görev teslim töreninde tayyörü ile takım olan maskeyi taktıran da bu kaygıdır" ifadesini kullandı.

Pandeminin her sektörün geleceğe bakışı ve planlarını değiştirdiği süreçte moda sektörünün geleceğinde bu süreçten sonra nasıl bir değişiklik yaşanacağını hakkında da bilgi veren Egemen Nadaşbaş, moda ve tekstilin, Covid 19 salgınının şu ana kadar en çok etkilediği sektörler olduğunu belirterek, "İnsanların paralarını öncelikli olarak hayatta kalmalarını sağlayacak temel ihtiyaçlarına harcamaları ya da saklama içgüdüleri moda ürünü alışverişlerinin ciddi derecede azalmasına neden oldu. Salgının küresel ölçekte hissedilmeye başlandığı mart ayının satış rakamlarında şubat ayına göre yüzde 34'lük bir düşüş ortaya çıktı. Moda endüstrisinde satışların yüzde 80'inin fiziki ortamda gerçekleştiriliyor olması bunun diğer bir nedeni. Alışveriş için mağazaları tercih eden insanların evlerinden çıkamamaları sektörün kan kaybetmesini tetikledi. Yaşanılan bu tecrübeler ile birlikte hem üreticilerin hem de tüketicilerin online alışverişe daha önem vereceği kaçınılmaz bir gerçek olarak görülüyor. Bir başka nokta ise artık tüketicilerin bir giysiden daha fazlasını bekleyecek olması. Artık bir giysinin şık ya da kaliteli olmasının dışında farklı ihtiyaçları da karşılaması gerekecek. Örneğin bir tişört sadece bir tişört olmayacak, aynı zamanda vücut ısımızı ölçerek ateşimizin olup olmadığını bize ve çevremizdekilere bildirecek. Bunun içinde moda teknoloji ile çok daha sıkı etkileşime girecek. Modanın geleceği bu bağlamda şekillenecek" bilgisini verdi.

Yaklaşık seksen yıllık bir geçmişe sahip olan ve her sezon merakla beklenen moda haftalarının da geleceğini radikal değişiklikler beklediğini bildiren Nadaşbaş, dünyanın önde gelen markalarının ardı ardına artık moda haftalarına katılmayacaklarını ve defilelerini online platformlarda gerçekleştireceklerini açıklamaları bunun önemli bir göstergesi olduğunu bildirdi. Nadaşbaş, "Bununla birlikte yaşanılan süreç sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konusunda sürekli sınıfta kalan moda endüstrisinin kendisini aklaması ve geçmişi telafi etmesi için bir fırsat sundu. Prada, Dior, Fendi, Louis Vuitton gibi lüks moda markalarının yanı sıra H&M, Zara gibi hızlı moda markaları gönüllü maske ve tıbbi giysi üretimi gerçekleştirerek salgınla mücadeleye katkıda bulundular ve takdir topladılar. Bu duyarlı yaklaşımın markalar tarafından gelecekte de devam ettirileceği ve modada evrensel duyarlılık bilincinin artarak devam edeceği de sektörel bir gelecek öngörüsü olarak ele alınabilir" dedi. - ANKARA

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Manşet

Haberler

title