Hasan, Ezilerek Öldürülmüş!

Hasan, Ezilerek Öldürülmüş!

Akçakale sınırında ölen ve üzeri toprakla kapatılan çocuğun otopsi raporu baba Hasan Bakdur'u doğrular nitelikte çıktı.

Hasan, Ezilerek Öldürülmüş!

Akçakale sınırında babası tarafından öldükten sonra üzeri toprakla örtülü bir vaziyette bulunan 16 yaşındaki Hasan Bakdur'un otopsi raporu açıklandı. Rapor, baba Fazıl Edip Bakdur'un oğlunu askerlerin zırhlı araçla öldürdükten sonra toprağa gömdükleri şeklindeki iddiasını doğrular nitelikte. Rapora göre, ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kaburga kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yırtılmasından kaynaklanan iç kanama sonucu meydana geldiği belirtildi.

BABA: ÇOCUĞUM EZİLEREK ÖLÜDÜRÜLDÜ 

Olay, Akçakale ilçesine bağlı Öncül beldesinin Suriye sınırındaki Çömlükçü köyünde meydana gelmişti. 12 Kasım 2013 tarihinde, Savaş Hudut Karakolu'na bağlı askerler, zırhlı araçlar olan Personel Taşıyıcı (ZPT) ve akrep ile yasadışı sınır ticareti yaptıkları iddia edilen yaklaşık 20 kişiye müdahale etmiş, bu esnada iddiaya göre, motosikletle kaçmaya çalışan 16 yaşındaki Hasan Bakdur, zırhlı aracın altında kalarak yaşamını yitirmişti. Genelkurmay Başkanlığı'nın da doğruladığı operasyonda Hasan Bakdur'un ölümüne ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmamıştı. Baba Fazıl Edip Bakdur, olay yerine gittiklerinde ezilerek öldürülen çocuğunun üzerinin toprak ile örtülmeye çalışıldığını gördüğünü ileri sürmüştü. Hukuki destek almak amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesine de başvuran Baba, "Çocuğum kaçakçılık yapmamasına rağmen, askerler çocuğumun kaçakçılık yaptığını iddia ettiler. Akrep denilen aracı o yüzden çocuğumun üzerine sürmüşler. Askerler çocuğumun üstüne toprak atarak kaçmışlar. Orada kaçakçılık yapılmıyor demiyorum. Orada millet aç, mecbur sigara kaçakçılığı yapıyor. Ama benim çocuğum kesinlikle kaçakçılık yapmadı. Sadece pamuk tarlasından eve, evden tarlaya gidiyordu" diyerek sorumluların ortaya çıkarılarak yargılanmasını istemişti.

RAPOR: EZİLMEYE SONUCU İÇ KANAMAYA BAĞLI ÖLÜM

Bakdur'un cenazesi, Akçakale Devlet Hastanesi'ndeki ön otopsi raporundan sonra kaldırıldığı Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenen otopsi raporunda ölüm nedeni ise, "Ölü muayene otopsi bulguları birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kaburga kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği kanaati oluştu" diye kaydedildi.

ASKERLER İFTİRA DEYİP ÜSTÜNE BİR DE ŞİKAYETÇİ OLDU

Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu'nun Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgunda 12 Kasım 2013 tarihinde yaptığı otopsi işleminden bir gün sonra hazırlanan rapor sonrası olay hakkında soruşturma başlatan Akçakale Cumhuriyet Savcılığı'nın, akrep tipi zırhlı aracın sürücüsü Piyade Uzman Çavuş İsmail İpek'in ifadesini aldıktan sonra serbest bıraktığı anlaşıldı. Araçta bulunan diğer askerler Piyade Uzman Onbaşı Fatih İkiz, Piyade Er Mehmet Cengiz, Piyade Er Mehmet Kurucu, Piyade Er Cüneyt Kanar ve Piyade Er Sinan Açıkgöz ise Akçakale Jandarma Komutanlığı'nda verdikleri ifadelerde hep bir ağızdan aynı şeyleri söyledi. İpek, savcılıktaki ifadesinde, ZPT aracının 50-60 kişilik bir grup tarafından taşlandığı bilgisi üzerine olay yerine intikal ettiklerini, yollarına barikat olarak konulan altı, yedi motosikleti ezip geçtiklerini, ZPT'nin etrafındaki kalabalıktan 40-50 kişinin de kedilerini taşlamaya başladığını, aracı durdurduklarını, Piyade Uzman Onbaşı Fatih İkiz'in araçtan kafasını çıkarıp, bir el havaya ateş ettiğini ve bu sırada atılan taştan kafasının yaralandığını, araçlarının zarar gördüğünü, oradakilerin kaçmasının ardından olay yerinde yaptıkları incelemede Bakdur'a ait yaralı veya cenazeye rastlamadıklarını iddia ederek, kendilerine iftira edildiğini öne sürerek, baba Bakdur'dan ve köylülerden şikayetçi oldu.

AVUKAT: İFADELER YÖNLENDİRME

Otopsi raporu ve askerlerin ifadelerini değerlendiren Bakdur ailesinin avukatı Hasan Doğru, olay tarihinde Bakdur'un babası Fazıl Edip Bakdur ve köy muhtarı Ali Kurt'un kendisine müracaat ettiğini, acılı babanın oğlunun okul çıkışı kendisine ait pamuk tarlasına gittiğini, sınır ticareti yapanlara askerlerin müdahalesi esnasında uzman çavuşun askerlere "motosikletleri ezin geçin" diye emir verdiğini ve zırhlı aracın evlatlarının üzerinden geçtiğini aktardıklarını belirtti. Soruşturmayı yürüten savcının "Ezme değil, çarpma" iddiasını hatırlatan Doğru, "Otopsi raporu bizde ezip geçme kanaati oluşturdu. Dosya halen soruşturma aşamasındadır. Dikkat çekici bir noktada alınan ifade ve bilgi alma tutanaklarıdır. Askerler, üst kısımdaki isimleri değiştirildiğinde aynı ifadeyi tek ağızdan çıkmışçasına tekrarlamıştır. Askerlerin yönlendirme sonucu bu ifadeyi verdikleri ortadadır. Soruşturmanın başka taraflara çekilmek istendiğinin göstergesidir" diye konuştu.

BABAOĞLU: SADECE KÜRDİSTAN'DAKİ KAÇAKÇILAR ÖLDÜRÜLÜYOR

Babanın haklarını araması amacıyla başvurduğu İHD Şanlıurfa Şube Başkanı Cemal Babaoğlu da, asker İsmail İpek ve o gün birlikte görev yapan beş askerin daha verdiği bilgilerin aynı olmasının düşündürücü ve kaygı verici olduğunu belirtti. Asker İpek'in mağdur aile hakkında davacı olduğuna dikkat çeken Babaoğlu, "Bu mantıkla sanıkların yargılanacaklarına inanmıyorum. Devlet bu cezasızlık politikasından vazgeçmelidir. Bu tür olayların yaşanmaması için yaptırımlar uygulayacağına, bu tür vakaların oluşması için cazip hale getiriliyor. Kürdistan'da kaçakçılıkla uğraşanların sonu hep ölümle sonuçlanıyor. Oysa Bulgaristan ve Yunanistan sınırında da kaçakçılık yapılıyor, neden orada bir gün ölüm haberi gelmiyor" dedi.

Devletin bu olayları bilinçli bir şekilde yaptığını ileri süren Babaoğlu, "Bölgede kaçakçılığın sonu ya üzerinize yağan bombalar ya da asker kurşunu ile ölüm oluyor. Devletin ırkçı politikasından kaynaklanıyor. Devlet bir an önce ırkçı, kafatasçı zihniyetinden vazgeçmelidir. Hasan Bakdur'un katil zanlısı İsmail İpek'in bağımsız yargı karşısında yargılanmasını istiyor ve adaletin yerini bulmasını talep ediyoruz. Bu olayın takipçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

OLAYI GAZETE İPEKYOL MANŞETİNE TAŞIMIŞTI

Olayı, geçen 19 kasımda 'Asker, oğlumu öldürüp üzerini toprakla kapattı!' başlığıyla manşetine taşıyan Gazete İpekyol, acılı baba Fazıl Edip Bakdur'un, lise 2'nci sınıf öğrencisi olan çocuğu Hasan Bakdur'un pamuk tarlasına çalışmaya gittiğini, 12 Kasım günü saat 16.45 sıralarında tarladan dönerken jandarmaların kaçakçıları kovalarken içerisinde bulundukları zırhlı araçla çocuğunun üzerine sürüp ezdiğini ve üzerini toprakla kapatmaya çalıştıklarını yayımlamıştı.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci
MUSTAFA ARISÜT