ÖZEL GÜNDEM
Haberler » Güncel » ÖZEL GÜNDEM - Haber

ÖZEL GÜNDEM

Çift kol nakilli Yusuf, 'Kollarım yaşayacak mı' korkusunu yendi Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde Türkiye'nin dördüncü çift kol nakilli hastası Yusuf Oğuz Şimşek'in (25) doktoru Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yusuf'un ameliyattan sonra ciddi bir korkusu vardı.

ÖZEL GÜNDEM

Çift kol nakilli Yusuf, 'Kollarım yaşayacak mı' korkusunu yendi

 

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde Türkiye'nin dördüncü çift kol nakilli hastası Yusuf Oğuz Şimşek'in (25) doktoru Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yusuf'un ameliyattan sonra ciddi bir korkusu vardı. 'Kollarım yaşayacak mı?' diye endişe duyuyordu" dedi.Antalya'da, yaklaşık 5 yıl önce güneş enerjisi paneli montajı sırasında elektrik akımına kapılması sonucu kollarını kaybeden ve 26 Kasım'da Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlenen Özkan, Öğretim Üyesi eşi Prof. Dr. Ömer Özkan'ın da aralarında bulunduğu ekip tarafından çift kol nakli yapılan Yusuf Oğuz Şimşek'in Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ndeki tedavisi devam ediyor.'DOKULAR İSTEDİĞİMİZ GİBİ'Operasyonun ardından 35 gün geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Geçen hafta da bilgilendirme toplantısı yapmıştık. Artık topluma karışmasında herhangi bir sorun yok. Her şey gayet iyi gidiyor. İlaç düzeyleri istediğimiz gibi, dokular istediğimiz gibi, fizik tedavi süreci yoğun şekilde devam ediyor. Bundan sonraki süreçte artık evine gidebileceği mesajını verdik, ancak şu anda muhtemelen kendini hazır hissetmiyor. Burada daha güvende hissediyor kendini. Birkaç gün daha aramızda. Ne zaman isterse evine gidebilir. Her şey gayet güzel gidiyor. Kendisi de mutlu ve motive" diye konuştu.'KOLLARIM YAŞAYACAK MI ?' KORKUSUNU YENDİYusuf Oğuz'un ameliyattan sonra ciddi bir korkusu olduğunu, 'Kollarım yaşayacak mı?' diye endişe duyduğunu aktaran Prof. Dr. Özkan, "Biz de ilk 10 günlük süreçte hayli tetikte oluyoruz. Herhangi bir sıkıntı olmasın diye, çünkü komplikasyon bu işin natüründe var malesef. Şimdiye kadar hiç başımıza gelmedi. İnşallah hiçbir zaman da gelmez, ancak ilk 10 günlük süreçte o da bizim gibi tedirgindi. Ama şu an gayet rahat, kollarına alışmış gibi duruyor. Bu bağlamda Oğuz'un psikolojisi de çok önemli, psikolojisi çok sağlam. Ailesinin de desteği, katkısı var elbette. Her şey gayet iyi gidiyor. Her zaman söylediğimiz gibi 10 ay 1 yıl sonunda hep beraber daha majör hareketler yaptığını, artık tek başına hayatını idame ettirebileceğini göreceğiz" dedi.FİZİK TEDAVİ SÜRECİ ÖNEMLİYusuf Oğuz'un muayenesini yaptıktan sonra da açıklamada bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Her şey istediğimiz gibi, herhangi bir problemimiz yok. Beklediğimiz gibi bu süreç çok hızlı olmuyor maalesef. Çünkü sinirlerin bir iyileşme kapasitesi var. Onu hızlandıramıyorsunuz. Şu an için böyle bir teknoloji yok. Bu bağlamda her şey gerektiği gibi gidiyor. Fizik tedavi süreci de hareketlerin daha ince hareketler haline gelmesini kolaylaştıracak. Tabi bu süreçte biz de çok mutluyuz, Yusuf da çok mutlu herkes yeni yıla güzel girecek inşallah" diye konuştu.YENİ YILA SEVİNÇLİ VE MUTLU GİRECEKZorlu süreci geride bıraktığını daha mutlu ve umutlu olduğunu ifade eden Yusuf Oğuz Şimşek, "Sevinçliyim, mutluyum. Yeni yıla sevinçli ve mutlu gireceğim. Sağlıklı sürecimiz devam ediyor. Doku ve organ bağışı yapılması gerekiyor. Milletimizin daha çok bilinçlenmesi lazım. Yeni yıla sağlıklı ve huzurlu gireceğiz. Çok heyecanlıyım hastaneden ilk çıktığımda ne yapacağımı düşünmedim. Gezmek isterim" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Prof. Dr. Özlenen Özkan detay görüntülerYusuf Şimşek ve babası Mustafa Şimşek detay görüntülerHastanın ellerinden detay görüntülerRöp: Prof. Dr. Özlenen ÖzkanRöp: Yusuf Şimşek

Haber: Erol AKKIR- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

======================================

Ayder Yaylası'nda kentsel dönüşüm 'otopark' ile başladı Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası'nda kentsel dönüşüm projesinin ilk etabı için adım atıldı. Yaylada yaşanan trafik ve park sorununu ortadan kaldıracak olan 1700 araç kapasiteli yer altı otoparkı için ihaleyi alan firma, inşaata başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ayder'i kirlettik" çıkışı ile gündeme gelen, Rize'nin ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası'nda kentsel dönüşüm projesi için ilk etap çalışması başladı. 1700 araçlık otoparkın inşası için yaylada şantiye kuruldu. Yaylanın girişinde dağ yamacının içine inşa edilecek yer altı otoparkının üzeri çimle kaplı olacak, dışarıdan görünmeyecek. Yaylaya ulaşanlar, 1700 kapasiteli katlı otoparka araçlarını bıraktıktan sonra üstteki seyir terasına çıkacak. Ziyaretçiler, buradaki trambüslerle yayla merkezine ulaşacak. Ulaşım sorununa çözüm olarak yaylanın alt kodunda çift yönlü yeni yol yapılacak. Ayder Yaylası ve civardaki Ausor, Hüser ve Kavron yaylalarına gitmek isteyenler, bu yolu kullanacak. Yaylaya araç girişi sınırlandırılacak.Araç park yeri sıkıntısının özellikle turistlerin yoğun olduğu yaz sezonunda had safhaya ulaştığını dile getiren işletmeci Tolga Sarı, "Otoparkla ilgili yaz aylarında çok sorun yaşıyoruz. Çünkü Ayder'imizin yolu tek şeritli, yoğunluk olduğunda trafik sıkışıyor, kimse aracını park edecek bir yer bulamıyor. Bu sorunda turistlerin bölgeden erken ayrılmasına ya da bir gelen turistin trafik sorununu hatırlayarak yeniden Ayder'e gelmemesine sebep olabiliyor. Otopark ihalesi yapıldı ve çalışmalara başlandı. Katlı bir otopark olacağı söyleniyor, bu projenin tamamlanması ile Ayder'deki en büyük sorun ortadan kalkmış olacakö dedi.AYDER'DE KAMULAŞTIRMALAR BAŞLADIKurulan onlarca salıncakla gündeme gelen Ayder Yaylası'nın ortak alanında kamulaştırma çalışması da başladı. Yaylaya gelen turistlerin zaman geçirdiği, yaz kış eğlencelerinin yapıldığı vatandaşlara ait olan 35 adet parselde toplam alanı 21 bin 614 metre kare alanı kapsayan arazi için malik, hissedar, veraset intikal dahil 376 hak sahibine tebligatlar ulaştırıldı. 15 günlük itiraz süresi beklenirken tebligat ulaşan birçok hak sahibi kamulaştırmaların iptal edilmesi için dava açmaya hazırlanıyor.Kamulaştırma tebligatını alan Yusuf Yüksel, kararı mahkemeye taşımak için hazırlandıklarını söyleyerek, "Yerel olarak binektaş dediğimiz alan kamulaştırılıyor. Burada 1 dönüme yakın yerim, hemen yukarıda da babadan kalma evim var ve kamulaştırmak istiyorlar. Ben İzmir'de yaşıyorum, kamulaştırma tebligat ulaştı, ben bunun için buraya geldim. Aslına bakarsanız buradaki çoğunluk buraların kamulaştırılmasını istemiyor. Buralarda 500-600 senelik geçmişimiz var. Burası benim geçmişim, tarihim. Buradan çıktığım zaman bir tarihi silmiş olacaksınız, bu yüzden de bunu rakamlandırmanın manasız olduğunu düşünüyorum. Benim geçmişimin hiçbir rakamsal bedeli yok, bunun içinde iptal davasına gideceğim. Metrekaresine 1500 lira gibi rakamlar telaffuz edildi, 10 bin lira verseler bile biz büyük bir çoğunluk olarak kamulaştırma iptal davası açacağızö dedi.Arazisi kamulaştırma kapsamında olan Yuvacan Çakır da "Buralar dedelerden kalma arazimiz, biz bu arazilerimizden geçiniyorduk, halen de biz geçinmeye çalışıyorduk. Salıncaklarımız vardı, onu kaldırdılar. Şimdi bizim arazilerimizi elimizden almak istiyorlar. Arazimize metrekaresi 1500 lira veriyorlar. Buranın kıymetini burada yaşayanlar bilir. Benim çocukluğum burada geçti. Kaç para verdikleri önemli değil, biz yargıya başvurup iptalini isteyeceğiz, arazilerimizi vermek istemiyoruzö açıklamasında bulundu.AYDER TURİZM MERKEZİAyder yaylası, 1350 metre yükseklikte yer alıyor. Fırtına Deresi boyunca eşsiz doğa güzellikleri izlenerek ulaşılan Ayder Yaylası, çevresini saran çam ormanları, şelaleleri, yöresel mimarideki evleri, çiçekleri ve bu çiçeklerden elde edilen balı ve şifalı kaplıcasıyla sırtını Kaçkarlar'a dayamış, çam örtülü yamaçlarla kaplı bulunuyor. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistler 55 derece sıcaklıktaki şifalı kaplıca suyundan yararlanıyor. Yaylada trekking, cip safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi de yapılıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Ayder detayları-Otopark şantiyesi detayları-Röpörtajlar-Muhabir anonsu (Arzu ERBAŞ)-Detaylar

Haber: Arzu ERBAŞ - Kamera: Mehmet Can PEÇE RİZE-DHA 

=======================================

Kayıp Yasin'in annesi: Ölmeden önce oğlumu görmek istiyorum Konya'nın Akören ilçesinde, 3 yıl önce, evinin önünde oynadığı sırada kaybolan Yasin Şahin'den hala alınamıyor. Anne Ümmü Şahin (29), "Oğlum gelecek diye yolunu gözlüyorum. Bir araba geldiğinde acaba onu alıp giden kişi vicdana gelip çocuğumu geri getirmiştir diye kapıya koşuyorum. Oğlumun hasretinden kalp hastası oldum. Tek isteğim ölmeden önce oğlumu son bir kez daha görebilmek" dedi.Akören'e bağlı, daha önce köy olan Belkuyu Mahallesi'nde oturan Ümmü- Yavuz Şahin (39) çiftinin 5 çocuğundan, o zamanlar 6 yaşında olan Yasin, 4 Nisan 2016'da Belkuyu Anaokulu'ndan döndükten sonra evinin önünde oyun oynarken kayboldu. Yasin'in bulunması için aynı gün jandarma ve AFAD ekiplerince, köylülerle birlikte çalışma başlatıldı. Evin çevresi, su kuyuları, foseptikler, sarnıçlar ve mağaralar arandı; ağaç ve çalılıkların dipleri kontrol edildi. Çalışmalarda askeri helikopter ve AFAD'ın insansız hava aracı da kullanıldı. Mahalle yakınındaki Çarşamba Çayı ve aktığı Apa Gölü girişinde, Mersin'den gelen dalgıç polislerce sonar cihazlarıyla arama yapıldı. 80 kilometrelik alanda yapılan arama çalışmaları, kaymakamlık tarafından 24 gün sonra sonlandırıldı. Aramalarda küçük çocuğa ait bir ize rastlanmadı.İçişleri Bakanlığı'nca kayıp çocukların bulunması için Ankara'dan görevlendirilen, polis ve askerlerden oluşan özel ekip, geçen yılın Temmuz ayında Konya'ya gelip, çalışma başlattı. Dosyayı yeniden açan özel ekip, emniyet ve jandarma yetkilileriyle görüşerek, daha önce yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Ekip, aile ve mahalleli ile de görüştü. Özel ekip de kayıp Yasin'e ulaşamadı.'ACIMIZ DİNDİRİLSİN'Oğlunun kaybolmasının üzerinden 3 yıldan fazla bir zaman geçtiğini belirten Ümmü Şahin, şöyle konuştu: "Yetkililerden bizimle ilgilenmesini istiyorum. Gelip bizim acımızı paylaşsınlar. Bizim acımıza onlar da ortak olsunlar. Bu benim canım, evladım. Ben bu olayın üzerine düşülmesini ve oğlumun bulunmasını istiyorum. Acımızın dindirilmesini istiyorum. Ne gecem var, ne gündüzüm var. Kızlarım sürekli olarak, 'Anne, herkesin kardeşi okulda yanında, bizimki niye yok?' diye bana sorup, ağlıyorlar. Ben kızlarımın ağlamasını, daha fazla üzülmesini istemiyorum. Psikolojimiz bozuldu."'ÖLMEDEN ÖNCE OĞLUMU SON KEZ GÖRMEK İSTİYORUM'Tek dileğinin oğlunu ölmeden önce son kez görmek istediğini belirten Ümmü Şahin, "Yasin'imin acısını, kardeşi Yusuf ile ve Yasin'in fotoğraflarıyla dindirmeye çalışıyorum. Eşyalarından bir şey kalmadı. Eşyalarının bazılarını komşuların çocuklarına dağıttık. Bazılarını da çöpe atmak durumunda kaldık. Eşyalarına baktıkça acım daha da katlanıyor, acı çekiyorum. Kapıda her gün dönmesini bekliyorum. Ben beklemekten yoruldum artık. Bir araba geçince herkes kapıya koşuyor. Acaba oğlumu götüren kimse vicdana gelip geri getirdi mi diye. Bunu yapan kişinin vicdanı, merhameti yokmuş. Ben acı çekmekten yoruldum. Ben kalp hastası oldum. Ben ölmeden oğlumu son bir kez görmek istiyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Anne Ümmu Şahin detayÇocuğuyla oturması Genel ve detayAnne Şahin röp.

Haber- Kamera: Tolga YANIK KONYA

==============================

Hastaların kırık sedyelerde taşınmasına tepki İzmir'deki 112 istasyonlarının bazılarında dik pozisyonda taşınması gereken hastalar, kırık olan sedyelerde, sırtlarına yastık, çanta gibi destek eşyaları konulup, kontrolsüzce taşınıyor. Sedyelerin hayati önemi olduğunu vurgulayan Demokratik Sağlık- Sen İzmir Başkanı Ahmet Doğruyol, "Ambulanslarımızın kullandığı sedyelerin yüzde 20'sinin kırık olduğu yönünde bize bilgiler geliyor. Sedyelerin kırık olması, oturarak taşınması gereken hastaların ölümüne bile neden olabilir. Kırık sedyelerle ilgili gerekli tedbirler bir an önce alınmalı" dedi.İzmir'deki bazı 112 istasyonlarında hastalar, sıklıkla kırılan ve ihale sahibi firma tarafından yenilenmeyen kırık sedyelerde taşınıyor. Kırık sedyeler yatar pozisyonda taşınan hastalarda da büyük risk oluştururken, dik pozisyonda taşınması gereken hastalar için bu risk çok daha ciddi boyutlara ulaşıyor. Bulantı, kusma, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetleri olan hastalar dik pozisyonda taşınması gerektiği için, kırık sedyelerin altına yastık, çanta gibi destek eşyalar koyularak kontrolsüz biçimde oturtuluyor. Sedyelerin hayati önemine dikkat çeken Demokratik Sağlık Sen İzmir Başkanı Ahmet Doğruyol, "Ambulanslarımızın kullandığı sedyelerin yüzde 20'sinin kırık olduğu yönünde bize bilgiler geliyor. Sedyelerin kırık olması, oturarak taşınması gereken hastaların ölümüne bile sebep olabilir. Kırık sedyelerle ilgili gerekli tedbirler bir an önce alınmalı. Ambulansların iç dizaynı ile ilgili geçtiğimiz yıl yapılan ihalede, ihaleyi alan firmanın yetersiz kalmasından dolayı bu problemleri yaşıyoruz ve ambulansların iç dizaynı ile ilgili yaşanan sıkıntılar giderilemiyor. Önümüzde yeni bir ihale süreci var. Bu ihale sürecinde daha yetkin, etkin bir firmanın bu işi üstlenmesinde yarar görüyoruz" dedi.'ACİLEN GİDERİLMELİ'İzmir'de şu anda ambulans ihtiyacının devam ettiğini de vurgulayan Doğruyol, sözlerini şöyle sürdürdü: "Arkadaşlarımız 2010- 2011 model araçlarla sağlık hizmeti vermeye çalışılıyor. Şu an kullanılan ambulansların da iç dizaynı ile ilgili sıkıntılar mevcut. Hepimizin bildiği gibi acil vakalarda hastaların bir bölümünün oturarak gitmesi gerekmekte. Göğüs ağrısı, kusma, nefes darlığı gibi durumlarda hastalarımızın oturarak taşınması gerekir. Bu noktada ambulanslarda görevli olan arkadaşlarımızın da sedyelerin kırık olmasından dolayı maalesef sedyelerin arkasına çanta gibi bazı materyaller koyarak hastayı dik tutmaya çalıştığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte bunun acilen giderilmesini bekliyoruz. Aynı zamanda ambulanslarımızın sadece acil vakalarda kullanılması gerekiyor. Maalesef son yıllarda ambulanslar gerekli, gereksiz her türlü vakaya gitmekte bu durum da bir kamu zararı meydana getiriyor. Önümüzdeki süreçte tüm bunlara dikkat edilmesi gerekiyor."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Kırık sedyelerden görüntüAhmet Doğruyol ile röp.Ambulans ve sedyelerden genel detay görüntüKırık sedye fotoğrafları

Haber: Hande NAYMAN Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

=========================

Köpekleri alındığı için üzülen öğrencilere başkandan sürpriz Erzurum'un Aziziye ilçesinde bulunan özel anaokulunun bahçesinde, öğrencilerin baktığı 2 köpek, bir mahallelinin şikayeti üzerine barınağa gönderildi. Büyük üzüntü yaşayan öğrenciler için Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, sürpriz yaptı. Başkan Orhan'ın yeni yıl hediyesi olarak getirdiği köpekleri 'Fındık'ı gören çocuklar büyük sevinç yaşadı.Aziziye'ye bağlı Selçuklu Mahallesi'ndeki özel anaokulunda öğrencilere hayvan sevgisi aşılamak için barınaktan 2 köpek alındı. Anaokulun bahçasinde bakılan 2 köpeğe 'Paşa' ve 'Fındık' isimleri verildi. Köpeklerin yanısıra okul bahçesinde kuş ve tavuk da besleyen öğrenciler, bir kişinin şikayeti üzerine büyük üzüntü yaşadı. Yaklaşık 2 yıl boyunca öğrencilerin okul bahçesindeki özel barınaklarda baktığı köpeklerden rahatsız olan kişinin CİMER'e şikayeti üzerine ilgili kurumlar harekete geçti. Yapılan inceleme sonunda 2 köpek, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi'ne götürüldü. BELEDİYE BAŞKANI ORHAN DEVREYE GİRDİOkul bahçesinde baktıkları köpekleri götürülünce öğrencilerin üzüldüğünü öğrenen Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, şikayete konu olan zağar kırma cinsi köpeklerle ilgili araştırma yaptı. İki köpeğin çevreye rahatsız veremeyeceklerini belirleyen Başkan Orhan, Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi yöneticileriyle görüşerek hayvanların okula verilmesini istedi. Yapılan görüşmeler sonucu iki köpeğin de okula geri verilmesi kararlaştırıldı.ORHAN ÖĞRENCİLERE SÜRPRİZ YAPTIBaşkan Orhan'ın talebi üzerine merkeze ait araçla 'Fındık' ve bir köpek daha Selçuklu Mahallesi'ndeki okula gönderildi. Görevlilerce süslenen 'Fındık'ı okula getiren Belediye Başkanı Orhan, öğrencilere sürpriz yaptı. Karşılarında köpeklerini gören öğrenciler büyük sevinç yaşadı. Çocuklar, köpeğin etrafını sarıp, oyunlar oynadı. Yanlış anlaşılma nedeniyle köpeğin okuldan uzaklaştırılıp barınağa götürüldüğünü belirten Belediye Başkanı Orhan, "Öğrencilerin çok üzüldüğünü duyunca biz de ilgilenmeye karar verdik. Çocuklara bu yaşta hayvan sevgisi aşılamamız gerekir. Biz de böyle bir durumu ortadan kaldırmak istedik. Çocuklardan uzaklaştırılan köpeği geri getirmek için çalışma yaptık. Çocukların bu sevincini görmek bizi çok mutlu etti" dedi.Barınaktan getirilen Fındık ve okul yönetiminin aldığı köpekle bahçede oyun oynayan çocuklar, daha sonra sınıflarına döndü. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Anaokulundan detay -Çocukların barınağı incelemesi-Öğretmenlerin sınıfta öğrenciler ile konuşması -Köpeğin süslenmesi-Öğrencilerin kreşten dışarı çıkması -Belediye başkanı Muhammet Cevdet Orhan'ın köpeği getirmesi-Çocukların köpreği sevmesi-Muhammet Cevdet Orhan ile röp

Haber: Salih TEKİN/ Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

====================================

İç mimarlık öğrencileri İzmir Körfezi'ni temizleyen taşıt tasarladı İzmir Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü'nden 3 öğrenci, İzmir Körfezi'ni daha yoğun deneyimlemek ve denizi temiz tutabilmek için, 'Litter Pod' (Çöpçü kapsül) isimli deniz taşıtı tasarladı. Geliştirilen 4 kişilik taşıt, hem tamamen cam kaplı üst yüzeyi sayesinde yolculara daha eğlenceli bir yolculuk sağlayacak, hem de sağ ve sol tarafındaki kanatlar sayesinde denizin temizliğini sağlayacak.İzmir Ekonomi Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü'nde okuyan 3 kız öğrenci, İzmir Körfezi'ni daha yoğun deneyimlemek ve denizi temiz tutabilmek için, 'Litter Pod' isimli deniz taşıtı tasarladı. Öğrencilerin iki günde planladığı, çizimini yaptığı 4 kişilik kapasiteye sahip deniz taşıtı, güneş enerjisiyle çalışacak şekilde geliştirdi. İzmir Körfezi'nde taşımayı sağlarken, aynı zamanda kenarlarındaki bölümlerle denizin yüzeyindeki kirliliği temizleyen taşıt, hem bir yerden bir yere gitmeye hem de küçük gezintilere olanak sağlıyor. Yat Tasarımı dersinde gerçekleşen çalıştay sonucunda ortaya çıkan proje, aynı zamanda Milano Politeknik Üniversitesi'nden gelen profesörlerce de incelenip beğenildi. Projeden sorumlu öğretim görevlisi Doç. Dr. Osman Demirbaş, şöyle konuştu: "İzmir'le, denizle ve tasarımla ilgili bir çalışmaydı. Amaç öğrencilerimizi çok yönlü düşünmeye iterek, yaşadıkları kente de katkı sağlayacak ve geleceğe yönelik bir tasarım yapmalarını sağlamaktı. İki buçuk günde bu projeyi çıkarmaları kolay bir iş değildi, çok disiplinli çalıştılar. Keyifli bir deneyim yaşadık. Proje sergisinde olumlu tepki aldık. Proje, İzmi Büyükşehir Belediyesi'nden de büyük ilgi gördü. Çalıştayı büyütüp daha somut sonuçlara ulaşabilme konusunu da görüştük. İzmir'imizde birçok farklı kurumun, sosyal yapının ya da STK'nın da gündem getirdiği denizi yaşama kapsamında tasarım öğrencilerine de bir farkındalık yarattık. Öğrencilerimi ilk etapta körfezi, daha sonra kenti çalıştılar. Körfezle kenti bütünleştirmek için hem bir ürün hem de bir sistem tasarımı önerdiler."'KÖRFEZİN YEŞİLLİĞİNİ DEĞİL MAVİLİĞİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ'Körfezi daha etkin hale nasıl getirebiliriz diye düşündüklerini söyleyen İç Mimarlık son sınıf öğrencisi Melis Nur Canpulat, "Körfez şu an çok kirli, biz onun yeşilliğini değil maviliğini görmek istiyoruz. Deniz kenarında daha çok vakit geçirebilmek istiyoruz. Aracımız kenarlardan giderek suyun yüzeyini temizliyor. Denizi daha yaşanılabilir hale getirmeyi sağlıyor. Araç çok küçük yaşındaki bir çocuğa da, orta yaşlı bir kadına da hitap edebiliyor. Deniz aracı, yapay zeka uygulaması tarafından kontrol ediliyor" diye konuştu.'UYGULAMA SAYESİNDE NE KADAR ÇÖP TOPLADIKLARINI GÖRECEKLER'Aracın içinde oyun geliştirdiklerini anlatan Damla Deniz Doğan, "Araçtaki uygulama sayesinde, kullanan insanlar denizden ne kadar çöp topladıklarını görebiliyorlar. İnsanları motive etmek için, daha çok çöp topladıklarında bir binişin bedava olabileceğini düşündük. Rotalar ise, hem taşıma amacıyla hem de Kordon'da küçük bir gezinti yapmak amacıyla kullanılabiliyor. Sürati de seçenekli olacak, hızlı bir şekilde ulaşmak isteniyorsa aracın içinden ayarlanabilecek" diye konuştu.'ÖZEL BİR LİMAN TASARLADIK'Aracın deniz temizliği için etkin bir sistem olduğunu aktaran Berfu Alanlı, "Bizim projemiz gerçeğe dönüştürülmüş olsaydı, deniz üzerindeki taşıtımız hem körfezin bizi rahatsız eden bulanık görüntüsünü temizlemiş ve insanları bir yerden bir yere ulaştırmış olacaktı. Aynı zamanda güneş panelleriyle enerjisini sağlıyor. Arkasında itiş gücünü sağlayan motorlar var. Kendi tasarladığımız bir limanı var. Bu limana gidip daha çok enerji depolayabiliyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Projenin görselinden görüntülerÖğrenciler projeyle ilgili çalışırken görüntülerÖğrencilerle röp.Osman hocayla röp.

Haber-Kamera: Melis KARAKUZUL-Nevra UÇKAÇ/İZMİR,  

=========================

11 yıl hapis cezası olan şüpheli, halk otobüsünde yakalandı Bursa'nın İnegöl ilçesinde, 3 suçtan hakkında 11 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Cuma Yılmaz (35) bindiği halk otobüsünde, polis ekiplerince yakalandı.İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi'nce hakkında, 'Adam yaralama', 'yağma' ve 'hırsızlık' suçlarından hakkında kesinleşmiş 11 yıl hapis cezası verilen Cuma Yılmaz'ın Huzur Mahallesi'nde olduğunu tespit eden polis ekipleri harekete geçti. Belirlenen adrese operasyon düzenleyen polisi fark eden Yılmaz, evin çatısına çıkıp, kaçtı. İzini kaybettiren şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdüren emniyet ekipleri, bir süre sonra Yılmaz'ın halk otobüsüne bindiği bilgisine ulaştı. Bunun üzerine ekipler, plakasını belirlediği halk otobüsünü itfaiye kavşağında durdurdu. Otobüste yakalanıp, gözaltına alınan Cuma Yılmaz, hastanedeki sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü. Buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Cuma Yılmaz, cezaevine gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Polis ekiplerinin aramasından detaylar-Şüpheliden detaylar

Haber-Kamera:  Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa),

======================================

Tren yolundaki bariyerleri kıran sürücünün evi soyuldu Erzurum'da, kızının ayağının yandığı haberini alınca hızla eve giderken, hemzemin geçitte trenin geçişini beklememek için koruma bariyerlerini kırınca tutuklanan Emrah Korkmaz'ın (34) evi soyuldu. Eşi cezaevine girince kayınpederinin evinde kaldıklarını söyleyen Fadime Korkmaz, kontrol için eve geldiğinde şok yaşadığını belirterek, "Eve giren hırsızlar, paramızı, televizyonumuzu, kışlık yağ ve peynir gibi gıda maddemizi çalmış. Biz ne yapacağız?" dedi.BARİYERLERİ KIRDIOlay, 15 Aralık günü saat 16.00 sıralarında merkez Yakutiye ilçesi Kurtuluş Mahallesi'nde meydana geldi. Erzurum'dan Kars'a giden Doğu Ekspresi'nin geçişi öncesi güvenlik bariyerleri kapandı. Bu sırada hemzemin geçide gelen yeşil renkli otomobilin sürücüsü, trenin geçişini beklemedi. Otomobilden inen sürücü, sağ bariyer kollarının ikisini de kırdı. Ardından koşarak yeniden otomobiline binen sürücü, sinyal lambalarının ikaz vermesine aldırış etmeden trenin geçişine 1 dakika kala hemzemin geçitten geçti. Sürücü, hem kendisinin hem de başkalarının canını tehlikeye attı. TCDD görevlileri, güvenlik kamerasından plakası saptanan otomobilin sürücüsü hakkında şikayetçi oldu.TUTUKLANDIİhbar üzerine, kamera kayıtlarını incelemeye alan polis, sürücünün Emrah Korkmaz olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Korkmaz, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadesinde yaptıkları için pişman olduğunu belirten evli 4 çocuk babası Korkmaz, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cezaevine götürülmek üzere adliyeden çıkarılan Korkmaz, "Çocuğum hastalanmıştı onun için acil eve gidiyordum. Böyle olacağını bilsem yapmazdım" dedi.PERİŞAN OLDUKEşinin cezaevine girdiği gün 4 çocuğu ile birlikte merkez Palandöken ilçesinde oturan kayınpederi Mehmet Korkmaz'ın evinde kalmaya başladıklarını belirten Fadime Korkmaz, hayatlarının alt üst olduğunu söyledi. Eşinin cezaevine girdiği ikinci günü evlerinin soyulduğunu ifade eden Fadime Korkmaz, "Eşim kağıt toplayarak geçimimizi sağlıyordu. Olay günü kızımın ayağı yanmıştı. O da bir arkadaşının aracını alarak eve gelmek istemiş. Acelesi olduğu için bariyerleri kırmış. Yakalanınca çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Eşim cezaevine girince bende çocuklarımla birlikte kayınpederimde kalmaya başladım. İkinci günü sabah eve geldiğimde ortalık savaş alanına dönmüştü. Eve girenler televizyonumuzu, 4 bin 500 lira paramızı ve kışlık aldığımız yağ ile peyniri götürmüşler. Polisler gelip araştırma yaptılar. Umarım hırsızlar tez zamanda yakalanır. Eşim cezaevine girince hayatımız altüst oldu. Umarım tez zamanda cezaevinden çıkar" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Hırsızların soyduğu ev-Emrah Korkmaz'ın eşi Fadime Korkmaz ile röp-Emrah Korkmaz'ın adliyeden çıkışı-Emrah Korkmaz'ın bariyelerleri kırması

Haber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,    

================================

Sokak köpeği süs köpeğini parçaladı Antalya'da sahibi tarafından gezdirilen 'Pomeranian' cinsi süs köpeği, sokak köpeğinin saldırısı sonucu öldü.Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Meydanı'nda Mustafa Özdemir'in gezdirdiği 7 yaşındaki 'Pomeranian' cinsi süs köpeği, çevre esnafının 'Kocabaş' adını verdiği sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Ufak yapılı ve tüylü süs köpeğini geniş çenesi arasına alan sokak köpeği, sağa sola savurdu. Mustafa Özdemir ve çevredekiler sokak köpeğinin ısırdığı küçük köpeği kurtarmaya çalıştı. Ancak sokak köpeği, çenesi arasına aldığı ufak yapılı köpeği parçalayarak öldürdü.Kalabalıktan ürkerek kaçan sokak köpeği, çevredekiler tarafından yakalandı. Sokak köpeği haber verilmesi üzerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edildi. Ölen köpek ise sahibi tarafından gömüldü.'KORKARAK GEÇİYORUZ'Köpeğini kaybettiği için çok üzgün olduğunu belirten Mustafa Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı'nda köpeğimi gezdirdiğim sırada, aniden bir sokak köpeği saldırdı. Köpeğimi ısırdı, kurtarabilmek için üzerine atladım ama çabalarım yetersiz kaldı. Orası gece gündüz sokak köpekleriyle dolu, korkarak geçiyoruz. Şikayetçi olan birçok kişi var, insanlara da saldırıyorlar. Belediyenin haberi mi yok yoksa ilgilenmiyor mu bilmiyorum. Köpeğim benim çocuğum gibiydi, 7 senedir birlikteydik. Bu konuyla ilgili belediyeden şikayetçi olacağım. Bu köpeklerin saldırdığı bir çocuk da olabilirdi" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Röp: Mustafa Özdemir-Mustafa Özdemir detay-Ölen köpek fotoğları-Sokak köpeğinin fotoğrafları

Haber- Yusuf DEMİR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-

=====================================

Okuldaki 'dürüst kantin' eksik vermiyor Ardahan'ın Göle ilçesinde bulunan Şehit Er Cevdet Çelenk Ortaokulundaki 'dürüst kantin'nde kasada hiçbir görevli yok. Öğrenciler istediklerini alıp ücretini kasaya kendileri bırakıyor, para üstünü de kendileri alıyor.Göle'de Balçeşme köyünde bulunan 119 öğrenci mevcutlu Şehit Er Cevdet Çelenk Ortaokulu'nda başlatılan uygulama takdir topluyor. Öğrencilere dürüstlük ve güven duygusu aşılamak için okul yönetimi ve öğretmenler tarafından 3 yıl önce 'dürüst kantin' projesi hayata geçirildi. Hiçbir görevlinin çalışmadığı kantinde öğrenciler, istediği ürünü alıp ücretini kasaya kendileri bırakıyor, para üstünü kendileri alıyorlar. Kasadan hiç eksik çıkmadığını söyleyen okul yöneticileri bu projenin devam edeceğini söylediler. Ürünlerin üzerinlerinde etiket fiyatlarının yazılı olduğunu belirten Okul Müdürü Fırat Işık, amaçlarının öğrencilere dürüstlük kavramının uygulamalı şekilde öğretmek olduğunun söyledi. Işık, "İlk zamanlarda çeşitli problemlerle karşılaşsak da süreç içinde öğrencilerimiz bu dürüstlük kavramının farkına daha iyi bir şekilde vardı. Öğrencilerimiz buraya gelip istediği ürünü alıp ücretini kutuya bırakıyor" diye konuştu.Ders aralarında kantine koşarak  ihtiyacı olan ürünleri alıp ücretini kutuya atan öğrencilerden biri "Bu uygulamayla bize güvendikleri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Dürüst kantin 3 yıldır ayakta ve devam etmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Burada güvenlik kamerası veya görevli hiç kimse yok. İstediğimizi alıp paramızı dürüstçe bırakıyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Okulun genel görüntü-Öğrencilerin kantine gelmesi-Alışveriş yapıp, parayı kutuya bırakması-Öğrencilerle röp.-Okul Müdürü ile röp.

Haber-Kamera: Deniz BAŞLI/ARDAHAN

==============================

Palandöken'de 'madalya makinesi sporcular' yetiştiriyorlar Türk kayak tarihinin en köklü kuruluşlarından Erzurum Kayak Kulübü, hizmet verdiği Palandöken Kayak Merkezi'nde geleceğin şampiyon sporcularını yetiştiriyor. Geçen yıl ulusal ve uluslararası yarışmalarda 55 madalya kazanan kulübün sporcuları, bu sezona da iddialı hazırlanıyor. Kulüp Başkanı Atakan Alaftargil, "1960 yılından beri amatör ruhla, profesyonel bir eğitim vererek madalya makinesi sporcular yetiştiriyoruz" dedi.1960'DAN BERİ HİZMET VERİYORDeniz seviyesinden 3 bin 176 metre yükseklikteki Palandöken'in 2 bin 300 rakımında 1960 yılından beri kayak sporuna hizmet veren Erzurum Kayak Kulübü, milli takımın bel kemiğini oluşturuyor. Aile boyu Türk kayağına damga vurmuş isimlerden biri olan Atakan Alaftargil'in başkanlığını yaptığı Erzurum Kayak Kulübü'nün sporcuları, son iki sezondur ulusal ve uluslararası tüm yarışmalarda madalya kazandı. Özellikle alt yapıya önem verilen kulüpte sadece kış sezonunda değil yaz döneminde de verilen eğitimler sayesinde genç yetenekler Türk kayağına kazandırılıyor. Eğitim-öğretimin devam etmesi nedeniyle kayak derslerini cumartesi ve pazar günleri verdiklerini belirten Alaftargil şunları söyledi: ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLI SPORCULAR YETİŞİYOR"Erzurum Kayak Kulübü Türkiye'nin en eski ve köklü kulüplerinden biri. Yıllardır kış olimpiyat oyunlarına en çok sporcu yetiştiren, milli takım düzeyinde en çok sporcu yetiştirip ulusal ve uluslararası yarışmalarda Türkiye'de en çok madalya kazanan kulüp unvanındayız. 1960 yılından beri amatör ruhla ama profesyonel bir eğitim veren kulübüz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı sporcular yetiştiriyoruz. Temel amacımız çocuklarımıza güzel gelecekler, güzel yarınlar sunmak. Bende bu kulüpte yetiştim. 2002'de yapılan kış olimpiyatlarına katılan bir kayak kulübü sporcusuyum. Kadınlar ve erkekler kategorisinde yapılacak yarışmalara sporcu göndermenin gayreti içerisindeyiz. Şu an 120 sporcumuz var. Bunlardan 70'i aktif lisanslı lig sporcusu. 30'a yakını altyapı. Geri kalanı ise temel eğitim düzeyindeki sporcularımız. Burada yetişen hemen hemen her sporcu madalya makinesi oluyor."MADALYAYA DOYMUYORUZSporcularının 2017-2018'de 9'u uluslararası 46 madalya, 2018-2019'da 7'si uluslararası 55 madalya kazandığını hatırlatan Atakan Alaftargil, festival yarışlarında 13 madalya, snowboard branşında da 8 madalya elde ettiklerini kaydetti. Güçlü teknik kadrosuyla yeni sezon için hazırlıklarını tamamlayan Erzurum Kayak Kulübü, bu yıl da madalyalar peşinde kayacak. Sporcuların hafta sonları evlerinden minibüslerle alınarak Palandöken'deki kayak kulübüne getirildiğini söyleyen Alaftargil, "Çok yetenekli sporcularımız var. Her biriyle ayrı ayrı ilgileniyoruz ama alt yapıya ayrı bir önem veriyoruz. Onları geleceğe hazırlamak için yaz - kış her dönemi en iyi şekilde değerlendiriyoruz. Bu sezonda ileri düzey kayak eğitimleri için teknik kadromuz ne gerekiyorsa yapıyor. Hafta sonları buraya gelen sporcularımız gün boyu kayak yapıyor. Öğlen yemeklerini kulüpte yedikten sonra çeşitli etkinliklerine katılıyor. Sömestr tatilinde bunu her gün yapacağız" diye konuştu.Kulübün alt yapısı sporcularından İsmail Emir Kumbasar, "Burada olmaktan çok mutluyum. Cumartesi ve pazar günleri kayak öğretmenleri eşliğinde gün boyu kayak yapıyoruz. Öğlen yemeğimizi yedikten sonra masa tenisi, langırt ve satranç oynuyoruz. Benimde hedefim her arkadaşım gibi milli takıma girmek" dedi

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Palandöken Kayak Merkezi'nden görüntü-Kayak Kulübü sporcularının çalışması-Sporcuların tek kişilik sıralar halinde kayması-Sporcuların teleferiğe binmeleri-Kayak Kulübü Başkanı Atakan Alaftargil ile röp-Kayak kulübü sporcularının tek sıra halinde kaymaları-Küçük sporcularla röp-Sporcuların yemek sırasına girmesi-Sporcuların yemek yemeleri

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

=========================================

Gençlerin yüzde 18'i, 5 saat WhatsApp kullanıyor Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Levent Eraslan, 'WhatsAppiens' (WhatsApp İnsanı) konulu araştırmada gençlerin yüzde 18'inin ortalama 3,5 saatten 5 saate varan bir sürede WhatsApp kullandığının ortaya çıktığını söyledi.SODİGEM Müdürü Prof. Dr. Levent Eraslan, merkezlerinin dijital dünyanın birçok boyutunu ele aldığını söyledi. Yaptıkları 'WhatsApp İnsanı' konulu araştırma ile ilginç kavramsallaştırma ortaya koyduklarını belirten Prof. Dr. Eraslan, "Neredeyse WhatsApp uygulamasını kullanmayan yok. Tüm dünyada 1 milyarı aşmış durumdadır. Ülkemizde de en çok kullanılan iletişim biçimidir. Araştırmamız ile bunun çeşitli boyutlarını akademik bir bağlamda ele aldık. 5 boyuttan ve 30'a yakın sorudan oluşan bir akademik ölçek geliştirdik. 30 bin kişilik gruba uyguladık. Türkiye'de sosyal bilim alanında tekil olarak yapılan en büyük rakamdır" dedi.'TÜRDEŞ CİNSİYET GRUPLARI DAHA RAHAT'Prof. Dr. Eraslan, araştırma içerisinde yer alan bazı sonuçların çok ilgi çekici olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Gençlerin yüzde 18'inin ortalama 3,5 saatten 5 saate varan bir şekilde WhatsApp kullandığını ortaya koyduk. Gençlerin daha çok bilgi edinmek ve eğlenmek amacıyla WhatsApp kullandıklarını gördük. Ayrıca WhatsApp gruplarında atılma oranını sorduk; normal şartlarda baktığımız zaman bir dijital grup ve bu grubun formal ve informal kuralları var. Bu kurallara uymayanların da gruptan atıldığını, gruptan atıldıktan sonra neler hissettiklerini sorduk. 'Aynısını yapma isteği' cevabını aldık. Türkiye'de erkekler daha çok internet kullanmaktadır. Sosyal ağlarda ve böyle yazışma gruplarında homojen gruplarda daha rahat edildiği ortaya çıktı. Örneğin, sadece kadınlardan oluşan WhatsApp grupları. Homojen yani türdeş cinsiyet gruplarında insanlar daha rahat olduklarını ifade etmektedirler."'GENÇLERİN 4'TE 1'İ WHATSAPP'TA BİR KAZA YAŞIYOR'Prof. Dr. Eraslan, WhatsApp uygulamasının içerisinde yer alan 'durum' özelliğinin yeni olduğunu belirtti. Bunun sosyal mesaj verme özelliği taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Eraslan, "Kişi telefon hattında olan herkese WhatsApp durumlar ile mesaj verebilmektedir. Bir diğer araştırma konusu, kazalardır. Yüzlerce kişinin olduğu bir WhatsApp grubuna siz bir başkasına atacağınız fotoğrafı, görüntüyü ya da mesajı atabiliyorsunuz. Bunun sonucunda çok nahoş durumlar da ortaya çıkabiliyor. Gençlerin 4'te 1'i WhatsApp'ta bir kaza yaşadıklarını ortaya koymuş. Ayrıca, WhatsApp hilelerini sorduk; büyük oranda 'biliyoruz' şeklinde sonuç ortaya çıktı" dedi.'WHATSAPP GRUPLARINDA KADINLAR DAHA ÇEKİNGEN'Araştırma sonuçlarına göre kadınların WhatsApp gruplarında erkeklere oranla daha çekingen olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Eraslan, "Bu anlamda sonuç olarak baktığımız zaman WhatsAppiens (WhatsApp İnsanı) günlük hayatın her aşamasında WhatsApp'ı kullanan, WhatsApp üzerinden kendi kişisel mesajlarını ileten ve bunun üzerine söylem geliştiren davranış biçimi olarak ortaya konulabilir. WhatsApp'ın şöyle bir özelliği de var; insanlar seri şekilde bunu kullanırken 'niçin WhatsApp?'. Çünkü başka uygulamalar da var. Araştırmamızda bunun cevabı ise, yaygın olmasıdır. Biz bu araştırma sonuçlarının yönetici özetini İngilizce diline çevirip, şirket sahibi olan Mark Zuckerberg'e de gönderip, Türkiye'de böyle bir araştırma yapıldığına dair kendisine de bilgi vermeyi planlıyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------SODİGEM Müdürü Prof. Dr. Levent Eraslan röp.-Detay

Haber-Kamera: Gizem KARADAĞ-Celal ATALAY/ANKARA,

========================================

Yabancıya konut satışında rekor Türkiye genelinde bu yıl 11 aylık dönemde yabancılara konut satışı tarihin en yüksek seviyesine ulaşarak, yüzde 32 artışla 40 bin 616 oldu. Rakamın yıl sonunda 45 bini aşması bekleniyor. Yabancıya en çok konut satışı yapılan ilin İstanbul, ardından ise Antalya'nın olduğu belirlenirken, akıllı teknolojili ve eşyalı evleri tercih eden yabancılar ise en çok İstanbul ve Antalya'dan ev aldı. Yabancılara en çok konut satışı yapılan ilk üç ülke ise Irak, İran ve Rusya oldu. Türkiye'de 2019'un 11 aylık döneminde yabancılara konut satış rakamları önceki yıllarda 10-20 bin düzeylerindeyken, geçen sene sayı 39 bin 663'e kadar yükseldi. Bu yıl ise ilk defa 40 bini aştı. Antalya'da yabancılara dönük konut projeleri üreten Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) üyesi Helmann Consturaction firması Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2019'un 11 ayında, Türkiye genelinde 40 bin 616 konut satışıyla rekor kırıldığını söyledi. Geçen yıl aynı dönemde 35 bin 103 konut satışına göre yüzde 32'lik artış olduğunu kaydeden Özgün, "Aralık ayı verileriyle birlikte bu yılki toplam satış 45 bini aşacak gibi görünüyor" dedi.İSTANBUL'DA YÜZDE 50'YE YAKIN ARTIŞİllere göre bakıldığında 11 ayda yabancıya en çok konut satış yapılan ilin İstanbul olduğunu söyleyen Özgün, "İstanbul'da geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50'lik artışla 18 bin 207 konut satışı yapıldı. Yıl sonunda İstanbul'daki satış adedi 20 bini geçer. İkinci sırada ise Antalya var. Geçen yıla göre Antalya'da yüzde 11'lik artışla toplam 7 bin 994 konut satışı yapıldı. Yıl sonunda 9-10 bini bulur diye tahmin ediyoruz. Hem İstanbul hem Antalya hem de Türkiye geneli toplam satışları tarihin en yüksek sayısına ulaştı ve rekor kırıldı. Türkiye'den konut satın alan ülkelere göre ilk sırada Irak var. Bu yıl 11 ayda Iraklılar toplam 6 bin 699 konut aldı. İkinci sıradaki İranlılar 4 bin 660 konut aldı. Üçüncü Rusya'dan 2 bin 531 kişi konut alımı yaptı" dedi.AVRUPALI VE RUSLAR SAHİLLERİ SEVİYORIrak ve İran gibi Ortadoğu ülke vatandaşlarının daha çok Bursa, Yalova, İstanbul ve Ankara'yı tercih ettiğini belirten Özgün, Rus, Alman ve İngilizlerin ise Antalya ve Muğla gibi sahil kentlerini daha çok tercih ettiklerini dile getirdi. Selman Özgün, "Yabancılar konut seçiminde ulaşımın daha rahat, uçuş sayısının fazla olduğu, gidiş-gelişin ekonomik olduğu illeri tercih ediyor. Bu tür illerde ise şehir merkezi ve havalimanına yakınlık ile güvenlikli siteler öne çıkıyor" dedi.FULL EŞYALI VE AKILLI EV İSTİYORLARKonut özellikleri açısından Avrupalılar ve Rusların 1+1, 2+1 gibi küçük konutları, Ortadoğu'dan ise villa veya geniş metrekareli çok odalı konutların daha çok talep gördüğünü anlatan Selman Özgün, iç özellikler açısından da eşyalı, akıllı ev teknolojisi gibi özellikler öne çıkıyor. Özgün, "Örneğin bizim yeni tamamlanan ve tamamına yakını yabancılara satılan projemizde sadece bavullarını alıp gelmeleri yeterli olacak. Ful eşyalı, ısıtma-soğutma, havalandırma, ışıklandırma gibi işlemleri ülkelerindeyken bile yapabilecekleri akıllı ev teknolojisi sistemi var" diye konuştu.YABANCILARA EN ÇOK KONUT SATIŞI YAPILAN İLLERİllere göre Türkiye'de bu yılın 11 ayında yabancıya en çok konut satış yapılan ilk 10 il sıralaması şöyle: "İstanbul'da 18 bin 207, Antalya'da 7 bin 994, Ankara'da 2 bin 222, Bursa'da 2 bin 1, Yalova'da 1542, Sakarya'da 1112, Muğla'da 868, Trabzon'da 847, Aydın'da 765, Samsun'da 762. Diğer iller ise 4 bin 296."EN ÇOK KONUT ALAN ÜLKELERBu yıl 11 ayda Türkiye genelinde yabancılara en çok konut satışı yapılan ülkeler ise şöyle: "Irak 6 bin 699, İran 4 bin 660, Rusya 2 bin 531, Suudi Arabistan 2 bin 14, Afganistan 1879, Kuveyt 1730, Almanya 1576, Ürdün 1442, Yemen 1323, İngiltere 1247, Azerbaycan 1045, Filistin 991, Libya 970, Mısır 891, İsveç 699, Kazakistan 672, Katar 650, Ukrayna 616, ABD 596, Lübnan 590, diğer ülkelerden 7 bin 795."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Evlerden detay görüntüler-Asılan ilanlardan detay görüntüler-Röp: Selman Özgün ile röp Haber: Mehmet Çınar Kamera: Emrah Gül/  ANTALYA

================================

Köydeki minik öğrencilere 'kuaför' sürprizi Sinop'ta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencileri, daha önce hiç kuaföre gitmemiş, Abalı köyündeki ilkokul öğrencilerine yeni yıl öncesi sürpriz ziyarette bulundu. Kuaför adayları, öğrencilerin saçlarını kesti, fön çekip, bakım yaptı. Minik öğrenciler de kuaförlerle tanışmanın mutluluğunu yaşadı.Kentte Mesleki Eğitim Merkezi Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri Bölümü öğrencileri, ilkokulda okuyan ve daha önce hiç kuaföre gitmeyen öğrencilere yılbaşı sürprizi yaptı. Düzenlenen proje kapsamında, kente en uzak Abalı köyüne giden ustalık seviyesine ulaşmış kuaför adayları, buradaki Abalı İlkokulu'nu ziyaret etti. Ziyaretin arından kolları sıvayan usta öğrenciler, yanlarında getirdikleri ekipmanlarla, minik öğrencilerin saçlarını bakıma aldı. Sınıflarındaki sıralarında kuaför adaylarınca özenle bakıma alınan saçlarına fön çekilip model yapılan minik öğrenciler, kuaförlerle tanışmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşadı.'ONLARI MUTLU ETMEK İSTEDİK'Sinop Mesleki Eğitim Merkezi Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri öğretmeni Özgül Özyılmaz Alptekin, amaçlarının çocukları yeni yıl öncesi mutlu etmek olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleklerini geliştirme, tecrübelerini arttırmaları, pratik kazanmaları, hem de Abalı okulumuzdaki öğrencilerimizi yılbaşı arifesinde mutlu etmeyi düşündük. Kırsal kesim, merkezden uzak köy okulundaki öğrenciler, eminim birçoğu ilk kez kuaför görmekte, ilk defa saçlarını kuaföre teslim etmekteler. Bunlar için çok anlamlı. Bizde buna aracı olduğumuz için çok mutluyuz" dedi.'MUTLULUKLARI GÖZLERİNDEN OKUNUYOR'Abalı İlkokulu sınıf öğretmeni Songül Sezgin Özdemir de anlamlı organizasyonla çocukların çok mutlu olduğunu söyleyerek, "Çocukların mutluluğu zaten yüzlerinden okunuyor. Gerçekten bu alanda, kuaför alanında öğrencilerimizi bilgilendirmeleri, onlara yılbaşı öncesi güzel bir bakım yapmaları, çocukları ve bizleri çok hoşumuza gitti. Gelen ekip arkadaşlarıma, öğretmenlerime, bu projeyi destekleyen okul müdürümüze kendim ve bütün okulum adına teşekkür ediyorum" diye konuştu.'İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRDİK'Mesleki Eğitim Merkezi Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri öğrencisi Özlem Özdemir ise çocukların istekleri üzerine saç kesimi yaptıklarını anlatarak, "Okulumuzla geldik. Burada hiç kuaförle karşılaşmayan, hiç kuaföre gelmemiş, kendisinde özgüveni hissetmemiş çocukların isteklerini yerine getirmeye çalıştık. Biz de çok mutluyuz. Böyle bir imkanı bize sağlayan Özgül hocama da teşekkür ediyorum. Bu tür projelerin devamının gelmesini diliyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Öğrencilerden detaylar-Röportajlar-Öğrencilerin saçlarının yapılmasından detaylar

-Detaylar

Haber-Kamera: Deniz ÖZEN/SİNOP,


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler