"Oturumlara Katılmayışınız Sine-i Millete Dönmek Değil"

"Oturumlara Katılmayışınız Sine-i Millete Dönmek Değil"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muhalefetin Parlamentoda Oturumlara Katılmamasının 'Sine-i Millete Dönmek' Anlamına Gelmeyeceğini Belirterek, 'Şu Anda Parlamentoda Güçlü Bir İktidar Kanadı Var. 355-356 Milletvekili Var. Bunlar Her Türlü Kararı Almaya Yeterlidir' Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin parlamentoda oturumlara katılmamasının ''sine-i millete dönmek'' anlamına gelmeyeceğini belirterek, ''Şu anda parlamentoda güçlü bir iktidar kanadı var. 355-356 milletvekili var. Bunlar her türlü kararı almaya yeterlidir'' dedi.

New York dönüşünde, Atatürk Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, bir soru üzerine, ''sine-i millet'' ifadesini kullananlara ''hadi dön'' denildiğinde dönemeyeceklerini, bunların sadece ''sanal siyaset'' ifadeleri olduğunu söyledi.

Sine-i milletin şu andaki özünün parlamento olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Oturumlara katılmayışınız demek, sine-i millete dönmek demek değildir. Ve şu anda parlamentoda güçlü bir iktidar kanadı var. 355-356 milletvekili var. Bunlar her türlü kararı almaya yeterlidir, sadece anayasa değişikliği hariç''

Bir gazetecinin, ''Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Türkiye'de gergin bir ortam oluştuğu'' yönündeki değerlendirmesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Ne gerginliği? Bunu bana bir anlatır mısınız?'' dedi.

Gazetecinin ''Sayın Bahçeli'nin son günlerdeki demeçleri var'' hatırlatması yapması üzerine ise Erdoğan, ''O, Sayın Bahçeli'nin kendi dünyasındaki gerginliktir'' diye konuştu.

Türkiye'de bir gerginlik olmadığını ifade eden Erdoğan, ''Biz anayasal olanı yapıyoruz, dolayısıyla anayasal olmayan bir adımı atmak isteyenlerdir bu ülkede gerilimi isteyenler'' dedi.

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ''Sivil toplum örgütleri erken seçim istemiyor, ancak fikrilerini değiştirirlerse sizin tavrınız ne olur?'' sorusunu şöyle cevaplandırdı:

''Bunu değerlendirecek olan iktidardır. İktidar kararını vermiştir. Ve bu aynı zamanda anayasanın amir hükmü gereğidir. Biz anayasanın gereğini yapıyoruz. Türkiye böyle bir yanlışın içerisine girecek olursa, bu gelecek için isabetli değildir. İstikrar, güven burada yatmaktadır. Eğer istikrarı ve güveni biz bu tür basit polemiklere kurban edersek, ülkemize ve milletimize ihanet etmiş oluruz. Asıl ihanet-i vataniye budur.''

Bir başka gazetecinin, ''ABD'ye giderken uçakta, 'halka rağmen Çankaya'ya çıkmam' şeklinde bir sözünüz olduğu yolunda haberler çıktı'' şeklindeki ifadesi üzerine, şunları söyledi:

''Biz tabii ki kamuoyu araştırmalarımızı yapacağız. Halkımızın, milletvekili arkadaşlarımızın, parti örgütümün, ilgili kurum ve kuruluşların kanaatlerini alacağız, değerlendirmeleri yapacağız. Bu değerlendirmelerden sonra da kararımızı veririz. Şu anda şahsımın üzerinde yapılan spekülasyonlar aslında objektif bir bakışın yansıması değildir. Bunlar art niyetli çalışmalardır. Fakat siyaset risktir, biz bu riski alarak bu yola girmiş insanlarız. Ve bu oyuna, bu tuzağa hiçbir zaman da gelmeyeceğiz. Dediğim gibi, biz Nisan'dan önce parti olarak herhangi bir isim açıklamayacağız. Ama sağ olsun diğer siyasi partilerin nezdinde bu gayet güzel bir çelik-çomak oldu. Oynayıp dursunlar bakalım.''

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin gazetelerde yer alan demeçlerini hatırlatması üzerine de ''Bu, demokratik ülkede siyasete soyunan bir insanın ağzından çıkacak bir laf değildir" dedi.