Organ bağışında duyarlı olan Konyalılar 3 ayda 15 kişiyi hayata bağladı

Organ bağışında duyarlı olan Konyalılar 3 ayda 15 kişiyi hayata bağladı

Konya'da vatandaşların organ bağışı konusunda duyarlı hale gelmesi 15 kişiyi hayata bağladı. Yıl başından bu yana beyin ölümü gerçekleşen 5 kişiden 3'ünün organları bağışlandı.

Organ bağışında duyarlı olan Konyalılar 3 ayda 15 kişiyi hayata bağladı

Konya'da vatandaşların organ bağışı konusunda duyarlı hale gelmesi 15 kişiyi hayata bağladı. Yıl başından bu yana beyin ölümü gerçekleşen 5 kişiden 3'ünün organları bağışlandı.

Numune Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Melih Azap, ''Organ naklinde hasta yakınları genellikle din konusunda şüpheye düşüyor'' dedi.

Geçen yıl da Konya Numune Hastanesi'nde 11 beyin ölümü gerçekleştiğini, bunlardan 3'ünün organlarının bağışlandığını belirten Dr. Melih Azap, ''Birinin organları nakil için uygun değildi. Diğerlerini ikna edemedik. Konya'da bu 3 vaka dışında başka verici çıkmadı. Bu yıl ise bağış konusunda çok iyi başladık. Şu ana kadar 5 beyin ölümü gerçekleşti ve bunlardan 3'ünün organları bağışlandı. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde de bir kişinin organları bağışlandı. Konya'da şu ana kadar 4'e ulaştık. Bu 4 kişi, öldükten sonra organlarıyla 15 kişiye hayat verdi. Hastane olarak beyin ölümü üzerinden bakılırsa şimdilik yüzde 60 başarı sağladık. Ancak Konya olarak genel anlamda halen çok gerilerdeyiz. Çünkü hekimler olayı sahiplenmiyor, toplum yeteri kadar bilmiyor'' şeklinde konuştu.

Azap, bazen beyin ölümü gerçekleşen kişinin yakınlarının organ bağışı için doktorları yönlendirdiğini belirterek, doktorlardan organ bağışı konusunda aktif olmalarını istedi. Melih Azap, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Geçen yıl toplamda 11 kişinin beyin ölümü gerçekleşti. 2008'de ise bugüne kadar 5 beyin ölümü oldu. İstatistiklere göre, yoğun bakımdaki yatak sayısı kadar yılda beyin ölümü olması gerekiyor. Hekimlerin biraz daha olayı sahiplenmesi lazım. Daha yakın takiple hastanın beyin ölümü tespit edilmelidir. Böylece bağış konusunda daha ileriye gidebiliriz.''

Aileleri ikna konusunda zaman zaman çok zorlandıklarını vurgulayan Dr. Melih Azap, şöyle dedi: ''Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin yakını, beyin ölümü ile bitkisel hayatı aynı sanıyor. Bir gün normale döneceğine inanıyor. Bunları gazetelerde okuduğunu, 10 yıl bitkisel hayatta kalan kişinin tekrar yaşama döndüğünü söylüyor. Beyin ölümü ile bitkisel hayat aynı değildir. Bitkisel hayattan geri dönüş olabilir, ancak beyin ölümünde hastanın artık kurtulma imkanı yoktur. Bu noktada çok az zaman kalıyor. Beyin ölümünden sonra geçen her dakika organların biraz daha hasar görmesi demektir. Bu yüzden ailenin zaman geçirmeden organları bağışlaması, ekibin organları alması ve yine acilen nakilin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Organ bağışında hayat kurtarmak zamanla yarış demektir.''

Kaynak: CHA