Öğretmenler Günü Kutlaması... -İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, Huzurevinde Kalan Öğretmenlere Çiçek Verdi ve Sergi Açtı

Öğretmenler Günü Kutlaması... -İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, Huzurevinde Kalan Öğretmenlere Çiçek Verdi ve Sergi Açtı

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, Huzurevinde Kalan Öğretmenlere Çiçek Verdi ve "İstanbul Öğretmenleri Karma Resim Sergisi"ni Açtı. Özer, Türkiye Özel Okullar Birliği Eğitim Semineri'nin de Açılışına Katıldı.

Öğretmenler Günü Kutlaması... -İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, Huzurevinde Kalan Öğretmenlere Çiçek Verdi ve Sergi Açtı

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, huzurevinde kalan öğretmenlere çiçek verdi ve ''İstanbul Öğretmenleri Karma Resim Sergisi''ni açtı. Özer, Türkiye Özel Okullar Birliği Eğitim Semineri'nin de açılışına katıldı.

Özer, 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları çerçevesinde Validebağ Korusu'ndaki Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''İstanbul Öğretmenleri Karma Resim Sergisi''nin açılışını yaptı. Aynı yerde düzenlenen Öğretmenler Günü kutlamasına katılan Özer, Mustafa Necatibey Öğretmen Huzurevi'nde kalan öğretmenlere hediye ve karanfil verdi.

Özer, Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi ve Kültür Merkezi'nin restorasyon çalışmalarına başlanacağını belirterek, restorasyonun ardından kasırda öğretmenlere kültür ve sanat çalışmaları yapmaları için imkan sağlanacağını bildirdi.

Ata Özer, daha sonra Zübeyde Hanım Öğretmenevi ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Özel Okullar Birliği 2006-2007 Eğitim Semineri'nin açılışına katıldı.

Özer, seminerde sunulan görme ve işitme engelli bir öğretmenin, kendisi gibi görme ve işitme engelli bir öğrencisine hayatı öğretme mücadelesini anlatan kısa filmden etkilendiğini belirterek, bu kısa filmin çoğaltılarak İstanbul'daki tüm okullarda ve toplantılarda gösterileceğini söyledi.

Konuşmasında 15-20 yıl önce bir öğretmenine yazdığı kompozisyonu okuyacağını ifade eden Özer, ''Gerçekleri herkes öğrensin. Okullarda Atatürk büstünün önüne 'Gerçekleri Konuşmaktan Korkmayalım' yazıyoruz ama gerçekleri konuşmaktan da korkuyoruz'' dedi.

-ÖZER'İN KOMPOZİSYONU-

Kompozisyondaki konunun geçmişteki ve bugünkü siyasetçilerle ilgili olmadığını hatırlatan Özer'in okuduğu kompozisyon şöyle:

''Öğretmenim sana bugün bir kompozisyon yazmak istedim. Seni yılda sadece bir gün Öğretmenler Günü'nde hatırlayan veya hatırlamak isteyen zihniyeti barındıran çirkinlikle ortak olmak istemiyorum. Ben seni 365 gün sevgiyle, saygıyla anıyor, ömür boyu da böyle yapmak istiyorum inan.

Sevgili öğretmenim, senin için bu hafta yine nutuklar atılacak, ağıtlar yakılacak, ama ya öbür hafta. Göreceksin tatlı rüya bitecek ve gerçek başlayacak. Senin ve benim hayatım. Ve sen yine geçim sıkıntısıyla, yine yürek çarpıntısıyla baş başa kalıp sokak karanlığında yollara düşeceksin. Sen gençliğini bile yaşamadın, problemlerin bile olsa bizlere bir gün bile hissettirmedin. En üzüntülü gününde bile bize sevgi ve şefkat dağıttın. Bu ne güzel duygu, ne muazzam bir bünye, ne güzel bir yapı. Umut, umur ve gurur. Hepsi bir arada, ama dimdik ayakta ve kale gibi. Vallahi sana hayret ediyorum sevgili öğretmenim.

Sen yüce insan hiçbir karşılık beklemeden, topluma kırılmadan bizlere neler veriyorsun öğretmenim. Ülkenin en kritik günlerinde ideolojik bir tavra kapılmadan, siyasete bulaşmadan ve alet de olmadan, herkes sokaklarda hak ararken sen öğrencilerinle vakit geçirdin. Hem de en çok sen haklı iken sokağa dökülmedin. Ne kadar dayanıklı ve sağlamsın. Seni sonsuza kadar anacağım öğretmenim.''