Mustafa Balbay'dan Meslektaşlarına Sitem - Haberler
Haberi Paylaş

Mustafa Balbay'dan Meslektaşlarına Sitem

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Mustafa Balbay'dan Meslektaşlarına Sitem

Ergenekon Davası'nda tutuklu yargılanan gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın çağrılası üzerine aralarında CHP milletvekilleri ve basın kuruluşlarının temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda kişi duruşmaya geldi.

Ergenekon Davası'nda tutuklu yargılanan gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın çağrılası üzerine aralarında CHP milletvekilleri ve basın kuruluşlarının temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda kişi duruşmaya geldi. Balbay, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel'in de yeraldığı gazetecilerin bulunduğu bölüme yönelerek, "Lütfen bugün gerçek gazetecilik yapalım" diye seslendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen 66'sı tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası'nın 320. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmada CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haber al, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Gazeteci Tuncay Özkan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve Danıştay Saldırısı dosyasının sanığı Osman Yıldırım'da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve YAŞ Üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'inde aralarında bulunduğu 14 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı. 10 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu.

"DAVADA HUKUK OLMADIĞINI SİZE BUGÜN BİR KAZ DAHA ANLATACAĞIZ"

Öte yandan tutuklu sanıklar Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın çağrıları üzerine aralarında CHP milletvekilleri ve basın kuruluşlarının temsilcilerinin yeraldığı çok sayıda kişi duruşmaya izleyici olarak katıldı. Balbay, Özkan ve Mehmet Haber al'ın da aralarından bulunduğu tutuklu sanıklar duruşma salonuna alındığı sırada izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Mustafa Balbay, "Biz yıllardır 'Hukuku halkla arayacağız' dedik. Yanılmadığımızı gördük. Bir kez daha anladık ki halktan büyük iktidar yok. Mehmet Haber al'ın dediği gibi 'Haklı olmak kadar halklı kalmak da önemlidir'. Biz haklıyız ve hep halklı kalacağız. Bu davada hukuk olmadığını size bugün bir kaz daha anlatacağız" ifadelerini kullandı. Balbay basın sıralarına dönerek, "Lütfen bugün gerçek gazetecilik yapalım" diye seslendi.

"BOŞUNA HUKUK ARAMAYIN ÇÜNKÜ HUKUK YOK"

Odatv Davası'ndan tutuklu yargılanan, bu davanın tutuksuz sanığı Prof.Dr. Yalçın Küçük ise, "Boşuna hukuk aramayın çünkü hukuk yok. Hukuk aramayın, hukuku gerçekleştirin. Mustafa'nın sözü fazla kibar. Bence hiçbiriniz gazeteci değilsiniz. Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz" dedi. Balbay bu defa da izleyici sıralarına dönerek, "Gezi olaylarının darbe girişimi olduğunu iddia edenler, darbe yalanıyla yıllarca sizi kandırmak istediler. Ancak siz kanmadığınızı gösterdiniz" diye konuştu.

"CUMHURİYET SAVCISININ BU EYLEMİNİN ADINI SİZ KOYUN"

Duruşma başladıktan sonra son savunmasını yapan tutuksuz sanık Hayri Bildik, "2007 tarihinde başlayan hemen hemen hepimizin bildiği Ergenekon Destanı'nın bir silahlı terör örgütüne nasıl dönüştürüldüğü nasıl dönüştürülmek istendiğini bende sizler gibi basından duydum ve öğrendim. Savcı Zekeriya Öz'ün talimatıyla 2001 yılında ayrıldığım eski eşimin evi 2010 yılında sabahın kör saatinde basıldı ve arama yapıldı. Ünvanın başında Cumhuriyet olan Cumhuriyet savcısının bu eyleminin adını siz koyun" ifadelerini kullandı.

"BENİM AYNI ANDA HEM İSTANBUL'DA HEM İZMİR'DE BULUNMAM MÜMKÜN DEĞİL"

"2005 yılına kadar ortağım Hatice Bahtiyar ile Cağaloğlu'nda yayıncılık yaptım" diyen Bildik, "Toplumsal Dönüşüm Yayınları logosu ile güncel ve sosyal içerikli bazı kitaplar yayınladık. Şirketteki ticari zararlar nedeniyle 2005 yılında ortaklığımızı bitirerek, bütün hissemi devrederek, şirketten ayrıldım. Bu arada şirkete bıraktığım 0533 ile başlayan telefon kartını da yanıma alsaymışım. Yayınevi müşterileri bu karta kayıtlı olduğu için benim adıma olan bu telefon kartı İstanbul'da kaldı. Bu telefon yayınevinde kullanıldı. 2008 yılından itibaren bu telefonu dinlemeye almışlar. Halbuki ben o tarihlerde İstanbul'u terk etmiş İzmir'e yerleşmişim. Sanki konuşan da Hayri Bildik'miş gibi bu telefonla yapılan konuşmalar bana örgüt bağlantısı olarak soruldu. 2005 yılından sonra da yayınevine hiç gitmediğim için o telefonu hiç kullanmadım. Benim yerime geçen Durmuş Ali Özoğlu (sanık) ve diğer yayınevi çalışanlarının, bu telefonu yayınevinin genel maksat telefonu olarak kullandıkları anlaşılıyordu" diye konuştu. Söz konusu telefonla görüşülen, Fikri Karadağ, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol'un da aralarında bulunduğu sanıkları tanımadığını söyleyn Bildik, "Benim aynı anda hem İstanbul'da hem İzmir'de bulunmam mümkün değil" diye konuştu.

'MÜTALAA PEKALA PEKGÜZEL'

"Olmaya bir örgütün olmayan bir üyesiyim" diyen Bildik, "Beni hiç kimse kurduğu örgüte üye edemez ve etmez de. Ben mütalaanın adını koymuştum ve mesleğim icabı bunu da kitap olarak yayınlayacaktım. Ama para bulamadım. Mütaalanın adını açıklıyorum. 'Mütalaa Pekala Pekgüzel' ömrüm olursa bunu da kitap olarak yayınlayacağım. Sayın Pekgüzel'i kitap fuarlarına davet edip eserini okurlarına imzalamalarını rica edeceğim" dedi. Duruşmaya öğle arası verildi.

CHP'Lİ VEKİLLER VE GAZETECİLER DE DURUŞMAYA KATILDI

Duruşmaya Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, Gazeteciler Şükran Soner, Güray Öz, Meriç Velidedeoğlu, Yalçın Bayer, Mustafa Mutlu da izleyici olarak katıldı. Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımıcısı Bülent Tezcan ile CHP'li vekiller Mahmut Tanal, Gürkut Acar'ın da aralarında bulunduğu CHP'li 10 milletvekili duruşmaya katıldı.

(BB) - İstanbul

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
title