Muayenehanedeki kadın cinayetinin faili 16 yıl sonra hakim karşısına çıktı

Muayenehanedeki kadın cinayetinin faili 16 yıl sonra hakim karşısına çıktı

Muayenehanedeki kadın cinayetinin faili 16 yıl sonra hakim karşısına çıktı
Anadolu Ajansı / Başak Akbulut Yazar - Haberler | Güncel

Kağıthane'de, 2005'te çalıştığı muayenehanede öldürülen Mualla Irmak'ın (42) ağzının kapatıldığı bantta parmak izi çıkması üzerine bir yıl önce yakalanan Irak uyruklu sanık Muhammed Kamal Majid Berkhtar'ın ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası...

Kağıthane'de, 2005'te çalıştığı muayenehanede öldürülen Mualla Irmak'ın (42) ağzının kapatıldığı bantta parmak izi çıkması üzerine bir yıl önce yakalanan Irak uyruklu sanık Muhammed Kamal Majid Berkhtar'ın ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Kamal Majid Berkhtar, müştekiler Mustafa Irmak ve Sedef Irmak, taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı.

Kimlik tespitinde araç kiralama işi yaptığını ifade eden Irak vatandaşı sanık Berkhtar, dava konusu olayla hiçbir ilgisinin olmadığını, olay tarihinde çalıştığı tornacının yan tarafında araç kiralama dükkanı olduğu için Serkan Güvenç'i tanıdığını söyledi.

Türk vatandaşı olmadığı için kendisine maddi anlamda yardımda bulunulduğunu belirten Berkhtar, şöyle devam etti:

"Serkan'ın dükkanının önünü yıkayıp temizlediğim için kendisi bana harçlık veriyordu. Olay günü, avans alamadığım için param olmadığını, ayakkabı almam gerektiğini söyleyip Serkan'dan harçlık istedim. O da birinden alacağı olduğunu söyledi. Serkan'la taksiye binip 5 dakikalık mesafedeki bir yere gittik. Kapıyı bir kadın açtı. Serkan ile kadın bir odaya girdiler, ben salonda bekledim. Yaklaşık 15 dakika boğuşma sesleri geldi. Sesleri duyup içeri girdiğimde Serkan maktulü kucağında tutmuş şekilde oturuyordu. Maktul kan revan içindeydi. Onları o halde görünce şok geçirdim. Serkan kendindeki bıçağı elime verdi. 'Seni de öldürürüm.' dedi. Elimden tutarak maktulün bacak kısmına gelecek şekilde 1 kez vurmamı sağladı. Bıçakla vurduktan sonra yere düştüm. Serkan benden paspas istedi. Yabancı olduğum için olay yerinden kaçtım."

Olaydan 1 yıl sonra karşılaştığı Serkan Güvenç'in, olayı başkasına anlatması durumunda kendisini öldürmekle tehdit ettiğini savunan Berkhtar, kadının öldüğünü o zaman öğrendiğini söyledi. Berkhtar, maktulü öldürmediğini ve cinsel saldırıda bulunmadığını kaydetti.

Sanık çapraz sorgusunda, Serkan Güvenç'in elindeki bir bıçağı kendisine verdiğini, diğerini de boğazına dayadığını ifade eden Berkhtar, "Olay sırasında boğuşma sesi duymadım. O tarihte 19 yaşında olmam ve korkmam sebebiyle Serkan'ın dediklerini yaptım, başkalarına haber vermedim. Yakalandıktan sonra bana 'Koli bandında parmak izin çıktı.' dediler. Olay anında şoktaydım koli bandında parmak izim nasıl oldu bilmiyorum. Herhalde Serkan koli bandında parmak izim çıksın diye elimi koli bandına bastırdı." diye konuştu.

"Sadece bir kişiyi değil tüm aileyi yok ettiler"

Sanığın ardından ifade veren maktulün eşi Mustafa Irmak, ailesinin tek çocuğu olan eşinin ölümünden bir ay sonra annesinin üzüntüden vefat ettiğini, felç geçiren kayınpederinin de öldüğünü belirterek, "Bu caniler bir kişiyi değil tüm aileyi yok ettiler. Kızım eğitimini tamamlayamadı. Olay öncesinde eşimin, yanında çalıştığı Mustafa A. ile ilişkileri baba kız şeklindeydi. Eşime kızım derdi. Bu olayı bilen ve emniyetten gizleyen suçlulardan Mustafa A. da dahil herkesten şikayetçiyim. Mustafa A.'nın sanık olarak yargılanmasını, sanık Berkhtar'ın da cezalandırılmasını istiyorum." şeklinde konuştu.

Maktulün kızı Sedef Irmak gözyaşları içinde verdiği ifadesinde, "Annemin ölümüne sebep olan herkesten şikayetçiyim. Annemin ölümünden önce sade ve düzenli bir hayatımız vardı. Annem öldükten sonra aile düzenimiz de bozuldu." dedi.

Maktulün yanında çalıştığı doktor tanık

Duruşmada daha sonra olayın ardından yürütülen soruşturmada hakkında takipsizlik kararı verilen doktor Mustafa A.'nın tanıklığına başvuruldu.

Tanık A., olay tarihinde 2 muayenehanesi olduğunu, 14.00'ten sonra ise maktulün öldürüldüğü Kağıthane'deki muayenehaneye gittiğini, kapıda bekleyen bir hastayla karşılaştığını, kapıyı anahtarla açıp içeriye girdiğini belirterek, "Hasta istirahat odasına gittiğimde maktulü ağzı ve kolları bağlanmış vaziyette kanlar içinde yerde uzanmış vaziyette gördüm. Yanda bulunan oto yıkamadan birkaç kişiyi çağırdım. Sonra polisi aradım, maktulün eşine de haber verdik. Adli Tıp Kurumu raporunda benim DNA örneğimin çıkmasıyla ilgili daha önce ifade vermiştim. Vajinada çıkan bir DNA cinsel münasebet dışında başka bir yolla bulaşamaz." dedi.

İfadelerin ardından esas hakkındaki görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Berkhtar'ın "bir suçu gizleme veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmek" ve "nitelikli cinsel saldırı" suçlarından olay tarihinde geçerli olan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan az olmamak üzere ağır hapisle cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için taraflara süre vererek, duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 2005'te Kağıthane'de faaliyet gösteren jinekolog M.A'ya ait muayenehanede Mualla Irmak'ın ağzı koli bandıyla kapatılarak 23 bıçak darbesiyle öldürüldüğü anlatılıyor.

Irmak'ın öldürülmeden önce cinsel saldırıya uğradığı, atletinde çıkan DNA profilinin Serkan Güvenç'e ait olduğu aktarılan iddianamede, bunun üzerine yakalanan Güvenç'in yargılandığı davada hapis cezası aldığı, karar temyiz aşamasındayken cezaevinde öldüğü kaydediliyor.

Olay yerinde maktulün ağzının kapatılmasında kullanılan koli bandının iç yüzeyinden elde edilen parmak izinin Irak vatandaşı Muhammed Kamal Majid Berkhtar'a ait olduğunun belirlenmesi üzerine yeniden soruşturma başlatıldığı vurgulanan iddianamede, yakalanıp tutuklanan sanığın 15 yıl boyunca 6 farklı isim kullandığı ifade ediliyor.

Öte yandan, Serkan Güvenç'e yönelik hazırlanan iddianamede, maktulün külotlu çorabında DNA'sına rastlanan doktor Mustafa A. hakkında takipsizlik kararı verilmişti. Irmak'ın ailesi bu takipsizlik kararının kaldırılarak Mustafa A. hakkında yeniden soruşturma açılması için İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurmuş ancak bu talep reddedilmişti.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Başak Akbulut Yazar

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title