"MİT tırları"nı durduranlara verilen cezanın gerekçesi açıklandı (2)

"MİT tırları"nı durduranlara verilen cezanın gerekçesi açıklandı (2)

KEMAL KARADAĞ/AYLİN SIRIKLI DAL - Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, MİT tırlarının durdurulması davasının gerekçeli kararında, Suriye'de yaşananlar nedeniyle mes¸ru savunma durumunda kalan devletin, orantılı ve o¨nleyici tedbirleri alma hakkına sahip oldugˆu belirtilerek, "Hic¸bir devlet...

KEMAL KARADAĞ/AYLİN SIRIKLI DAL - Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, MİT tırlarının durdurulması davasının gerekçeli kararında, Suriye'de yaşananlar nedeniyle mes¸ru savunma durumunda kalan devletin, orantılı ve o¨nleyici tedbirleri alma hakkına sahip oldugˆu belirtilerek, "Hic¸bir devlet felaketlerin gelip c¸atmasını bekleyemez." denildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin gerekçeli kararında, niteligˆi itibarıyla devlet sırrı mahiyetindeki bilgilerin, istihbarat kurumunun dogˆası gereği bazı personel tarafından bilinebileceği, bu bilgilerin bas¸kalarına kapalı, aleniles¸memis¸, gizlenmesinde yarar go¨ru¨len bir alanda kaldıgˆı belirtildi. Gerekçede, sanıkların amacının ise "bu bilgilerin herkes tarafından bilinmesi, orta yere sac¸ılması" olduğu vurgulandı.

En uzun kara sınırını paylas¸tıgˆı u¨lke konumundaki Suriye'de yaşanan ic¸ savas¸ ve c¸atıs¸maların Türkiye'nin milli gu¨venligˆini ciddi anlamda tehdit ettigˆine işaret edilen gerekçede, çatıs¸malardan kac¸mak zorunda kalan u¨c¸ milyondan fazla mu¨ltecinin Tu¨rkiye'ye sıgˆındığı, çok sayıda intihar eylemcisinin sınırı as¸arak u¨lkeye girdiği ve takip eden su¨rec¸te birc¸ok tero¨r eylemini gerc¸ekles¸tirdiği anlatıldı.

Merkezi otoritenin kayboldugˆu bo¨lgede ortaya c¸ıkan c¸ok sayıda tas¸eron tero¨r o¨rgu¨tu¨nu¨n, u¨lkenin toprak bu¨tu¨nlu¨gˆu¨ne, milli gu¨venligˆine ve siyasi menfaatlerine ac¸ık ve yakın tehdit olus¸turdugˆunun yas¸anan tecru¨belerle somutlas¸tığı aktarılan gerekçede, şu tespitler yapıldı:

"C¸atıs¸ma bo¨lgesinde, Suriye ile koms¸ulugˆu ve ilgisi bulunmasa da Orta Dogˆu'yu yeniden s¸ekillendirmek isteyen ku¨resel gu¨c¸ durumundaki u¨lkelerin stratejik hamleleri oldugˆu du¨nya kamuoyunun da malumudur. Bu itibarla milli gu¨venlik bagˆlamında ciddi bir tehdit su¨reci devam etmekte iken, ic¸erigˆi itibariyle devletin gu¨venligˆi ve siyasal yararlarını koruma kabiliyetini haiz olan bilgilerin 'sır' vasfını muhafaza ettigˆinin ve sırrın korunmasının demokratik toplumda gerekli oldugˆunun kabulu¨nde zorunluluk bulunmaktadır.

Devletler de insanlar gibi hayatiyetlerine yo¨nelik saldırı ve tehditler kars¸ısında mes¸ru savunma durumunda kalabilirler. Bu durumda olan devletlerin saldırıyı def etmek u¨zere orantılı bic¸imde mu¨dahalede bulunmaları kars¸ılık vermeleri bir hukuka uygunluk nedeni olarak hem ulusal hem de uluslararası du¨zeyde kabul go¨rmektedir. Suriye Devleti topraklarında gerc¸ekles¸en ic¸ savas¸ nedeniyle sınır koms¸usu olan u¨lkemize yo¨nelik ac¸ık ve yakın tehdidin gerc¸ekles¸mesinden o¨nce mes¸ru savunma durumunda kalan devletin, yetkili organları marifetiyle halin gereklerine uygun, orantılı ve o¨nleyici tedbirleri almak hakkına sahip oldugˆunda kus¸ku duymamak gerekir. Hic¸bir devlet felaketlerin gelip c¸atmasını bekleyemez. Somut faaliyetin de bu kapsamda milli savunma ve siyasal menfaatlerin korunması bagˆlamında icra edilen bir go¨revin ifası olarak degˆerlendirilmesi gerekecegˆinden savunmada ileri su¨ru¨len, sır olarak korunan bilgi ve faaliyetlerin suc¸ olus¸turdugˆu yo¨nu¨ndeki ispat edilemeyen iddianın hukuki dayanagˆının da bulunmadıgˆının kabulu¨ gerekir."

"Go¨revin icrası go¨ru¨ntu¨su¨ arkasına gizlenip..."

Gerekçede, teori ve uygulamadaki go¨ru¨s¸ler ile tu¨m dosya kapsamına go¨re, suc¸ tarihi itibarıyla Cumhuriyet savcısı ve Ankara, Adana ve Hatay Jandarma Komutanlıkları bu¨nyesinde farklı ru¨tbelerle go¨rev yapan ve FETO¨/PDY u¨yesi oldukları anlas¸ılan sanıkların, alelade bir adli sorus¸turma kapsamında go¨revin icrası go¨ru¨ntu¨su¨ arkasına gizlenip tamamen o¨rgu¨tsel saikle hareket ettikleri tespiti yapıldı.

Sanıkların, adli yetki, mekanizma ve kurumları, devlet sırrı mahiyetindeki bilgileri temin ve ifs¸a etme amacıyla suistimal ettiklerinin ac¸ık olduğu vurgulandı.

Gerekçede, gerc¸ekten iyi niyetle yapılan bir sorus¸turmadan bahsetme imkanının oldugˆu varsayılsa bile Cumhuriyet savcısının ihbara konu tırlarda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında, arama ve inceleme yapma yetkisinin bulundugˆu belirtildi. Bu durumda savcının devlet sırrı olma ihtimali go¨ru¨len materyalleri muhafaza altına alabilecegˆi ancak bunlarla ilgili mahkeme yerine gec¸erek aras¸tırma yapamayacağı, bilirkis¸i incelemesi yaptıramayacağı kaydedildi.

"Örgu¨tsel cesaret ve motivasyonla hareket ettiler"

Dairenin gerekçesinde, go¨revli MI·T personeli ve digˆer yetkililerin uyarılarına ve uluslararası hukuktan kaynaklanan mes¸ru mu¨dafaa hakkının kullanılması kapsamında icra edilen faaliyetin suc¸muş gibi gösterilemeyeceğinin sanıklar tarafından da bilinmesine rağmen, sanıkların tam bir o¨rgu¨tsel cesaret ve motivasyonla, bilinçli hareket ettikleri vurgulandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin gerekçesinde, sanıkların, olay yerine gereksiz şekilde u¨c¸ komando timi, iki asayis¸ timi, bir patlayıcı imha uzmanı, bir olay yeri inceleme timi ve do¨rt istihbarat timini konus¸landırıp devlet sırrına konu materyallerin bulundugˆu kapalı dorselerin ac¸ılması, numune alınması, go¨ru¨ntu¨ kayıtları yapılması suretiyle bu bilgileri o¨gˆrenme hakkı olmayan koruma ve c¸ok sayıda askerin bilgilere eris¸mesini sagˆlayarak, sırrı ifs¸a ettikleri de anlatıldı.

Verilen cezalar

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 28 Haziran'daki duruşmada kararını açıklamıştı. Mahkeme heyeti, aralarında eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Adana Jandarma Bölge Komutanı tuğgeneral Hamza Celepoğlu, eski Adana Başsavcıvekili Ahmet Karaca, eski özel yetkili savcılar Aziz Takcı ile Özcan Şişman'ın da bulunduğu sanıkları "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etme" ile "FETÖ'ye üye olmak" suçlarından 4 yıl 7 aydan 26 yıla kadar değişen miktarlarda hapis cezasına çarptırmıştı.

Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde 1 Ocak 2014'te ve Adana'nın Ceyhan ilçesinde 19 Ocak 2014'te MİT'e ait araçların durdurularak, arama yapılması nedeniyle "Devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında olaya karışanlar hakkında kamu davası açılmıştı.

(Bitti)

Kaynak: AA