"Milli İradeye Saygı Mitingi"

"Milli İradeye Saygı Mitingi"

Başbakan Erdoğan.(8) "Şu anda Güneydoğu, Doğu hamdolsun gayet iyi."

- Başbakan Erdoğan: (8)

"Şu anda Güneydoğu, Doğu hamdolsun gayet iyi. Artık benim Güneydoğulu, Doğulu kardeşim, yaylalara çıkabiliyor, yaylalarda piknik yapabiliyor. Mesele bu değil mi? Benim halkım, benim vatandaşım el ele, omuz omuza, komşusuyla, akrabasıyla niçin birbirine düşman yaşasın? Kardeşçe yaşasın"

Erdoğan, "Milli İradeye Saygı Mitingi"ndeki konuşmasında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, AK Parti'nin MHP'lileri sahiplenmesinden rahatsızlık duyduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, "MHP'den bizim bu toplantılarımıza gelenlere kardeşim demek yanlış mı? Niye rahatsız oluyorsunuz? Hemen saldırıyor, her zamanki üslubuyla. Saadet Partili kardeşlerime... Her ne kadar Saadet Partisi'nin içinden de bazılarının, bu mitinglerin siyasi rant hesabına dayalı olduğuna yönelik açıklamaları var. Yazıklar olsun. Böyle bir açıklamayı nasıl yapıyorsun? Şurayı görmüyor musun? Nasıl buna siyasi rant dersin?" diye konuştu.

Mayıs ayında önemli gelişmeler

Türkiye'de mayıs ayında çok önemli gelişmeler yaşandığına değinen Erdoğan, bunları şöyle sıraladı:

"Bir, 46 milyar dolarlık, İstanbul'a 3'üncü havalimanı ihalesini gerçekleştirdik. Devletin kasasından tek kuruş çıkmadan, dünyanın en büyük havalimanını yap-işlet-devret anlayışıyla hamdolsun ihale ettik. Bu çok önemli. Buna tabii dayanamadılar, hazmedemediler. 46 milyar dolar... 2017'de hizmete giriyor. Atatürk Havalimanı ihtiyaca cevap vermiyor, havada dolaşıyorsunuz, inemiyorsunuz. Neden? Çünkü alan, ihtiyaca cevap vermiyor. Ama şimdi yılda 100 milyon yolcu kapasiteli inşallah havalimanı yapıyoruz.  İki, Ankara'da Japonya Başbakanı'nı ağırladık. Japonya ile Türkiye'de 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer enerji santral kurulması için ilk adımları attık. Japonlar bunu kiminle yapacak? Fransızlarla yapacak. Biz, buradan hareketle inşallah üçüncü enerji santralini de Türk mühendisleriyle yapacağız. Üç, İstanbul Boğazı'na, 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla, 3'üncü köprünün temelini attık. Bu köprünün bir özelliği var. Nedir? 4 gidiş, 4 geliş, aynı zamanda bir de burada raylı sistem olacak. Yani yüksek hızlı tren de bu köprüden geçecek. Bu CHP'nin aklı buna ulaşabilir mi, böyle bir şeyi hayal edebilir mi? E çıldırıyor, çılgına döndü.

Dört, İstanbul Borsası, 93 binin üzerine çıkarak, rekor kaydetti. Biz geldiğimizde 11 bindi. Beş, Merkez Bankası rezervi biz geldiğimizde neydi? 27,5 milyor dolardı. Şimdi ne oldu? 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıktı, rekor kırdı. Gösterge faizi yüzde 63 idi. Yani devlet, yüzde 63 faizle borçlanıyordu. Mayıs ayı içinde gösterge faiz tarihinin en düşük seviyesine, yüzde 4,67'ye kadar geriledi. Bizim 10 yılda kazancımız 642 milyar. Tabii faiz lobisi çıldırıyor. Niye? Çünkü bu para onların cebinde kalacaktı. Şimdi onların cebinde kalmadı. Ne oldu? Yol oldu, 16 bin kilometre yol... Ne oldu? Okul, hastane, enerji santralleri, adalet sarayları, Türkiye'nin her yerinde 2 milyar 800 milyon ağaç ve fidan oldu. Şimdi çıkmış bir tane partinin başkanı diyor ki; 'Hesap yaptım. Yaptığım hesaba göre, 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarına bu kadar ağaç ve fidan dikilmez'. Sen bu işten anlamazsın. Matematik de senin işin değil, çevrecilik de. Şöyle bir vaktin olursa, gerçi senin başka mesailerin var ama lütfen Orman ve Su İşleri Bakanıma bir gidersen, sana O, bunun dersini verir, aynı zamanda profesördür. Sen de onun tezgahından geç. 

Yedi, 1 değil, 2 değil, 3 değil, tam 4 kredi derecelendirme kuruluşu, art arda, Türkiye'nin kredi notunu mayıs ayı içinde artırdı. Sekiz, biz göreve geldiğimizde, Türkiye'nin IMF'e olan borcu 23,5 milyar dolardı. 14 Mayıs'ta son taksidi ödedik ve IMF'ye olan borç defterini kapattık. Çıkıyor MHP konuşuyor, CHP konuşuyor. 'Tabii yapacaksın' diyor. Bizden öncekiler niye yapamadı bunu? Onlar borçlandı, biz ödedik. Şimdi buraya geldik. Bunlar tilki ya, bunlar yetişemedikleri üzüme kuru koruk derler. Ama siz o üzüme de yetişemeyeceksiniz. Sizin işiniz, gücünüz bağcıyı dövmek. ya oturun da üzümü yeyin. O bağcının yetiştirdiği üzümler, size de yeter millete de yeter. 

Dokuz, enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk. On, Çözüm Süreci başlattık. Bu Çözüm Süreci'nde çok güzel neticeler aldık. Terör ciddi duraksadı. Akil İnsanlar, Türkiye'nin 7 bölgesini dolaştılar. Bize raporlarını sunacaklar. Bu raporları değerlendirdikten sonra neticeyi açıklayacağız ve bunun üzerinden süreci işleteceğiz. Şu anda Güneydoğu, Doğu hamdolsun gayet iyi. Artık benim Güneydoğulu, Doğulu kardeşim, yaylalara çıkabiliyor, yaylalarda piknik yapabiliyor. Mesele bu değil mi? Benim halkım, benim vatandaşım el ele, omuz omuza, komşusuyla, akrabasıyla niçin birbirine düşman yaşasın? Kardeşçe yaşasın."

"Ulusalcıyız diyorlar ama her türlü bölücü örgütle beraber hareket ediyorlar"

Erdoğan, 18 gündür Türkiye'nin değişik yerlerinde "terör estirildiğini" belirterek, "Bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Yazık. Bu ülke hukuk devletidir. Demokratik, laik bir hukuk devleti içerisinde neden bu yola değil de farklı yola tevessül ettiniz?" dedi.

Dolmabahçe'den Başbakanlık Ofise giderken yolda kilit taşı göremediğini çünkü bütün taşların söküldüğünü anlatan Erdoğan, "Böyle şey olur mu? Bu nasıl vatanseverlik, bu nasıl ulusalcılık? Bunları, ulusalcıyım, çevreciyim diyenler aralarında nasıl barındırdılar?" diyerek, gençlere şöyle seslendi:

"Bu gösterilerde en başından itibaren söylenenleri arkadaşlarımla beraber dinledik. Kendilerine kulak verdim, görüşmelerimizi yaptık. Normal Bakanlar Kurulu toplantımdan daha fazla zamanı onlara ayırdım, tek tek dinledim. Hiçbiri kalkıp da 'Beni dinlemedin' diyemez. Bu özgürlük değil mi, demokrasi değil mi? Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na geliyorsun, seni kabul ediyor. Onlar rahat rahat derdini anlatıyor ama dışarı çıkıyor başka şey konuşuyor. İçlerinde istisnalar yok değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir başbakan göremezler. Diyorlar ki 'Sayın Başbakan çok sertsin'. Bazıları da 'diktatör' diyor. Bu nasıl diktatör ki, sizin gibi o Gezi Parkı'nı işgal edenlerle samimi çevrecileri kabul ediyor? Böyle diktatör var mı ya dünyada? Tarihinde var mı? Biz, bu milletin hizmetkarıyız. Biz bu yola öyle çıktık. Biz, bütün adımlarımızı sevgi üzerine bina ettik. Kendilerine yargı kararını bekleyeceğimizi söyledim. Ardından halkoylaması yapacağımızı, bunun neticesine göre hareket edeceğimizi söyledim. Bütün bu görüşmelere, açıklamalara rağmen bu inat, gösteriler, şiddet niye? Hani diyorlardı ya 'Mesele Gezi Parkı değil'... Evet, mesele Gezi Parkı değil. Mesele başka. Ankara'da partimin genel merkezine lav silahıyla saldırdılar, odama saldırdılar. Ardından Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit ettiler. İşte bu son olaylar zincirin yeni bir halkası.  Mesele çevre, ağaç değil. Mesele, demokrasi, milli irade, millet. Asıl mesele Türkiye. O gösterilerde yer alan kardeşlerim artık bunu görsün ve bu oyunu hep beraber bozalım. O gösterilerde yer alan vatandaşlarım hedefin Türkiye olduğunu, birliğimiz, bütünlüğümüz olduğunu görsün."

Erdoğan, Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, ekonomide bu başarıları elde etmesini hazmedemeyenlerin, Taksim Gezi Parkı'nı bahane ederek, ağacı, çevreyi bahane ederek, Türkiye'yi istikrarsızlaştırma projelerine start verdiklerini belirterek, "Başarılı olamadılar, olamayacaklar çünkü bu karanlık çevreler, sizi hesaba katmadılar. Bu karanlık çevreler, bu milletin iradesini anlamadılar, tanımadılar. Hukuka, demokrasiye, ülkesine sahip çıkan bu sessiz yığınları hesaba katmadılar. 76 milyonun, bu şiddet eylemleri karşısında nasıl tek yürek olduğunu hesaba katmadılar" diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasının sonunda mitinge katılanlarla, "Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bize her şey sizi hatırlatıyor" şarkı sözlerini tekrarladı.

Mitingten notlar-

Başbakan Erdoğan'ın konuşması yaklaşık iki saat sürdü. Konuşmasının sonunda Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile katılımcılara çiçek attı.  Erdoğan, zaman zaman sözlerini keserek, aşırı kalabalık nedeniyle fenalaşanlar için sedye ve sağlık ekibi getirilmesini istedi. 

Mitingde, AK Parti'nin dışında MHP,  BBP ve Saadet Partisi'nin amblemlerini taşıyan flamalar açıldı. Mitingin sonunda yapılan anonsta, MHP, BBP ve Saadet Partili katılımcılara teşekkür edildi.  

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün renklerini taşıyan büyük boy siyah-beyaz bayrağın yanı sıra "Çarşı" ve "Kartal" yazılı pankartlar dikkat çekti. AK Partililer,  hazırladıkları dövizlerle de zaman zaman medya mensuplarının bulunduğu platformun önüne gelerek, kamuoyuna mesajlarını ulaştırmaya çalıştı. 

Mitinge, yerli ve yabancı çok sayıda basın mensubu ilgi gösterdi. Medya için ayrılan platform yetersiz kaldı. Platforma çıkan bazı partililer de görevlilerin uyarılarına rağmen buradan inmedi. 

Mitinge, Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan'dan milletvekilleri de katıldı.

- İstanbul