Mecelle Haberleri

Mecelle haber, Mecelle son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Mecelle - 27.3.2017
Köktaş da O Habere Dava Açtı
Bir yaygın gazetenin 26 Mart tarihli nüshasında manşetten verilen haberle ilgili açıklama yapan Fuat Köktaş, "Her bir satırı iftira, karalama ve itibarsızlaştırma amacı taşıyan ve asla haber değeri taşımadığını düşündüğüm yazıyı hazırlayan ve yayınlayanları şiddetle lanetliyor ve kınıyorum. Gazeteci, haberi doğru kaynaktan almakla yükümlüdür. Gazetecilik kulaktan dolma bilgiler ile yapılamaz. Şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, yıpratma gibi unsurları içeremez. Gazeteci kanunlara saygılı, ahlaklı, namuslu, dürüst olmak zorundadır. Bunun yanında hukukumuzun Mecelleden beri değişmez en temel kuralı 'Müddei iddiasını ispat ile mükelleftir' kuralıdır.
Mecelle - 11.3.2017
Dünya Kadınlar Günü
Gannuşi, Nahda'nın parlamentodaki bloğunda kadınlarla ilgili yasama teklifleri ve haklarının korunacağını ifade ederek, İslam ile moderniteyi birleştiren "Mecelle-i Ahval-i Şahsiyye"ye bağlı kaldıklarını ve kadın haklarının güçlendirilmesi için Mecellenin geliştirileceğini kaydetti.
Mecelle - 2.12.2016
Hiçbir Ülkede Böyle Bir Direniş Görmedim"
-"Demirel, Çiller'i 4. kattan aşağı atıyordu" Kuzu, iki başlılıktan doğan sıkıntıları anlatırken, şunları söyledi: "İki başlılık önemli sorundu. Özal ile Mesut Yılmaz, Akbulut ile Özal, Sezer ile malum Ecevit, Çiller ile Demirel. Çiller'i aşağı atıyordu Demirel. 'Kızım' dedi, 4. kattan gidiyordu kız aşağı. Allah'tan orada bir bakan vardı, 'etme yapma' diye devreye girdi filan. Bizim dönenimizde Abdullah bey, Tayyip bey ciddi bir şey olmadı, biraz Ahmet Davutoğlu ile ilgili ufak tefek sorunlar dendi. Şimdi muhalefet diyor ki Cumhurbaşkanının yetkilerini kısalım, parlamento seçsin. Bu sistem yürüyecekse tamam ama, 2007'de Cumhurbaşkanı'nı halk seçsin noktasına gelmişiz, seçmişiz, buradan geri dönüş olmaz." Bu bölgeye 25 peygamber geldiğini, kıyametin de buradan kopacak gibi gözüktüğünü ifade eden Prof. Dr. Kuzu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gözünü yumdun çayın gitti. Kim aldı benim çayımı? diye çırpınırsın. Nimet, külfet karşılığı, Mecelle bunu yıllar önce koymuş ortaya.
Mecelle - 1.6.2016
3. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi" (1)
"Hakim; bilge, anlayışlı, doğru ve güvenilir, saygın, metin olmalıdır" Hukukun üstünlüğü ilkesine de değinen Cirit, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hakimlerin bağımsızlığının ve teminatının sağlanması 'hukukun üstünlüğü' ilkesinin bir gereğidir. Bu amaçla, yargı mensuplarına birtakım hukuki güvenceler sağlanmış ve özel düzenlemeler çağdaş hukuk sistemlerinde yer almıştır. Hakim teminatının amacı, onların her türlü maddi veya manevi korkudan uzak bir ortamda adil kararlar vermelerini ve yargısal faaliyette bulunmalarını sağlamaktır. Yargı, adil olduğu sürece devlet ve vatandaşlar kendilerini güvende hisseder. Yargılama faaliyetinin keyfi veya sorumsuz bir şekilde yapılması halinde, kusurlu davranışlarından ve özellikle kasıtlı eylemlerinden dolayı yargı mensuplarının da sorumlu tutulması gerekir. Mecelle'nin 1792'nci maddesinde belirtildiği üzere, 'Hakim; hakim fehim, müstakim ve emin, mekin, metin' olmalıdır.
Mecelle - 12.5.2016
10. Dönem İdari Yargı Hakim Adayları Kura Töreni
Bozdağ, hakimin, Mecelle'deki tanımını hatırlatarak, buna göre hakimin sahip olması gereken nitelikleri sıraladı.
Mecelle - 12.5.2016
İdari Hakim Adayları Kura Töreni
Bozdağ, konuşmasında şunları kaydetti: "Hakimlerin hem Mecelle'de tarif edildiği gibi hakim olması yani bilgili olmasıdır.
Mecelle - 25.4.2016
Anayasa Mahkemesinin 54. Kuruluş Yıl Dönümü
Mecelle'de "hakimin adabı" kısmında "hakim beyn-el hasmeyn adl ile memurdur.
Mecelle - 31.1.2016
Çevre ve Şehircilik Bakanı Sarı Açıklaması
Sarı, 1 Kasım seçimleri sürecinde millete verdikleri yeni anayasa sözünü gerçekleştirmek mecburiyetinde olduklarının altını çizerek, şunları kaydetti: "A partisinin, B grubunun anayasası değil hepimizin anayasası için el birliğiyle anayasamızı yapacağız ve milletimizin hizmetine sunacağız. Birileri ısrarla aksini iddia etse bile bu millette mecelle kültürü vardır, anayasa kültürü vardır.
Mecelle - 13.3.2015
Ödüllendirme Zamanı
Vali Karaloğlu: "Mecellede bir kural var. Marifet iltifata tabidir. Yani yapılan iyi bir iş, taktir edilirse güzellikler, başarılar artar." Dedi.
Mecelle - 10.2.2015
AK Parti TBMM Grup Toplantısı
  "İki yargıçı telefonla arayarak tebrik ettim"   Bugün Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanlığı'na ise İsmail Rüştü Cirit'in seçildiğini anımsatan Davutoğlu, iki saygın yargıçı telefonla arayarak tebrik ettiğini ve başarılar dilediğini söyledi. Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasal sistemin ve ilkelerin teminatı olduğunu belirterek, "Anayasa Mahkemesi'ne duyduğumuz güveni, 2010 referandumunda bireysel başvuru hakkını bu mahkemeye tanıyarak gösterdik. AK Parti eğer Anayasa Mahkemesi'ne saygı göstermemiş olsaydı ya da Anayasa Mahkemesi'nden şüphe ediyor olsaydı, bireysel başvuru hakkı gibi, her bir vatandaşın kullanabileceği bir hakkı, 2010 referandumunda Anayasa Mahkemesi'ne vermezdi" diye konuştu.  Başbakan Davutoğlu, şimdi Anayasa Mahkemesi ve yargı bağımsızlığı üzerinden konuşan partilerin 2010 referandumuna "hayır" dediklerini ve bu mahkemeye güvenmediklerini ortaya koyduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Biz ise yargıya güvenimizi her zaman gösterdik ama bir istisna hariç. Hiç bir örgütlü yapı, şu veya bu ideoloji, lobi, parelel yapı veya başka nitelikli yapı yargıya nüfuz ederek, yargıyı tekeline alamaz. Bir grubun tekeline alınmış yargı demek, ülkede yürütmenin de yasamanın da bitmesi, kimsenin hukuk teminatı altında olmaması demektir. HSYK seçimlerini neredeyse bir varoluş mücadelesine döndüren bu yapılar, Türkiye'de yargı bağımsızlığı için en büyük tehditi oluşturmuşlardır. Ama hem HSYK seçimlerinde hem bugün Anayasa Mahkemesi seçimlerinde ve Yargıtay seçimlerinde yargı mensuplarımızın katılımıyla, vakar içinde gerçekten yargı mensuplarının olgunluğuna yakışır, yeni başkanlar seçildi. Kim seçilseydi hepsi bizim için makbuldü. Bu arkadaşlarımızı, bu önemli yargı kurumlarına gelen hukukçularımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Hükümet olarak her an, her zaman yargının gerçek bağımsızlığını ve tarafsızlığını, yargı-yasama-yürütme arasındaki dengeli ahenk içindeki çalışmayı benimsediğimizi bir kez daha söylüyorum. Bundan sonra da bu konudaki kararlılığımız sürecek. Her iki başkanla yaptığımız görüşmelerde de ilk fırsatta inşallah tekrar biraraya gelmeyi ve yargı sistemimimiz konusunda eğer bir reform ihtiyacı varsa bunu yapmayı, reform ihtiyacı sonrasında daha, yargının itibarını güçlendirecek adımlar atılması gerekiyorsa bunları da konuşmayı düşünüyoruz. Hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.              Vahdeti, hürriyeti, emniyeti, adaleti tahkim ettiğiniz zaman, bir devletin geleceği yer kudrettir. Devlet kudret olmadan devlet olmaz. Devlette kudret, ancak ve ancak merhametle pekişmiş adaletle sağlanır. Merhametle kudret birbirinin alternatifi değildir. Bazı yerlerde şu vardır; güç uygulayalım ki devletin bekasını, devamlılığını sağlayalım. Biz tam tersini söylüyoruz. En büyük kudret merhamettir, merhamet. Onun için dünyanın her yerinde adaleti savunurken, mazlumlara sahip çıkarken, Türkiye'de de her bir vatandaşımıza büyük bir merhamet hissi ile yaklaşırken, milletin vicdanından, kalbinden, yüreğinden, gönlünden gelen o merhameti devletin kudreti ile buluşturduk. Merhameti olmayan devlet zalimleşir, kudreti olmayan devlet acizleşir. Biz merhameti kudreti ile taçlandıran, milletle birleşmiş, bütünleşmiş yeni Türkiye derken, böylesine yeni kudretli ve merhametli bir devlet inşaasından bahsediyoruz. Bu inşaayı gerçekleştireceğiz."   "O kadar aciz bir devlet vardı ki Başbakan oraya ulaşamamıştı"   Davutoğlu, AK Parti iktidara gelmeden 3 yıl önce, 17 Ağustos depremi olduğunu anımsatarak, "Kocaeli ve Sakarya'da deprem olduğunda o kadar aciz bir devlet vardı ki Başbakan oraya ulaşamamıştı. Kudret olmayınca merhamet de işe yaramamıştı" dedi.  Van depreminin olduğu ilk gün neredeyse Bakanlar Kurulu'nun yarısının orada olduğunu, ikinci deprem olduğunda Dışişleri Bakanı olarak orada bulunduğunu, o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bölgeye gittiğini belirten Davutoğlu, bir yıl içinde 18 bin 750 konut inşa ederek yepyeni bir Van kurduklarını söyleyerek, vatandaşına merhametle yeni konut inşa etmenin, kudretle yeni bir Van inşa etmenin ancak ve ancak AK Parti hükümetlerine nasip olduğunu bildirdi.  Başbakan Davutoğlu, Savunma Sanayi İcra Komiteleri ile Yüksek Askeri Şura gibi toplantılarda, sosyal adalete dayanan merhametin yanında, savunma sanayine dayanan kudretli, güçlü Türkiye'yi inşa etme yolunda da olağanüstü çabalar sarfettiklerini söyleyerek, "Bir taraftan şeytan taşlamaya, diğer taraftan da tavaf etmeye devam edeceğiz. Aynı anda def-i mefasid de eyleriz, celb-i menafi de eyleriz inşallah. Şimdi bazılarına sözlük icap edebilir ama özellikle hukuk günü olduğu için, bu mecelle hükmünü herkesin öğrenmesinde fayda var.
Mecelle - 12.11.2014
Herkes İçin Kolay Usulü Fıkıh Kitabı
Uzun yıllardır usulü fıkıh okutmaya çalışırım. Gördüm ki, İlahiyat fakültelerinde bu konudaki temel meselemiz: Neyi ne zaman ne kadar vermemiz gerektiğinin doğru tespit edilebilmesidir. Bu sebeple Usulün öncelikli meselelerini, Haftada dört saatlik bir derste bitirilebilecek bir uzunlukta özetlemeyi düşündüm. Usulü fıkhın İslami İlimlerin her dalı için olmazsa olmaz bir disiplin olduğunu hesaba katarak: Anlaşılmasını kolaylaştırdım, Terimlerini anlaşılır kılmaya çalıştım. Ta ki, diğer ilimlerle meşgul olanlar da bir nebze usul bilgisi almış olsunlar. Eğer hoca donanımlı ise bu özet yeter. *** Bildiğiniz gibi Mecelle'nin ilk yüz maddesi özet bir usulü fıkıhtır.
Mecelle - 6.11.2014
Karakaya: "Gazeteciler, Güçlü Haklarla Donatılacak"
Basın İş Kanunu 2. Çalıştayı- Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Karakaya: "Bu görüşmeler sonrasında, gazeteci ve gazetecilik faaliyetlerinin tanımı yapılacak, gazeteciler kıdem, ücret, faiz, askerlik, analık, sözleşme şartları, iş güvencesi, iş sağlığı gibi alanlarda güçlü haklarla donatılacak, gazetecilerin bu hakları elde edebileceği mekanizmalar güçlendirilecektir"- "Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, bireylerin düşünce ve fikir dünyasının güçlenmesi, sorgulayan, araştıran, demokratik bir toplumun; sorunlar karşısında tavır geliştirebilen, gündemi analiz ederek tez ve antitezler üretebilen duyarlı bir gençliğin oluşması, dördüncü kuvvet olarak 'Güçlü Basının' var olmasıyla doğrudan ilgilidir"ERZURUM (AA) - Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından düzenlenen, Basın İş Kanunu Çalıştayı'nın ikincisi Erzurum'da başladı.Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, Palandöken Kayak Merkezi'ndeki Polat Renaissance Otel'de düzenlenen Basın İş Kanunu 2. Çalıştayı'nın açılışında yaptığı konuşmada, basın mensuplarının meslek hayatlarında karşılaştıkları sorunların tespiti ve çözümü için bu çalıştayı düzenlediklerini söyledi.Gazetecilerin iş yaşantılarında karşılaştıkları ve uzun yıllardır süregelmekte olan "mevzuat kaynaklı" sorunların çözülebilmesi için, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan himayesinde bir dizi çalıştay düzenleme kararı alındığını ifade eden Karakaya, "Bu çalıştayların ilki Ankara'da düzenlenmiş, ikincisi de bugün itibarıyla Erzurum'da düzenlenmektedir. Bir üçüncüsünün de İstanbul'da düzenlenmesi düşünülmekte olan bu çalıştayların sonucunda, Basın İş Kanunu'nun aksayan yönleri tespit edilerek, buna yönelik iyileştirme politikalarının belirlenmesi amaçlanmaktadır" dedi.Karakaya, bu çalıştaylar sonucunda bir yasa değişikliği sürecinin de yine basın mensupları ile istişare halinde yürütülmesinin planlandığını dile getirerek, BYEGM'nin yürüttüğü her türlü iş ve işlemlerde basın sektörünün temsilcileri ve alanında uzman akademisyenlerle ortak hareket etmeyi prensip haline getirdiklerini söyledi.- "Nokta atışı niteliğindeki çözüm yolları geliştirilebilecek"Karakaya, bu çalıştaylarla gazetecilerin iş yaşantılarında karşılaştıkları sorunlar bizzat gazeteciler tarafından dile getirilip yine bizzat gazeteciler tarafından çözüm önerilerinin geliştirildiğini vurgulayarak, "Bu yöntemle tespit edilen reel sorunlar ve tespitlerle sektörde maksimum hissedilebilirliği olan, adeta 'nokta atışı' niteliğindeki çözüm yolları geliştirilebilecektir" diye konuştu.Karakaya, 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun, 1952 yılında yürürlüğe girdiğini, birçok kez değişikliğe uğramasına rağmen basın sektörünün hızlı değişimine ve dönüşümüne cevap veremez hale geldiğini aktardı.- "Gazeteciler güçlü haklarla donatılacak"Yasama tekniği açısından da sakat olan mevcut kanunun, müeyyidelerinin yetersizliği sebebiyle gazetecilere sadece sanal bir iş güvencesi sunduğunu dile getiren Karakaya, şunları kaydetti: "Yasadan kaynaklanan bu sorunlar, gazetecilerin piyasa ve sektör şartları altında ezilmelerine, çoğu zaman gazetecilik faaliyetlerini yapamaz bir hal almalarına yol açmaktadır. Gazetecilerin mali haklarının teminat altına alınmamış olması ve iş güvencesinden mahrum olmaları, bağımsız, özgürlükçü, demokrat gazetecilik faaliyetlerinin yeterince gelişememesine de yol açmaktadır. Bu çalıştaylarla gazetecilerin, iş hukuku anlamında, güçlü bir statüye kavuşturulması ile iş hukukundan doğan haklarının daha kolay ve daha hızlı olarak elde edebilmeleri sağlanacaktır. Bu görüşmeler sonrasında, gazeteci ve gazetecilik faaliyetlerinin tanımı yapılacak, gazeteciler kıdem, ücret, faiz, askerlik, analık, sözleşme şartları, iş güvencesi, iş sağlığı gibi alanlarda güçlü haklarla donatılacak, gazetecilerin bu hakları elde edebileceği mekanizmalar güçlendirilecektir. Böylelikle mülkiyet ve piyasa şartları karşısında daha güçlü bir gazeteci profili oluşturulacaktır. Gazeteciler hak ettikleri statüye kavuşacaktır. Bu çalıştayların gerekliliği, basın mensuplarının istek, öneri ve şikayetleri sonucunda tespit edilmiştir."Karakaya, gazetecilerden yeniden meslek tanımı yapılması gerekliliği, internet haberciliğinin de gazetecilik tanımının içerisine alınması gibi istek ve önerileri dikkate aldıklarını söyledi.İlk çalıştayın deşifre ve redaksiyon işlemlerinin tamamlandığını, dile getiren Karakaya, sözlerini şöyle tamamladı: "Öyle inanıyorum ki bugünkü çalıştayımız neticesinde elde edilen verilerle sektörden kaynaklanan sorunlar büyük oranda tespit edilmiş olacaktır. Elde edilen veriler sayesinde uzman kadrolarımızca mükemmele yakın bir rapor hazırlanarak mevzuat geliştirme işlemleri yürütülecektir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, bireylerin düşünce ve fikir dünyasının güçlenmesi, sorgulayan, araştıran, demokratik bir toplumun, sorunlar karşısında tavır geliştirebilen, gündemi analiz ederek tez ve antitezler üretebilen duyarlı bir gençliğin oluşması, dördüncü kuvvet olarak 'Güçlü Basının' var olmasıyla doğrudan ilgilidir. BYEGM olarak bizlere düşen, bu bilinçle hareket ederek, güçlü basının oluşması için gece gündüz çalışmaya devam etmek olmalıdır. Genel müdürlüğümüz bu noktada üzerindeki sorumluluğun bilincinde hareket etmekte olup, Türk basınının güçlendirilmesi için birçok somut faaliyet yürütmektedir."- "Gazetede yazı yazan gazeteci midir?"Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazlı Özsoy, Doğu'da gazetecilik yapmanın çok zor olduğunu belirterek, "Hele yerel basında çalışıyorsanız çok ciddi zorlukları vardır. Erzurum'da Türkiye basınını tartışacağız. Türk yerel medyasını masaya yatıracağız. Burada basının özellikle yerel medyanın sorunlarını tartışacağız. Sorunlara çözümler arayacağız" dedi.Atatürk Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Şuğle de İş Hukuku'nun, Türkiye'de cumhuriyet öncesi dönemde ve cumhuriyetin ilk yıllarında mecelle ile çözüldüğünü, 1926 yılında Borçlar Kanunu'nun hizmet akdini düzenleyerek İş Hukukunu ortaya çıkardığını anlattı.
Mecelle - 3.10.2014
Başbakan Davutoğlu Açıklaması
Davutoğlu, şöyle konuştu: "Peki, siz kendinizi benim yerime koyun, dedim. Ben, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı orada. Bu bahsedilen cami, Anadolu'nun en kutsal mekanlarından birisi. Bütün Türklerin saygı duyduğu bir insan orada metfun. Şimdi, şöyle bir haber olsaydı, New York Times basar mıydı, dedim. Bir sinagog, İsrail Başbakanı çıkıyor o sinagogdan, yanına da aşağıda bir haber, 'Gazze'yi bombalayan katiller, bu sinagog etrafında toplanıyor' diye bir haber yayınlansaydı, bunu herhangi bir batılı basar mıydı? ya da bir kilise resmi ile bir terör örgütünü yan yana zikreder miydi? O zaman, 'Haklısınız' dedi bazıları. 'Haklısınız, yanlış olmuş', ama o kadar alışılmış ki." Konunun hala gündemde tutulduğuna işaret eden Davutoğlu, "Çünkü Müslüman'ın canı ucuz diye görüyorlar, Müslüman'a hakaret serbest diye görüyorlar. Eğer Türkiye'de cumhurbaşkanıysanız, başbakansanız, herkes hakaret edebilir diye görüyorlar ama birilerinin, o hakaret edenlerin 4 saatlik hakaret etme özgürlüğünü Anayasa Mahkemesi teminat altına alamaz. Hakaret varsa, tehdit varsa, agresif provokasyon varsa TİB, kamu yararı adına bunu durdurur ama böyle bir durum yoksa da o Torba Yasa öngörüyor ki gider, mahkemeye götürür, kaldırır yine" diye konuştu.  "Def-i mefasid celb-i menafiden evladır" diye bir mecelle kuralı bulunduğunu ve bunun temel hukuk prensibi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bir kötülüğü bertaraf etmenin bir iyiliği celb etmekten önce geldiğini kaydetti.
Mecelle - 26.9.2014
Hakim ve Savcılığa Geçen Avukatların Kura Heyecanı
"HAKİM VE SAVCILAR İDEOLOJİLERİNİN İNANÇLARININ KABUL VE REDLERİNİN ETKİSİNDE KALMAMALI" Bağımsız ve tarafsız bir yargının hukuk devletinin ön şartı olduğunu dile getiren Bozdağ, bunun sadece yasal düzenlemelerle idari tasarruflarla ya da alt yapı yatırımlarıyla sağlanamayacağını, evrensel hukuka uygun anayasa ve yasalarla birlikte hakim ve savcıların hukuka uygun vicdani kanaatlerine dayalı kararlarıyla tesis edilebileceğini ifade etti. Hakim ve savcıların görevlerini yaparken ideolojilerinin, inançlarının, kabul ve redlerinin etkisinde kalmadan Anayasa, hukuk ve kanuna uygun vicdani kanaatlerine göre karar vermeleri gerektiğini vurgulayan Bozdağ, "Bu olmalı ki tüm kesimlerin yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına olan inancı hem sağlansın, hem artsın" açıklamasında bulundu.  Yargının her türlü ihtilaf kararında adil olup, adaletle hükmedeceğine inanılan hakem olduğunu dile getiren Bozdağ, "Adil olma ve adaletle hükmetme vasfını Anayasa kanun, hukuk ve bunlara uygun vicdani kanaatlere bağlı karar verme vasfını yitiren yargı, hakem yargı vasfını yitirmiş olur. Hakem vasfını yitirmek Mecelle'de ifade edilen hakim, fehim, müstakim, emin olma vasfını kaybetmek demektir" ifadelerine yer verdi.
Mecelle - 5.8.2014
İhsanoğlu: Sessiz Yığınların Büyük Kararlılığını Görüyorum
-"HALK POLEMİK DEĞİL CİDDİ MESELELER İLGİLİ SÖYLEMLER DUYMAK İSTİYOR"- Eskişehir'deki temaslarından duyduğu memnuniyeti dile getiren İhsanoğlu, "Burada aydın, siyasi meselelere vakıf, sorumlu ve bilinçli insanlarla karşılaştım. Eminim ki, Eskişehir her seçimde olduğu gibi bu seçimde de aydın yüzünü ve siyasi kararlılığını gösterecektir" dedi. Halkın genel geçer polemiklerle değil, ciddi meselelerle ilgili söylemler duymak istediğini söyleyen İhsanoğlu, toplumda bölünme ve fikrini rahatça açıklayamama korkusu olduğunu ifade etti. Gittiği her yerde desteklerini ve fikirlerini korkuyla, sessize açıklayan insanlarla karşılaştığını belirten İhsanoğlu, "Türkiye bu noktaya nasıl geldi? Biz hür ve demokrat bir ülkeyiz. Sessiz yığınların büyük kararlılığını görüyorum. Türkiye 10 Ağustos'ta rahat bir nefes alacak. Huzura doğru büyük bir adım atmış olacak" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İhsanoğlu, bir televizyon programında, Yaşar Nuri Öztürk'ün kendisine yönelttiği intihal suçlamalarına ilişkin, "Yaşar Nuri bey İslam kültürünü iyi bilir. O'na Mecelle'den bir hükümle yanıt vereyim; iddia eden, delilini de ortaya koysun.
Mecelle - 29.7.2014
MHP'li Bal: Türkiye Yavaş Yavaş Diktatörlüğe Doğru Gidiyor
MHP'li Faruk Bal, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek istemek için geldiği Avusturya Viyana'da iftara katıldı. Bal, Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) önemli açıklamalarda bulundu. 'BU ÇOK AĞIR VE ACI SONUÇLARI OLACAK BİR HUKUK GARABETİDİR' Türkiye'de, yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yönelik sahur vaktinde yapılan operasyonu değerlendiren Faruk Bal, "İnsanlık tarihi adalet ve hukuka ulaşabilmek için büyük mücadeleler vermiştir. Evrensel hukukun kabul ettiği bir gerçek vardır; gözaltı süresi sınırlıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ekindeki protokollere bakılırsa bu dört gün ile sınırlıdır. 2000 yılında bizim koalisyon üyesi olduğumuz hükümet döneminde yapılan 33 maddelik bir anayasa değişikliği ile darbe ürünü olan gözaltında kalma süresi 15 günden 4 güne indirilmiştir. Şimdi bu, herkese lazım olan ve bir suç isnadı ile karşı karşıya kaldığında, ben 4 gün sonra hakime derdimi anlatabilirim, adalete ulaşabilirim umududur." şeklinde konuştu. İstanbul'da 17 ve 25 Aralık'ta yolsuzluğu ortaya çıkaran, bu operasyonda bakan çocuklarının yatak odalarında kasalar dolusu paraları yakalayan, sırt çantalarındaki ve ayakkabı kutularındaki milyon dolarları ve bakanın kolundaki 700 bin liralık saati görüntüleyen, dağıtılan rüşveti excel formatında bilgisayarlarda tespit eden ve böylece cumhuriyet tarihinin en büyük siyasi yolsuzluk soruşturmasını yapan polis memurları, amirleri, müdürleri şimdi içeride ve hukuk yok. Bu çok ağır ve acı sonuçları olacak bir hukuk garabetidir. Günü gelecek şimdi onlar için talep ettiğimiz hukuk, bu zulmü yapan kişilere lazım olacaktır." 'İSMAİL'E 'KAÇ' DİYE TALİMAT VEREN VE GİZLİ KAPAKLI İŞLERİ YAPANLARA BİZİM KÜLTÜR VE MEDENİYETİMİZ HAKİM DEMEZ' Sorgu hakimi ile görüşmesi sonrası 'kaç İsmail kaç' sözüyle kameralara yakalanan kişi ile ilgili de konuşan Faruk Bal, "Böyle bir İsmail ile kovalamaca işi hakimlik mesleğinin tabiatında yoktur." yorumunda bulundu. Bal, hakimlik mesleğine ilişkin, "Böyle bir olay cereyan etmiş ise, kameralar aracılığıyla Türk kültür ve medeniyetinin dünyaya armağan etmiş olduğu hakimlik mesleğini ortaya koyan vasıfları saymak isterim. Bizim kültür ve medeniyet değerlerimizde hakim, peygamber koltuğunda oturan kişidir. Hakim; hiç kimseden korkmaz, hiç kimseden emir almaz. Hakim; mecellenin hükmüne göre hükmeder, müstakim olur.
Mecelle - 11.6.2014
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı Antalya'da
Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın bir çerçeve kanun olacağını da dile getiren Yazıcı, konunun "mecelle" gibi her alanını detaylandırarak düzenlenmesinin doğru olmayacağını ifade etti.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Mecelle Haberleri | Mecelle Haber - Haberler - Sayfa 2 - Mecelle haberleri, son dakika mecelle haber ve gelişmeleri burada. Hakan Çavuşoğlu, Bursa'da Mecelle Konferansı'na Katıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 24.10.2020 03:43:34. #1.15#
title