Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Beyhan Açıklaması

Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Beyhan Açıklaması

Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Beyhan Açıklaması
Anadolu Ajansı - Haberler | Güncel

"Darbe mahkemelerinin verdiği bütün siyasi yargı kararlarının iptal edilmesini, yeniden yargı yolu açılmasını, haksızlığa uğratılanlardan özür dilenmesini, maddi manevi mağduriyetlerinin gid...

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Beyhan, darbe mahkemelerinin verdiği bütün siyasi yargı kararlarının iptal edilmesini, yeniden yargı yolu açılmasını, haksızlığa uğratılanlardan özür dilenmesini ve maddi-manevi mağduriyetlerinin giderilmesini talep ettiklerini söyledi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısına, MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Beyhan, Fatih Akıncıları Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği Onursal Başkanı Mehmet Şahin, Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, Araştırma Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Yıldız ile kamuoyunda "Malatyalılar davası" olarak bilinen davada 13 yıl yargılanıp, Yargıtay tarafından cezası onanan ve 15 Kasım Cuma günü ceza evine giren Nurettin Kayan'ın ağabeyi Ramazan Kayan katıldı. 

Basın toplantısında konuşan Ramazan Beyhan, "Yıllar önce başlayan ve aslı olmadığı halde, varmış gibi dayatılan, kamuoyunda 'Malatyalılar davası' olarak bilinen bir olayın neticesinde, kamuoyunun dikkatini çekmek için sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik' dedi.

Araştırma Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Yıldız, 13 yıldır yargılanan Nurettin Kayan ile ilgili kararın vicdanları yaraladığını belirterek, "Af süreçlerinin konuşulduğu dönemde, böyle bir karar bizleri ve kamuoyunu üzmüştür. Yargı sürecinin yeniden açılması isteğimizi ifade ediyoruz" dedi.

Fatih Akıncıları Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği Onursal Başkanı Mehmet Şahin ise, 28 Şubat sürecinin, hukuksuzlukların işlendiği, insan haklarının ihlal edildiği, işkencelerin yapıldığı, insanların psikolojik tahribatlara uğradığı bir dönem olduğunu, bu süreçte yargılanan ve cezaevine girecek kişilerden birisinin de kendisi olduğunu söyledi.

Şahin muhtemelen Ocak ayında cezaevinde olacanı belirterek, "Bu sürecin mutlaka telafisi yoluna gidilmeli. Mesela bu ülkede defalarca adli mahkumlara af çıkartılmıştır. Siyasi mahkumlar şiddete karışmasalar dahi af çıkarılmamıştır. Toplumsal bir barış isteniyorsa ve herkesi kuşatması isteniyorsa siyasi mahkumlar için genel affın gündeme gelmesi gerekiyor. Bu konuda iktidarın da yargı organlarının da dikkatini çekmek istiyoruz" dedi.

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir de şunları söyledi:

"Bizi kaygılandıran ve üzen şey, 11 yıldır iktidar olan, bizi en iyi anlaması gereken, cezaevi ve sindirme operasyonlara uğramış yöneticilerimizin, 11 yıllık iktidarlarına rağmen, bu haksızlıkları adaletsizleri, hukuki bir zemine taşımamış olmasıdır. Dünyaya adalet getirmeye çalışıyoruz ama kendi topraklarımızda haksızlığa uğramış kimselere karşı sessiz kalmamız bu zulmü derinleştiriyor. Burada bir aftan ziyade, mutlaka iade-i itibarla özür dilenip, hakları teslim edilmeli." 

Nurettin Kayan'ın ağabeyi Ramazan Kayan ise, "Çelişkilerin, tutarsızlıkların, zıtlıkların üstüste geldiği bir Türkiye ile ilgili bir durumla karşı karşıyayız. Diyarbakır'da Şivan Perver'in elinin Başbakan tarafından tutulup, kitlelere barış ve yeni Türkiye mesajı verildiği gün, aynı saatlerde kardeşim Nurettin Kayan'a kelepçe vurulup cezaevine gönderilmesi ilginç bir durum" diye konuştu.

Kayan, "Aynı mitingde sayın Başbakan ceza evlerinin boşaltılacağı bir Türkiye'den bahsetti. 'Ceza evlerinin boşaltılması Nurettinler'e yer açılsın diye mi?' sorusunu kendimize soruyoruz. Tabi ki Şivan Perver'in elinin kaldırılmasını alkışlıyorum, destekliyorum. Kime yönelik olursa olsun tüm zulümleri lanetliyorum" dedikten sonra, konuşmasını şöyle sürdürdü.

"Biz yeni Türkiye'nin hayallerini kurarken, rüyalarını görürken, sabahları da eski Türkiye'nin sillesiyle uyanıyoruz. Bu gerçeği de görmemiz gerekiyor. Türkiye'deki fotoğraf sanki şu; yine Türkiye hapishane, sadece gardiyanlar değişti, gardiyanlar bizden. Biz yine cezaevlerindeyiz. Ciddi adımlar atıp yeni adil bir anayasa ile herkese değerini verip, inançlara saygı gösterip, örgütlenme hakkının iade edilmesi lazım. Kötülerin, ahlaksızların kendi batıl davalarında gösterdikleri cesaretlerinin en azından bir mislini hakkı temsil edenlerin, Hakka inananların daha fazla bir cesaret, bir metanet, bir duyarlılık göstermeleri lazım. 28 Şubatçılar tek tek dışarı salınırken, 28 Şubat mağdurları yeniden cezaevine gönderiliyor. Kamuoyuna bunu arz ediyoruz."

Daha sonra basın açıklamasını okuyan Ramazan Beyhan, 28 Şubat süreci aktörlerinin dönemin Cumhurbaşkanı, politikacıları, üniversiteleri, medya ve işdünyası patronları, sendika ve meslek odaları temsilcileri, yargı ve kolluk kuvvetlerinin olduğunu belirterek, bugün bunların sadece bir kısmının yargı önüne çıkarıldığını, bir kısmına ise dokunulmadığını ifade etti.

28 Şubat öncesinde ve sonrasında yaşananların unutulmamasını ve unutturulmamasını isteyen Beyhan, "28 Şubat devlet terörü, faili mechul cinayetler, işkence, gözaltı kayıpları, kışlalara dönüştürülen kamu kurumları ve geride yargı eliyle mahkum edilmiş suçsuz ve masum insanlar, okullarından ve işlerinden alıkonulan binlerce mağdur bırakmıştır" dedi.

28 Şubat sürecinde Bursa'da düzenlenen bir operasyonla gözaltına alınan Nurettin Kayan'ın daha sonra DGM'de, hakkında örgüt yöneticiliği iddiasıyla açılan dava neticesinde, 13 yıl süren yargılama sonunda 3 yıl 9 ay hapse mahkum edildiğini bildiren Beyhan, "Neticede Yargıtay'da onanan karar kesinleşmiş, 15 Kasım 2013 tarihinde cezaevine konulmuştur" ifadelerini kullandı.

"28 Şubat darbecilerinin yargılandığı şu günlerde, Nurettin Kayan'a darbe yargısının verdiği cezanın Yargıtay tarafından onanması, halkın vicdanını derinden yaralamış, adalete güvenini sarsmıştır. Sorumluluk siyaset kurumuna ve Meclis'e aittir" diyen Beyhan, bu konuda derhal yasal düzenleme yapılmasını istedi.

Devletin, iktidar partisi, hükümet ve diğer siyasi partilerin, yasama organının diğer acil işlerinden dolayı bu tür haksızlıklara kayıtsız kaldığını iddia eden Beyhan, konuşmasını şöyle bitirdi;

"Biz MAZLUMDER olarak, darbe mahkemelerinin verdiği bütün siyasi yargı kararlarının iptal edilmesini, yeniden yargı yolu açılmasını, haksızlığa uğratılanlardan özür dilenmesini, maddi-manevi mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyoruz. Bu, devletin hatasının telafi etmesinin en pratik ve kolay yoludur. Aynı zamanda vicdanları rahatlatacak bir erdemdir."

Toplantının ardından konuşmacılar TBMM Başkanlığına gönderilmek üzere "28 Şubat Siyasi Yargı Kararları iptal edilsin" başlıklı bir dilekçe imzaladılar. - İstanbul

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title