Mazlumder'den Türban Karşıtı Rektörlere Suç Duyurusu

Mazlumder'den Türban Karşıtı Rektörlere Suç Duyurusu

Mazlumder, Türban Konusundaki Açıklamaları Nedeniyle İstanbul Üniversitesi (İü) Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Şengör Hakkında "Görevi Kötüye Kullanma" ve "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama" Suçunu İşledikleri İddiasıyla Suç Duyurusunda Bulundu.

Mazlumder'den Türban Karşıtı Rektörlere Suç Duyurusu

MAZLUMDER, türban konusundaki açıklamaları nedeniyle İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Şengör hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" suçunu işledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Parlak ve Şengör'ün TCK'nın 216 ve 257. maddeleri gereğince 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması istendi.


MAZLUMDER Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Kayaer imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen suç duyurusu dilekçesinde, İÜ Rektörü Prof. Dr. Parlak'ın, "Türban, Cumhuriyet kazanımlarına ters. Bizim örf ve adetlerimize uygun değil. Tamamen Arap dünyasından, Vahhabi'den, Emevi'den gelen bir tür. Bu gerginlik bizi bile etkileyecek. Belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, Cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz" şeklindeki sözleri hatırlatıldı. Akademisyenlerin gerek kendi düşünceleri gerekse eğitim metotları ile toplumda öncü olması gerektiği belirtilerek, "Bu düşüncelerin, bilim adamı ünvanı taşıyan hiç kimseye yakışmayacağı açıktır. Öğrencisine adaletli bir şekilde değil de siyasi ve ideolojik olarak yaklaşıp not verebileceğini söyleyen bir kişinin rektör olması gerçekten üzüntü vericidir" denildi.


İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengör'ün ise kamuoyuna yansıyan ve Üniversitelerarası Kurulun tüm üyelerine gönderildiği ifade edilen mektubunda, "dinin dogmalar çerçevesinde kurulduğunu ve dogmaları reddetmeyen kişinin üniversiteye giremeyeceğini beyan ettiği" öne sürüldü.


Dilekçede şüphelilerin bu açıklamalarıyla başörtüsü takan kişileri aşağıladığı ve toplumun bir kısmını bu kişilere karşı tahrik ettikleri kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:


"Bu açıklamalar toplumdaki huzuru alt üst etmiş, kamplaşmalar meydana getirilmeye çalışılmıştır. Bunun en son örneği İzmir'de Sokak ortasında başörtüsü için kullanılan kıyafetlerin yakılması şeklinde tezahür etmiştir. Şüpheliler, Anayasa veya kanunlarda bir değişiklik olsa da bunu kabul etmeyeceklerini, başörtüsü ile esasında kanunlara uygun bir şekilde öğrenim gören kişilerin öğrenimlerini engelleme adına görevlerini ve yetkilerini kötüye kullanacaklarını açıkça ifade etmektedirler. Şüphelilerin bu beyanları ile, gerek halkın kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama gerekse görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerini düşünüyoruz." (ANKA)


(AS/ZG)