Mars'ı İkinci Gezegenimiz Yapmalıyız Ancak…"

Mars'ı İkinci Gezegenimiz Yapmalıyız Ancak…"

23.02.2021 10:52 | Son Güncelleme: 23.02.2021 12:12
Mars'ı İkinci Gezegenimiz Yapmalıyız Ancak…

'Bir kere gittim yeter, bir daha gitmem...' 'Farklı düşünmeliyiz' diyen Astronot Kate Greene bir kaç ay önce katıldığım webinarda bize ilham veren Helen Sharman ile başlayan webinar üyeliğimizin karşımıza çıkardığı bir diğer büyük isim. Gözlerimizle görebildiğimiz kadarıyla biliyorduk uzayı.

'Bir kere gittim yeter, bir daha gitmem...'

'Farklı düşünmeliyiz' diyen Astronot Kate Greene bir kaç ay önce katıldığım webinarda bize ilham veren Helen Sharman ile başlayan webinar üyeliğimizin karşımıza çıkardığı bir diğer büyük isim.

Gözlerimizle görebildiğimiz kadarıyla biliyorduk uzayı. Sonra birden astronot yetiştirmeye başladık. Gözümüze çarpmayan, duyularımızı aşan yıldızlarla dolu bir evrenin içindeyiz, keşfedecek çok şey var daha ve hem insan zekası hem de yapay zekaya güvenerek veri toplamaya devam ediyoruz. Perşembe akşamı oturduk ekran karşısına yürekleri ağzında bekleyen NASA'lılar ile birlikte bekledik, yepyeni bir mucizeye şahit olduk.  Mars'a bir adım daha attık. Siz ne derseniz deyin, bana göre bir mucize.

Aynı gün Royal Institution webinarında 'Once Upon a Time I Lived on Mars' başlıklı kitabın yazarı Kate Greene'i dinliyordum. Hayatına anlam veren, doğuştan getirdiği yetenekleri hakkıyla kullanan akıl dolu bir kadın.

haberler.com/partner/RssImage.aspx?img=https://i1.wp.com/www.spacemagturkiye.com/wp-content/uploads/2021/02/Once-Upon-a-Time_I_Lived_on-mars.jpg&width=600&quality=100" alt="" width="194" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.spacemagturkiye.com/wp-content/uploads/2021/02/Once-Upon-a-Time_I_Lived_on-mars.jpg'resize=194%2C300&ssl=1 194w, https://i1.wp.com/www.spacemagturkiye.com/wp-content/uploads/2021/02/Once-Upon-a-Time_I_Lived_on-mars.jpg'resize=518%2C800&ssl=1 518w, https://i1.wp.com/www.spacemagturkiye.com/wp-content/uploads/2021/02/Once-Upon-a-Time_I_Lived_on-mars.jpg'w=663&ssl=1 663w" sizes="(max-width: 194px) 100vw, 194px" data-recalc-dims="1">

Konuşmasına kitabından bir kaç sayfayı paylaşarak başladı ve Hawai'deki görev detaylarını anlattı. Hiç sıkılmadan dinledim, daha önce duymadığım isimlerden -mesela Wernher von Braun'dan  -haberdar oldum, daha önce aklıma gelmeyen meraklar doğurdu söyledikleri.  Tarihe gitti Braun'un roket teknolojisine katkılarına değindi ve anlaşılan Almanya Londra'yı Braun'un roketleriyle bombalamasa bugün uzaya seyahat belki de mümkün bile olmayabilirdi. Kısa kes yaz ne yazacaksan diyenler için hemen hızla devam ediyorum.

Astronot olmak isteyen herkes Kate'i duymalı, okumalı. Yemek ve bu konuda yapılan araştırmalar, testler, fiziksel, psikolojik, sosyolojik ve kültürel detaylar konusunda bilgisi sonsuz. Mars'a gidecek astronotların her şeyden önce adapte olmaları gerekecek 2.5 yıllık sürecek yolculukta yaşayacakları ve Mars'a varınca en çok neleri özleyecekleri masal gibi geldi kulağıma. İletişim sorunları, ufak tefek şeylerden çıkan tartışmalar, uyku problemleri, haftada bir kere alacakları duşa kadar değindi. Dünya üzerinde Mars'ta astronotçuluk oynamaktan bahsetti. Ölüm kalım meselesi olmasa da bu eğitimin normal bir tarafı olmadığı kesin.

Hem kişisel deneyimlerle dolu hem de tarihi gerçeklerden bahseden kitabını anlattı. Bilim ve yazarlık geçmişinin 700 kişinin arasından seçilmesinde etkisi olabileceğine değindi ama neden seçildiğini kendisi de bilmediğini çünkü hiç sormadığını belirtti.

Yumurta kristalleri yemenin verdiği heyecan konuşurken yüzüne yansıyordu.

YORUMLARINA DOYAMADIM

Aşağıdaki ilginç başlıklar astronotluğa ilgili herkesin bilmesi gereken şeyler; Third Quarter Syndrome, İzolasyon yan etkileri, Mikro Stimuli…

Lazer denince yine heyecanlandı Kate, bu konuda bilmediğimiz bir şeyler bildiği kesin.

Kimin aklına gelirdi bir astronot bacaklarınızdan bir angarya, bir kas yığını diye bahsedecek, güzel güzel onu da açıkladı. Avrupa Uzay Ajansının engelli bir astronot fikri de buradan geliyor anlaşılan, ideal fiziksel özellikler ilk astronotlarda arananlarla bir değil artık.

Uyku üzerine de araştırmalar yapmış olan Kate sıfır yerçekimi ortamını ve insan vücuduna etkilerini de atlamıyor. Dünya üzerinde uzayda gibi yaşayıp sonra bu fiziksel etkileri vücutlarından atmak için terapi almaları...Yanlarında deney için götürdükleri bitkilere bağlanmaları, robot evcil hayvanlar, astronotların akıl sağlığı hakkında konuşmayı zayıflık olarak görmeleri...

Economist yazarı Tom Standage'a geliyor sıra ve kitabında da yer verdiği örnek, özel şirketlerin uzaya gitmesi ile ilk kutup keşiflerini karşılaştıran Standage'ın söylediği şey, yani Mars'a gitmeden önce kutup yolculuklarını inceleyip bunlardan ders alınması gerektiği.

Nepotisme de değinince merak ettim, siz de merak ederseniz işte link, .

Yorumlarını, deneyimlerini, fikirlerini dinlemeye doyamadım.

Uzay'a para harcamayı bırakıp bu parayı Dünya'yı kurtarmaya harcamak konusu açılınca Mars'ın Plan B gezegeni haline gelmesinin bir statü yarışı olduğunu ve doğru düzgün, dikkatlice düşünülmüş bir çerçevede sunulması gerektiğini anlatırken bir kaç soru sormak istedim kendisine.  Uzay projelerine harcama yapmayı bıraksak, o paraları bir kenara atsak Dünya problemlerine yetecek mi diye düşünürken, bir kaç dakika içinde buna benzer bir yorumda bulundu, ben de cevabımı aldım.

Umut, potansiyel, ilham, hayranlık gibi kelimeler kullandı, yeniden kullanılabilecek roketlere değindi, Phil Lubin'i dinleyin dedi, duymuş muydunuz kendisini ? Duyun, herkesin dinlemesi gereken bir astrofizikçi. Çok değil, 8 dakika 24 saniye....

Uzay yolculuklarında bir gün–henüz  inşa edilmemiş roketlerde koltuk rezervasyonu yaptıracak kadar -zengin kişilere de gelecek sıra elbet ama şimdilik uzaya gidebilmek için sıkı bir astronot hazırlığı şart.

Kaynak: Space Mag Türkiye

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title