Manisa: Manisa'da "Yanık Ülke Kula" Sempozyumu

Manisa: Manisa'da "Yanık Ülke Kula" Sempozyumu

Manisa'nın Kula yöresinin jeolojik yapı ve jeomorfolojik unsurların çeşitliliği bakımından Türkiye'nin, belki de dünyanın az rastlanan yerlerinden birisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Asaf Koçman, "Yörede görülen ve 3 ayrı nesli temsil eden volkan konileri, lav akıntıları, tüf örtüsü ve peribacaları ilginç jeomorfolojisi ile herkesin ilgisini çekmektedir" dedi.

Manisa: Manisa'da

Manisa'nın Kula yöresinin jeolojik yapı ve jeomorfolojik unsurların çeşitliliği bakımından Türkiye'nin, belki de dünyanın az rastlanan yerlerinden birisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Asaf Koçman, "Yörede görülen ve 3 ayrı nesli temsil eden volkan konileri, lav akıntıları, tüf örtüsü ve peribacaları ilginç jeomorfolojisi ile herkesin ilgisini çekmektedir" dedi.


Ege Üniversitesi İzmir Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Kula Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen 'Geçmişten Geleceğe Köprü: Yanık Ülke Kula' sempozyumunda 'Kula Yöresi Peribacaları ve Doğal Anıtların Jeoturizme Kazandırılması' konulu bir tebliğ sunan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Koçman, Kula yöresinin jeopark haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Jeoparkların coğrafi unsurların korunmasını sağlayan bir statü olduğunu belirten Koçman, günümüzde dünya turizmindeki gelişmelere paralel olarak, turistlerin büyük bir çoğunluğunun yenilik ve çeşitlilik isteklerinin ön plana geçtiğini söyledi. Prof. Dr. Koçman, "Bu nedenle alternatif turizm türlerine ilgi artmış ve bu bağlamda doğal, sosyal ve kültürel konuları içeren turizm alanları önem kazanmıştır. Turizm alanındaki gelişmeler kapsamında bazı yörelerin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin, turizme kazandırılması olanakları doğmuştur. Bu bağlamda ilginç ve nadir bazı doğal değerlere sahip yöreler, turizmde ürün çeşitlendirme çalışmaları kapsamında, özel ilgi alanları olarak öne çıkarılabilir. Turizmdeki gelişmelere eğitimsel, bilimsel öğeli turizmin eklenmiş olması, bilim tutkunları için ilginç jeolojik ve jeomorfolojik şekiller özel ilgi odakları oluşturmaktadır. Çevrenin coğrafi özelliklerine bağlı olan jeoturizm, yeni bir eğilim olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır" diye konuştu.


Kula yöresinin jeolojik yapı ve jeomorfolojik unsurların çeşitliliği bakımından Türkiye'nin, belki de dünyanın nadir, az rastlanan yerlerinden birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Koçman, "Yörede görülen ve 3 ayrı nesli temsil eden volkan konileri, lav akıntıları, tüf örtüsü ve peribacaları, ilginç jeomorfolojisi ile herkesin ilgisini çekmektedir. Kula yöresindeki bütün bu şekil unsurları çok genç ve tahrip edilmemiş durumda olup evrensel eğitim ve bilime kılavuz oluşturacak doğal anıtlardır. Ayrıca prehistorik insanın ayak izlerini de taşıyan bu şekillerin oluşumunu sağlayan tektonik izlerle, jeotermal ve maden suyu kaynakları jeoturizm bağlamında değerlendirilebilir. Kaldı ki, yörenin bu ilginç doğal varlıkları yanında zengin kültürel değerlerinin (antik yerleşmeler, geleneksel mimari, el sanatları gibi) de turizme entegre edilmesi suretiyle etkin bir bilim ve kültür hizmeti gerçekleştirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.


Volkanik oluşum ve şekilleriyle jeoturizm konusunda özel ilgi odağı olabilecek doğal unsurlara bolca sahip olan Kula yöresinin, aynı zamanda arkeolojik, tarihsel ve kültürel değerlerle turistlerin isteklerine yanıt verebilecek değerler ve kaynaklar yönünden zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Koçman, "Yörede volkanizma etkinlikleri ile oluşan ve her biri bir doğal anıt niteliğindeki şekillere de rastlamak mümküdür" dedi.

Kaynak: İHA