Lefkoşa: Orams Davasının Kıbrıs Rum Kesimindeki Yankıları Sürüyor

Lefkoşa: Orams Davasının Kıbrıs Rum Kesimindeki Yankıları Sürüyor

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasıyla ilgili kararı Güney Kıbrıs gündemine hakim olmaya devam ediyor. Rum gazeteleri bugün de karar sonrasında Güney Kıbrıs'tan yükselen tepkilere geniş yer verdi.

Lefkoşa: Orams Davasının Kıbrıs Rum Kesimindeki Yankıları Sürüyor

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasıyla ilgili kararı Güney Kıbrıs gündemine hakim olmaya devam ediyor. Rum gazeteleri bugün de karar sonrasında Güney Kıbrıs'tan yükselen tepkilere geniş yer verdi.

Güney Kıbrıs'ta yayınlanan gazetelerden Politis, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasındaki kararını dayandırdığı; Avrupa müktesebatının KKTC hudutları içerisinde uygulanmasının ertelenmesine ilişkin Güney Kıbrıs-AB Katılım Sözleşmesi'nin 10. Protokolü'ne mahkeme tarafından getirilen yorumu tersine çevirecek, matbu malzeme bulmanın zor mesele göründüğünü bildirdi. Haberi, "Delillendirmek Zor - Siyasi Partiler Kıbrıs Sorununa Etkilerinden Endişe Ediyor - Kıbrıs Cumhuriyeti Kendini, Gerekli Hukuki Silahları Aramaya Vermeli" başlık ve spotlarıyla yansıtan gazete, Rum avukat Konstantinos Kandunas'ın dün yeniden, uygun matbu malzemenin sunulmasıyla temyiz görüşmesi sırasında davanın kazanılmasından iyimserlik belirtmesine rağmen, Rum hukuk çevrelerinin bu aşamada mahkemeyi 10. Protokolü başka şekilde yorumlamaya zorlayacak hukuki silah bulunmadığını söylediklerini yazdı. Gazete özetle, "Hukuk çevrelerinin gazetemize söylediğine göre; bu malzemeyi yalnız Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bulabileceğini, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'nin yetkili organları aracılığıyla, Avrupa müktesebatının işgal bölgelerinde uygulanmasının ertelenmesinin, sahte devlette hakim olan durumun değil, cumhuriyetin ve vatandaşlarının korunmasını hedeflediğini belirtecek malzeme elde etmesi gerektiğine işaret ediyorlar. Böyle bir malzeme olsaydı halihazırda; Meleti Apostolidi'nin savunma tarafını güçlendirmek amacıyla dava İngiliz Yüksek Mahkemesi'nde görülürken sunulurdu. Kandunas dün; durumu tersine çevirecek malzemenin var olduğunu ve temyiz aşamasında sunulacağını tekrarladı. 'Yararlı malzeme; 10. Protokol'e farklı bir yorum getirecek olan malzemedir' diyen Kandunas, mahkeme kararında Kıbrıslı Rum göçmenlerin haklarıyla ilgili pek çok olumlu nokta bulunduğunu belirtti. Kandunas, '10. Protokole getirilen yorum Orams tarafının argümanlarından kaynaklanmıyor, yargıcın yaklaşımındadır. Yargıç, elinde başka bir yorum getirebileceği malzeme bulunmadığını söyledi. Ancak ben, var olduğunu söylüyorum' diye konuştu.

Yine hukuk çevreleri mahkeme kararında var olan diğer bir olumsuz noktanın ise; davanın Kıbrıs'taki mahkemede görüldüğü sırada Orams çiftine kendini savunmak için yeterince zaman tanınmamasıyla alakalı olduğuna dikkat çekiyor. Davaya şu ya da bu şekilde Lüksemburg'taki Avrupa Adalet Divanı'nın da karışması bekleniyor. Bu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ya 10. Protokolün yorumuna ilişkin peşinen bilirkişi görüşü istemesi ya da davanın İngiliz Temyiz Mahkemesi tarafından Lüksemburg'a havale edilmesi durumunda etkilenen taraf olarak müdahil olmasıyla gerçekleşecek.

Bu arada hükümet dün de hedef tahtasına; İngiliz Mahkemesi'nin kararında yer alan olumlu noktaları koydu ve Orams çiftiyle ilgili alınan kararın icrası talebinin reddedilmesinin esasına dokunmaktan kaçındı. Hükümet Sözcüsü Hristodulos Paşardis, kararın işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum mallarının yasadışı şekilde satın alınması ve bu malların tasarrufunda bulundurulmasını hiçbir şekilde meşrulaştırmadığını söyledi. Bu konunun kapanmadığını kaydeden Paşardis, son sözü Avrupa Adalet Divanı'nın söyleyeceğine işaret etti. Paşardis, "Elbette, mülkiyet konusundaki kişisel çabaların Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerini olumsuz etkileyebileceği iddiası da geçerli değildir. Başkasına ait malı işgal etmenin kısa veya uzun vadede sonuçları olur" dedi.

AKEL Partisi Basın Sözcüsü Andros Kiprianu ise, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin ilgili kararını 'Olumsuz ancak nihai değil' sözüyle yorumladı. Kiprianu, "Bu karar maalesef siyasi kriterlerle de alındı. Uluslararası sorunların kişisel mahkeme başvurularıyla çözülemeyeceğini yargıcın kendisi söyledi. Siyasi bir sorun olarak Kıbrıs sorununun kapsamlı olarak müzakere masasında çözüleceği doğru olmakla birlikte, mahkeme kararlarına siyasi kriterler giremez." ifadelerini kullandı.

DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis, davayla ilgili yoğun kaygılarını dile getirerek, "Olumlu noktalarına rağmen karar, malları işgal edenlere hiçbir yaptırım getirmiyor" derken, daha da ileri giderek, "İç yargı imkanlarının süregelen gaspları caydırmak yerine cesaretlendirmesi tehlikesi artık görünürdür" dedi.

EDEK de İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin siyasi kriterler içeren kararını "devekuşu gibi başını kuma gömme olarak niteledi" şeklinde yazdı. Gazete, Orams çiftinin evinin üzerinde bulunduğu arsayla ilgili mülkiyet hakkının ihlal edilmesi konusunda haklı görülmeyen Meletis Apostolidis'in dünkü basın toplantısı sırasında kaygılı göründüğünü de yazdı. Gazeteye göre Apostolidis yaptığı açıklamada; mahkeme kararı okunurken hayal kırıklığı ve öfke duyduğunu, ancak temyiz görüşmesi sırasında kararın tersine çevrileceğini umduğunu söyledi. Apostolidi'nin avukatı Kandunas, mahkeme masrafı olarak ödemeleri gereken meblağla ilgili olarak, "Bir göçmenin mücadelesine yardımcı olmak isteyecek pek çok finansör bulunduğunu" söyledi.

Alithia gazetesi ise haberi manşetten, "Gaspçılar Artık Tehlikede Değil - Kıbrıs Rum Malı Alıcısı İngilizler Tarafından Mesaj Alındı - Zincirleme Etkiler: Türk Basını Kutluyor - 30 Uluslararası Medya Kuruluşu Kararı Yayımladı - 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' Resmi Geçit Yapıyor - Kıbrıs Hükümeti Olumlu Gelişmeleri Öne Çıkarıyor" başlık ve spotlarıyla aktardı. Gazete, KKTC'den mal satın almayı hedefleyen İngilizler'e verilebilecek en kötü mesajın verildiğini, Orams kararının, artık tehlike olmadığı konusunda ikna ettiğini, 30 uluslararası medya kuruluşunun Orams'ların haklı bulunduğunu yayımladığını, Türk basınının kutlama yaptığını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin TIMES, BBC ve bütün İngiliz medyasında resmi geçit yaptığını, ancak Rum yönetiminin, memnuniyetini belirtecek bir şey bulduğunu yazdı. Gazete haberinin "Gaspçılar Tehlikede Değil - İngiliz Yargıcın ve İngiliz Basınının Mesajı" başlığıyla iç sayfasına aktardığı bölümünde özetle, "İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasındaki kararını dayandırdığı yorumla işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum malı gaspçısı İngilizlere verilen mesaj; ne işgal bölgelerinde gasp etmekte oldukları malları ne de İngiltere'deki mallarını kaybetme tehlikelerinin olmadığı mesajıdır. Meletis Apostolidis'in temyize gideceğine çok az yer veren, ancak nihai kararı Avrupa Adalet Divanı'nın vereceğinden hiç söz etmeyen İngiliz medyası bu sonucu çıkartıyor. İngiliz medyasının tamamı, Orams'ların hem KKTC'deki yazlıklarını hem de İngiltere'deki evlerini ellerinde tutmak için verdikleri savaşta önemli zafer kazandıklarından söz ediyor. İngiliz medyası, 'Kararın benzer durumda olanların da Kıbrıs mahkemelerinin kararlarından korkmadan KKTC'ye yatırım yapmalarına olanak tanıdığını' yazdı. Lefkoşa'daki hukuk çevreleri, İngiliz yargıcın; Avrupa müktesebatının Kıbrıs Cumhuriyeti'nin işgal altındaki bölgelerinde uygulanmasının ertelenmesine atıfta bulunmakla kötü ettiğini değerlendiriyor. Aynı çevreler, müktesebatın uygulanmasına, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin, Türk işgali nedeniyle müdahale etme olanağına sahip olmadığı işgal bölgelerinde yapılan hareket ve faaliyetlerden dolayı cezalandırılmaması amacıyla erteleme getirildiğini; ancak bunun Avrupa müktesebatının herhangi bir bölümünün gerek Kıbrıs Cumhuriyeti gerek başka bir AB üyesi devletin uygulamaması gerektiği anlamına gelmediğine işaret ediyorlar" düşüncelerine yer verdi. Gazete haberinin "Artık Endişe Edin - Kıbrıslı Türkler İşgal Bölgelerinin Efendisi ve Özgür Bölgelerin Ortağı - Anastasiadis: İngiliz Vatandaşları Mesajı Aldı - EDİ: 'Bizi Çıkmazdan Ancak Çözüm Çıkarır'"başlığıyla iç sayfasına aktardığı haberinde ise, "İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasıyla ilgili çok önemli kararının büyük tehlikelerini hissedenin yalnız muhalefet olduğu görünüyor. DİSİ ve EDİ; Orams'ların haklı görülmesinden sonra tehlikenin bizim mahkeme prosedürlerimize yöneldiğinin gözle görünür ve işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum malı gaspçılarının artık tehlikede olmadığı ana mesajının da verilmiş olduğu uyarısında bulundu.

DİSİ Partisi Başkanı Nikos Anastasiadis, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin önceki günkü kararı sebebiyle meydana gelen gelişmeden kaygı belirtti. Anastasiadis, "Kıbrıs Rum malları yasadışı kullanım ve siyasi bir soruna çözüm için hukuki çabalar aracılığıyla kaybedilirken, Kıbrıslı Türkler Ankara'nın teşvikiyle, Güney'deki mallarını talep etmekten vazgeçmeyecek.

Maalesef Kıbrıs sorununun daha adil şekilde çözülmesi zamanının tersine çalıştığını ve Denktaş'ın çözüm olarak önerdiği; ya mal mübadelesine -ki Kıbrıslı Türkler Güney'deki mallarını talep etmeye devam ederlerse bunun olacağından şüpheliyim- veya tazminatlara sürüklenmekte olduğumuzu fark ediyoruz. Soru şu: mücadeleyi para için mi, yeniden birleşme için mi, Kıbrıslı Rumların yeniden kök salması için mi, Kıbrıslı Türklerle bir arada yaşamak için mi veriyoruz? Cherie Blair'in; zaferi mahkeme binasında kutlayacağını söylemesi, gaspçılara hiç kimsenin dokunamayacağının habercisidir. Mesaj; işgal bölgelerinden Kıbrıs Rum malı alabilirsiniz ve kimse size dokunamazdır... Mesele, kararı bizim Kıbrıs'ta nasıl yorumladığımız değil, gaspçılara karşı tedbir olmadığını yayımlayarak gaspçıların hiç ceza görmeden ellerinde mal bulundurabilecekleri mesajını vermeyi nasıl başardıklarıdır. Hükümetin ve özellikle de Başkan Papadopulos'un rolü siyasidir ve cesaret, gerçekçilik, olguları doğru değerlendirme ve Kıbrıs sorununun çözümünü zamana yaymanın sonucunun ne olduğunu da hesaplamak gerekir.' EDİ Partisi de yayımladığı açıklamayla, yeni maceraları ancak Kıbrıs sorununa kesin bir çözüm bulunmasını engelleyeceğini, aksi halde Kıbrıslı Türklere; işgal bölgelerinin efendisi ve özgür bölgelerin de ortağı haline gelmeleri tehlikesinin aşikar olduğu görüşünü ortaya koydu.

Öte yandan Simerini gazetesi, "Söz Avrupa Adalet Divanı'nda - Hükümet Orams Davasından Endişeli Değil - Paşardis: Konu Bitmedi" başlık ve spotlarıyla verdiği haberinde, Rum yönetiminin, Orams davası nedeniyle endişe etmediğini, Sözcü Hristodulos Paşardis aracılığıyla konunun henüz bitmediğini açıkladığını yazdı. Gazeteye göre Paşardis, "Son Söz Avrupa Adalet Divanı'nındır" diyerek, Rum yönetiminin Avrupa müktesebatının KKTC sınırları içerisinde uygulanmasının ertelendiği 10. Protokolü yorumlaması için Avrupa Adalet Divanı'na başvuracağını ima etti. Paşardis, İngiliz Yüksek Mahkemesi kararının, KKTC'deki eski Rum mallarının alım-satımını ve tasarrufta bulundurulmasını "hiçbir şekilde meşrulaştırmadığını" savunarak, "Aksine; işgal altındaki Kıbrıs Rum mülkünün yasal sahiplerine ait olduğunu ve herhangi bir alım satımın veya kullanımının başkasına ait malı ihlale girdiğini teyit eder. Elbette Kıbrıs Türk liderliğinin; mülklerle ilgili kişisel çabaların Kıbrıs sorununun çözümü perspektiflerini olumsuz etkileyebileceği iddiası geçerli değildir. Kıbrıs sorununun çözüm perspektifleri kişisel hakların kullanımından değil, çözüm bulmadaki iyi niyet ve siyasi irade eksikliğinden etkilenir. Bu eksiklik de bizim tarafın niteliği değildir. Orams kararıyla ilgili olarak yapılan kutlamaların esaslı hiçbir karşılığı yoktur" cümlelerine yer verdi. Gazete, DİSİ Partisi Başkanı Nikos Anastasiadis'in açıklamasına da yer verdiği haberinde; Orams kararının Kıbrıs sorununun nihai çözümünde yeni karışıklıklara yol açacağı görüşünü öne çıkardı. Gazeteye göre Anastasiadis, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin AİHM'in KKTC'deki herhangi bir iç yargı imkanını kabul etmesi halinde, çok daha ciddi olumsuz gelişmeler olabileceğinden endişe duyulduğunu belirtti. Anastasiadis, ancak Kıbrıs sorununa nihai bir çözüm bulunması durumunda yeni komplikasyonların engellenebileceğini söyledi.

En yüksek tirajlı gazete olan Fileleftheros ise, "Tek Yol Avrupa Adalet Divanı'na Başvurmak - Orams Davası 10. Protokolün Yorumuna Bağlı" başlıklı haberinde, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasındaki kararını dayandırdığı tek nokta olan 10. Protokolün açıklığa kavuşturulması için Lüksemburg'taki Avrupa Adalet Divanı'na başvurmanın artık tek yol olduğunu yazdı. Gazete, gerek Rum yönetiminin, gerek Rum Başsavcının, gerekse Apostolidi'nin avukatı Konstantinos'un dünkü açıklamalarında; özellikle İngiliz Temyiz Mahkemesi'ne yapacakları başvuruya ve bu çabanın ikinci aşaması olan; 10. Protokole getirilen yorumun açıklığa kavuşturulması için Avrupa Adalet Divanı'na gitme konusunu öne çıkardığını belirtti.

Kominist AKEL Partisi'nin yayın organı Haravgi ise, AKEL tarafından yapılan açıklamayı okurlarına manşetten, "Yasadışılık Kaldırılmıyor - AKEL, Orams Davasındaki Kararın Olumsuz Olduğuna, Ancak Nihai Olmadığına İşaret Ediyor" başlığıyla aktardı.