Lefkoşa: Kıbrıslı Rumlar Orams Kararını Temyize Götürüyor

Lefkoşa: Kıbrıslı Rumlar Orams Kararını Temyize Götürüyor

Meletis Apostolides isimli Rum'un KKTC'deki eski toprağı üzerine ev inşa ettikleri gerekçesiyle İngiliz Orams çifti hakkında Rum kesiminde açtığı ve çiftin İngiltere'deki mallarına el konulması istemiyle İngiliz Yüksek Mahkemesi'ne taşınan davanın, davacının taleplerinin reddedilmesiyle sonuçlanması, Rum basınında geniş yer buldu.

Lefkoşa: Kıbrıslı Rumlar Orams Kararını Temyize Götürüyor

Meletis Apostolides isimli Rum'un KKTC'deki eski toprağı üzerine ev inşa ettikleri gerekçesiyle İngiliz Orams çifti hakkında Rum kesiminde açtığı ve çiftin İngiltere'deki mallarına el konulması istemiyle İngiliz Yüksek Mahkemesi'ne taşınan davanın, davacının taleplerinin reddedilmesiyle sonuçlanması, Rum basınında geniş yer buldu.

Kamuoyunda "Orams Davası" olarak bilinen, Meletis apostolides isimli Rum'un, KKTC'deki eski toprağı üzerine ev yapan İngiliz Orams çifti hakkında açtığı dava, davacının taleplerinin reddedilmesiyle sonuçlandı. Orams çiftinin İngiltere'deki mallarına el konulması istemiyle İngiliz Yüksek Mahkemesi'ne taşınan davanın sonucu Rum basınında geniş bir şekilde ele alındı. Dünkü sonucun KKTC'deki eski Rum mallarının akıbetine ilişkin olarak pek çok olumsuz etkisi olacağı yorumunda bulunan gazeteler haberi manşetlerine çekti. Politis, "Orams Davası Kargaşaya Kapı" başlığıyla verdiği haberinde "İşgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum mal pazarı yeniden açılıyor", "Meletis Apostolidis'ten derhal 75 bin Sterlin ödemesi isteniyor", "Cezasız suç", "Orams çiftini 10. protokole getirilen yorum kurtardı" spotlarını kullandı. Haberde, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams çiftiyle ilgili "kararının ertesi gününün" KKTC'deki eski Rum mallarının akıbetine pek çok olumsuz etki yapmasının muhtemel olduğunu yazdı. Gazete, İngiltere Yüksek Mahkemesi'nin Güney Kıbrıs'ın AB Katılım Anlaşması'nın 10. Protokolü'ne getirdiği yorumun Orams çiftini kurtardığını ve KKTC'deki eski Rum mallarının bundan sonra hiçbir yaptırım olmadan alım-satımına "bahane" sağladığını belirterek, haberi, "Hükümet ve Meleti Apostolidi'nin savunma tarafı için savaş kaybedilmiş olabilir, ancak onlar; 'savaş şimdi başlıyor' diyor. Kararın çeşitli noktalarındaki silahlarıyla, temyiz prosedürü aracılığıyla galip olmayı umuyorlarsa da Orams davası; Avrupa Adalet Divanı'nda belirlenecek gözüküyor. Bu, 2-3 yıl sürecek bir prosedürdür ve o zamana kadar Türk tarafı; Kıbrıs Rum malı satışlarının yasa dışı olabileceğini, ancak herhangi bir yaptırım uygulanamayacağını ilan edebilir. İngiliz Yüksek Mahkemesi Orams çiftinin, Lapta'daki evlerini yıkmaları ve Apostolidi'ye tazminat ödemelerini öngören mahkeme kararının yerine getirilmemesi başvurularını kabul etmekle kalmayıp Meleti Apostolidi'den; Oramslar'dan yüzde 75 daha fazla mahkeme masrafı ödemesini isteyerek, davanın galibini ve mağlubunu açıkça gösterdi. İngiliz Mahkemesi'nin kararı; Kıbrıs'ın AB'ne Katılım Anlaşması'nın; Avrupa müktesebatının işgal bölgelerinde uygulanmasının ertelenmesini öngören 10. Protokolü'ne yine kendisinin (Mahkemenin) getirdiği yoruma dayanıyor. Bu bağlamda mahkeme; AB üyesi başka bir ülkenin mahkeme kararını, müktesebatın uygulanmadığı bir bölgede cereyan eden bir dava için uygulamada yetki sahibi olmadığı hükmüne vardı. İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin kararı tam da bu noktaya dayanıyor ve işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum mallarının AB vatandaşlarına satışlarını etkileyecek bir davadaki olumsuz gelişmeyi teşkil ediyor. Bu itibarla Mahkeme'nin kararı Meleti Apostolidi ve genel olarak Kıbrıslı Rum göçmenler lehine saptamalar içeren pek çok nokta içeriyor. Kararda; Kıbrıs'ın kuzey kesiminde Türk istilasından ve işgalinden söz ediliyor ve Kıbrıs Mahkemesi'nin; Orams çiftinin Apostolidi'nin malına yasadışı şekilde müdahale ettiği kararına itiraz etmiyor. Yani diğer bir deyişle; karar işgal bölgelerinde olan yasa dışılığı kabul ediyor ama yargı kararının icra edilememesine genel atıfta bulunuluyor. Yine; işgal bölgelerinde izlenen prosedürlerin sonuç getiriciliğinin olmadığı kararından, 'KKTC'nin ve 'mevzuatının' tanınmadığından söz ediliyor olması da çok önemlidir. Buna paralel olarak İngiliz Yüksek Mahkemesi kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Titina Loizidu ve Mira Ksenidi-Aresti davalarına ilişkin karar sonuçlarını benimsiyor. Şunu da belirtmek gerekir ki karar metninin tamamında yargıç 'KKTC' ifadesini kullanırken tırnak ("") işareti kullanmazken, bunun (KKTC'nin) Kıbrıs Cumhuriyeti'nin denetlemediği bölgede fiili denetim yapan olduğu gözlemine yer veriliyor" şeklinde verdi.

Gerek Başsavcı Petros Kliridis gerek Meleti Apostolidi'nin avukatı Konstantinos Kandunas mahkeme sonuçlarını yorumlarken; halihazırda dün uygulanan temyizin görüşülmesi sırasında, sahnenin tersine çevrilmesi garantilerinin bulunduğunu vurguladı.

"YOLUN SONU DEĞİL, AVRUPA ADALET DİVANI'NA GÖTÜRÜLMELİ"

Başsavcı Kliridis yazılı açıklamasında; dünkü mahkeme kararının yolun sonu olmadığını, durumun Lüksemburg'da Avrupa Adalet Divanı önünde (prosedürler 3 yıl sürebilir) belirleneceğini kaydetti. Kliridis, 'İngiliz mahkemesi, mahkemenin elindeki; üye bir devletin mahkeme kararını başka bir üye devletin kaydetmesi ve yerine getirmesini güvence altına alan Avrupa tüzüğünün bu davada uygulanamayacağı hükmüne vardı. Bu da 10. Protokol'e getirilen yorumdan kaynaklandı. Ancak Avrupa müktesebatının işgal bölgelerinde uygulanmasının ertelenmesi; Kıbrıs Cumhuriyeti'ni, denetimi altında olmayan bir yerde müktesebatı hayata geçirme yükümlülüğünden kurtarmayı hedefliyordu. Bu bağlamda erteleme yalnız; başta ortaya konulan hedefle bağlantılı yorumlanmalıdır. Avrupa Hukuku'nu ve AB kurallarının yorumunu yapma konusunda en yetkili merci Avrupa Adalet Divanı'dır, bu dava da incelenmek üzere Adalet Divanı'na havale edilmelidir. İngiliz Yüksek Mahkemesi kararında şu olumlu noktalar yer alıyor: Mahkeme, ihtilaflı mülkün Kıbrıs Cumhuriyeti içinde bulunduğunu tanıdı, Kıbrıs mahkemesinin ihtilaflı mülkle ilgili prosedürünü tanıdı ve Kıbrıs mahkemesinin kararını gözden geçirme hakkı olmadığını teslim etti" ifadelerini kullandı.

Konstantinos Kandunas ise başvurusunu yapmış olduğu temyizin varacağı sonuçla ilgili iyimserlik belirterek, İngiliz yargıca 10. Protokol'ü yorumlama olanağı bırakmayacak uygun yazılı matbuat bulunduğunda, terazinin Apostolidi'nin lehine ağırlaşacağını söyledi. Meletis Apostolidis de kararı 'hatalı' diye niteleyerek temyizin varacağı sonuç konusunda iyimser olduğunu söyledi.

"KARAR AVRUPA TUTUKLAMA EMİRLERİNİ DE OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR"

Avukat Hristos Kliridis, "Davanın günün sonunda Lüksemburg'daki Avrupa Adalet Divanı'na gideceği görüşündeyim. İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin kararından, temyize gitmenin haklı olduğu ortaya çıkıyor. Temyiz incelemesi sırasında mahkemenin Lüksemburg'a; AB'nin 44. tüzüğüyle ilgili olarak 10. Protokolün yorumunu sorması kuvvetle muhtemeldir. Türk tarafı şimdi davayı, Kıbrıs Rum malı satışları için istismar etmeye çalışabilir. Ancak, sahte devletin ve mevzuatının tanınmadığı gibi olumlu noktalar var. Hükümet, uluslararası camiaya, işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum malı satın alımlarının halen yasadışı olduğu mesajını vermelidir. 10. Protokol'e İngiliz Yüksek Mahkemesi tarafından getirilen yorum Avrupa tutuklama emirlerini de olumsuz etkileyebilir" dedi.

Eski Başsavcı Alekos Markidis de 'Bir kere oynamaya karar verdiklerinde bunu sonuna kadar yapmalıdırlar' dedi ve Orams davasına, temyizle ve Avrupa Adalet Divanı'na götürmekle devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu prosedürün tehlike içerip içermediği sorulduğunda Markidis, "Tehlike halihazırda gelmiştir. Dava, Adalet Divanı'nda kazanılacaksa o zaman başaracağız, değilse bugün olduğumuz noktada kalacağız" şeklinde konuştu. Titina Loizidu davasının mağlubiyetle başladığını ancak hepimizin bildiği şekilde geliştiğini hatırlatan Alekos Markidis, "Olguların yoluna konulduğu temel ile Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dünkü kararın tersine çevrilmesi ümitlerini korumak istiyorsa 'oynamaktan' başka çaresi yoktur" dedi.

PAŞARDİS'İN YORUMU

Aynı gazete "Lefkoşa Olumlu Noktalara İşaret Ediyor" ve "Hükümet, 'Kıbrıs Rum Malları Tanınıyor' Diyor" başlığıyla yansıttığı haberinde Rum Yönetimi Sözcüsü Hristodulos Paşardis'in dün akşam yaptığı yazılı açıklamada İngiliz Yüksek Mahkemesi kararının olumlu noktalarını öne çıkardığını bildirdi. Gazeteye göre Paşardis, yazılı açıklamasında karara ilişkin olarak, "Karardan, sahte devlet toprağının Kıbrıs Cumhuriyeti içerisindeki toprak olduğu; Kıbrıs mahkemelerinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin hükümranlık alanı içinde bulunan toprağın tamamı üzerinde yetki sahibi olduğu; Kıbrıs Türk bölgesinde malı bulunan Kıbrıslı Rum mal sahiplerinin, mallarının sahibi olmaya devam ettiklerini; sahte devletin yasalarının mal sahiplerini tapularından yoksun bırakamayacağını; yerinden edilmiş Kıbrıslı Rumlar'a (gerçek tapu sahiplerine) ait arazi satın almayı planlayan kişilerin, başkasına ait malı ihlal ettikleri ve buna uygun muamele görmeleri gerektiği ortaya çıkıyor" sözlerini sarf etti. Gazeteye göre Paşardis, bu dava konusunun, Orams çiftinin avukatlarının iddialarına rağmen, aslında Rum mahkemesinin kararı değil, bu kararın İngiltere'de uygulanması olanağıyla alakalı olduğunu öne sürdü. İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Rum mahkemesinin kararını uygulamada isteksiz davrandığını ve Kıbrıs Rum mallarını yasadışı olarak elinde bulunduranlara karşı aldığı kararları uygulama prosedürüne karışma yetkisi olmadığı beyanında bulunduğunu savundu. Paşardis, "İngiliz yargıca göre bu tür kararların icrası, mahkemelere kişisel başvurularla çözülmeyecek uluslararası bir sorundur. Yargıç, böyle bir şey için en uygun kurumun, sanık sandalyesinde Türkiye'nin oturacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olduğunun altını çizdi. İngiliz yargıç, AB Katılım Sözlecşmesi'nin 10. Protokolü'ne ve 44/2004 tüzüğüne bir dizi teknik yorum getirdi ve Avrupa müktesebatının sahte devletin denetimi altındaki bölgeyle ilgili konularda uygulanmadığını savundu. Esasında İngiliz Mahkemesi'nin kararı, AB üyesi ülkelerin mahkemelerinin, AB'ye üye başka bir ülkenin siyasi yargı kararlarını tanıması ve icra etmesine ilişkin AB'nin prosedürünü hayata geçirmeyeceğine ilişkindi. AB'nin yargı kararlarının uygulanması prosedürleri konusunda İngiliz Temyiz Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuştur. Ancak bu meseleye sonunda, temyiz tarafından gönderilmesinden sonra Lüksemburg'da karar verilecek. Sayın Apostolidi halihazırda İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin kararını İngiliz Temyiz Mahkemesi'ne götürme hakkını elde etmiştir ve davanın Lüksemburg'daki Adalet Divanı'na havale edilmesi de olasıdır. Bu arada; Sayın Apostolidi'nin Kıbrıs mahkemesinden elde ettiği kararı uygulatmak için kullanacağı başka prosedürler de var" şeklinde görüşlerini öne sürdü.

"KARAR, TERSİNE ÇEVRİLMEZSE MÜLKİYET KONUSUNDA YIKICI OLACAK"

Alithia da manşet haberini "Karar, Tersine Çevrilmezse Yıkıcı" "İşgal Altındaki Mülk Gaspları Meşrulaşıyor", "Yargıç Müktesebatın İşgal Bölgelerinde Uygulanmıyor Diyor", "Nihai Karar Muhtemelen Avrupa Adalet Divanı'nda Alınacak", "Yol Daha Uzun", "Meleti Apostolidi İyimser" başlık ve spotlarıyla okurlarına aktardı. Gazete, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasında aldığı, Rum mahkemesinin Oramslar ile ilgili kararını kayda geçirmeme kararının tersine çevrilmemesi halinde mülkiyet konusunda yıkıcı olacağı yorumunda bulunarak, "İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin 10. Protokol'e dayandırdığı kararının ardından hukuk çevreleri dün bu yorumu yaptı. İngiliz Mahkemesi bu kararıyla Kıbrıslı Rumlar'ın işgal bölgelerindeki mallarını işgal etmekte olan İngilizlere ve diğer AB vatandaşlarına masumiyet sağlıyor. Ancak dava Lapta'daki malın sahibi Meleti Apostolidi tarafından temyize götürülecek. Kararın İngiliz Yüksek Mahkemesi tarafından tersine çevrilmemesi durumunda da dava Avrupa Birliği'nin kuruluş sözleşmesi temelinde Avrupa Hukuku'nu yorumlama yetkisine sahip olan Avrupa Adalet Divanı'na götürülecek" şeklinde verdi.

Fileleftheros da manşetten duyurduğu haberini "Gaspçılara Arka", "İngiliz Mahkemesi Kıbrıs Rum Mallarının İstismar Edilmesine Olanak Sağlıyor" başlıklarıyla ele aldı. İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasında etkileri mülkler konusuna dokunan çok ciddi siyasi bir karar aldığını yazarak, "Kıbrıs Rum mallarının gasp edilmesinin yasadışı olduğuna işaret edilmesine rağmen Kıbrıs mahkemesinin bu davada aldığı kararı (malın iadesi, villanın yıkılması, tazminat) icra etme yetkisi olmadığı olduğu beyan ediliyor. İngiliz mahkemesinin kararı Türkler'e; alım-satımların yasadışı olmasına rağmen, bunun olumsuz etkilerine uğrama tehlikelerinin sınırlı olduğu konusunda Kıbrıs Rum malı gaspçılarını temin etme olanağı veriyor.

İngiliz yargıcın davaya siyasi yaklaştığı ortadadır. Yargıç 'Bu, uluslar arası bir sorun, kişisel mahkeme başvurularıyla çözülemez" dedi.

Mahi Gazetesi ise "İngiliz Mahkemesi Gaspçıları Haklı Gösteriyor", "Cherie Blair Gaspçılaraeanıyor ve işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum mallarının 'Zaferini' Şampanyayla Kutlayacak", "Başsavcı: Karar Yolun Sonu Değil" başlık ve spotlarıyla aktardı. Gazete, Rum Sözcü Hristodulos Paşardis'in dün Rum yönetiminin, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasında dün aldığı kararı, karar metnini inceledikten sonra yorumlayacağını açıkladığını da haberine ekledi.

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Orams davasına ilişkin dünkü kararını manşete çekmeyen tek gazete Simerini oldu. Gazete, "Esasa-İlişkin (Mülkiyete) Yeni Davalar", "İngiliz Mahkemesi Orams Çiftini Haklı Buldu" başlığını kullandı. Gazete, Rumcada "periusia" (mülk) anlamına gelen kelime yerine "peri-usia" (esasa dair) kelimesini kullandı.