Lefkoşa: AİHM'in KKTC'ye Karşı Açılan Arestis Davası ile İlgili Kararı

Lefkoşa: AİHM'in KKTC'ye Karşı Açılan Arestis Davası ile İlgili Kararı

Kamuoyunda, 'Arestis' Adıyla Anılan Davayla İlgili Kararını Bugün Açıklayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yaklaşık 1 Yıl Önce KKTC'de Kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu'nu 'İç Hukuk' Yolu Olarak Kabul Etti. AİHM Türkiye'yi, Maraş'taki Malı İçin 2 Milyon Euro Talep Eden Arestis'e, Mahkeme Masraflarıyla Beraber 900 Bin Euro Tazminat Ödemeye de Mahkum Etti.

Lefkoşa: AİHM'in KKTC'ye Karşı Açılan Arestis Davası ile İlgili Kararı

Kamuoyunda, 'Arestis' adıyla anılan davayla ilgili kararını bugün açıklayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yaklaşık 1 yıl önce KKTC'de kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu'nu 'iç hukuk' yolu olarak kabul etti. AİHM Türkiye'yi, Maraş'taki malı için 2 milyon Euro talep eden Arestis'e, mahkeme masraflarıyla beraber 900 bin Euro tazminat ödemeye de mahkum etti.

Uzmanlar, AİHM'nin Taşınmaz Mal Komisyonu'nu 'iç hukuk' yolu olarak kabul etmesinin, Türk tarafı açısından olumlu bir gelişme olduğuna vurgularken, süreç içerisinde tüm davaların komisyona yönlendirilebileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, AİHM'nin tazminat miktarını belirlerken Taşınmaz Mal Komisyonu'nun önerdiği miktarı dikkate almasının önemine de işaret etti. AİHM'nin Taşınmaz Mal Komisyonu'nu iç hukuk yolu olarak kabul etmesinin önemine vurgu yapan ve bu kararı Türk tarafı açısından 'hukuk zaferi' olarak niteleyen Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Tufan Erhürman, mahkeme masraflarıyla birlikte 900 bin Euroluk tazminat kararının da komisyon tarafından önerilen 460 bin KL'lik tazminat önerisine yakın bir rakam olduğuna dikkat çekti. Erhürman, kararın olumlu beklentileri karşıladığını söyledi. AİHM kararında, Arestis davasının bu aşamadan sonra komisyona yönlendirilmesinin doğru olmadığının belirtildiğine de dikkat çeken ve bunun hukuki süreç açısından yadırganacak bir tutum olmadığını belirten Erhürman, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun kuruluşuna kaynaklık eden mülkiyet yasasının ilgili karar çerçevesinde detaylandırılmamasının da davanın niteliği gereği olduğunu söyledi. DAÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dr. Kudret Özersay da, AİHM'in ilgili kararıyla Taşınmaz Mal Komisyonu'nu iç hukuk yolu olarak kabul etmesinin önemine dikkat çekti.

Buna karşın Arestis Davası'nın komisyona yönlendirilmemesinin de hukuki süreç ve ilgili davayla ilgili saptamaların komisyon kurulmadan önce yapılması nedeniyle normal karşılanması gerektiğini söyleyen Özersay, "Komisyon bir iç hukuk yolu olarak kabul edildi ama spesifik olarak Arestis Davası'na uygulanamayacağı sonucuna varıldı" diye konuştu.

Mahkemenin, önünde beklemekte olan diğer davalar bakımından Taşınmaz Mal Komisyonu'nun iç hukuk yolu olabileceği prensibini benimsemesinin önemine işaret eden Özersay, AİHM'in bir başka spesifik davada, mülkiyet yasasıyla sunulan tazminat, iade gibi farklı seçenekleri inceleyebileceği kanaatinde olduğunu da kaydetti. "Bu süre komisyona önündeki daha başka başvuruları da sonuçlandırma imkanı verecek" diyen Özersay, bunun da uzun vadede tüm davaların komisyona yönlendirilmesini sağlayabileceğini vurguladı. Özersay, AİHM'nin tazminat miktarını belirlerken Taşınmaz Mal Komisyonu'nun önerdiği rakamı esas almasının da ayrıca olumlu bir unsur olduğunu da ekledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu, mülkiyet sorunu konusunda iç hukuk oluşturma hedefiyle uzun tartışmaların ardından 19 Aralık 2005 tarihinde yasalaşarak uygulamaya giren mülkiyet yasası uyarınca oluşturulmuştu. Anayasanın 159. maddesine göre hazırlanan "Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi" adlı yasayla oluşturulan komisyon, kuzeyde kalan Rum malları için tazminat, takas ve mal iadesi öngören yasayı uygulamakla yükümlü bulunuyor. Sümer Erkmen başkanlığındaki Taşınmaz Mal Komisyonu'nda 2 de yabancı üye görev yapıyor.

Yaklaşık bir yılda Rumlardan kuzeydeki eski malları için 80 civarında başvuru alan ve bu başvurulardan 10'unu sonuçlandıran komisyon, AİHM gündemindeki Arestis Davası ile ilgili de karar üretmişti. Komisyon, Maraş bölgesindeki malı için tazminat talebiyle AİHM'ye başvuran Arestis'e, 220 bini mal karşılığı, 240 bini de gelir kaybı olmak üzere 460 bin KL tazminat önermiş ve öneriyi yazılı olarak Arestis'in avukatına göndermişti.