Laçiner: "Yıkılmakta olan örgütlerin yöntemine başvuran PKK, kentlerdeki eylemleriye dış desteği kaybediyor" (özel)

Laçiner: "Yıkılmakta olan örgütlerin yöntemine başvuran PKK, kentlerdeki eylemleriye dış desteği kaybediyor" (özel)

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, PKK'nın şehir merkezlerindeki saldırılarıyla dışarıda desteklerini, içeride ise meşruiyetini kaybettiğini söyledi.

Laçiner:

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, PKK'nın şehir merkezlerindeki saldırılarıyla dışarıda desteklerini, içeride ise meşruiyetini kaybettiğini söyledi.

Doç. Dr. Laçiner, yıkılmakta olan terör örgütlerinin kentlerde kundaklama ve bombalama eylemlerine başvurduğunu belirtirken, eylemlerin devam edeceğini kaydetti. Sedat Laçiner, örgütün siyasi ve diplomatik araçlar yerine ölme öldürme anlayışına dönülmesini istediğini aktardı.

USAK Başkanı Doç. Dr. Laçiner, gündemdeki sınır ötesi operasyon ve PKK'nın kentlerdeki kundaklama ve bombalama eylemlerine yönelik merak edilen soruları cevapladı. Bölge sorunlarına ilişkin bakış açıları ortaya koyan Laçiner, çevre ülkeler ve Pakistan'daki gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Sınır ötesi operasyonun taktiksel anlamda değerlendirilmesini isteyen Sedat Laçiner, Kuzey Irak'ta havadan yürütülen operasyonlarda elde edilen başarıyı dünyanın şaşkınlıkla izlediğini belirtti. Türkiye'nin terörle mücadelede oyuna gelmediğinden söz eden Laçiner, Talabani ve Barzani'nin sınır ötesi operasyonları istismar edemediğini ifade etti.

Türkiye'nin operasyonlarla 200'den fazla hedefi vurduğunda değinen Laçiner, yıkıcı hava saldırılarının cerrah hassasiyetiyle yapıldığını vurguladı. Türkiye'nin harekatlarla elde ettiği başarının Mesut Barzani'yi güç durumda bıraktığından bahseden Sedat Laçiner, Barzani'nin sert üslubunu sürdürmesi halinde kendisinin ABD'nin yanı sıra Türkiye'yle arasındaki makasın açılacağını dile getirdi. Laçiner, terörle mücadele yapılamayacağını kaydederken, Barzani'nin terö örgütü ya da Türkiye arasında bir tercih yapmasını istedi.

Operasyonlar dahilinde ABD ve Bağdat'la birlikte Talabani'nin desteğinin alındığına dikkat çeken Doç. Dr. Laçiner, Türkiye ve ABD arasındaki paftaların da süreç içerisinde kapanmaya devam edeceğini, iki ülke arasındaki ilişkilerin artacağını kaydetti.

"DİPLOMATİK VE SİYASİ ZEMİN HAZIRLANIYOR, ULUSLARARASI DESTEK TEMİN EDİLİYOR"

Yeni nesil operasyonları başarılı bulduğunu aktaran USAK Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçmişte 24 büyük çaplı operasyon yapıldı bunun yanı sıra küçük çaplı harekatlara girişildi. Teröristlere karşı mücadele top ve uzaktan menzilli füze atışları gerçekleşti. Bunlar konvansiyonel savaşa ve mantığa dönüktü.

Bölgeye çok sayıda askerle girildi ki sayıları 30-35 bin civarında. Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın ordusuyla bizim operasyonlarımızı yürüten ordu arasındaki fark techizatlardan kaynaklanıyordu."

Şu an itibariyle harekatların farklı bir zihniyetle yapıldığına işaret eden Sedat Laçiner, diplomatik ve siyasi zeminin hazırlandığını, uluslararası desteğin temin edildiğini belirtti.

Laçiner, terörle mücadelede sofistike, ileri teknolojinin ürünü silahlara dayanan, kaba güçten ziyade nokta vuruşuna dayanan bir yöntemin izlendiğine temas ederek, "Bu anlayışta ne kadar çok PKK'lı öldürürsek o kadar iyi anlayışı yok. Burada PKK'nın kilit isimlerinden, önemli adamlarından kaçını vurabiliriz, örgütü nasıl demoralize edebiliriz, ulaşım ve iletişim ağlarını nasıl kullanılmaz hale getiririz düşüncesi var" diye konuştu.

PKK'nın akıllıca manevralarla bir anda çökertilebileceğine temas eden Doç. Laçiner, son operasyonların siyasi ve psikolojik tarafı olduğunu ve istenen neticeleri vereceğini dile getirdi. Laçiner, şöyle devam etti:

"Terör örgütünü psikolojik olarak çökertebilirseniz, halk arasındaki etkilerini, aralarındaki bağları çözerseniz sonrası kendiliğinden gelir. Örgüt üyeleri birbirlerini suçlar, hatalar yapmaya başlar ve basit, riski fazla eylemlere yönelirler. Yıkılmaya yüz tutan örgütlerin gittiği eylemler onlara yarar yerine zarar getirir. Tabii bunları adım adım görüyoruz, ipuçları geliyor. İstanbul'daki kundaklama olayları, Diyarbakır'daki bombalama eylemi böyledir. Dağda eylem yapamayan örgüt, en basit en kanlı ve ayrım gözetmeyen saldırılara girişmiştir.

PKK'nın hava saldırılarına karşı kendisini savunma imkanı yok. Öğretmen ve işçinin otomobilini yakarak dersane çocuklarını öldürmeye kalkıyor. Toplumu terörize edeceğini zannediyor ancak zarar ediyor."

"PKK'NIN ŞEHİR MERKEZLERİNDEKİ EYLEMLERİ DEVAM EDECEK; EK ÖNLEMLERE BAŞVURULMALI"

Eylemlerin devam edip etmeyeceğinin ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı yönündeki soruyu Doç. Dr. Sedat Laçiner, şöyle cevapladı: "Eylemler devam edecektir. Bu bir strateji değişikliği değildir. PKK, şu an kedinin köşeye sıkıştırıldığı durumu yaşıyor. Dağda eylem yapamıyorlar, ancak kalabalık şehir merkezlerinde otomobili havayı uçurmak sofistike, büyük eylemler değil.

Örgüt, dağda etkin olmaya çalıştı. Türkiye'yi yeniden terör ortamına döndürmeye çalıştı, olağanüstü hal ilan ettirmek, Hükümet ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni provoke etmek istedi, daha sonra tutum değiştirdi. PKK şehrin kalbinde bomba patlatarak Türkiye'nin dengesini bozarsınız. PKK, tepkisel Türk insanının yönetimi baskı altına almasını amaçladılar.

Ülkede son bir karışıklık olsa, siyaset ve diplomasi enstrümanları yerine ölme, öldürme anlayışına dönülse düşüncesi var, ancak bu doğrultudaki tatbikler başarısız olacaktır.

Terörün en zor kısmı son kısmıdır çünkü sinir uçlarına değiyor. Türkiye, şehir merkezlerindeki eylemlere hazırlıklı olmalı ve saldırılar terör örgütünün başarısızlığı olarak algılanmalıdır. Bununla birlikte şehir merkezlerinde ek güvenlik önlemlerine başvurulmalı.

Belediyeler, ticaret odalarının yanı sıra bireyler dikkatli olmalı, Alışveriş merkezlerine giriş çıkışlarda dikkatli olunmalı, karanlık tipler ihbar edilmelidir. Ancak rahat bir şekilde davranılmasına anlam veremiyorum."

"ABD'NİN PKK'YA YÖNELİK TUTUM DEĞİŞİKLİĞİNE GİTMESİNİN TEMELİNDE TÜRKİYE'Yİ KAYBETME ENDİŞESİ YATIYOR"

Operasyonlardaki başarılarda ABD'nin doğrudan etkisinin olup olmadığı ve iki ülke arasındaki ilişkiler bağlamında gelinen noktanın sorulması üzerine Laçiner, ABD'nin Irak ve Ortadoğu politikalarında PKK'ya fazla rol düşmediğini söyledi. PKK'nın tasfiye sürecinin 1 Mart Tezkeresi'yle durduğuna dikkat çeken Laçiner, PKK'nın tehditler listesinden çıkarıldığını dile getirdi.

ABD'nin PKK'yla Türkiye'yi cezalandırmaya çalıştığını savunan Laçiner, terör örgütünün Kuzey Irak'taki boşluktan yararlandığını, toparlanma girişimlerini başlattığını bildirdi. USAK Başkanı, PKK'nın bölgede ABD ve başka güçlerle ittifaka girmeye çalıştığını belirterek, istediğini elde edemediğini söyledi.

Doç. Sedat Laçiner, 5 Kasım 2007 tarihinde Beyaz Saray'da Bush ve Erdoğan görüşmesinin süreci tersine çevirdiğine işaret ederken, ABD'nin Türkiye'ye terörle mücadelede verdiği desteğin altında verilen sert mesajların yanı sıra Bush'a yapılan uyarılara bağladı. Laçiner, ABD'nin siyaset değişikliğinde etkili olan sebebin Türkiye'yi kaybetme endişesi olduğunu açıkladı.

USAK Başkanı, ABD ile ilişkilerde ortak düşmana karşı mücadele olduğuna değinirken, münasebetlerin 1 Mart öncesine döndüğünü ve yeni yıl itibariyle daha iyi bir noktaya geleceğini ifade etti. İki ülkenin El Kaide ve aşırı terör örgütlerine karşı birlikte hareket ettiğini söyleyen Doç.Dr. Laçiner, Türkiye'nin işbirliğini yarar haline getirebileceğini ve ABD'nin Orta Doğu siyasetinde kimi değişiklikler yapabileceğini kaydetti.

Türkiye'de de teröre bakış anlamında değişimler görüldüğüne temas eden Laçiner, bir ilk olarak güvenlik güçlerinin, sivil kurumlarla uyum içerisinde çalıştığından söz etti.

Türkiye'de teröre karşı ilk defa Hükümet ve askerin omuz omuza birbirine paralel çalıştığından bahseden Sedat Laçiner, 80'lerde de, 90'larda da AK Parti Hükümeti'nden önce de böyle bir durumla karşılaşmadığını bildirdi.

"PKK, SON SALDIRILARIYLA DIŞARIDAKİ DESTEKLERİNİ VE ÜLKE İÇERİSİNDEKİ MEŞRUİYETİNİ KAYBEDİYOR"

Laçiner, PKK'nın taktik değiştirip değiştirmediğine yönelik soruya ise şu karşılığı verdi: "Eğer okullara ve hastanelere kısacası sivil haypata dönük eylemlerin kendilerine büyük zararı olur. Batı'daki gazetelerde PKK'nın IRA ve ETA arasında farkların olmadığına yönelik vurgular artıyor.

Batı, Türkiye'deki terörü isyan ve gerilla hareketi olarak lanse ederdi ve meşrulaştırırdı. Son gazetelerdeki tarz değişikliğini görmekteyiz. PKK, saldırılarını sürdürdükçe dışarıdaki desteğini kaybedecektir. Çünkü, bir İspanyol'un şehir merkezinde bomba patlatan PKK'lıyı ETA'dan dolayı anlaması kolay olacaktır, İngilizin ise PKK'lıyı kavraması IRA nedeniyle basit olacaktır.

PKK, ülke içerisinde de ciddi şekilde meşruiyetini kaybedecektir. Diyarbakır'da bomba patlatmanın, bir öğretmenin otomobilini yakmanın izah edilir tarafı yok. Tabii bu konuda terör örgütünde bir mutabakatın olduğunu söylemek güçtür.

PKK, ekonomik durumu zayıf, sosyal olarak iyi noktada olmayan bölgelerde eylemleri yapıyor. Tüm saldırılar PKK'ya meşruiyetini kaybettirecektir."

"YÖRE SORUNLARINI ANKARA'YA TAŞIYACAK SİYASİ PARTİLERE İHTİYAÇ VAR"

Laçiner, 1999 yılından itibaren PKK'nın altının oyulduğunu ifade ederken, DTP'nin seçimlerde hedeflediği oyu alamamasının taban kaybına bir kanıt olabileceğinin altını çizdi. DTP'nin belediyelerde etkin olamadığının, Türkiye siyasetine dair ekonomik ve sosyal projeler koyamadığının altını çizen Laçiner, DTP'nin ümit vermediğini belirtti.

Araba kundaklamanın, bombalı saldırıların örgütün askeri ve siyasi uzantılarına yönelik sempatiyi kırdığını söyleyen USAK Başkanı Laçiner, Türkiye'nin süreç içerisinde sabırlı olmasını, geçmişteki hatalara düşmemesini istedi ve ekledi: "Bir bombanın patlamasıyla kimyamız bozulacaksa dengemiz kaybolacaksa terör amaçlarına ulaşır."

Bölge sorunlarına bakışta DTP ve diğer partilerin tutumunun sorulması üzerine de USAK Başkanı, DTP'nin, Abdullah Öcalan'ın talimatıyla kurulduğunu aktardı. Partinin içindeki kıpırdanmalar olduğuna işaret eden Sedat Laçiner, şahin kanadı DTP'yi PKK çizgisine sokmaya çalışmakla suçladı.

Şahinlerin, şehirlerde siyasi mayın döşediklerinin altını çizen USAK Başkanı Laçiner, Türkler ile Kürtlerin söz konusu çevrelerce birbirine düşman edilmesinden yakındı. Şahinlerin, ılımlıları bastırdığını vurgulayan Laçiner, bölge sorunlarına ciddi şekilde eğilecek partilere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

AK Parti'nin yanı sıra CHP ve MHP'nin bölgede etkin rol oynaması gerektiğine değinen Doç. Dr. Laçiner, yöre halkının sorunlarını Ankara'ya taşıyacak siyasi oluşumlara ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Yöre sorunlarını Başkente taşıyan partilerin engellenmemesini isteyen Laçiner, aksi takdirde yaşanacak kutuplaşmadan PKK'nın yararlanacağını dile getirdi.

Konunun pişmanlık ya da af tartışmalarına gelmesi üzerine Laçiner, söz konusu düzenlemelerden bugüne kadar 2 binden fazla vatandaşın yararlandığını belirtti. Dağdan inişin silah ya da aflarla olabileceğine işaret eden Sedat Laçiner, dağa çıkışların da önlenmesi, bataklığın kurutulması gerektiğini dile getirdi.

Doç. Dr. Laçiner, evine ekmek götüren baba sayısının arttırılmasını isterken af doğrultusundaki düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağnı vurguladı. USAK Başkanı, söz konusu uygulamayla çok sayıda militanın teslim olacağını, operasyonlarla birlikte örgütü küçülteceğini, zayıflatacağını ifade etti. Sözün yeni yılda komşu ülkelerde yapılacak seçimlere gelmesi üzerine Laçiner, şöyle dedi: "Bölge dinamik, çevrede Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya mevcut. Türkiye eğer güçlü olursa bölgeye istikrar hakim olur, güçsüz olursa dış sorunlar istikrarsızlık olarak karşımıza gelir. Türkiye, enerjisini Avrupa Birliği'ne, Orta Asya'ya kanalize ederse insiyatif alır.

Bu sene için ABD'li ilişkiler farklılaşıyor, 1 Mart öncesine dönüş var. Ermenistan'ın Kafkasya'da inatçı, ısrarcı tutumu, Türkiye'ye zarar vermiyor aksine Azerbeycan ve Gürcistan'la entegrasyonu sağlıyor. Ermenistan'ın Türkiye'ye yönelik politikaları kendisine zarar verici bir nitelik arz ediyor.Kıbrıs'ta da Avrupa Birliği'nin tavrı önemli, ancak Türkiye'nin üyelik sürecini adadaki sorun doğrudan etkilemez."

Bu arada, Butto Suikastı'nın ardından Pakistan'da yaşanan son durumun hatırlatılması üzerine ise Doç.Dr. Laçiner, ülkenin pek çok anlamda geri kaldığını, modernlik süreçlerinden geçmediğini kaydetti.

Ülkede faili meçhul cinayetlerin varlığına işaret eden Sedat Laçiner, Müşerref ve ABD arasında problemlerin yaşandığına dikkat çekti. Müşerref'in ya iktidarı paylaşacağını ya da daha katı bir yönetime gideceğini aktaran Laçiner, patlamanın büyümesi halinde yatıştırmanın güç olacağına temas etti ve ekledi: "Batı, sosyal ve ekonomik anlamda ülkeye yardım etmeli."