"Kürt Sorunun Çözüm Yeri ABD Değil"

"Kürt Sorunun Çözüm Yeri ABD Değil"

Sezgin Tanrıkulu, "Kürt sorunun çözüm yeri ABD, Brüksel değil TBMM'dir" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, katıldığı Bingöl il kongresinde yaptığı konuşmada, Kürt sorunun toplumsal mutabakatla çözülmesi gerektiğini belirterek, "Bu soruna biz Türkiye ölçeğinde mutabakat, uzlaşma arıyoruz. Birinin tırnağı incinirse bizim burnumuz kanar. Kürt sorunun çözüm yeri ABD, Brüksel değil TBMM'dir" dedi.Bingöl Kültür Merkezi'nde yapılan CHP il kongresine Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı, Mersin Milletvekili Altuğ Atıcı, İzmir Milletvekili Musa Çan ile katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, burada yaptığı konuşmada, AK Parti ve Başbakan Erdoğan'ı sert bir dil ile eleştirdi. Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden CHP'li Tanrıkulu, siyaset kurumunun Türkiye'nin kanayan yarası Kürt meselesine çözüm bulamamasından yakındı. Herkesin bu konuda sorumlu olduğunu belirten Tanrıkulu, "Maalesef Türkiye'de siyaset kurumu, Türkiye'nin bu kanayan yarasına, Kürt meselesine bu güne kadar bir çözüm üretemedi. Bunda herkesin sorumluluğu var. Ama artık CHP'nin sorumluluğu en az noktadadır. Bugün artık insanlarımız ölüyorsa bu soruna mutabakatla, uzlaşmayla barışla bir çözüm gelmiyorsa tek sorumlusu vardır, o da Adalet Kalkınma Partisi'dir ve Başbakan'dır. Bu mesele Bingöl'ün meselesi değil, Diyarbakır'ın meselesi değil, bu mesele Türkiye'nin meselesidir. Biz bu soruna Türkiye ölçeğinde çözüm arıyoruz, Türkiye ölçeğinde mutabakat arıyoruz, uzlaşma arıyoruz ve tek bir insanın ölmememsini, burnunun kanamamsını istiyoruz. Birinin tırnağı dahi incinse bizim burnumuz kanar, biz meseleye böyle bakıyoruz. O nedenle bu sorun konusunda şunu açıklılıkla ve cesaretle söylüyoruz sorunun yeri çözüm yeri Amerika değil, Bürüksel değil, çözüm yeri Meclis'tir" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Kürt meselesini TBMM'de çözmek istemediğini öne süren Tanrıkulu, "Başbakan geçen 12 Haziran'dan bu yana yaklaşık bir yıl geçti direniyor. Bu meseleyi mecliste çözmek istemiyor. Bu meseleyi Türkiye'de çözmek istemiyor. Bu meseleyi bütün yurttaşlarımızla müzakere etmek istemiyor. Bu meseleyi Türkiye'nin meselesi olarak görmüyor" diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı da yaptığı konuşmada, halkın hak ve özgürlükleriinin AK Parti iktidarıyla ellerinden alındığını kaydederek, "AKP hükümeti bugün demokrasiden giderek uzaklaşan, hak ve özgürlükleri ret eden, halkın hak ve özgürlüklerini gasp eden bir hükümet niteliğindedir. Bu yanıyla giderek AKP hükümeti meşrutiyetini yitiren bir hükümettir" şeklinde konuştu.

Uludere olayları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İzmir Milletvekili Musa Çan ise, "Biliniyor ki her sabah oradan katırlar, çocuklar eşliğinde o tarafa gidiyor ve bu tarafa geliyorlar. Bunu biliyor herkes ve bunlar, geçimini de kaçakçılıkla yaptığını yine herkes biliyor. Genel Kurmay da biliyor, Cumhurbaşkanı da biliyor, Başbakan da biliyor. Oradaki komutan da biliyor. Ama sayın Başbakan diyor ki, 'biz dünyanın en büyük 16 ekonomisinden biriyiz, bu kadar güçlü bir devletiz' diyor. Güçlü devletsin de, istihbaratı alırken, neden doğru istihbarat almıyorsun" ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmaların ardından, il başkanlığına aday olan Mustafa Kurban ve Kazım Alınak oy kullanımı başladı.