Koza-İpek Holding Davası
Haberler » Güncel » Koza-İpek Holding Davası - Haber

Koza-İpek Holding Davası

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) "çatı davası"nın firari sanığı, Koza Holdingin yöneticisi Hamdi Akın İpek ile annesi Melek İpek'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "vergi usul kanununa muhalefet", "güveni kötüye kullanmak" "özel belgede sahtecilik" ve...

Koza-İpek Holding Davası

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) "çatı davası"nın firari sanığı, Holdingin yöneticisi İpek ile annesi 'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "vergi usul kanununa muhalefet", "güveni kötüye kullanmak" "özel belgede sahtecilik" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından yargılandığı davaya, sanık savunmalarıyla devam ediliyor.


Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Akın İpek'in kardeşi Cafer Tekin İpek ile diğer tutuklu sanıklar ve Melek İpek'in de arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı.


Sanık eski İpek Medya Grup Yönetim Kurulu üyesi Şaban Yörüklü savunmasında, Koza 'de 35 yıl maaşlı çalıştığını, şirketin medya sektörüne girerek gazete ve televizyonları satın almasının ardından, bu şirkete atandığını anlattı.


Yörüklü, şirketin medya ayağının yönetiminde yer almasına karşın gazete ve televizyonlarda yayın ve haberlerden sorumlu olmadığını, yayın politikası, işe alımlar, köşe yazılarıyla ilgisinin bulunmadığını iddia etti.


Kanaltürk'ün satın alınmasından sonra eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca'nın Medya Grup Başkanlığı görevine getirildiğini, işe alımların Karaca tarafından yapıldığını ifade eden Yörüklü, "Yapılan yayınlar, haberler, köşe yazılarıyla hiçbir ilgim ve yetkim yoktur, bunlarla ilgili talimatım da olmamıştır." dedi.


Örgütün gizli haberleşme sistemi ByLock kullanıcısı olmadığının iddianamede yer aldığını, buna rağmen FETÖ üyeliğiyle suçlandığını savunan Yörüklü, "Silahlı terör örgütü üyesi değilim, yasa dışı hiçbir şeye imza atmadım. Devletimize, milletimize savaş açan hainlerin en ağır şekilde cezalandırılmasın istiyorum." diye konuştu.


Esas sorumluların yurt dışına kaçtığını, FETÖ ile bir bağının bulunmadığını ileri süren Şaban Yörüklü, Bank Asya'ya talimatla para yatırmadığının da belgelendiğini savunarak, tahliyesine karar verilmesini istedi.


Mahkeme Başkanının, "Bu medya kuruluşları kapatılana kadar ısrarla yayın yaptılar, sen de etkili bir pozisyondasın, yayınlara müdahale edemedin mi ya da görevi bıraksaydın. Devlete karşı yayınlar vardı, bas bas bağırdığını izliyorsun, neden bırakmadın?" sorusu üzerine Yörüklü, "Bu yayınların bazıları için, hatta HDP'lileri falan çıkardılar bir ara, 'Neden çıkarıyorsunuz?' dedim, 'Bu yayın politikası, sen karışma' dediler. Ben ne yapabilirdim." dedi.


Bank Asya'daki hesabının hatırlatılması üzerine de Yörüklü, iki çocuğunun okuduğu Samanyolu Koleji'nin taksitlerini yatırmak için bu hesabı 2001'de açtırdığını, hesabın şu anda aktif olmadığını belirtti.


Sanık eski polis Osman Aykaç ise Koza-İpek Holding ile alakasının bulunmadığını, sanıklardan şirketin eski Satın Alma Müdürü Ali Kılıçarslan'ın teyzesinin oğlu olduğunu belirtti. Kılıçarslan ile yaptığı mail yazışmalarının iddianamede delil olarak yer aldığını ifade eden Yörüklü, bunların akrabalık bağları kapsamındaki yazışmalar olduğunu savundu.


"ByLock" kullanıcısı olduğu iddialarını reddeden sanık Aykaç, programın iPhone marka telefonlara indirilemediğini savundu. Mahkeme Başkanı ise "Yüklenebiliyor, bir program var, kurulduğunda her türlü programı indirebiliyorsunuz." dedi.


Gazeteci sanıklar savunma yaptı


Sanıklardan gazeteci Hasan Bozkurt da hakkındaki iddiaları reddetti. Bank Asya'ya örgütün talimatı doğrultusunda para yatırmadığını, bu bankada 2008'de açılmış maaş hesabı bulunduğunu ileri süren Bozkurt, ByLock kullanıcısı olduğu iddiasını da kabul etmedi.


ByLock kayıtları okunan Bozkurt, Bugün gazetesinde ortak internet kullanıldığını, IP çakışması sebebiyle kendi hattında da ByLock çıkmış olabileceğini savundu.


FETÖ mensuplarıyla HTS kayıtları da sorulan Bozkurt, gazetecilik faaliyeti kapsamında bu kişilerle görüşmüş olabileceğini ileri sürdü.


Bozkurt, 12 yıllık gazetecilik hayatındaki mesleki görüşmelerinin suç kabul edilmesini reddettiğini belirtti.


Sanıklardan gazeteci Hasan Önal da terör örgütü mensuplarıyla HTS kaydı bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti. Önal, mesleği gereği haber yapmak nedeniyle bu kişileri aramış olabileceğini iddia etti.


ByLock kullandığı iddiasını da reddeden Önal, kullandığı hattı daha önce çalıştığı kurumdan aldığını, kendisinden önce hattı kullananların ByLock yüklemiş olabileceğini ifade etti.


FETÖ'nün yayın kuruluşlarından kapatılan Zaman ve Bugün gazetelerinde muhabir olarak çalışan sanık Metin Arslan da savunmasında, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini belirterek, sadece gazetecilik mesleğini icra ettiğini bildirdi.


Arslan, "Vatanını, milletini seven bir kişiyim. Türkiye'yi bölmek, parçalamak isteyen, demokrasiye ve seçilmiş hükümete darbe teşebbüsünde bulunan tüm terör örgütlerini lanetliyorum." dedi.


Koza Holding'in medya kuruluşu Bugün gazetesinde yaklaşık 2,5 yıl çalıştığını, gazeteye atanan kayyum tarafından işten çıkartıldığını ve bu kurumda sadece ekmek parası için çalıştığını ifade eden Arslan, FETÖ/PDY üyesi olmadığını, çalışma süresince de hiçbir örgütle bağlantısı bulunmadığını savundu.


Hakkındaki ByLock kullanıcısı olduğu iddialarını da reddeden Arslan, "ByLock isimli programın varlığından 15 Temmuz'dan sonra haberdar oldum. Ben bu programı telefonuma yüklemedim. Tek bir telefonum oldu, onu da ikinci el satın almıştım." diye konuştu.


FETÖ çatı davasının bazı sanıklarıyla yaptığı tespit edilen telefon görüşmelerini de gazeteci olması nedeniyle birçok kişiyle görüşmesinin olağan olduğu şeklinde açıklayan Arslan, FETÖ sanığı avukat Abdülkadir Aksoy ile Zaman gazetesinde çalıştığı dönemde hakkında açılan basın davalarını takip etmesi için verdiği vekalet nedeniyle görüştüğünü öne sürdü.


İddianamede, HTS kayıtlarına göre görüştüğü belirlenen, FETÖ'nün emniyet imamı olduğu belirtilen Osman Hilmi Özdil'i de tanımadığını, bu kişiyle bir görüşme yapmadığını ifade eden sanık Metin Arslan, "Aracımın trafik sigortasını yaptırmak için sigorta şirketinin yetkilileriyle görüşmüştüm. Özdil'in de sigortacılık yaptığını basından öğrendim. Belki sigorta için görüştüğüm kişi bu Özdil olabilir. Ayrıca Özdil'i kendisi hakkında basında çıkan iddiaları sormak için gazetecilik amacıyla aramış da olabilirim." ifadesini kullandı.


Sanık Arslan'ın savunmasının ardından Mahkeme Başkanı, Arslan'ın da dahil olduğu iddia edilen "ByLock" gruplarını saydı. Mahkeme Başkanı, Arslan'ın, farklı FETÖ davalarında sanık olarak yargılanan gazeteciler Cevheri Güven, Hasan Bozkurt, Kazım Canlan, Ayşegül Sağır ve Tahir Alperen ile bir grupta yazıştığını, bazı avukatlarla da farklı gruplarda görüşmeler yaptığını belirtti. Sanık Metin Arslan, bu iddiaları da reddetti.

Kaynak: AA