Koza-İpek Holding Davası
Haberler » Güncel » Koza-İpek Holding Davası - Haber

Koza-İpek Holding Davası

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) "çatı davası"nın firari sanığı, eski Koza Holdingin yöneticisi Hamdi Akın İpek, kardeşi Cafer Tekin İpek ile annesi Melek İpek'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "güveni kötüye kullanmak",...

Koza-İpek Holding Davası

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) "çatı davası"nın firari sanığı, eski Holdingin yöneticisi İpek, kardeşi Cafer Tekin İpek ile annesi 'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "güveni kötüye kullanmak", "özel belgede sahtecilik" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından yargılanmalarına başlandı.


Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, Akın İpek'in kardeşi Cafer Tekin İpek ile diğer tutuklu sanıklar ve Melek İpek'in de arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı.


Sanıkların kimlik tespitinin ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından ilk olarak sanık Cafer Tekin İpek savunmasını yaptı. İpek, şirketlerine yönelik yapılan ilk vergi incelemesinde hiçbir suç unsurunun tespit edilemediğini, MASAK'a yapılan isimsiz bir ihbarın ardından başlatılan ikinci incelemenin ardından Cumhuriyet savcısının şirketlerine çok sayıda polisle baskında bulunduğunu, baskına gerekçe ihbar mektubundaki iddiaların da soruşturma aşamasında çürütüldüğünü ancak buna rağmen haklarında "gerçek dışı, uydurma" bilirkişi raporunun ardından dava açıldığını, şirketlerine kayyum atandığını öne sürdü.


Kayyumların göreve başlamasına müteakip yurtdışından Türkiye'ye döndüğünü, bütün tebligatlara yasal çerçevede ve süresinde cevaplar verildiğini, Cumhuriyet savcısının tüm talimatlarını yerine getirdiklerini savunan Cafer Tekin İpek, "Anayasal suçları soruşturmakla görevli Cumhuriyet savcısının, halka açık şirketleri resen soruşturma yetkisi yoktur. Savcı Beyin resen (SPK) Kanunu'na aykırılıktan soruşturma açma yetkisi de yoktur. Savcıların izlediği yol tamamen suçtur." dedi.


Sanık İpek, SPK'nın ve Cumhuriyet savcısının iddialarının, şirketlerine kayyum atanmasını gerektirecek iddialar olmadığını, sadece şirket hissedarlarını ilgilendiren meseleler olduğunu iddia etti.


ByLock kullandığı iddiasını da reddeden sanık İpek, iddianamede ByLock tespit edilen numaranın şirket çalışanlarından ve bu davanın sanıklarından Hasan Burak Sertcan tarafından kullanıldığını, diğer numara ve IMEI numaralarının da kendisine ait olmadığını öne sürdü. İpek, sanık Sertcan'ın da ifadesinde numarayı kendisinin kullandığını kabul ettiğini, bu konuda Cumhuriyet savcısına gerekli bilgi ve belgelerin verildiğini, buna rağmen iddianamede ByLock kullanmakla suçlanmasına anlam veremediğini söyledi.


Sanık Cafer Tekin İpek, "Savcı Bey bana, 'Biz senin hiçbir şeyini bulamadık, sadece abin firarda olduğu için tutuklamaya sevk ediyorum.' dedi ve bu talep üzerine tutuklandım. Abimin suçu sabit mi, abimin suçu bana sirayet eder mi? Bir savcı, 'Senin bir şeyin yok, abin firarda olduğu için tutuklatıyorum.' der mi? Buna savcılık sorguma giren 3 avukat, zabıt katibi ve Savcı Bey şahittir." diye konuştu.


SPK'nın, şirketin genel kurul kararlarını uyguladığı için kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden İpek, şirketlerinin genel kurul kararlarının aleyhine açılmış tek bir dava olmadığını, yönetim kurulu üyeleri olarak genel kurul kararlarını uygulamamanın asıl suç olacağını kaydetti. Şirketlerinin genel kurullarında aldıkları tüm kararları SPK'ya ve uluslararası bağımsız denetim kurullarına bildirdiklerini ve gazetelerde yayınlattıklarını ifade eden İpek, 25 genel kurul toplantısı yapıldığını, bunlara ilişkin hiçbir dava açılmadığını belirtti.


Şahsi servetlerinin ve Koza Altın A.Ş'nin tüm hesaplarının MASAK tarafından incelendiğini, tek bir şüpheli işlem bulunmadığını savunan İpek, "MASAK'ın temiz raporunu Cumhuriyet savcısına vermemize rağmen tutuklanmamı anlayamıyorum." dedi.


Sanık Cafer Tekin İpek, 510 gündür tutuklu bulunduğunu, şirketlerine baskın yapılması üzerine yurtdışından Türkiye'ye döndüğünü, kaçma ve delilleri karartma ihtimali bulunmadığını öne sürerek, tahliyesini ve beraatini talep etti.


Mahkeme Başkanı, sanık İpek'e, FETÖ ile bağlantısı nedeniyle kapatılan "Kimse Yok Mu?" derneğine yaptığı para yardımlarını sordu. Sanık İpek de birçok derneğe ve vakfa yıllar içerisinde, toplamda 25 milyon liraya yakın bağış ve yardımda bulunduğunu belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımız, ailemizin dostuydu. Cumhurbaşkanımız da televizyondan 'Kimse Yok mu derneği hayırsever bir kurum, herkes yardım yapsın.' dedi. Ben, Cumhurbaşkanımızın talimatına uymakla suçlanacaksam evet ben bu yardımı yaptım. Sadece o derneğe de değil birçok derneğe yardımda bulundum." diye konuştu.


Sanık İpek'in savunmasının ardından Koza Holding'in avukatı Serhat Tuğral, Holding adına davaya müdahillik talebinde bulundu.


Mahkeme Başkanı, "özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma" suçlarından zarar görme ihtimalini dikkate alarak Koza Holding A.Ş'nin davaya müdahillik talebinin kabulüne karar verildiğini açıkladı.


Duruşmaya diğer sanık savunmalarıyla devam ediliyor.

Kaynak: AA