Körfez'den Yayılan Uluslararası Kriz

Körfez'den Yayılan Uluslararası Kriz

Katar resmi haber ajansı QNA'ya yönelik siber saldırıyla ayak sesleri duyulan, ardından Katar'ın bazı Arap ülkeleri tarafından diplomatik ve fiziki ablukaya alınmasıyla tırmanan Körfez krizi, uluslararası arenadaki diplomatik girişimlere rağmen yeni gelişmelerle sürüyor.

Körfez'den Yayılan Uluslararası Kriz

Katar resmi haber ajansı QNA'ya yönelik siber saldırıyla ayak sesleri duyulan, ardından Katar'ın bazı Arap ülkeleri tarafından diplomatik ve fiziki ablukaya alınmasıyla tırmanan Körfez krizi, uluslararası arenadaki diplomatik girişimlere rağmen yeni gelişmelerle sürüyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır'ın geçen pazartesi günü sabaha karşı Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmasıyla tırmanan krizde, bir yandan Katar karşıtı bloka Suud Arabistan etkisindeki yeni ülkeler katılırken, bir yandan da baş döndürücü bir diplomasi trafiği yaşanıyor.

- Kriz nasıl başladı?

Körfez ülkeleri arasında benzeri görülmemiş krize yol açan gelişmeler, 23 Mayıs'ta gece yarısından hemen sonra Katar resmi haber ajansı QNA'da Katar Emiri Şeyh Temim Al Sani'ye atfen ABD karşıtı ve İran'ı destekler nitelikte açıklamalar yayımlanmasıyla başladı. Katar, söz konusu beyanların siber saldırı sonucu ajansın sistemine sızan bilgisayar korsanları tarafından yapıldığını, Emir'in böyle bir açıklama yapmadığını duyurdu. Ancak BAE, Suudi Arabistan ve Mısır medyası konuyla ilgili Katar'ı eleştiren çizgide yayınlarını yoğunlaştırarak devam ettirdi.

Siber saldırının üzerinden iki hafta geçmeden, 5 Haziran sabahı Türkiye saati ile 05.00 sularında Bahreyn, Suudi Arabistan ve BAE'den Katar ile diplomatik ilişkilerini kestikleri açıklaması geldi.

Katar'ı diplomatik ablukaya alan Körfez ülkeleri, vatandaşlarına 14 gün içinde Katar'ı terk etmeleri çağrısında bulunurken, kendi ülkelerindeki Katarlıların da aynı şekilde topraklarından çıkmalarını talep etti.

Ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Katarlı diplomatların da 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istedi. Suudi Arabistan ayrıca Katar'ın tek kara sınırını kapattı.

Mısır, eş zamanlı açıklamasında, Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiğini duyurdu, ancak ekonomisi için önemli döviz kaynağı teşkil eden Katar'daki 200 bin vatandaşından ülkeyi terk etmesini istemedi.

Katar'a karşı diplomatik ablukaya aynı gün Maldivler, uluslararası toplumca meşruiyeti olmayan darbeci general Halife Hafter destekçisi Libya'daki Tobruk hükümeti, daha sonra Moritanya ve Komor Adaları gibi bugün sayıları ona varan ülke katıldı. Ürdün ise salı akşamı Katar ile diplomatik ilişkilerinin seviyesini düşürdüğünü ve merkezi Katar'da bulunan El-Cezire televizyonunun yerel ofisini kapattığını duyurdu.

Doha'da 11 bin 378 Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE vatandaşının yaşadığını, Körfez ülkelerinde de binlerce Katarlının bulunduğunu belirten Katar Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, krizin binlerce kişinin seyahat, çalışma ve mülkiyet haklarını ihlal edeceğini açıkladı.

Diplomatik abluka altındaki Katar, kendisine yöneltilen iddiaları reddederek, egemenliğini hedef alma amacı taşıyan, tamamı uydurma bir iftira kampanyasına maruz kaldığını belirtti.

- Tecrübeli ara bulucu Kuveyt Emiri'nin girişimleri

Körfez ülkeleri arasında 2014 yılında da ara buluculuk yapan Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, sorunun çözülmesi için hemen ertesi gün krize taraf ülkeler arasında yoğun bir telefon ve mekik diplomasi uygulamaya başladı. Kuveyt Emiri, taraflardan gerilimi daha fazla yükseltmemelerini istedi ve bu kapsamda Katar Emiri Şeyh Temim'in planlanan bir konuşmasını ertelemesini talep etti. Temim de Kuveyt Emiri'nden gelen bu ricayı kabul etti.

Ancak, önce BAE ardından Bahreyn diplomatik abluka altındaki Katar'a destek beyanlarının 15 yıla varan hapisle cezalandırılacak suç kapsamına alındığını açıkladı. Öte yandan, ülkelerinde Katar'a ait yayın organlarını yasaklayan krize taraf ülkeler, Doha aleyhine yoğun bir medya kampanyasını sürdürdü.

- Bölge ülkeleri temasa geçti

Uluslararası toplum krizin aşılması için diyalog çağrıları yaparken, bölgesel ülkelerde diplomatik hareketlilik de yoğun artış gösterdi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, krizin başlangıcından iki gün sonra sürpriz bir şekilde Ankara'yı ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Körfez'deki gerilimi ele aldı. Zarif, "Bölgede bizim için endişe verici gelişmeler yaşanıyor. Bu olaylarla ilgili Türkiye ile yakın görüş alışverişinde bulunmamıza ihtiyaç var." dedi.

Öte yandan, bazı Arap ülkelerinin tüm ilişkilerini kestiği Katar'a Türk askerinin konuşlanmasının önünü açacak kanun tasarısı çarşamba akşamı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Katar'da stratejik askeri üsse sahip ABD Başkanı Donald Trump, krizin patlak verdiği ilk günde sosyal medya üzerinden Katar'ı suçlayan açıklamalar yaptı ve uygulanan kuşatmayı destekler yönde paylaşımda bulundu. Katar'daki ABD askeri üssünü yöneten Pentagon yetkilileri ise Trump'ın sosyal medya paylaşımları üzerine yorum yapmaktan kaçındı.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile yaptığı telefon görüşmenin ardından "Trump'ın taraflara sorunun çözümü için Beyaz Saray'da bir görüşme ile yardım teklif ettiği" belirtildi. Ancak Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani yaptığı açıklamada, Katar Emiri Şeyh Temim'in "abluka altındayken ülkesini terk etmeyeceğini" vurguladı.

- Katar karşıtı bloktan "terör listesi" hamlesi

Mısır'ı perşembe günü ziyaret eden Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin başkent Kahire'deki görüşmesinden birkaç saat sonra, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır ortak bildiri yayımladı. Bildiride, aralarında ünlü İslam alimi Yusuf el-Kardavi ve Katar'ın eski İçişleri Bakanı Abdullah bin Halid Al Sani'nin de yer aldığı 59 kişi ve 12 hayır kuruluşunun "terörle irtibatlı" olduğu iddia edildi.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, cuma günü Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile görüşmesinde, söz konusu listeye ilişkin soru üzerine, "Biz bu listeye baktık ve burada yer alan kişilerin ve örgütlerin büyük bir bölümünün Katar ile ilişkisi olmadığını gördük." açıklaması yaptı.

- ABD'den "ablukayı hafifletin" mesajı

Öte yandan, ABD'den Katar'a uygulanan ablukayı "hafifletin" çağrısı geldi. ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, "Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'a, Katar'a karşı uygulanan ablukayı hafifletmeleri çağrısında bulunuyoruz. Bu kuşatmanın insani sonuçları var. Yetersiz gıdanın olduğunu, ailelerin zorla birbirinden ayrıldığını ve çocukların okullarına gidemediğini görüyoruz. Bunların özellikle ramazan ayında istenmeyen sonuçlar olduğuna inanıyoruz, bunlar bir an önce çözülmelidir." ifadelerini kullandı.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed'in dünkü Almanya ve Brüksel temaslarının ardından bugünkü adresi ise Moskova oldu. Katarlı bakan, Rus Mevkidaşı Sergey Lavrov ile Rusya'da bir araya geldi.

Öte yandan, Katar ile ilişkilerini sonlandıran Bahreyn'in Dışişleri Bakanı Şeyh Halid bin Ahmed bin Muhammed Al Halife'nin de bugün Ankara'yı ziyaret edeceği bildirildi.