'Köprüçayı kirleniyor' diyen Orman Bölge Müdürü: "Derede yüzümü bile yıkamam"

'Köprüçayı kirleniyor' diyen Orman Bölge Müdürü: "Derede yüzümü bile yıkamam"

Antalya Orman Bölge Müdürü Ahmet Gedikağaoğlu, Köprülü Kanyon Milli Parkı'ndaki kirlemenin ileri boyutlara vardığını belirterek, "Ben o derede yazın yüzümü bile yıkamıyorum" dedi.

'Köprüçayı kirleniyor' diyen Orman Bölge Müdürü:

Antalya Orman Bölge Müdürü Ahmet Gedikağaoğlu, Köprülü Kanyon Milli Parkı'ndaki kirlemenin ileri boyutlara vardığını belirterek, "Ben o derede yazın yüzümü bile yıkamıyorum" dedi.

Gedikağaoğlu, bölgede 'vahşi' bir kullanım olduğuna dikkat çekerek, yöre halkı ve bölgedeki işletmelerin atıklarının kirlenmedeki ana unsur olduğuna dikkat çekti. Orman Bölge Müdürü, içinde 500 bin insanın ziyaret ettiği ve rafting yaptığı köprü çayı da barındıran alanın turizm bölgesi ilan edilerek özel sektöre açılmasını önerdi.

İl Genel Meclis Başkanlığı, turizmin Antalya'nın kırsalına da genişletilmesi için çalışma başlattı. Kamu kurumlarının yanı sıra, sivil toplum örgütleri ile sivillerin de davet edildiği bir toplantı düzenlendi. İl Genel Meclisi Başkanı Bilal Özgür'ün girişimi ile toplanan 16 kurum temsilcisi ve sivillerin gündemini, turizm hareketinin kırsala genişletilmesinin yanı sıra Köprülü Kanyon'un durumu ve Antalya'ya bir aşçılık okulu kazandırılması konuları teşkil etti.

Yaklaşık 3,5 saat süren toplantıdan somut bir öneri çıkmazken, tartışmaya katılan tarafların birbirine yönelik suçlamaları dikkat çekti. Turizm hareketinin kırsala ve köylere genişletilmesi konusu görüşülürken Köprülü Kanyon örneği dile getirildi. Tüm tarafların ciddi sorun yaşandığını iddia ettiği bölge için en ilginç çıkış Antalya Orman Bölge Müdürü Ahmet Gedikağaoğlu'ndan geldi. Köprülü Kanyon Milli Parkı içinde yer alan doğal ve kültürel varlıkların 'vahşi' kullanıma kurban gittiğini savunan Gedikağaoğlu bölgedeki kirlenmeye şu sözlerle dikkat çekti: "Yazın yüzümü derede yıkamıyorum. Vahşi kullanım var. Sular kirleniyor."

'Vahşi' kullanımın ve kirlenmenin temelinde yöre halkının ve işletmelerin olduğunu iddia eden Gedikağaoğlu, son 15 yıl içerisinde 3 büyük orman yangınının çıkmış olmasını delil olarak sundu. Orman Bölge Müdürü 2004 yılında alınan mahkeme kararı ile bölgedeki işletmelerin kaçak olduğunun tescil edilmesine rağmen bugüne kadar bir tanesinin bile yıkılmamış olmasını da eleştirdi.

Bölgenin kurtuluşunun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılacak ortak protokol sonucunda milli parkın turizm alanı ilan edilmesi ile sağlanacağını savunan Gedikağaoğlu şöyle devam etti: "Bölgenin turizm alanı olmasında fayda var. Verirsiniz büyük işletmeye adam gibi yapılır."

TURİZMCİNİN UMUDU AŞÇILIK OKULUNDA

İl Genel Meclisi'ndeki toplantının bir diğer gündem maddesi Antalya'ya aşçılık okulu açılması oldu. Turizme bu denli önem verilen bir bölgede aşçılık okulu bulunmamasının bir eksiklik olduğuna dikkat çeken Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Sururi Çorabatır, "Aşçılığın ele alınacağı bir okul açmak istiyoruz. Şu an sektörün ihtiyacı Gazipaşa, Mengen, Sivas gibi hemen her yöreden temin edilen insanlar ile sağlanıyor. Ancak iş aşçıbaşı olmakla bitmiyor. 300 odalı bir otelin mutfağı 40-45 kişiden oluşuyor. Aşçı bizim kültürümüzün aynası" diye konuştu.

Çorabatır, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sektörün biraraya gelerek adı aşçılık olan, içinde Türk mutfağı eğitiminin verileceği bir okula şiddetle ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Çorabatır, İl Özel İdaresi kaynaklarından da yararlanılarak iş garantili kurslar düzenlenebileceğini, böylece sektörün ihtiyaç duymuş olduğu kalifiye elemanın temin edilebileceğini ifade etti.

Kaynak: CHA