Konya Zehir Soluyor

Konya Zehir Soluyor

Konya'da Hava Kirliliği Değerleri Tehlike Alarmı Veriyor. Makine Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, Hava Kirliliğinde Partikül Madde Oranının 154 Mikrogram/metreküp Olması Gerekirken, Bu Oranının Konya'da Ortalama 600'e Ulaştığını Belirterek, 'Sokağa Çıkma Yasağı Bile Düşünülmeli' Dedi.

Konya Zehir Soluyor

KONYA'da hava kirliliği değerleri tehlike alarmı veriyor. Makine Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, hava kirliliğinde partikül madde oranının 154 mikrogram/metreküp olması gerekirken, bu oranının Konya'da ortalama 600'e ulaştığını belirterek, ''Sokağa çıkma yasağı bile düşünülmeli'' dedi. Partikül madde oranının sınır değerlerin çok üzerine çıktığı Konya'da vatandaşlar ise, ''Evlerimizi havalandırmak için pencerelerimizi açamaz olduk. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için endişeliyiz'' diye şikayette bulundu. Uzmanlar, hava kirliliğinde partikül madde sınır değerinin 130 mikrogram/metreküp olduğunu, bu oranın 300'e çıkması durumunda alarm verilmesi gerektiğini belirterek, ''Konya'da bu oran alarm seviyesini bile 2'ye katlamış durumda'' diyerek, tehlikenin ciddiyetine dikkat çekti. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ise doğalgaza geçişin zorunlu tutulması yönünde karar alınması gerektiğini savundu.

Kirlilik nedeniyle dışarı çıkamaz duruma gelindiğini belirten vatandaşlar, yetkilileri duyarsız davranmakla suçlarken, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Konya İl Koordinasyon Kurulu'nca Aralık 2006'da hazırlanan 'Hava Kirliliği' raporunda partikül madde ile ilgili sınır değerleri en yüksek ülkenin Türkiye olduğu belirtildi. Rapora göre, Türkiye'nin belirlediği sınır değerleri AB ve Dünya Sağlık Örgütü'nden 6 kat daha fazla fazla.

KONYA'DA TEHLİKE SİNYALLERİ

Hava kirliliğindeki artış nedeniyle artık çok ciddi önlem alınması gerektiğini söyleyen Makine Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, ''Sağlıklı bir havada bulunması gereken partikül madde değeri 154 mikrogram/metreküpden küçük olmalı. Ancak Çevre Bakanlığı tarafından Konya'da son haftalarda yapılan ölçümlerde ortalama partikül değerlerinin 600'e ulaştığı görülüyor. Bu artık çok ciddi önlem almanın zamanının geldiğini gösteriyor. Gerekirse 'plakalarda tek-çift uygulaması', 'sokağa çıkma yasağı' gibi bir dizi önlemler ciddi şekilde düşünülmeli'' dedi. Yetkililerin konuya duyarlılık göstermediğini de savunan Kalyoncu şöyle konuştu:

''Yapılması gereken herkes tarafından biliniyor. Motorlu taşıtlar, ısınmadan ve endüstriden kaynaklanan bir takım kirlenmelere karşı acil önlem alınmalı. Bunun için çok sıkı bir denetim politikası uygulanmalı. Konya'daki 237 bin araçtan sadece üçte biri egzoz ölçümlerini yaptırıyor. Valiliğin il içine giren tüm araçlarda egzoz emisyon ölçümü yapması gerekiyor. Ölçümleri yüksek çıkan araçlar şehre sokulmamalı. Yetkililer çıkıyor, 'Fazla korkulacak bir şey yok' diyorlar. Ama şu anki değerler kimsenin dışarıya çıkmaması gereken değerlerdir. Sağlıklı havanın kötüye dönüştüğü değerler değildir. Sağlıklı hava için partükül oranı 150, alarm seviyesi için 300 sınırdır. Ama Konya'da bu değerler 450-500 patükül civarında seyrediyor. Zaman zaman 600'e bile ulaşıyor.''

HAVA ŞARTLARI ETKİLEDİ

Konya İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt, kentte son aylardaki hava kirliliği artışının meteorojik şartlardan kaynaklandığını savundu. Kükürtdioksit ve partikül madde oranının Konya kent merkezinde yüksek olduğunu kabul ettiklerini belirten Kunt, ''Havamızın kirliği olduğu doğru. Öncelikle şu bilinmeli ki hiç bir şeyi saklama çabasında değiliz. Belediye, valilik ve müdürlük olarak kente kaçak kömür girişi ve kullanılan kömürlerin kalitesi konusunda gerekli hassasiyeti gösteriyoruz. Ancak kirliliğin bu denli yüksek olmasını meteorolojik şartlar da etkiliyor. Bu yıl ocak ayına gelmemize rağmen henüz Konya ve çevresi yağış almadı. Rüzgar neredesye yok denecek kadar az. Ayrıca şehir içindeki araç sayısı her geçen gün artıyor. Tüm bu faktörler kirliliği tetikliyor'' dedi.

VATANDAŞ TEPKİLİ

Özellikle akşam saatlerinde kent merkezinde hava kirliliği nedeniyle göz gözü görmüyor. Kirlilik nedeniyle zaman zaman sokağa bile çıkamadıklarını belirten vatandaşlar, ''İki yıldır şehin belirli bölgelerinde doğalgaz kullanılıyor. Ancak, şu anda görünen o ki doğalgaz hiç bir işe yaramadı. Çünkü kirlilik oranı Konya'da her geçen gün artıyor. Çocuklarımızı dışarı çıkartmaya korkuyoruz. Evi havalandırmak için cam açtığımızda içeri kömür kokusu giriyor. Yetkililer neden bu konuya duyarlı değil? Artık önlem almanın zamanı değil mi? Her gün zehir soluyoruz ama kimsenin umrunda değil. Harekete geçmek için birelerinin ölmesi mi gerekiyor?'' diyerek tepkisini gösterdi. Emekli Hikmet Karaoğlu (61), ''Bu sene geçtiğimiz yıllara oranla hava çok daha kirli. Günlerdir hava kirliliği sebebiyle dışarı çıkamıyorduk. Bugün bayram ziyareti nedeniyle çıkmak zorunda kaldık.'' derken, eşi Nimet Karaoğlu (55), ''Torunlarımı kirlilik nedeniyle dışarı çıkarıp, gezdiremiyorum. Artık, kirlenme her geçen yıl daha da artıyor. Yetkililerin çözüm bulmasını bekilyoruz'' diye kornuştu. Öğrenci Hüseyin Demirci (24) de, ''Doğalgaz kullanımı bir şekilde teşvik edilmeli ve Konya geneline yayılmalı. Kirliliğin önüne başka türlü geçilebileceğini düşünmüyorum'' dedi.

'DOĞALGAZ ZORUNLU OLMALI'

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, hava kirliğiliğiyle yakından ilgilendiklerini belirterek, ''Çevre Müdürlüğü'ndeki ciazlar sık sık arızalanıyor. Belediye olarak kendi ölçüm cihazlarımızı alacağız. Hava kirliliği ile mücadelede doğalgaz kullanımı önemlidir. Ben hukukcuyum. Konuyu inceleyeceğim. Binaların doğalgaza geçişi konusunda vatandaşı zorunlu tutabiliriz. Doğal gaza geçişte mecburiyet sağlayıcı bir karar alınması gerekiyor.'' diye konuştu.

EN YÜKSEK SINIR TÜRKİYE'DE

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Konya İl Koordinasyon Kurulu'nca Aralık 2006'da hazırlanan 'Hava Kirliliği' raporuna göre ise, partikül madde ile ilgili sınır değerleri en yüksek ülkenin Türkiye olduğu ortaya çıktı. Rapora göre, Türkiye'nin belirlediği sınır değerlerinin, ABD'den 2 kat, Japonya'dan 3 kat, Kanada'dan 2.5 kat, Avusturalya, AB ve Dünya Sağlık Örgütü'nden ise 6 kat daha fazla fazla olduğu belirtildi.