KKTC'de "Kıbrıs Türk Toplumu Nerede, Nereye Gidiyor" Anketi

KKTC'de "Kıbrıs Türk Toplumu Nerede, Nereye Gidiyor" Anketi

Kıbrıs Türk Toplumunda 2001 Yılında Doruğa Ulaşan Ekonomik Krizin ve Özellikle 2004 Referandum Sürecinin Ardından Ekonomik Göstergelerdeki Artışa ve Refah Düzeyinin Yükselmesine Karşın, Bu Gelişmenin Kamusal Politikalara Yansımaması Nedeniyle Hizmet Kalitesinin Yükselmediği, Refah Artışının Bölgeler Arasında Dengeli Bir Dağılım Göstermediği ve Nüfusun Yüzde 10-15'inin Fakirleşmeye Doğru Geriled...

KKTC'de

Kıbrıs Türk toplumunda 2001 yılında doruğa ulaşan ekonomik krizin ve özellikle 2004 referandum sürecinin ardından ekonomik göstergelerdeki artışa ve refah düzeyinin yükselmesine karşın, bu gelişmenin kamusal politikalara yansımaması nedeniyle hizmet kalitesinin yükselmediği, refah artışının bölgeler arasında dengeli bir dağılım göstermediği ve nüfusun yüzde 10-15'inin fakirleşmeye doğru gerilediği bildirildi.

Kıbrıs Toplumsal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi'nin çeşitli başlıklar altında yaptığı araştırma ve kamuoyu yoklamalarında, Kıbrıs Türk toplumunun bugünkü yapısıyla modern ve geleneksel öğeleri bir arada taşıyan "eklektik" yapısıyla "geçiş toplumu" özelliği taşıdığına da vurgu yapıldı. Ekonomik ve sosyal tercihler yanında Kıbrıs konusundaki tercihlerde de ciddi değişiklik olduğuna dikkat çekilen kamuoyu yoklamalarında, ilk kez 2006 yılında Kıbrıs Türkleri'nin ağırlıklı tercihinin yüzde 65'le "iki devletli çözüm"den yana olduğu, "federasyon" tercihinin ise yüzde 20'lere gerilediği belirtiliyor. Sosyolog Muharrem Faiz'in verdiği bilgiye göre, çeşitli alanlardaki göstergeler, özellikle 2001 yılından itibaren genel refah seviyesinde artış olduğunu, alım gücünün yükseldiğini gösteriyor. Ancak bölgelere ve sosyal gruplara göre dengeli bir dağılım yok. Faiz'in verdiği bilgiye göre, refah seviyesinin arttığına dair araba satışından memnuniyet ifadelerine, tatil yapanların artışından konutların durumuna kadar birçok gösterge var. Faiz bu duruma, "2006 verilerine göre yüzde 30'luk bir kesim bir önceki yıla göre gelirinin arttığına, geriye kalan yüzde 30 da aynı kaldığına inanıyor. 'Mutluyum' diyenlerin oranı yüzde 70'in üstünde. Batı ülkelerinde insanlar yaşam boyu taksit ödeyerek ev sahibi olurken, KKTC'de hane sahiplerinin yüzde 75'i kira ödemiyor. 2006 yazında nüfusun yüzde 24'ü yurt dışına tatile gitti. Yine 2006'da yüzde 15'ten fazlası ya araba değiştirdi, ya yeni araba aldı. Özel klinik ve hastanelerden sağlık hizmeti alanların oranı yüzde 60'a çıktı" örneklerini verdi.

Ülkedeki olumsuzluklarda de-jure ile de-facto nüfus arasındaki farkın da önemli pay taşıdığını söyleyen Faiz, "Nüfus konusunda konuşurken bir yandan ırkçılık, bir yandan rakam abartma var. İkisi de uç. Oysa asıl olan gerçekliktir, fiiliyattır. De-jure nüfus 190 bin civarındayken, de-facto nüfusun 300 bine yakın olması dünyada görülmüş bir şey değil.

Kıbrıs Türkü'nü kimlik açısından yorumlarken de, 'Türkiyeli'ye karşı Kıbrıslı, Rumlar'a karşı Kıbrıslı Türk' kimliğinin ön plana çıkarıldığına, anketlerden çıkan genel eğilimin ise Kıbrıslı Türk kimliğine vurgu yapılması yönünde olduğuna işaret eden Faiz, "Kıbrıslı Türkler'de dışlama duygusu var ama bu hiçbir zaman ırkçılık, saldırganlık noktasına gelmedi" ifadelerini de kullandı.

Merkezin Sorumlusu Sosyolog Muharrem Faiz, Kıbrıslı Türkler'in Kıbrıs sorununa çözüm şekline ilişkin beklentileriyle ilgili son kamuoyu yoklamaları hakkında da bilgi verdi. 2006 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında "iki devletli" çözüm tercihinin yüzde 65 ile bugüne kadar en yüksek orana çıktığını, "federasyon" tercihinin ise yüzde 20'yle en düşük seviyeye indiğini açıklayan Faiz, "1989 yılından beri araştırma, kamuoyu yoklaması yapıyorum. Böyle bir oran şimdiye kadar görmedim" dedi.

Araştırma sonuçlarına göre, 2006'da dikkat çeken başka veriler ise, siyasete, partilere güven yüzde 19, siyasetle çok ilgili olanların oranı sadece yüzde 14. En çok güvenilen kurumlar ordu, polis ve mahkemeler olarak ortaya çıktı.

(MG-OYK-OYK-OK-D)