Kızının Çeyizi Sayesinde İş Sahibi Oldu

Kızının Çeyizi Sayesinde İş Sahibi Oldu

Gaziantep'te çeyizinden kalan nakışları kızının çeyizi için modernize edecek ve daha fonksiyonel hale getirecek bir usta bulamayınca 2001'de kendi tasarım atölyesini kuran Pervin Özovacı, 40 yaşından sonra atıldığı iş hayatında kişiye özel ürettiği ev tekstili ve bebek ürünlerini Türkiye'nin...

ZUHAL UZUNDERE KOCALAR - Gaziantep'te çeyizinden kalan nakışları kızının çeyizi için modernize edecek ve daha fonksiyonel hale getirecek bir usta bulamayınca 2001'de kendi tasarım atölyesini kuran Pervin Özovacı, 40 yaşından sonra atıldığı iş hayatında kişiye özel ürettiği ev tekstili ve bebek ürünlerini Türkiye'nin dört bir yanına ve yurt dışına satıyor.

TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu üyesi de olan Özovacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, liseyi bitirdiği yıl evlendiğini ve üniversite eğitimi alma şansı bulamadığını belirterek, 3 çocuğu olmasına rağmen evde oturmayı hiç sevmediğini, her zaman sosyal hayatın içinde yer aldığını söyledi.

Uzun yıllar çalışma hayatından uzak olsa da insanlara faydalı olmaya çalıştığını anlatan Özovacı, kızının çeyizini hazırlarken kendi çeyizinden kalan kullanmadığı nakış ve dantelleri, modifiye ederek kullanılabilir hale getirtmek istediğini ancak görüştüğü kişilerin bunu yapamadıklarını vurguladı.

Özovacı, bunun üzerine evinde aklından geçen modelleri kendisinin yaptığını, nakışları kesip biçerek dikişini yapması için kendisine daha önce olumsuz yanıt veren çeyizciye gittiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Tekrar yaptığım tasarımla adamın karşısına çıktığımda, çok şaşırdı. 'Aferin, akıllı biriymişsin' dedi. İşte çıkış noktam bu oldu. Sonrasında kızımın da teşvikiyle bu işi yapabileceğim fikri oluştu kafamda. Evimin arkasında küçük bir dükkan boşalmıştı, onu kiraladım. Büyük bir sermayem yoktu. 2001 yılında 2 makine aldım, bir de dikiş işi için eleman tuttum. Sonrasında siparişle bu işi yapmaya başladım. Memnun kalan müşterim başkalarını da getirdi, derken işim büyüdü."

"Nişan bohçası, işi bittiğinde masa örtüsü olacak"

İşlerin bu kadar büyüyeceğini aklına bile getirmediğini söyleyen Özovacı, Antep işi ile yapılan örtüleri, nakışları, işlemeleri kullanarak ev tekstil ürünleri tasarladığını bunun yanı sıra kendi markasıyla da tekstil ürünleri, lohusa kıyafetleri, bebek beşikleri, bebekler için mevlit kıyafetleri, beşik örtüleri, kaftanlar ve kıyafetler tasarlamaya başladığını anlattı.

Tasarladığı özel nevresimleri yatak örtüsü olarak da kullanılabilecek şık bir hale getirdiğini anlatan Özovacı, şunları kaydetti:

"İstiyorum ki yeni nesil, bir şey aldığında onu çok fonksiyonlu olarak kullansın. Örneğin, yatağına pike örttüğünde, bir de yatak örtüsü ihtiyacı duymasın. Bu mantıkla nevresimleri, pikeleri fonksiyonel hale getirip iki türlü de kullanılmasını sağlıyorum. Nişan bohçası hazırlıyorum. İşi bittiğinde masa örtüsü olacak. Üretimim toptan ve seri olarak değil tamamen özel üretim yapıyorum. Moda tasarımında bir kıyafet nasıl kişiye özgü tasarlanıyorsa biz de o evin tarzı, ailenin zevki ölçüsünde kişisel üretim yapıyoruz. Yaptığımız ürünleri görenler gelip bizden başka şeyler istiyorlar."

İsviçre'ye beşik gönderdi

Özovacı, Türkiye'nin hemen hemen her bölgesine ürün gönderdiğini belirterek, internet üzerinden de sipariş aldığını söyledi.

Evlerinin fotoğraflarını gönderenler için tasarımlar yaptığını dile getiren Özovacı, "En son İsviçre'ye beşik yolladık. Reklam yapmadan tüm Türkiye'den müşterilerim oldu. Benim için önemli olan güzellik ve fonksiyonellik ile ürünlerin yıkanabilir olması." dedi.

Özovacı, iş hayatında çok badireler atlattığını vurgulayarak, "Ya ev hayatına geri dönecektim ya da yola devam edecektim. Ben zor da olsa devam etmeyi seçtim. Benim gibi iş hayatına atılacak kadınlara tavsiyem, işlerini çok sevmeleri, azimli olmaları, sürekli araştırma yapmaları ve tabii ki sebat etmeleri." ifadelerini kullandı.