Kırgizistan'ın Sorunları

Kırgizistan'ın Sorunları

Kırgızistan'ın Başkenti Bişkek'teki Manas Üniversitesi'nde Bir Dönem Türkoloji Bölümü Başkanı Olarak Görev Yapan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Omü) Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Aydın, Bu Ülkenin En Önemli Sorununun Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik Olduğunu ve Yoksullaşan Halkın Yöneticileri Sorumlu Tuttuğunu Belirtti.

Kırgizistan'ın Sorunları

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Manas Üniversitesi'nde bir dönem Türkoloji Bölümü Başkanı olarak görev yapan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Aydın, bu ülkenin en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu ve yoksullaşan halkın yöneticileri sorumlu tuttuğunu belirtti.

Türk Ocağı Konferans Salonu'ndaki "Kırgızistan Üzerine" konulu söyleşiye katılan Doç. Dr. Mehmet Aydın, 31 Ağustos 1991'de bağımsızlığını ilan eden 198 bin 500 kilometrekare üzerinde ve yaklaşık 4.5 milyon nüfusu bulunan Kırgızistan'ın kültürü, coğrafyası, ekonomisi ve yönetimi hakkında bilgi verdi. Ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un memleketi Kırgızistan'da Kırgız dilinin "köylü dili" denilerek küçük görüldüğünü, ancak bugün bu kompleksten kurtulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Aydın, "Orta Asya ülkelerine hangi açıdan bakarsak bakalım 'Orta Asya'dan bize ne' diyemeyiz. Çünkü kültürel açıdan köklerimiz orada. Hoca Ahmet Yesevi Yesili'dir. Batı Köktürkleri'nin ve Karahanlılar'ın merkezi Özgen'dedir" dedi.

Orta Asya Çinlileşmek üzereyken Müslümanlar'ın eline geçtiğini, ama rüyaların ölmeyeceğini, Çinliler'in geri döneceğini ileri süren Aydın, "Çinliler yine bugün Müslümanlar'la karşı karşıya gelmiştir ve şartlar da çok farklı değildir" diye konuştu.

Bugün Orta Asya'da "Türk dünyası"ndan söz edilmediğini, bu kavramın Kırgızistan ve diğer Türk Cumhuriyetleri'nde yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, bu konunun üzerinde önemle durulmasının gerekliliğine işaret etti. Kırgızistan'ın sorunlarını anlatırken, bu ülkede iş başına güney kökenlilerin getirildiğini açıklayan Aydın, şunları söyledi:

"Başkent Bişkek'te Türk Büyükelçiliği verilerine göre 3 bin 500 Türk yaşıyor. 24 Mart 2005'te yapılan Revolutsiya'da, burada yaşayan Türkler epey tedirgin olmuş. Revolutsiya'da Askar Akayev'in yerine Kurmanbek Bakıyev gelmiş. Kırgızistan'da siyasi yapı kuzey-güney arasındaki çekişmeye dayanıyor. Akayev Kemin ülkenin kuzeyindeki Kemin vadisinde doğmuş ve ekibi de büyük ölçüde bu bölgeden. Kurmanbek Bakıyev, Calalabatlı yani güneylidir. Şimdi de iş başına, devlet kadrolarına büyük ölçüde güney kökenliler, yani Oş ve Calalabatlılar getirilmektedir. Bölgecilik Kırgızistan'da öteki cumhuriyetlerde olduğu gibi ilerici muhafazakar gibi siyasi eğilimlerin üzerindedir."

Kırgızistan'ın diğer cumhuriyetler gibi yeraltı zenginliklerine sahip olmadığına değinen Aydın, ülkenin topraklarının büyük bölümünün dağlık olduğunu, halkın yoksullaştığını, bu yoksullaşmadan yöneticilerin sorumlu tutulduğunu ve suçlandığını açıkladı. Aydın, "Kazakistan'da yöneticiler için söylenen 'Geçmişte çalıyorlardı, ama bize de kalıyordu. Şimdi öyle çalıyorlar ki, artık bize bir şey kalmıyor' sözünü Kırgızistan'a uyarlamak mümkün. Kazakistan'da rüşvetle ilgili anlatılanlar Kırgızistan için de anlatılmaktadır. Eğitim ve öğretimle ilgili kurumlarda da yaygın bir rüşvet ağından söz ediliyor. Bu SSCB'den ayrılan bütün cumhuriyetlerin aşmaları gereken bir konu" şeklinde konuştu.

Orta Asya'daki bütün Türk Cumhuriyetleri'nin önemli ekonomik sorunları bulunduğuna ve Kırgızistan'daki gelir dağılımı adaletsizliğine işaret eden Aydın, şöyle devam etti:

"Akayev, Kırgızistan'ı Orta Asya'nın İsviçre'si yapmayı hedefleyip düşlemiş ama başarılı olamamıştır. Önemli olan Kırgızistan'ın, Orta Asya'nın Kırgızistan'ı olarak sorunlarının üstesinden hızla gelerek kalkınmasıdır."

Aydın, bütün Kırgızistanlılar'ın misafirperver olduğunu ve misafiri baş üstünde tuttuklarını da sözlerine ekledi.

(AG-SA-CC-Y)