Kılıçdaroğlu, CHP'nin 98. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen PM toplantısında konuştu: (2) - Haberler
Haberi Paylaş

Kılıçdaroğlu, CHP'nin 98. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen PM toplantısında konuştu: (2)

AA / Merve Yıldızalp - Haberler | Güncel
Kılıçdaroğlu, CHP'nin 98. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen PM toplantısında konuştu: (2)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "98 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Eğitim hallaç pamuğu gibi atıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "98 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Eğitim hallaç pamuğu gibi atıldı. Öğretmenler perişan edildi. Bir politika oluşturulmadı. Eğitimle ilgili kararı, hayatında ders vermemiş kişiler, eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişiler, eğitim politikasını belirledi ve Türkiye böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldı." dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin 98. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir ziyaretinin ardından genel merkezde toplanan Parti Meclisi (PM) toplantısına başkanlık etti.

PM'nin açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, eğitim sisteminin en büyük sorununun liyakatsizlik olduğunu, öğretmenlikle yakından uzaktan ilgisi olmayan kişilerin önemli görevlere getirildiğini ileri sürdü.

Öğretmen ile öğrenci ve aile arasında samimi sıcak bir bağ kurulmasının önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, çocuğun yeteneklerinin, öğretmenleri tarafından keşfedilmesi gerektiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Bütün bunların hepsi yapılabilirdi. Hepsini mahvettiler. Bizim çocuklarımızı denek olarak kullandılar. Dünyada böyle bir örnek yoktur. 98 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Eğitim hallaç pamuğu gibi atıldı. Öğretmenler perişan edildi. Bir politika oluşturulmadı. Eğitimle ilgili kararı, hayatında ders vermemiş kişiler, eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişiler, eğitim politikasını belirledi ve Türkiye böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldı." diye konuştu.

Eğitim sistemini değiştireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, anne ve babaların, kendilerine güvenmesini istedi.

Kılıçdaroğlu, "Çocuğunuz, hangi okula girerse hangi okulu tercih ederse o okulda en iyi eğitimi vermek bizim boynumuzun borcudur. Bunu yapacağız. Çünkü biz, her çocuğun iyi yetişmesini isteriz. Dünyayı sorgulamasını isteriz. Yeni sorular sormasını, sorunlara çözüm üretmesini isteriz. En büyük arzumuz budur." ifadesini kullandı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının, eğitim sisteminde yaşanan sorunları gün yüzüne çıkardığını dile getiren Kılıçdaroğlu, 2 milyon 316 bin 139 öğrencinin, EBA'ya ulaşamadığını iddia etti.

Meksika ve Türkiye'nin, okullarını uzun süre kapalı tutan iki ülke olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, öğrencilerin ve ailelerin perişan olduğunu savundu.

"2 milyon 316 bin çocuk, EBA'ya ulaşamıyorsa nasıl eğitim alacak?" sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, "Sarayda oturanlar bunu biliyorlar mı acaba? Sarayda oturanlarda vicdan var mı acaba? 2 milyon evladımız eğitimsiz bırakıldı. Onlar bu ülkenin çocukları. 2 milyon 316 bin 139 evladımız fakir ailelerin çocukları. Fakir ailenin çocuğu olmak suç mu? İtiraz eden, karşı duran kim? Biziz. Fakirin fukaranın, onların çocuklarının hakkını hukukunu savunan kim? Yine biziz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreçte, Türkiye'de 1 milyon 459 bin çocuğun internete ulaşamadığını, Türk Telekom'un Hariri ailesine satıldığını, Türkiye'deki bankalardan kredi çekildiğini ve bankalara borcun ödenmediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Bunların yatacak yeri var mı? Sormadılar. Neden internet altyapısını oluşturmadınız diye." sözlerini sarf etti.

"Eğitim sistemi felaket"

15 bin yeni öğretmen ataması yapılacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, 107 bin öğretmen açığı bulunduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Daha düne kadar 'öğretmen açığı yok, tam tersine öğretmen fazlası var' diyen kişi '15 bin yeni öğretmen atayacağız' diyor. Açık 107 bin. Niye çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya bu iktidar diye, bunun için söylüyorum. Öyle bir atmosfer ki yeri geliyor 'öğretmen fazlası var' diyor, yeri geliyor '15 binle tamamlayacağız' diyor, yeri geliyor '107 bin açığımız var' diyor. Kim doğruyu söylüyor? Nasıl bir yapıdır bu yapı? Her şeyi bir kişiye bağlarsanız çocuklarımızın geleceği felaket olur. Tablo budur." dedi.

Öğretmenlerin açlığa ve yoksulluğa mahkum edildiğini savunan Kılıçdaroğlu, aynı işi yapan öğretmenlerin kadrolu, ücretli ve sözleşmeli olarak ayrılmasını eleştirdi.

"Arsayı göstersinler oraya okulu yapacağız"

Anne ve babalara da seslenen Kılıçdaroğlu, "Eğitim sistemi felaket. Çocuğunuzun geleceği elinizden alınıyor. Çocuğunuzun nitelikleri, becerileri yeteri kadar saptanamıyor." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, salgın sürecinde açılan okullarda temizlik görevlisi bulunmadığını, her okula bir sağlık çalışanının atanması gerektiğini kaydetti.

Derslik ihtiyacının 43 bin 627 olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Bütün vatandaşlarımız şahit olsunlar. Bizim belediyelerimizin olduğu yerde ister küçük ister büyük şehir. Eğer ek dersliğe ihtiyaç varsa yani 43 bin 627 ek derslik ihtiyacı, bizim belediyelerimizin olduğu yerdeyse veya kaç tane ise arsayı göstersinler, oraya okulu yapacağız ve Milli Eğitim Bakanlığına teslim edeceğiz." diye konuştu.

Okulları yapmak için para da beklemediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanlığına "Göster arsayı yapacağız okulu" çağrısında bulundu.

Kılıçdaroğlu, salgın döneminde öğrenme kayıplarının bulunduğunu, Milli Eğitim Bakanlığının bilimsel bir çalışma yapması ve bu kayıpları önlemek için nelerin yapılması gerektiğini topluma açıklaması gerektiğini vurguladı.

Salgın döneminde eğitimde fırsat eşitsizliğinin arttığını ileri süren Kılıçdaroğlu, bunun da önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

"İlk yapılacak iş, bütçeden Milli Eğitim Bakanlığına ek ödenek aktarmak"

Kılıçdaroğlu, eğitimde yapılması gerekenlerin bulunduğuna işaret ederek, partililerden eğitimin ve öğretmenin önemini anlatmalarını istedi.

Tableti olmayan öğrencilerin olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, "İlk yapılacak iş, bütçeden Milli Eğitim Bakanlığına ek ödenek aktarmaktır. Milli Eğitim Bakanlığı, bunları alacak, öğrencilere dağıtacak. Hiç kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum, saray hariç. Çünkü biz çocuklarımızın bilgisayarı, tableti olsun istiyoruz. O çocukların cahil kalmasını isteyenler, bunları vermek istemiyorlar." ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, salgın sürecinde öğrenme kayıplarının bulunduğunu, bunun bir araştırmayla ortaya konulması gerektiğini iddia etti.

Eğitim şurasının toplanması ve eğitim bilim kurulunun oluşturulması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, eğitime bilimsel gözle bakılmasının önemine işaret etti. Kılıçdaroğlu, Öğretmenler Meslek Kanunu'nun çıkarılması ve her 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde birer maaş ikramiye verilmesi gerektiğini kaydetti.

3600 ek göstergenin polislere, öğretmenlere ve imamlara verilmesi gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, ek göstergenin verileceğine dair söz verildiğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Söz verdiysen sözünde duracaksın. Bunun takipçisi olacağım. 3600 ek göstergeyi onlardan söke söke alacağım. Bu konuda kararlıyım." dedi.

Her okulun bir bütçesinin olması ve okul yönetimi ile okul aile birliğinin okulun bütçesini oluşturması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bağışlarla gelen paranın okul için nasıl kullanıldığının bilinmesi gerektiğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"98. yılda belki Türkiye'de çok farklı şeyleri konuşmalıydık. Teknolojiyi, bilimi, bilim insanlarımızı konuşmalıydık. Onları nasıl yetiştirdiğimizi konuşmalıydık.

Sorunlarımız ikinci planda ama diye düşünüp gelecekte neleri daha güzel yapabiliriz, inşa edebiliriz onları konuşmalıydık. Ama maalesef bugün hala Cumhuriyetin eğitim felsefesini yeteri kadar kavrayamamış, eğitimin önemini kavrayamamış, 'acaba nasıl öyle bir eğitim yapayım ki sürekli parti militanı oradan yetişsin' diye bir düşünceyle yol alan siyasal anlayış, eğitimi ve toplumu bu noktaya getirdi. Bunu düzeltmek hepimizin görevi."

"Torpili sonlandıracağız"

Gençlerle buluştuğunda "Sizden çaldıkları her şeyi telafi edeceğiz. Hiç endişe etmeyin. Bütün gençlere sözümdür. Bu sözün arkasında duracağım." sözünü verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bunu söylediğim zaman bu havuz medyası 'Kılıçdaroğlu gençlere yeni telefon vadetmiş' diye söylüyorlar. Akılları olsa şunu düşünürler; Kılıçdaroğlu, gençlere her zaman yeni telefon kullanabilecekleri bir Türkiye'yi vadediyor. Akılları almıyor, bu kadar kıt düşünüyor. Öyle bir Türkiye olmalı ki gençler her yeni çıkan telefonu rahatlıkla alabilmeli. Bu olmalı, bu olmadıktan sonra olmaz ki zaten. Gencin bir umudu, bir beklentisi var. Onu vereceksin. 'Yeni telefon vadediyor'. Evet yeni telefon ama yeni Türkiye ile beraber güzel Türkiye ile güçlü Türkiye ile beraber vadediyorum. Oyun konsolu, evet ÖTV almayacağım. Oyun konsolu alacak, daha ucuza alacak, daha rahat oynayacak, zihnini geliştirecek bunları yapacağız. 6 ayda yapacağız, öyle uzun 6 yıl, 19 yıl, 20 yıl değil, 6 ayda bunların tamamını yapacağız.

Kredi Yurtlar Kurumu'ndan para almışlar, haciz ile uğraşıyorlar ama işi yok. Bir sefer faizleri sileceğiz. Faizleri sileceğiz, anaparayı da iş bulduktan sonra makul bir taksitle alacağız. Böylece gençlerimiz iş buluncaya kadar hiç kimse gidip icra memuru onun annesinin veya babasının kapısına dayanmayacak, bunu sağlayacağız. İlk kez üniversiteye giden 18 yaş üstü gençlerin tamamına 1000 lira bakiyeli kart mobil uygulama vereceğiz."

Gençlerin şikayet ettiği mülakatı kaldıracaklarını, mülakatın zorunlu olması halinde ise kamera koyulacağını anlatan Kılıçdaroğlu, "Hiç kimsenin hakkını, hukukunu birilerine yedirmeyeceğiz. Torpili sonlandıracağız. Karşılaştığınız her gence bunu söyleyin. Torpilden şikayet etmeyeceksiniz. Çünkü CHP iktidarında torpilsiz bir dünya olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Geçlerden pasaport çıkarma işleminde ve yurt dışına çıkışta harcın alınmayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, ilk defa sıfır otomobil alacak gençler için ÖTV'yi sıfırlayacaklarını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Kazanacaklar, üretecekler, otomobilleri olacak, gezecekler. Çünkü onların hayalleri, bizim hedefimiz olacak." diye konuştu.

(Bitti)

AA / Merve Yıldızalp - Son Dakika Haberleri
500
title