Kayseri'de Deaş Davası

Kayseri'de Deaş Davası

Kayseri'de terör örgütü DEAŞ'a ilişkin davada, örgütün sözde "göç ve lojistik komitesi" Türkiye sorumlusuyla irtibatlı oldukları öne sürülen 7'si tutuklu 8 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.

Kayseri'de Deaş Davası

Kayseri'de terör örgütü DEAŞ'a ilişkin davada, örgütün sözde "göç ve lojistik komitesi" Türkiye sorumlusuyla irtibatlı oldukları öne sürülen 7'si tutuklu 8 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.


Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "örgüte bilerek, isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılanan tutuklu sanıklar Rusya uyruklu Elena Rakhmanova, Suriyeli Mahmud Şeyh Muhammed, Sümeyye Şeyh Muhammed, Ahmad Alakel, Muhammed Al Hammut ve Minah Mohammed Al Ali ile tutuksuz sanık Muhammed Rebiğ İsmail ve avukatları hazır bulundu.


Ukrayna uyruklu sanık Raşid Enikeev ise tutuklu bulunduğu Menemen R Tipi Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.


Yeminli tercüman eşliğinde savunma yapan sanık Enikeev, Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan El-Ezher Üniversitesinde okuduğu dönemde geçirdiği trafik kazasının ardından tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu söyledi.


Trafik kazasının ardından ülkesine, oradan da fizik tedavi için İstanbul'a geldiğini anlatan Enikeev, şunları dile getirdi:


"İstanbul'da bir yıl kaldıktan sonra İsviçre uyruklu eşim ile Suriye'deki insanlara yardım amaçlı bu ülkeye gittim. Müslüman'ım, bu ülkede savaş var, ailemin maddi durumu iyiydi, oradaki insanlara ve çocuklara yardım etmek istiyordum, bu nedenle gittim. İdlib'de Tahrir el Şam, El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu'na mensup kişilere yardımda bulundum. Abdullah Şeyh Muhammed (DEAŞ'ın sözde 'göç ve lojistik komitesi' Türkiye sorumlusu 'Abu Jafer' kod adlı kişi) ile burada tanıştım, ne iş yaptığını bilmiyordum. Burada 1,5 sene kaldıktan sonra Türkiye'ye döndüm. Amacım ülkeme dönmekti."


Mahkeme başkanının, neden uluslararası terörizm suçundan arandığını sorması üzerine sanık Enikeev, "Kırım Tatarlarından olmam ve Kırım'ın Rusya tarafından ilhakına karşı tavır almam nedeniyle bu ülke tarafından hakkımda terörist suçlaması ile işlem yapıldığını biliyorum." dedi.


Sanıklardan Elena Rakhmanova ve Sümeyye Şeyh Muhammed'in eşleri olduğunu belirten Enikeev, DEAŞ üyesi olmadığını öne sürerek, tahliye ve beraatini istedi.


Sanıklardan Mahmud Şeyh Muhammed de terör örgütü DEAŞ'ın sözde "göç ve lojistik komitesi" Türkiye sorumlusu "Abu Jafer" kod adlı kişinin kardeşi olduğunu, Suriye'de bulunduğunu, burada savaştığını ama bunu kimin safında yaptığını bilmediğini öne sürdü.


Sanıklardan Sümeyye Şeyh Muhammed ise ilk eşi Muhammed El Mustafa'nın Suriye'deki savaşta öldüğünü, kimin safında savaştığını bilmediğini, cep telefonundaki silahlı ve bombalı fotoğraflarının da ölen eşinin zoruyla çekildiğini savundu.


Sanıklar Ahmad Alakel, Muhammed Al Hammut, Minah Mohammed Al Ali ve Muhammed Rebiğ İsmail de suçlamaları reddederek tahliye ve beraatlerini talep etti.


Savcı, mütalaasında sanıkların üzerilerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, yargılamanın devam ediyor olması ve kaçma ihtimalleri göz önünde bulundurularak sanıkların tutukluluklarının devamını istedi.


Sanıklardan Rakhmanova'ya Rusçaya çevrilmiş iddianame gönderilmesine ve esasa ilişkin savunmasının gelecek celse alınmasına karar veren mahkeme heyeti, tutuklu 7 sanığın mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı 11 Nisan'a erteledi.


İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, DEAŞ'ın sözde "göç ve lojistik komitesi" Türkiye sorumlusu "Abu Jafer" kod adlı zanlıyla irtibatlı oldukları belirlenen şüphelilerin yakalanması için 11 Ekim 2018'de farklı adreslere düzenlenen operasyonda, aralarında Abu Jafer'in kardeşleri ve akrabaları ile Ukrayna uyruklu Rashid Enikeev'in de bulunduğu 8 kişi gözaltına almış, zanlıların adreslerinde çok sayıda sahte pasaport, dijital materyal ve örgütsel doküman ele geçirilmişti.


Şüphelilerden Enikeev'in, uluslararası terörizm suçundan arandığı, halen DEAŞ içinde faaliyet yürüttüğü, gizli haberleşme ağı üzerinden örgüt mensuplarına talimat verdiği, ölen DEAŞ üyelerinin eşlerini kaçak yollarla Suriye'den Türkiye'ye getirdiği belirlenmişti.

Kaynak: AA