'Kararlılığımızı Koruyoruz'

'Kararlılığımızı Koruyoruz'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB Katılım Sürecinde Bütün Olumsuzluklara Rağmen Kararlılığını ve Heyecanını Koruduğunu Belirtti.

'Kararlılığımızı Koruyoruz'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB katılım sürecinde bütün olumsuzluklara rağmen kararlılığını ve heyecanını koruduğunu belirterek, ''AB'ye tam üyelik hedefine kilitlenmiş durumdayız. Bu yolda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bunun dışındaki alternatifi kabul etmemiz ya da bu sürecin gerektirdiği reformlardan uzaklaşmamız söz konusu değil'' dedi.

Yurt dışında görevli büyükelçiler, daimi temsilciler ve merkezde görevli büyükelçilerin geniş katılımıyla Türk dış politikasının masaya yatırıldığı, ''Türk Dış Politikası, Yönelimler ve Öncelikler'' konulu Büyükelçiler Konferansı çerçevesinde Ankara Palas'ta istişare toplantısı düzenlendi ve akşam yemeği verildi.

Yemek öncesinde konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bugün AB katılım sürecindeki bir ülke konumuna yükseldiğine ve başta komşu ülkeler olmak üzere yakın ve uzaktaki tüm ülkelerle ilişkilerin yoğunlaştığına, var olan sorunların çözüm yoluna girdiğine dikkati çekti.

Erdoğan, beş buçuk yıl önce 36 milyar dolar olan ihracatın, bugün 125 milyar dolara ulaştığını, yıllarca 1 milyar dolar seviyesini aşamayan uluslararası doğrudan yatırımların ise 2007 yılı sonu itibariyle 22 milyar dolara ulaştığını anlattı.

Türkiye'nin yurt dışındaki yatırımlarının da önemli miktarda arttığını ve Türk müteahhitlik sektörünün ABD ve Çin'den sonra dünyada 3. sıraya yükseldiğini belirten Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bütün bunlara ek olarak bugün Türkiye, İsrail-Suriye arasında, İsrail-Filistin arasında arabulucu görevi yürütmekte, Lübnan'da, Irak'ta istikrarın sağlanmasında etkin görev almaktadır. Tüm bu ve benzeri gelişmeler Türkiye'nin değişen çehresinin, gelişen vizyonunun dış politikada, uluslararası arenada artan rolünün somut sonuçlarıdır.''

Başbakan Erdoğan, Orta Doğu'da, Kafkaslarda, Balkanlarda, Afrika'da istikrar için mücadele eden, insanlığın huzur ve barışı için gayret gösteren bir Türkiye'nin söz konusu olduğunu bildirdi.

''Türkiye 21. yüzyılın kilit ülkelerinden, merkez ülkelerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor'' diyen Başbakan Erdoğan, bu potansiyele ve uluslararası diplomaside ciddi bir deneyime sahip olunduğunu ifade etti.

Erdoğan şunları söyledi:

''Bizim ihtiyacımız olan motivasyondur, moraldir, somut hedeflerdir. Son beş buçuk yıldır artık buna da sahibiz. Türkiye'nin neler yapabileceğini gördük. İnanınca neleri başarabileceğimizi gördük. Olmaz denilenlerin nasıl olabileceğini, ulaşılamaz denilen hedeflere nasıl ulaşılabileceğini bizzat tecrübe ettik. Şimdi çok daha büyük hedeflerimiz var ve bu hedeflere birlikte, omuz omuza, kararlılıkla ilerliyoruz. AB katılım sürecimizde bütün olumsuzluklara rağmen kararlılığımızı, heyecanımızı muhafaza ediyoruz. İhracatta 250 milyar dolar gibi bir hedefi önümüze koyduk. En geç 2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü kutlamalarında Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında görmeyi arzuluyoruz ve buna inanıyoruz.''

Erdoğan, herkesin bu hedefler doğrultusunda çaba göstermesinin en büyük arzuları olduğunu belirterek, hiç şüphesiz Türkiye'nin önündeki en önemli projelerden birinin AB'ye katılım olduğunu belirtti.

Erdoğan şunları söyledi:

''AB çerçevesinde ortaya konan değer, ilke, kural ve normlar bugün evrensel değer olarak önem verdiğimiz, uyum göstermeye çalıştığımız hususlardır. Her geçen gün değişen, dönüşen, modernleşen Türkiye Cumhuriyeti çağdaş dünyanın bir parçası olarak bu süreci başarıyla sürdürmek durumundadır. Cumhuriyetimizin kuruluş ideallerinin, çağdaşlaşma hedeflerinin bugünkü somut karşılığı AB'ye katılımdır.

Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye'nin evrensel ölçütlere ulaşabilmesi, çağdaş normlara uyum sağlayabilmesi için AB sürecinin yapacağı katkı küçümsenmemelidir. Uluslararası toplumun saygın bir üyesi olarak etkinlik alanlarını arttırmak isteyen Türkiye'nin temel tercihi AB'ye tam üye olmaktır, Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma perspektifi doğrultusunda AB'ye tam üyelik hedefine kilitlenmiş durumdayız. Bu yolda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bunun dışındaki alternatifi kabul etmemiz ya da bu sürecin gerektirdiği reformlardan uzaklaşmamız söz konusu değil. Burada herhangi bir pazarlıya asla yaklaşmamız düşünülemez. AB ile ilişkiler çok boyutlu dış politikamızın en önemli ayağını oluşturmaktadır.''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerini diyalog, dostluk, kardeşlik ilkeleri üzerinden yeniden şekillendirdiğini belirterek, ''Dikkat ederseniz artık çevremizde düşman anlayışıyla hareket yok denecek noktaya gelmiştir. Dostluk ilerlemiştir'' dedi.

Hem İsrail hem de Filistin tarafıyla olan ilişkilerin Türkiye'nin bölgedeki konumunu farklılaştırdığına dikkati çeken Erdoğan, Lübnan'da varılan uzlaşmada da Türkiye'nin büyük rol oynadığını ifade etti.

İran'ın nükleer programıyla ilgili çalışmalara da değinen Başbakan Erdoğan, ''Uluslararası alanda devam eden sorunda ülkemiz çözüme yönelik inisiyatiflerde yer alıyor. Temennimiz tüm dünyanın endişe ile izlediği bu meselenin barışçı yollardan hal yoluna girmesi ve ilgili tüm tarafların rahat bir nefes almasıdır'' diye konuştu.

Türkiye'nin Afganistan'ın istikrara kavuşması konusunda da önemli rol oynadığını hatırlatan Erdoğan, Türk dış politikasının öncelikli konularından birinin de Kıbrıs olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, önümüzdeki dönemde Afrika'da 15, Güney Amerika'da 2 büyükelçilik açılmasının planlandığını hatırlattı.