Karagözüm İki Gözüm: "Karagöz ve Çocuk Tiyatrosu" söyleşisi

Karagözüm İki Gözüm: "Karagöz ve Çocuk Tiyatrosu" söyleşisi

Karagözüm İki Gözüm: 'Karagöz ve Çocuk Tiyatrosu' söyleşisi
Anadolu Ajansı / Ahmet Esad Şani - Haberler | Güncel

"Karagöz ve Çocuk Tiyatrosu" söyleşisinde, Karagöz sanatının çocuklarla iletişim kurmada üstlenebileceği işlevler tartışıldı.

"Karagöz ve Çocuk Tiyatrosu" söyleşisinde, Karagöz sanatının çocuklarla iletişim kurmada üstlenebileceği işlevler tartışıldı.

Yapı Kredi Müzesi'nde devam eden "Karagözüm İki Gözüm" sergisi kapsamında gerçekleştirilen söyleşi, Yapı Kredi Kültür Sanat'ın YouTube kanalından canlı yayınlandı.

Geleneksel Karagöz gölge oyununun bugünün dijital dünyasının çocuklarına verebileceklerinin tartışıldığı etkinliği yöneten küratör Cengiz Özek, Karagöz oyunlarında sevgi, dostluk, barış gibi pek çok konunun işlenebileceğini söyledi.

Mevcut oyunların yanı sıra yeni figürlerin de üretilebileceğini kaydeden Özek, "Sokaklarda dolaşan insanları tekrar Karagöz perdesine getirebiliriz. Halk hikayeleri de Karagöz için bir oyun kaynağı. Bunlar kahramanlık hikayeleri de aşk hikayeleri de olabilir." ifadesini kullandı.

Özek, halk hikayelerini Karagöz içinde kullanmanın oyuna büyük bir alan açtığını belirterek, "Edebiyatımızda müthiş hikayeler var, bir sürü masallar, küçük hikayeler var. Nasrettin Hoca hikayesi, Keloğlan veya Köroğlu diye anlatılan hikayeleri alıp buraya uyarlamak son derece kolay. Karagöz'ün bir diğer oyun kaynağı ise gerçek üstü hikayeler. Burada artık oyun yazma konumuz zirveye ulaşıyor. Gerçek üstü hikayeler deyince cinler, periler, devler, artık aklınıza ne gelirse koyabiliyoruz buraya." şeklinde konuştu.

Karagöz oyununun eskiden özellikle İstanbul'da şehir meydanlarında, küçük alanlarda, kahvehanelerde veya özel konaklarda seyirciyle buluşabildiğini anlatan Özek, "Mutlaka bir sünnet düğününde Karagöz oynardı, bu bir gelenekti. Ramazanda Karagöz seyredilmezse olmazdı, bütün yıla yayılan bir etkinlikti." değerlendirmesini yaptı.

"Karagöz'ün koşulları çocuk tiyatrosu için uygun"

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Kuyumcu da Karagöz gibi çocuk tiyatrosu için de küçük mekanların istenilen ve özlenen bir şey olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Çocuk tiyatrosunda mesela, günümüzde yetişkinlerin oyunları için tasarlanmış büyük salonlarda çocuklarımız için oyunlar sergiliyoruz. Oysaki o büyük salonlarda ilk 8-10 sıradaki çocuklar sahneyi ilgiyle izleyebiliyor, arkadakilerinse bir süre sonra dikkatleri dağılabiliyor.

Aradaki mesafe uzadıkça çocuğun odaklanma süresi, dikkatini vermesi ve takip etmesi zorlaşacaktır. O nedenle ben bu Karagöz ve çocuk tiyatrosuyla ilgili bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Karagöz'ün bütün koşulları çocuk tiyatrosu için çok uygun. Keşke çocukların ilgiyle takip edebilmeleri, iletişim kurabilmeleri için çocuklar için hazırlanmış 50 kişilik, 100 kişilik çok küçük salonlarımız olsa. Bu salonlarda hem çocuk tiyatroları, çocuk oyunları hem de Karagöz gösterileri sergilesek. Bu büyük salonlarda çocuklar bir süre sonra oyundan kopuyor."

Mekanın hem Karagöz hem de çocuk tiyatrosunda çok önemli olduğunu vurgulayan Kuyumcu, "Özellikle okul öncesi çocuklar sürekli sahneyle iletişim kurmak isterler, sürekli dahil olmak isterler, sürekli kahramana, oyundaki kişilere yardım etmek isterler, soru sorarlar ve cevap almak isterler." şeklinde konuştu.

"Karagöz ekranındaki iletişim çok daha özel"

Kuyumcu, bugünün çocuklarının ekran ilişkisinden hareket edip, Karagöz perdesiyle elektronik ekranlar arasında benzerlik kurarak, şunları kaydetti:

"Günümüz çocukları ekranla sürekli iletişim halindeler. Aslında bu çok iyi bir şey değil, bebek arabasındaki bir yaşındaki çocuk biraz huysuzlansa hemen eline bir ekran, bir telefon tutuşturuluyor ve çocuk onunla iletişim kuruyor, onunla ilgilenmeye başlıyor. Demek ki hayatımızın her anında, her yaşında bir ekranla karşı karşıyayız. Bu bir telefon, bilgisayar veya tablet olabilir.

Buradan yola çıkarak 'Karagöz ekranına' baktığımızda, ekran diyorum yani ekrana benzerliği açısından bunu söylüyorum, aynen bir tablet veya bilgisayar ekranı gibi bir perde, arkadan yansıyan ışık ve tasvirlerin hareketini gördüğümüz bir şey. Aynen diğer ekranlara bir alternatif ekran gibi görünüyor. Bunun özel ve güzel tarafı ise interaktif olmaya izin vermesi. Bilgisayar ekranı soğuk tek taraflı bir şeydir, oyunlar belki interaktif olabilir ama bir yere kadar. Ama 'Karagöz ekranındaki' iletişim ve ilişki çok daha özeldir."

Sergi hakkında

"Karagözüm İki Gözüm" sergisinde 20'den fazla karagöz sanatçısının 350 tasviri, dünya gölge tiyatrosu içerisinde Karagöz oyunlarının yeri, dünyada Karagöz oyunlarının nerelerde oynatıldığı, gerçeküstü figürlerin ve halk efsanelerinin Karagöz tasvirlerine yansımaları gibi başlıklar altında ele alınıyor.

Küratörlüğünü Cengiz Özek'in, koordinatörlüğünü ise Nihat Tekdemir ve Elif Erdoğan'ın yaptığı sergide, Yapı Kredi Müzesi Koleksiyonunda yer alan tasvirler, Ragıp Tuğtekin'in etkilendiği ve etkilediği sanatçıların işleriyle birlikte sanatseverlerle buluşuyor.

Yapı Kredi Yayınları tarafından İngilizce ve Türkçe basılan bir kitabı da bulunan sergi, 21 Şubat'a kadar gezilebilecek.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Ahmet Esad Şani

Manşet Haberler

title