Kanadoğlu'dan 'Gizlilik' Eleştirisi

Kanadoğlu'dan 'Gizlilik' Eleştirisi

Sabih Kanadoğlu, 'Adayları 3-5 Ay Önce Ortaya Çıkarmadan, O Kişiler Üzerinde Tartışma Yapılmadan, Böyle Yangından Mal Kaçırır Gibi Bir Cumhurbaşkanlığı Seçimi Görülemez' Dedi.

Kanadoğlu'dan 'Gizlilik' Eleştirisi

Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "Çağdaş demokrasilerde uzlaşılmadan, adayları 3-5 ay önce ortaya çıkarmadan, o kişiler üzerinde tartışma yapılmadan, kamuoyunun beğenisini, onayını kazanmadan, böyle yangından mal kaçırır gibi bir cumhurbaşkanlığı seçimi görülemez" dedi.

Samsun'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Çağdaş Demokrasi ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi" adlı konferansta konuşan Sabih Kanadoğlu, cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesi gerektiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandıktan çıkacak 367 yeter sayısının aynı zamanda toplantı yeter sayısını da gösterdiği yorumunu yapan Kanadoğlu, "367 yoksa ikinci oylamaya geçerim" sözünün hukuksal dayanağı olmadığını ve hukuka karşı hile anlamına geldiğini öne sürdü. 367'nin altında ne rakam varsa toplantı yeter sayısının oluşmamış olduğunu ve bir sonraki tura geçilemeyeceğini öne süren Kanadoğlu, "Bu 367, bütün turlarda aranması gereken bir rakamdır. Bu bir anayasal yorumdur. Aksini düşünenler de olabilir. Bu husus öyle görülmektedir ki Anayasa Mahkemesi'nin denetimine gidecektir. Anayasa Mahkemesi bağlayıcı bir yorumla hangi görüşün uygulanması gerektiğini ortaya koyacaktır. Ve bu noktada Anayasa Mahkemesi'nin siyasallaşacağı yolundaki iddia saçmadır. Çünkü Anayasa Mahkemesi zaten siyasal sonuçlar doğuracak kararlar vermekle görevlidir. 'Anayasa Mahkemesi siyasallaşır, oraya götürmeyelim' demek herhangi bir sorunu mahkemelere götürmeyi de engelleyecek sonuca götürür. Böyle bir saçmalığı hiçbir anayasa mantığının kabul etmesi mümkün değildir" dedi.

Anayasanın ilgili maddesinin, 367'nin aranması şartını getirmesinin uzlaşma sağlanmasını amaçladığını vurgulayan Kanadoğlu, "Çağdaş demokrasilerde uzlaşılmadan, adayları 3-5 ay önce ortaya çıkarmadan, o kişiler üzerinde tartışma yapılmadan, kamuoyunun beğenisini, onayını kazanmadan, böyle yangından mal kaçırır gibi bir cumhurbaşkanlığı seçimi görülemez. Uzlaşma kültürü sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde değil, ülkenin yararına her konuda sağlanmalıdır" diye konuştu.

Türk milletinin kabullenebileceği, anayasayı, cumhuriyetin kuruluş felsefesini ve cumhuriyetin temel ilkelerini koruyacak bir kişi üzerinde uzlaşılması gerektiğini kaydeden Kanadoğlu, aksi takdirde Türkiye'nin ciddi bir buhran, kriz içine girme tehlikesi bulunduğunu savundu. Kanadoğlu, "Artık bölünerek, birbirimizle çatışarak, Türkiye'yi bir yere götüremeyiz. Ben uzlaşmanın sağlanması gerektiğini düşünüyorum ve diliyorum" şeklinde konuştu.

(AG-SA-OK-Y)