Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü - Haberler
Haberi Paylaş

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

Habermetre - Toplum
 - Güncelleme:
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

Üniversitemiz Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÜKAM) tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında bir panel ve konferans gerçekleştirildi.

Üniversitemiz Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÜKAM) tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında bir panel ve konferans gerçekleştirildi.

Dr. Öğretim Üyesi E. Gülçeri Güleç Peker moderatörlüğünde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen panel ve konferansta ilk oturumda Jandarma Teğmen Emine Delimehmet ve Şiddet Önleme ve İnceleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Nigar Hakyemez birer sunum yaptılar.

Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hüseyin Peker, "Öncelikle bu panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Toplum içerisinde genel olarak empati duygusu yeterince gelişmemiş insanlar şiddete yöneliyor. Şiddet büyük bir sorun ve bunu aşmamızın tek yolu eğitimdir. Kadınlar da erkekler kadar değerlidir ve bunun eğitimle aşılanması gerekir. Ayrıca verilen cezaların son derece caydırıcı olması önemlidir. Caydırıcı cezalar verilmemesi genel olarak kadına yönelik şiddeti arttıran bir etmendir diye düşünüyorum. " dedi.

Rektör Yardımcımız sonrasında söz alan GÜKAM Müdürü Prof. Dr. Ayşen Reyhan Wolff, Dünyada en yaygın ve en acil başa çıkılması gereken durumun Covid 19 ile birlikte artan şiddet eğilimi olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Wolff sözlerinin devamında "2030 yılına kadar kadına yönelik şiddeti tamamen bitirme amacıyla çalışmalar başlatılmıştır. Tehditler sadece kadına yönelik değil yaşlı, engelli ve hayvanlara da yöneliktir. Aile içi şiddet yüzde 98 oranında erkekten kadınadır. Bu şiddetin yüzde 38'i fiziksel yüzde 40'ı ise psikolojiktir. Güçlü kadın ve güçlü aile devlet politikasıdır. Psikolojik şiddet ve fiziksel şiddet aynı boyutlarda değerlendirilmelidir. Çünkü sonrasında bu psikolojik şiddet fiziksel şiddete dönüşür. Kadına yönelik şiddet sadece eşitsizliğe değil toplumun iktisadi ve siyasi gelişimini de etkilemektedir. " ifadelerine yer verdi.

Panelde bir sunum gerçekleştiren Jandarma Teğmen Emine Delimehmet, sunumunda kadına yönelk şiddet konusunda jandarmanın sorumluluk alanını ve bu konuda neler yaptığını anlattı. Ayrıca bu konudaki kanun ve yönetmelikler hakkında da katılımcıları bilgilendirdi. Kadın Destek Uygulamasını (KADES) açıklayan Delimehmet, bu uygulamanın kadınların risk ve tehdit anında ihbarda bulunması amacıyla 2018 yılında kullanıma sunulduğunu aktardı. 1 Kasım 2021 itibari ile 2 milyon 707 bin 560 kadın uygulamayı indirdiğini, 234 bin 25 kadın bu uygulamadan ihbarda bulunduğunu vurguladı.

Panelin devamında bir sunum ŞÖNİM Müdürü Nigar Hakyemez bir sunum gerçekleştirdi. Hakyemez sunumunda, Şiddet Önleme ve İnceleme Merkezi'nin görev ve sorumluluklarından, kadına şiddeti önlemeye yönelik çalışmalarından bahsetti.

Kadına şiddeti engellemeye yönelik koruyucu ve önleyici kararları, mağdur destek hizmetlerini, sosyal hizmetleri, KADES uygulamasını ve elektronik kelepçe uygulamasından bahsetti. Konuşmasını Üniversitemiz İletişim Fakültesi'nin çekimlerini yaptığı kuş diliyle hazırlanan kamu spotunu izletti.

Her türlü canlıya karşı şiddetin önlendiği, nezaket ve hoşgörünün küçük görülmediği zamanlar dileyerek panelin birinci oturumu sonlandırıldı.

Moderatörlüğünü Doç. Dr. Emel Bahadır Yılmaz'ın yaptığı öğleden sonra gerçekleştirilen ikinci oturumdaki konferansta Sosyal Hizmet Uzmanı M. Önder Temel "Eşler Arasında Etkili İletişim" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Temel, medyada sunulan şiddet haberlerini izlerken tepki gösterdiğimizden ancak aynı durum bizim başımızda geldiğinde şiddet eylemine başvurduğumuzu ifade etti. Ön bellek ve arka bellekten bahsederek ön belleğin makyaj kısmı (ben buyum, böyleyim) olduğunu söyleyerek arka belleğin ise toplumsal yapı içindeki mesajın alınıp biriktirildiği yer olarak aktardı.

Ülkemizde kadının psikososyal konumu nasıldır sorusunu sorarak atasözleri ve deyimlerle bu soruyu cevaplandırdı. Kız çocukların erken evlendirilmesine dair atasözlerinin bulunduğunu, ergenlik çağını tamamlayamamış kızların evlenmeye teşvik edildiğini söyledi.

Türk atasözlerinde çocuk ailenin meyvesi olarak görülmekte ama bu durum kadına yüklenmektedir. Kız çocuğunun değeri düşüktür çünkü ele gidecektir erkek çocuğunun değeri yüksektir çünkü beklentiler çoktur. Yine Türk atasözlerinde gelin kaynana ilişkisini ele aldı.

Düşünce yapısı ve gücün kullanımı üzerine durdu. Düşünce kalıplarının ve geleneklerimizin davranışlarımızı etkilediğine değindi. Son olarak evlilik konusuna değinerek sağlıklı evlilik ve ilişki için değerlerin, amaçların, hedeflerin önceden belirlenmiş olması gerektiğini vurguladı.

Evlilik müessesesinin bir kriz müessesi olduğunu dile getiren Sosyal Hizmet Uzmanı M. Önder Temel, bu krize girmeden önce bireylerin kendini donatması gerektiğini söyledi. Evlilik içerisinde bireylerin sorun çözme becerisinin bulunmasını, farklılıklara saygı duyulmasını, her hafta bir eğlence olmasını, ekonomik paylaşım içerisinde olması gerektiklerini ve birbirini duygusal olarak koruma ve destekleme içerisinde olmaları gerektiği belirtti.

Şiddete dayalı olmayan gücün etkin güç olduğunu söyleyen Sosyal Hizmet Uzmanı M. Önder Temel, bu etkin gücün karşılıklı olarak konuşmak olduğunu bunun yanında saygı, duygusal yakınlık, anlayış ve görüşlere değer vermek olduğunu belirtti.

Habermetre - Toplum

İnceleme, Jandarma, Evlilik, Kasım, Toplum, Haber

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title