Kadın İstihdamında Yasalar Yeterli Olmuyor"

Kadın İstihdamında Yasalar Yeterli Olmuyor"

Türkiye'de kadın istihdamının artırılmasına yönelik son yıllarda alınan tedbirlerle kadınların işgücüne katılımında 2013 yılında erkeklere oranla daha yüksek bir artış sağlanmasına karşın uluslararası ölçekte yeterli iyileşme sağlanamadı OECD'nin kadınların ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliği konusunda.

Kadın İstihdamında Yasalar Yeterli Olmuyor

UFUK KIRABALI - Türkiye'de kadın istihdamının artırılmasına yönelik son yıllarda alınan tedbirlerle kadınların işgücü piyasasına katılımında 2013 yılında erkeklere göre daha yüksek bir artış sağlansa da gelinen nokta, uluslararası ölçekte kadınların ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliği açısından yeterli görülmüyor. 

AA muhabirinin Türkiye'de kadın istihdamına yönelik Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerinden derlediği bilgiye göre, kadınların işgücü piyasasına katılımında yakalanan artışa rağmen bu durum uluslararası ölçekte yapılan değerlendirmelerde Türkiye'nin konumunu iyileştirmeye yetmiyor. 

TÜİK'in 2013 yılı Hane Halkı İşgücü İstatistiklerine göre, 2013 yılında istihdam edilen kişi sayısı, bir önceki yıla kıyasla 703 bin kişi artarak, 25 milyon 524 bin kişiye yükseldi. 

İstihdam edilenlerin oranının, 2012'ye göre 0,5 puanlık bir artışla yüzde 45,4'ten yüzde 45,9'a yükseldiği Türkiye'de, toplm çalışabilir nüfusun işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan artışla yüzde 50,8 olarak gerçekleşti.

Cinsiyetlere göre işgücüne katılımda kadınlarda daha hızlı bir artış sağlanırken kadınların işgücüne katılım oranı, erkek nüfusunu işgücüne katılım oranının yarısının da altında kaldı. 

Buna göre, 2013 yılında işgücüne katılımda erkeklerde 0,5 puanlık artışla yüzde 71,5 oranı yakalanırken, kadınlarda 1,3 puanlık artışla çalışma yaşındaki kadınların işgücüne katım oranı yüzde 30,8 olarak gerçekleşti.

OECD sıralamasında sondan onuncu  

OECD'nin kadınların ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliği konusunda 2013 Kasım ayında açıkladığı son rakamlara göre ise Türkiye'nin bu alandaki karnesi oldukça zayıf. 

Yapılan araştırma sonuçlarına göre, Türkiye bu alanda 136 ülke içinde 127. sırada yer alarak, en kötü konumdaki 10 ülke içinde bulunuyor. 

"Kadına sağlanan haklar önünü kesebiliyor"

Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem İnce, Türkiye'de kadının işgücüne katılımı konusunda istatistiklerin ve araştırmaların ortaya koyduğu duruma ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadın istihdamını artırmaya yönelik tedbirlerin, tek başına yeterli olmadığını söyledi. 

Kadının işgücüne katılımı konusunda son yıllarda önemli düzenlemelerin yapıldığını ve uygulamaya konulması planlanan yeni yasal düzenlemeler söz konusu olduğunu ifade eden İnce, yasal iyileştirmelerin gerçek anlamda kadın-erkek fırsat eşitliğini sağlar nitelikte düzenlenmesinin önemine işaret etti. 

İnce, kadının işgücü piyasasına katılımının önünü açmak amacıyla yapılan düzenlemelerin, fırsat eşitliğine dikkat edilmediği zaman kadının önünü kesen haklar olarak karşısına çıkabildiğini savunarak, şunları kaydetti:  

"Bunların başında, kadının işgücüne katılımını kolaylaştırmak amacıyla kendilerine tanınan doğum izni yer alıyor.  Şu anda sigortalı olan kadınların 8 hafta doğum öncesi, 8 hafta doğum sonrası olmak üzere 16 hafta doğum izni hakkı var. Bu yakın geçmişte yapılmak istenen düzenlemeyle 20 haftaya çıkarılmak istense de bunun kadın istihdamı açısından dezavantaj olacağı görülerek rafa kaldırıldı. Çünkü, işveren zaten bu tek taraflı izin hakkı nedeniyle kadın çalıştırmak istemiyor. Bugün mülakatlarda kadın adaylara, 'evli misiniz, çocuğunuz var mı, çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?' soruları yöneltiliyor. Çünkü çocuk yaparsanız, 16 hafta doğum izni, 2 kere rapor kullanabilme hakkınız var ve bunların hepsi dezavantaj. O zaman işveren, 'ben niye kadın çalıştırayım' diyor." 

Sorunun çözümünde fırsat eşitliğinin tam olarak sağlanabilmesi gerektiğine dikkati çeken İnce, "Kadın istihdamının en yüksek olduğu Kuzey Avrupa ülkelerinde, hem anne hem de baba 6 ay doğum izni kullanabiliyor. Bizde ise babalık izni işçilerde 3, memurlarda 10 gün" dedi. 

Kültürel politikalar geliştirilmeli 

İnce, sorunun temelinde yatan etmenlerden birinin de kültürel olduğunu ve kadına ilişkin önyargıların devam ettiğini dile getirdi, kadın istihdamını artırıcı tedbirlerin tek başına yeterli olmadığını savunarak şunları söyledi:

"Çıkarılan yasalar tek başına yeterli olmuyor, istenilen sonucun alınabilmesi için etkili bir denetim mekanizmasının kurulması ve kadın istihdamını artırmaya yönelik politikaların sosyal ve kültürel politikalarla desteklenmesi gerekiyor. Yasa çıkarmak çok kolay. En güzel yasayı yapabilirsiniz ama asıl yapılması gereken bunu ülkeye, topluma kabul ettirmek. Getirilen düzenlemelerin uygulamasının çok sıkı takip edilmesi gerekiyor ve kadına yönelik önyargıların yıkılması için politikalar üretilmesi gerekiyor. Çünkü maalesef bizde hala kadınların çalışma performansının daha düşük olduğu, bazı işleri yapamayacakları gibi önyargılar hakim. Bunların hepsi kültürel engeller." - İzmir