Itso'nun 140. Yılı Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı

Türkiye'nin En Eski Odası Olan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası'nın (Itso) 140. Yılı, Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı.

Itso'nun 140. Yılı Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı

Türkiye'nin en eski odası olan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ITSO) 140. yılı, çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen törene Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Rusya Ticaret Ateşesi Vladimir Fitin ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüseyin Kaçıkoç "ITSO olarak Isparta'nın geleceğine güveniyoruz. Çünkü gerekli kritik kaynaklara sahibiz. Üniversitemiz beyin gücünü oluşturacak kapasitedir. Sağlık ve eğitimde en iyi iller arasındayız.

Ulaşım ağımız yeterli. Sürekli artan mal talebi olan Antalya'nın komşuyuz. Teknokent projesini hayata geçirdik. Üniversite ile sanayiciler biraraya geliyor. Havaalanımızı tekrar faaliyete geçirmek için ilgili firmaya 8 ay koltuk taahhütü verdik. Değerli iş adamlarımız lütfen bu konuşmalarımı açık çağrı olarak kabul edin. Şikayetleriniz var biliyorum. Ama sanayileşme ve işbirliği ile gücümüzü katlayabiliriz" dedi.

Rusya Ticaret Ateşesi Vladimir Fitin ise, Türkiye ile Rusya arasında ticari ilişkilerin geliştiğini dile getirerek, "2001 senesinde Türkiye Rusya arasındaki karşılıklı ticaret 4 milyar dolar iken bugün 5 kat arttı. 2 Rus şirketinin katılımıyla Türkiye'de iki büyük santral kuruldu. Şu anda İstanbul'da bir ray sistemi ve tünel projesi uygulanıyor. Rusya'da özellikle inşaat sektöründe Türk müteahhitlik firmaları çalışıyor. Bu şirketlerin toplam kontrat bedeli 18 milyar doları aşıyor. Türkiye'nin uyguladığı

politika bağımsız bir politikadır. Eğer kaynaklar Türkiye'ye bir yerden geliyorsa bu kaynaklar Rusya'dan geliyor. 20 milyar dolarlık doğalgaz verildi. Ankara'ya Rus gazının gelmesiyle durumun değiştiğini görürsünüz. Şu anda Rusya'da binlerce Türk firması çalışmakta. Isparta'nın dışa açılmasında Rus şirketlerinin katkısı da olacaktır muhakkak. Aramızdaki ilişkilerin gerçekleştirilmesinde hiçbir engel yok. Siyasi ilişkiler yüksek düzeyde. Bunun en açık kanıtı Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde

Başbakanımız Putin'in, Başbakan Erdoğan'la görüşmesidir. İki ülkenin ticaret ve sanayi odalarının ilişkileri küçümsenmeyecek kadar büyüktür" diye konuştu.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise konuşmasında, "Bizim için iki önemli öncelik var. Birisi askerlik, diğeri bürokrat olmak. Halen aynı anlayış var. Ama zenginleşmenin yolu ticaretten geçiyor. Özeleştiriler geldi. Bundan mutluluk duydum. İnsan hastalığını aramaya başlamaz ise tedaviyi bulamaz. Tedavi için yol bir tane. Bir ilde, bir ilçede gelişmişlik varsa arkasında eğer o ilde valisi, belediye başkanları, milletvekilleri, üniversite rektörü tek bir yumruk haline gelmişse ve o şehir arkasında

durmuşsa bu iş olur. İşte Gaziantep örneği. Model varsa hatayı kendimizde arayacağız, başkasında değil. Eksik olan birlik, beraberlik. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var. Burada en çok mağdur olan vatandaş. Vatandaş idarecilere sahip çıkacak, motive edecek. Seçim döneminde milletvekili adaylarımız gelecek neler yapacaklarını anlatacaklar. 22 Temmuz'da oy atacaksınız. 23 Temmuz sabahı fikren ayrılıkları bitirip milletvekillerinin arakasında olmasınız. Seçtikten sonra kimi seçtiysek sahip çıkacağız. Vali

değişmişse motive etmezseniz zararı siz görürsünüz. Isparta'da üniversite-sanayi işbirliğine en yatkın hocamı yakalamışsınız. Bu fırsatı kaçırırsanız hocamda hata aramayın. Birinci şart motive olmaktır. Teşvikte Isparta'ya büyük haksızlık yapıldı. Zaten teşvik yasasının yanlış olduğunu söyledik. Bugün teşvikten 75 il şikayetçi, sadece 6 il memnun. O halde bu uygulama yanlış. Teşvikle moralinizi bozmayın. Kayseri'de sıfır teşvik olmasına rağmen 140 sanayi tesisi açıldı. Benim sizlerden ricam geçmişi kapatıp

'Biz Isparta için ne yapabiliriz?' demeniz. Tek yumruk olmayı öğrenmeliyiz. Yoksa olmaz. Başkan Fabrikayı veriyor, madeni vermiyor. Öyle iş mi olur, ikisini de vereceksin ki işletilsin. 2 sene için yatırım yapılmaz ki. Senden sonraki başkan özel sektör yatırımına iyi mi bakar, kötü mü bakar bilemeyiz ki? Bugün iş bulabilmek için çocuklarınız özel sektöre gidecek. Başka çare yok. Diyorum ki bürokrasiye bizim önümüzü açın. Ülkemizi, Isparta'yı özel sektör mantığıyla zenginleştirmek zorundayız. Başka çare yok.

Para kazanmadan iş yapılır mı? İnsanlar para kazanacak ki insanlara yeni iş imkanı sağlasın. Türkiye'nin en büyük sorunu işsizlik. 2 milyon 700 bin işsiz var, ardından 700 bin genç geliyor. Bunlara işi kim verecek? Biz vereceğiz. Bu salondakiler verecek. İsteğimiz şu. Özel sektörden biri geldiğinde kar edecek korkusunu bir kenara atın ve içinizden kim çıkıyorsa ona sahip çıkın. Adam yatırım yapmaya kalkınca 'Nereden parayı buldu' derseniz o adam Antalya'ya gidip yazlık alır. Ne olur önce Isparta olarak

hedef koyun kendinize. 'Biz Isparta'dan öyle bir firma çıkaracağız ki Türkiye'de 100 firma arasında olacak' deyin. Türkiye'nin ekonomisine baktığımızda biz 2001'de değiliz. O gün için uçurumun kenarında bir ipe tutunmamız lazımdı. Tutunduk, kurtulduk. Ama artık yeni bir modele geçmemiz gerekiyor. Artık makro iktisadi reformlar süresini geçtik, iş mikroda. Maalesef 2 yıldır gündeme getiremedik. İnşallah önümüzdeki dönemde eğer ekonomide reformları yapabilmeyi istiyorsak yönetim tarzında da reforma ihtiyaç

var. Bunun temeli de anayasa. Eğer temel sağlam olmaz ise en ufak sarsıntıda yıkılırız. Son günler gösterdi ki yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Neden mi? Artık 82 Anayasası'nın kuruluş omurgasıyla bugünkü anayasa aynı değil. Bütünlüğü kaybolmuş anayasamızın" ifadelerini kullandı.

Programın son bölümünde konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ise şunları söyledi:

"Biz bu düşünceyle siyasete girdik. Alnımız açık ve böyle ayrılıyoruz. Siyaseti herkes takip eder. Odalarda da, üniversitede de siyaset vardır. Ülke menfaatini en üst düzeyde tutarsak siyaseti iyi yapmış oluruz. Türkiye dar boğazlara sürüklendi. Bunun bir örneği 2001 ekonomi depremidir. 2002 yılında tek partinin iktidar olmasıyla Türkiye felaketin uçurumun kenarından dönmüştür. O dönemde programı yazanlardan biriyim. IMF, Dünya Bankası ve ekonomik kıskaçlardan Türkiye nasıl doğru bir programı elde

edebilir diyerek çalıştık. Bugün ekonomi üzerindeki kara bulutlar kalktı. Türkiye, sürdürülebilir büyüme sürecine girdi. Bunun itici gücü sanayi. Tabi sanayi olunca ticaret olur. Biz her şeyi bütün olarak ele aldık. Çökmüş tarımı hayata geçirmeye çalıştık. Faiz, döviz ve borsa üçgeninde çalışan üretici yatırım üretim ve ihracat seferberliğine katıldı. Enkaz edebiyatı yaparak bir yere gidemezdik. Küreselleşme sürecinde ekonomik sınırlar, ticari engeller kalkıyordu. Dünya coğrafi sınırların olduğu küresel

sanayi pazar rekabetini gündeme getirdi. Bunun için rekabet gücü yüksek bir ülke haline gelmemiz gerekiyor. Bunu yapacak sizlersiniz. Devlet, milletin emrinde olduğu müddetçe bu rekabeti gerçekleştirebilirsiniz. 3 yıl boyunca masanın bir kenarında bakanları bir kenarında sizleri davet ettik. Sorunları çözümleriyle birlikte ortaya koyduk. Bu rekabet teknolojiyle mümkün. İşte o zaman 26 üniversite ile Teknokentleri kurduk. SDÜ bu konuda bana cesaret verdi, destek verdi. Arkasından iş dünyasının ihtiyacı olan

bilimsel tezleri hazırlattık, bakanlık olarak destekledik. Türkiye'yi felakete sürükleyen 2 sebep var. Türkiye'de yapılan en büyük yanlışlık servet düşmanlığı, kazanç düşmanlığıdır. Kazanç olmazsa, Maliye mali dengeyi kurabilmek için dolaylı vergilere yönelir. Böylece denge bozulur. Bunu niye kaldıramadık? Çünkü makro dengeler yeni kuruldu. İkinci bir sebep de yarı kapalı ekonomide karşılıksız para basılması. Karşılıksız borçlanmalar üretim alanına yatırılmamış. Böylece katma değer kendini ödeyemez hale

gelmiş. Şimdi Türkiye'nin borçları konuşulmuyor. 4.5 yılda faizler aşağı çekildiği halde bu yıl 49 katrilyon faiz ödüyoruz. Ama özel sektör olmasaydı bugünleri göremezdik. Özel sektörün katılımı 92 katrilyon, devletin 20 katrilyon. Özel sektörün önünde olmak, önünü açmak lazım. Önceden 3 ayda şirket kurulurken, şimdi 15 dakikada şirket kuruluyor. Ayrıca Teknokent'le birlikte KOBİ'lere önem veriyoruz. Sıfır faizli teşvikler getirip, teknoloji merkezleri kurduk. KOBİ'leri hazırlamaya çalışıyoruz. KOBİ'ler

bugün korkuyor. Çünkü devlet bir sürü şartlar getirmiş. Bu nedenle rekabet için işletmeler kayıt dışına kaymış. 2005 Kasım ayında işletmelerin rekabet gücün artırma ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak için proje hazırladık. Ne yazık ki uygulanamadı. Ama seçim meydanlarında diğer partilerde bunlardan bahseder oldular. İnşallah uygulamaya alınır."

Konuşmaların ardından Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na ITSO adına birer plaket verildi.

(OB-AT-OK-E)