İstanbul: Zico, İlk Yarıyı Değerlendirdi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Türkiye Kupası'nda, Ligde ve UEFA Kupası'nda En Üstte Olmayı, Şampiyon Olmayı Hedeflediklerini Belirterek, "Bizim Hedefimiz Bu Üç Kulvarda da Gidebildiğimiz En İyi Yere Şampiyonluğa Kadar Gidebilmek. Fenerbahçe Gibi Bir Camianın Başka Türlü Bir Hedefi Olması da Beklenemez" Dedi.

İstanbul: Zico, İlk Yarıyı Değerlendirdi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Türkiye Kupası'nda, ligde ve UEFA Kupası'nda en üstte olmayı, şampiyon olmayı hedeflediklerini belirterek, "Bizim hedefimiz bu üç kulvarda da gidebildiğimiz en iyi yere şampiyonluğa kadar gidebilmek. Fenerbahçe gibi bir camianın başka türlü bir hedefi olması da beklenemez" dedi.

FB TV'ye ilk yarıyı değerlendiren Fenerbahçe Teknik Direktörü Arthur Zico, sonuçlara ve şu anda içinde bulundukları duruma bakıldığında ilk yarının sarı-lacivertli takım için çok olumlu geçtiğini söyleyerek, "İlk başlarda takımımız tam değildi, gidecek ve sonradan gelecek oyuncularımız vardı, dolayısıyla sıkıntımız vardı. Bu nedenle taraftarımızla camiamızın sabrına ihtiyacımız vardı. Bize gereken sabrı gösterdiler. Belirli bir periyodun sonucunda kendimizi istediğimiz gibi ifade edebilir hale geldik. Sonuç olarak geldiğimiz duruma baktığımızda UEFA Kupası'nda tur atladık, ligdeyse en yakın rakibimizin 7 puan önünde gidiyoruz. Oynadığımız İnegölspor maçından sonra da Türkiye Kupası'nda da aynı şekilde devam ediyoruz. Bizim hedefimiz bu üç kulvarda da gidebildiğimiz en iyi yere, şampiyonluğa kadar gidebilmek. İlk yarıyı değerlendirdiğimiz zamansa genel durumumuzun gayet pozitif olduğunu söyleyebiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Hala bazı eksiklerinin bulunduğunu, önemli olanın bulundukları noktadan daha ileriye gidebilmek olduğunu belirten Zico, "Her ne kadar istediğimiz durumda olabilsek de, hala bazı eksiklerimiz var. Ciddi bir şekilde çalışarak ve hedefimizin ne olduğunu bilerek, 2. yarıda da aynı şekilde ilk yarıdaki gibi azimliliğimizi ve disiplinimizi koruyarak en az bu ilk yarıdaki kadar mutlu olacağımızı düşünüyorum. Ben her ne kadar bizim futbolcularımızın her türlü sisteme ayak uydurabilecek kalitede olduklarını düşünsem de, çift forvet oynadığımız zamanlarda istenilen oyunu ortaya koyamıyorduk. Doldurmamız gereken alanları çok fazla dolduramıyorduk, özellikle kanat gibi kendimizi göstermemiz gereken alanlarda kendimizi pek gösteremiyorduk. Tek forvete geçtiğimiz zaman Alex biraz daha kendi özgürlüğüne kavuştu, biraz daha orta sahada aktifliğimiz arttı, rakiplerimizi rahatsız etmeye başladık. Bunun sonucunda oyunun pozitifleşmesi kendiliğinden gelmeye başladı. Biz bunun ilk örneklerini Ankaraspor maçında vermeye başladık. Bu maçın ilk yarısında çok iyi şekilde oynadık, orta sahamız çok güçlüydü, tek forvet oynadık ve ilk yarıda 2 tane gol bulduk. Oyuncularımızın karakteri her ne kadar ofansif olsa da çift forvet oynadığımız zamanlarda gol pozisyonu bulmakta zorlanıyorduk. Özellikle bu yeni oturttuğumuz sistemle boş alanları, orta sahayı ve özellikle kanatları düzgün kullanmaya başladığımız zaman sonuçlar kendiliğinden gelmeye başladı" dedi.

Elindeki kadronun maç içerisinde her an skoru kendi lehine çevirebilecek bir kadro olduğunu belirten Brezilyalı teknik adam, "Futbol içerisinde bazen her şey istediğiniz gibi gitmeyebiliyor, ancak eğer elinizde ofansif yapılı futbolcular ve ofansif yapılı bir takım varsa, bu durum sizi çok fazla rahatsız etmemeli. Beni de çok fazla rahatsız etmiyor. Çünkü benim elimdeki takım maç içerisinde her an değişik şeyler yapabilecek ve skoru kendi lehine çevirebilecek bir takım. Futbol öyle bir oyundur ki en kolay takım en zor takımı yenebilir. Her zaman her şey istediğiniz gibi gitmez. Önemli olan sizin saha içerisinde ne yaptığınızı bilmeniz ve yaptığınız hareketlerin sonucunun da ne olduğunu görebilmenizdir. Rakibin oyun stili sizin oyuncularınızın o andaki performansına ters düşebilir, bunlar futbolun içinde olan şeylerdir" diye konuştu.

"FENERBAHÇE GİBİ BÜYÜK BİR TAKIMIN BAŞINDA OLDUĞUM İÇİN MUTLUYUM"

Fenerbahçe gibi büyük bir takımın başında olmanın kendisini mutlu ettiğini söyleyen Zico, "Fenerbahçe büyük, sürekli göz önünde ve en tepede olan bir takım olduğundan dolayı biliyordum ki, diğer rakiplerin Fenerbahçe ile oynadıkları maçlar diğer takımlarla oynadıkları maçlardan her zaman farklı olacaktı. Çünkü bir rakibin maçını analiz ettiğimizde biliyoruz ki Fenerbahçe ile o oynadıkları maçtan çok daha farklı bir şekilde oynayacaklar. Fakat bundan daha olumlu olan şey şu ki; futbolcularımız da bunun bilincindeler. Biliyorlar ki karşılaşacakları rakipler Fenerbahçe ile farklı bir motivasyon ve konsantrasyon ile oynayacaklar. Bu, Fenerbahçe'nin büyük, sürekli göz önünde ve en tepede olan bir takım olduğundan kaynaklanıyor. Bunun başta bize dezavantaj olacağını düşünüyordum, ancak futbolcularımın da bu mantığı kafalarına yerleştirdiklerini anladıktan sonra bunun da bizim açımızdan bir dezavantaj olmaktan çıktığını düşünüyorum" dedi.

Takımın belli bir adaptasyon ve birbirlerine alışma süreci olduğunun altını çizen Zico, sarı-lacivertli oyuncuların bu durumu çok fazla çalışarak atlattığını, yeni gelen oyuncuların takıma uyum sağlamasıyla çok başarılı bir grubun ortaya çıktığını söyledi. Zico, "Her ne kadar sahaya 11 kişi çıksanız da bir takım hiçbir zaman 11 kişiden oluşmaz, kenarda bekleyen futbolcularınız vardır, bu nedenle sadece sahada oynayan 11 futbolcunuz bulunmaktadır. Ben her zaman bunu oyuncularıma anlatmaya çalışıyorum. Bazen yedekte olan bir futbolcunun sonradan oyuna girip hep 11'de oynayan oyuncu kadar, hatta bazen ondan daha çok işler yaptığı da görülmüştür. Benim amacım her birine ayrı ayrı değer verip, onların her birinin benim için önemli olduğunu ifade edebilmek ve şans bulduklarında ve elbetteki kendi şanslarını kovaladıklarında en iyisini gösterebilmek. Futbolda saha içerisinde olan da saha dışarısında olan da, yedek kulübesinde oturan da hep birlikte mücadele eder. Futbolda önemli olan bir grup olmaktır. Ben de futbolcularıma her zaman bunu anlatmaya çalıştım. Bu mantaliteyi futbolcularım da en iyi şekilde kavradıl Lig içerisinde oynadığımız kupalarda sarı kartlar, kırmızı kartlar sakatlıklar olabilir, bunun sonucunda her futbolcumuza ihtiyacımız olabilir. Bu nedenle futbolcularımız kendilerini her zaman en iyi performansla gösterebilmek için çalışmalarına en iyi şekilde devam ediyorlar" diye konuştu.

İnsanlarla sürekli iletişim halinde olmayı seven bir insan olduğunu ifade eden Zico, "Bugüne kadar futbol yaşantım da dahil birçok teknik direktörle çalıştım. Bu benim çalışma prensibim, çalışma stilim. Bazen futbolcularımla konuşuyorum, onların olaya daha fazla hakim olmasına çalışıyorum. O hafta oynayamayacak olan oyuncularımla da konuşuyorum. Bu hiçbir zaman benim zorunluluğum olamaz. Ben gerekli gördüğüm zamanlarda gerekli gördüğüm oyuncularımla konuşurum, bu benim çalışma prensibimden kaynaklanır. Yıllardır futbolun içerisindeyim ve kendime böyle bir çalışma stili seçtim. Özellikle göz göze iletişim benim için çok önemlidir, fakat bu demek değildir ki ben herkesle ve her futbolcuyla konuşacağım. Dediğim gibi ben gerekli gördüğüm zamanlarda gerek gördüğüm oyuncularımla konuşuyorum" diye konuştu.

"GEREKSİZ ELEŞTİRİLERİ KAFAMDAN SİLEBİLECEK TECRÜBEM VAR"

Futbolcularının kendilerini geliştirmek için mücadele ettiklerini gözlemlediğini söyleyen Zico, "Bu nedenle herhangi bir isim söyleme gereği duymuyorum. Hepsi her geçen gün en iyisini yapmaya çalışıyor. Önemli olan ilk günden beri hangi futbolcunun ne kadar kendini geliştirdiği değil de, ilk günden beri takımın ne kadar gelişme gösterdiği, oyununa ve kendisine ne kadar fazla şey kattığı olduğunu düşünüyorum. Bu aşamada önemli olanın teker teker değil de takım olarak ne durumda olduğumuza bakmak olduğunu düşünüyorum" dedi.

Takımla ilgili yapılan eleştirilerle ilgili de değerlendirmede bulunan Zico, "Eleştirilerin nereden, nasıl ve ne zaman geleceği belli olmaz. Bazen eleştirinin sebebi bile olmayabilir. Eğer o anda işler istedikleri gibi gitmiyorsa her türlü eleştiri gelebilir. Benim bunları görebilecek ve eleştirileri olumlu yöne çekebilecek, gereksiz olanlarıysa kafamdan silebilecek seviyede tecrübem var. Eleştiri yapılmak isteniyorsa her şekilde yapılabilir. Bunun sonucunda da eleştiriyi futbolun içerisinde olan bir şey olarak görüyorum. Bazı eleştiriler var ki, örneğin Marco'yu Türk olduğu için oyundan almışım ya da oynatmıyormuşum gibi ciddiye almanın ve gülmemenin elde olmadığı eleştiriler. Marco'nun yerine gelen futbolcusa bir Türk. Bu eleştiriyi yapanlarsa bunu düşünmüyor, elbetteki bu gibi fikirleri, eleştirileri ciddiye almak mümkün değil" ifadelerini kaydetti.

Deniz Barış'ın ilk 11'de oynamasının tamamen kendi alın teri ve emeğinin sonucu olduğunu dile getiren Zico, "Deniz sezon başında yaşadığı üzüntülü günleri atlattıktan sonra maçlara ve takıma daha fazla konsantre olmaya başladı. Benim gördüğüm kadarıyla da takıma girmeyi hak ediyordu. Takıma girdiği zamanda gösterebildiği performansın en iyisini takım içerisinde göstermeye başladı. Deniz'in her zaman ilk 11 içerisinde oynaması tamamen kendi alın teri ve emeğinin sonucudur" ifadelerini aktardı.

"UEFA KUPASI'NDA AZ ALKMAAR'I YENECEK GÜÇTEYİZ"

UEFA Kupası'nda rakiplerinin gücünün farkında olduğunu söyleyen Zico, Fenerbahçe'nin AZ Alkmaar'ı geçebilecek güçte olduğunu belirtti. Zico konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu anda hiçbir takımın belli bir avantajı yok bence. Hem içeride hem dışarıda oynuyorsunuz. Bizim takımımızın gerek içerideki gerek dışarıdaki maçlarında güzel bir performans gösterdiğini düşünüyorum. Dışarda oynadığımız maçları da iyi oynayarak kaybettik, kaybedecek kalitede bir futbol oynamadık. Fenerbahçe için herhangi bir maçın herhangi bir takıma karşı çok fazla avantaj ya da dezavantaj oluşturacağını düşünmüyorum. Özellikle UEFA Kupası'nda dengeler birbirine çok eşit, takımlar arasında çok fazla bir güç kaybı yok, oynayacağımızın rakibin de ne eksiği ne fazlası var. Kendi futbolumuzdan ödün vermeden rakibimize karşı en iyi şekilde mücadelemizi vereceğiz. İlk maçın burada olmasının avantaj ya da dezavantaj olacağını düşünmüyorum. Tabii ki kendi sahanızda oynadığınız zaman alacağınız olumlu bir sonuç sizi umutlandıracaktır ancak bu bir şeylerin bittiği anlamına gelmez. Önemli olan her iki maçta da size yetecek skoru almanızdır. İlk maçta da kendi sahamızda oynamanın bizim için ne avantaj ne de dezavantaj olacağını düşünüyorum"

İkinci yarıda herkesin Fenerbahçe'yi birincilik kürsüsünden indirmek isteyeceğini söyleyen Zico, "Fenerbahçe olarak bize karşı daha farklı bir motivasyon ve konsantrasyonla oynayacaklarını biliyoruz. Futbolcularımız, teknik ekibimiz ve camiamızla buna hazır olmamız gerekiyor. Biz mücadelemizi buraya kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz. Türkiye Kupası'nda da, ligde ve UEFA'da olduğu gibi en üstte olmayı, şampiyon olmayı hedefliyoruz. Fenerbahçe gibi bir camianın başka türlü bir hedefi olması da beklenemez. Diğer rakiplerin Avrupa defterleri kapandı, Avrupa yolunda devam eden tek takım Fenerbahçe. Bu noktada diyebilirim ki, ben bunun hem negatif hem de pozitif yanları olduğunu düşünüyorum. Negatif yanını düşündüğünüzde bir sürü maç oynayacaksınız ve bunun sonucunda takımınız hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorulacak. Bunun sonucunda da takımda belki sakatlıklar olabilir, eksilmeler olabilir. Pozitif yanıysa takım her maçtan sonra kendine kenetlenmesi giderek artacak ve oyununu çok fazla geliştirecek. Negatif ve pozitif yanları böyle ayırabiliriz" şeklinde konuştu.

Sarı-lacivertli takımın penaltı konusunda sıkıntılar yaşadığını söyleyen Zico, "Az penaltı kazanılıyor ve bunlar yeterince değerlendirilemiyor ancak mutlu olmamız gerekir ki kaçırdığımız penaltılar sonuca etki etmiyor" ifadelerini kaydetti. Zico, yeni yıl mesajı olarak, "Sözlerimi bitirirken ben herkesin yeni yılını ve bayramını kutlamak istiyorum. İlk geldiğim günden itibaren; taraftarımıza, camiamıza ve destek veren herkese teşekkür etmek istiyorum. Türkiye'deki herkesin 2007 yılında barış, mutluluk ve her şeyden önemlisi sağlık içerisinde yeni yılı geçirmesini diliyorum. Taraftarımızın da bize her zaman verdikleri desteğin devamını sağlamalarını ve bizim de çalışmalarımıza devam ederek kendilerine en iyisini vereceğimizden emin olmalarını istiyorum. 2007'yi de güzel günler, mutluluklar ve başarıyla geçireceğiz" ifadelerini kullandı.