"İstanbul Üniversitesi 28 Şubat ile Yüzleşiyor" Paneli

"İstanbul Üniversitesi 28 Şubat ile Yüzleşiyor" Paneli

28.02.2013 16:18 | Son Güncelleme: 28.02.2013 16:18

Eski MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, Türkiye'de irtica kavramını, askeriye, bürokrasi, yargı, medya ve iş dünyasında iktidar erkini elinde tutanların, aşağı ve hor görülen Anadolu insanlarının yükselişlerini engellemek için sık sık başvurdukları...

Eski MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, Türkiye'de irtica kavramını, askeriye, bürokrasi, yargı, medya ve iş dünyasında iktidar erkini elinde tutanların, aşağı ve hor görülen Anadolu insanlarının yükselişlerini engellemek için sık sık başvurdukları bir mazeret olarak değerlendirdi.

İstanbul Üniversitesi Bizim Çocuklar Platformu tarafından, Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 28 Şubat sürecinin aktörlerini bir araya getiren "İstanbul Üniversitesi 28 Şubat ile Yüzleşiyor" paneli düzenlendi.

Panelde, 28 Şubat sürecinde ordu, medya, iş ve siyaset dünyasının tutumu masaya tartışıldı.

"28 Şubat'ta Ordu ve İş Dünyası" başlıklı bir konuşma yapan dönemin MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, tarihi bir günün yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Bolat, 28 Şubat'i, 76 milyon nüfuslu Türkiye'nin 45 milyonunun tanımadığı bir süreç olarak nitelendirerek, o sürecin anlatılmasının, sürecin tekrarlanmasını önleyeceğini söyledi.

-"28 Şubat süreci 4 ay öncesine kadar devam etti"-

28 Şubat'in Türkiye'yi toplumsal, siyasi ve ekonomik yıkıma götürdüğünü belirten Bolat, "28 Şubat bir tarih değildir. 28 Şubat bir darbe sürecinin adıdır. Bu, 28 Şubat 1997'de, halkın oylarıyla seçilmiş, milli iradeyi temsil eden bir hükümete karşı, bir darbe girişimidir. Bu, yakın zamana kadar devam etmiş bir sürecin adıdır. Bazı yerlerde halen devam ediyor. Bizim Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, 4 ay önce 29 Ekim resepsiyonunda Çankaya Köşkü'ne, başörtülü eşlerini ancak getirebildiler. 28 Şubat o döneme kadar devam etmiştir. 28 Şubat, Türkiyemiz'de sözde irticai gelişmelere karşı, seçilmiş hükümetin uyarılmasını ve düşürülmesini amaçlayan bir darbe görünümündedir" diye konuştu.

-"İrtica bahanesiyle Anadolu insanı engellendi"-

Türkiye'de on yıllardır iktidar mücadelesinin sürdüğünü aktaran Bolat,

"İktidar mücadelelerinde asker devreye sokulmuştur. Bugüne kadar yapılan darbe ve muhtıralar sözde irticaya karşı yapılmıştır. İrtica kavramı, Türkiye'de askeriyede, bürokraside, yargıda, sermayedarlarda, medya kesiminde, akademik hayatta, iktidar erkini elinde tutan çevrelerin iktidar mücadelelerinde aşağı ve hor gördükleri Anadolu insanlarının yükselişlerini engellemek için sık sık müracaat ettikleri sözde bir mazerettir. O amaçla da silahlı gücü elinde barındıran çevreleri tahrik ederek, sık sık bu darbeler yaptırılmıştır" dedi.

-"Ana aktör asker, başyardımcı medyadır"-

Bolat, 1990'lı yıllarda İslam'a karşı bir girişim olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"1990'da soğuk savaş bittikten, komünizm yıkıldıktan sonra, Batı ve NATO'nun yeni düşman konsepti yeşil renk ve İslami gelişmelerden oluştuğu için Batı dünyası da bütün dünyada yerleşik düzenlere İslam'ın güçlenmesi karşısında lojistik, medya, istihbarat desteği vermiştir. 28 Şubat süreci bu şekilde gerçekleşmiştir. Ana aktör askerlerdir. Başyardımcı medyadır. Destekleyiciler de tahrik edenler de büyük sermaye kesimi, bazı STK'lar o zamanki TOBB, TİSK, Türkiye Esnaf Konfederasyonu, Türk-İş ve DİSK seçilmiş bir hükümetin yıkılmasında yardımcı rol oynamışlardır. Sürecin, psikolojik ve dezenformasyon harekatını medya unsurları yönetmiştir. Sermaye desteğini de büyük sermaye kuruluşları yapmışlardır. Anadolu çocuklarının bürokraside, toplumda ve iş hayatında ilerlemeleri engellendi. Akademisyenlerden muhafazakar olanlar fişlenmeye başlandı. Orduda dindar subaylar fişlenerek ve ihbar furyalarıyla atıldılar."

Bolat, bazı askerlerin halen darbe planlaması yaptığını da öne sürdü.

Dönemin Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe ise "28 Şubat'ta Ordu ve Siyaset" başlıklı konuşmasında, askerlerin o dönemde kendilerinin kusurlarını aradığını savundu.

-"Gelmezsen inzibat göndereceğim"-

Karatepe, belediyenin tapusunu tahsis ettiği bir alanda yapılan toplu konut inşaatının, Hava Kuvvetleri tarafından uçakların iniş ve kalkışının engelleneceği gerekçesiyle durdurulduğunu belirtti.

Askerlerin kendisinden zorla beton boru almaya çalıştığını ve başka bir zamanda da zorla Atatürk büstü satmaya çalıştığını anlatan Karatepe, bazı askerlerin emir ile kendisine iş yaptırmak istediğini savunarak, "İpleri geren nokta, 9 Kasım akşamıdır. Garnizon komutanı olan paşa, 9 Kasım günü şehirdeki bütün kamu görevlilerini bir araya getirmek için emrivaki kullandı. Bana

'Gelmezsen inzibat göndereceğim, müfrezeyle aldırırım' dedi. 'Eşinizle geleceksiniz' dediler. Üst düzey kamu görevlileri, karar verdik ve gittik. Toplantıda her ne kadar modern ve laik insanlar olsa da konular açısında

'harem-selamlık' olduk. Bir süre sonra eşim bana 'Gidelim buradan' dedi." şeklinde konuştu.

Karatepe, o dönemde bazı davranışlarda bulunan askerlerin yaptıklarının farkında olmadığını öne sürdü.

Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak da "28 Şubat'ta Ordu ve Medya" başlığıyla yaptığı konuşmasında, 28 Şubat sürecini kastederek "Bin yıl sürecek diyorlardı. Kıyamete kadar sürecek. Çünkü şeytan kıyamete kadar yaşayacaktır. ve şeytan hilelerini sürdürmeye devam edecek. Unutursanız yine yaşarsınız. Onun için bunlar bir tecrübe. Yaşanmışlığın size kazandırdığı bir zekadır" ifadelerini kullandı.

Öncesinde "ikna odaları" olarak adlandırılan odalarda yaşananları konu alan bir sinevizyon ile başlayan panel, "ikna odası mağdurlarının" konuşmaları ile devam etti.

Bu arada, panel sırasında binanın çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı.

Muhabir: Alptekin Soykan

Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - İSTANBUL

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: "İstanbul Üniversitesi 28 Şubat ile Yüzleşiyor" Paneli - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 20.10.2020 12:08:31. #1.14#
title