İstanbul: Serdar Güzelaydın'dan Haluk Ulusoy'a İstifa Daveti8

İstanbul: Serdar Güzelaydın'dan Haluk Ulusoy'a İstifa Daveti8

İstanbul: Serdar Güzelaydın'dan Haluk Ulusoy'a İstifa Daveti8
İhlas Haber Ajansı - Haberler | Spor

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski yönetim kurulu üyesi Serdar Güzelaydın, mali genel kurulun atlatılmasına rağmen her an olağanüstü genel kurul olabileceği sinyali vererek Haluk Ulusoy'u yönetim kurulunu yenilemek üzere istifaya davet etti.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski yönetim kurulu üyesi Serdar Güzelaydın, mali genel kurulun atlatılmasına rağmen her an olağanüstü genel kurul olabileceği sinyali vererek Haluk Ulusoy'u yönetim kurulunu yenilemek üzere istifaya davet etti.

1996 yılından bu yana Futbol Federasyonu çatısı altında yer alan, Haluk Ulusoy ve Levent Bıçakcı federasyonlarında görev yapan tek ortak isim olan Serdar Güzelaydın, son 10 yılda yaşanan tarihi olayların perde arkasını Futbol Extra Dergisi'ne anlattı. Şu andaki mevcut tablodan başkan Haluk Ulusoy da dahil olmak üzere kimsenin memnun olduğunı iddia eden Güzelaydın, "Bu bizim tanıdığımız Haluk Ulusoy yönetimi değil. Gümbür gümbür esen, yürüdüğü zaman yerleri titreten Haluk Ulusoy yok ortada. Son derece içine kapanık bir Ulusoy var. Bir durgunluk ve keyifsizlik var Başkan'da. Başkan Ulusoy idealize ettiği yönetim kurulunu oluşturamadı. Şunu sorsunlar, o meşhur Pazar günü Ayhan Bermek'e destek olmaya karar verilmese ve tek aday Haluk Ulusoy olsaydı, bu yönetimin yüzde kaçı o zaman hazırlayacağı listede olurdu ? Bana göre en az yarısı farklı isimler olurdu. Son gece liste yaparken bırakın Haluk Ulusoy'un, benim bile telefonlarımı aşındıranların 'Başkanım bizi listeye almasan iyi olur' dediğine şahit oldum. Şunu söylemek istiyorum, bu yapı böyle devam ederse kimseye faydası yok. Haluk ağabeyin sağduyusuna inanırım. Yastığa kafasını koyduğu zaman mevcut ortamdan memnun olmadığına inanıyorum. Bunu hissettiği için son gece kazanacağına inanmasına rağmen çekilmeye de seçimi ertelemeye de 'okey' dedi. Bu işin böyle gideceğini öngörüyordu" dedi.

"HALUK ULUSOY, YÖNETİM KURULUNU DEĞİŞTİRMELİ"

Haluk Ulusoy dönemiyle geçen 6 aya bakıldığında bundan sonraki sürecinde çok başarılı olmayacağı mesajını verdiğine belirten Güzelaydın, "Hatta bu geçen kısa dönem o Levent Bıçakçı dönemini dahi aratır hali gelmişti. Mutlaka bir şey değişmeli, mutlaka yeni bir seçim olmalı. Ulusoy, yönetimini yenilemeli. Gelecek yeni yönetimin de başkanı gerekirse yine Haluk Ulusoy olmalı" diye konuştu.

Haluk Ulusoy'un çalışacağı bir ekibi değil, o günkü şartlara göre bir ekip oluşturduğunu söyleyen Güzelaydın, "Haluk Ulusoy'a bu son seçimde verilen destek şahsıyla ilgili değildi, bunun altı çizilmeli. Karşısındaki modeleydi. O modele itirazın sonucudur Haluk Ulusoy yönetiminin göreve gelişi. Ortada bir dayatma algısı vardı; o dayatma algısına izin vermemek için gelen bir yönetim var. Yani ideal olduğu için gelen ve seçilen değil. Bana göre 2007'nin Haziran'ına kadar her an bir olağanüstü genel kurul olabilir. Bu çok yakında da olabilir. Şu anda ben Haluk Ulusoy'un mutlu olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Meşhur 2004 Temmuz seçimlerinde Haluk Ulusoy ile yola devam edilmemesinin arkasında yatan kilit ve kritik ismin ise Tahkim Kurul Başkanı Türker Arslan olduğunu iddia eden Güzelaydın, "Ulusoy'dan o dönem için yönetiminden 7-8 kişi değiştirilmesi istendi, ancak bunların kimler olduğu konusunda hiçbir isim telafuz edilmedi. Mutabakat, kurulacak yönetimde 8 yeni ismin bulunmasıydı. Hasan Doğan bunlar kim olmalı konusunda 'genel kabul görmüş kişilir olsun yeter' demişti. İsim bazında konuşulan ve yeni dönemde olmaması istenen tek kişi, o dönemin Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan'dı. Yani onun olmaması ismen istenmişti" diye konuştu.

Haluk Ulusoy'un başkan, Hasan Doğan'ın yönetimde yer aldığı projenin Türk futbolu için daha doğru olacağına inandığını, bu uğurda 2003 yılının Aralık ayından bu yana çalıştığını belirten Güzelaydın, "Benim için o gün de doğru buydu, yarın da bu olacak. Bunun doğru olduğu da hem Levent Bıçakcı'yla yaşadığımız dönemde hem de Haluk Ulusoy ile geçen 6 aylık son dönemde ortaya çıkmıştır" dedi.

"LEVENT BIÇAKCI ÖNYARGILIYDI VE YÖNETİMDE AYRIM YAPTI"

Levent Bıçakçı'nın yönetimde ayrım yaptığını ve önyargılarından dolayı başarılı olunamadığını ifade eden Güzelaydın, "Levent Bıçakcı, paylaşma konusunda ve yönetim kurulunu önemseme konusunda cimriydi. Daha paylaşımcı olmalıydı. Mesela personel politikası konusunda o anda neye ihtiyaç varsa mutlaka çekmecesinde iki tane CV bulunuyordu. Sayın Bıçakcı listeye kendisinin yazdığı üç kişi ve diğer 11 kişi diye ayırmıştı. Bu üç kişi Osman, Erdoğan ve Zekeriya ağabeylerdi. Bu şablonlaştırma o yönetimin en önemli sorunlardan biriydi. Bana karşı ön yargılıydı, 'Serdar Ulusoy'un adamı' diye. Benimle ilgili önyargısı hep devam etti. İlk toplantıda 'Arkadaşlar biliyorsunuz ben Galatasaraylıyım. Usuldendir, Başkan Galatasaraylı olursa başkan vekillerinden biri Beşiktaşlı, diğeri de Fenerbahçeli olur. Ben de Hasan Doğan ile Şekip Mosturoğlu'nu başkanvekili olarak öneriyorum' dedi. Bu tarzı tavrı yönetimi baştan huzursuz etmişti. Bıçakcı yönetimi oluştu, ilk el kaldıran da bendim, son el kaldıran da ben oldum. Son kez el kaldırdığımda başkana dönerek 'Beni haklı çıkardığınız için size teşekkür ederim' dedim. Sayın Bıçakcı'nın en kötü tarafı ayrım yapmasıydı. Mesela masasında otomatik aranan üç yöneticisinin telefon hattı vardı, o da kendisinin yönetime aldığı kişilerdi. Zaten kendi bilinçaltında o sınıflandırmayı yapmıştı. Tabi bir başka problem o dönemle ilgili kendi yanımda çalışan avukatın temsilci yapılması, arkadaşının 17 milyar maaşla çalışması ya da eşinin kız arkadaşının kızı olduğu söylenen birinin istihdam edilmesi gibi şeyler vardı ve bunların yapılması yanlıştı" dedi.

Tarihi Deniz Barış kararında çıkan ilk tazminat bedelinin 150 bin Euro olduğunu itiraf eden Güzelaydın, "Deniz Barış ile ilgili ilk kararı Konya'daki toplantıda vermiştik. O toplantıda hukuk kurulu üyesi şimdiki başkanvekili Kemal Kapulluoğlu vardı. Bize Deniz Barış ile ilgili dosyayı incelediklerini ve Deniz Barış'ın Gençlerbirliği Kulübü'ne 150 bin Euro tazminat ödemesine karar verdiklerini iletti. Bir itiraz gelmedi, karar onaylanıp diğer maddelere geçildi. Benimse o andan itibaren elim havada kaldı. 4-5 madde geçti, hiç bakılmıyor bile. Bu defa tepkimi sesli olarak gösterince Levent Bıçakcı dönüp 'Ne var?' dedi. Ben de Deniz Barış konusunda alınan karara karşı olduğumu söyledim. Bu konudaki fikrim tartışıldı ve başkan alınan bu kararı iptal ederek bir sonraki toplantıya bıraktı. Bu konuda bana yetki verdi. Ocak ayındaki toplantıda da 1 milyon Euro teklifi ilk Hasan Doğan'ın ağzından çıkmıştı" ifadelerini kullandı.

"ERSUN YANAL'IN İPİ, NİSAN 2005'DE YAYINLANAN KASETTEN ÖNCE ÇEKİLDİ"

Milli Takımlar eski Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın ipini yönetim kurulunun Nisan 2005'de Telegol'de yayınlanan kasetten önce çekildiğini söyleyen Güzelaydın, "Telegol programından bir gün önce Cumartesi günü başkan bizi acil olarak toplantıya çağırdı. 12 kişiydik. Üç arkadaşımız gelmedi ve onlarla telefonla görüşüldü. Dedi ki Başkan, 'Yarın Telegol'de Serhat Ulueren, Ersun Hoca ile ilgili bir kaset yayınlayacakmış. Orada bir teşvik belgesiyle ilgili açıklamalar olacakmış. Böyle bir şey olursa ve biz bundan sonra bir açıklama yaparsak zor durumda kalırız. Gelin şimdiden bu konuda karar verelim' Herkes görüş belirtti ve 'Böyle bir şey olması halinde Ersun Yanal'ın görevine son verelim' kararı, 1 çekimser, 9 evet ve 2 hayır ile alındı. Hayırlardan biri bana diğeri de Ufuk ağabeye aitti. Neyseki sonra bu kararı da iptal ettik" dedi.

Haluk Ulusoy'un seçildiği bu seçimin asıl galibinin Türk spor medyası oldğunu belirten Güzelaydın, "Bu çok nettir. Bir çatı altına dahi gelmeyi zül sayan, aylarca yıllarca el sıkışmamış bir toplulukta bir arada olmamış spor müdürleri bu konuda aynı ilkeler etrafında birleşerek farklı üslupla ortak tavır gösterdi. Medya bunu Haluk Ulusoy gelsin diye yapmadı. Medya algıya hitap etti. Algı da dayatmaydı. "Ankara böyle istiyor" gibi algılandı. Bunun mevcut iktidarla mevcut siyasi kurumla ilgisi yok. Bir yol, bir gelenek olma ihtimaline karşı gösterilen bir duruştu. İktidarda hangi parti olursa olsun aynı tepki olacaktı" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Çok Okunan Haberler

title