İstanbul Şehir Üniversitesi, 948 Mezun Verdi

İstanbul Şehir Üniversitesi, 948 Mezun Verdi

Eski başbakanlardan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, "Dünyanın en iyi mekanına sahip olabilirsiniz.

İstanbul Şehir Üniversitesi, 948 Mezun Verdi

Eski başbakanlardan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, "Dünyanın en iyi mekanına sahip olabilirsiniz. O mekanda zihni iklim bir üniversite kurmaya münasip ve müsait değilse, mekanlar olur ama üniversite olmaz. Zihni iklimin esası da düşünce özgürlüğüdür. Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir ortamda, zihni iklimin yeşermesi mümkün değil." dedi.

İstanbul Şehir Üniversitesi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, üniversitenin 2017-18 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Dragos Kampüsü'nde gerçekleştirildi.

Törende konuşan Türkiye Cumhuriyeti 26. Başbakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, bir üniversite kuruluşunun yılları, nesilleri ve asırları aşan bir yolculuk olduğunu ifade etti.

Üniversitelerin bürokratik bir kararla kurulamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, "Çok sağlam bir zihni iradeyle ve iklim ile ortaya çıkarlar. Üniversiteler çok büyük maddi imkanlarla kurulabilirler ama sürdürülebilirlikleri ancak ve ancak ortak bir zihnin harekete geçmesiyle mümkün olabilir. İstanbul Şehir Üniversitesi'nin zihni süreci bu anlamda 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçen bir neslin gelecek perspektifine dayandı. 30 yılı aşkın bir hazırlık dönemi. Ani bir karar değildi bu yöneliş." değerlendirmesinde bulundu.

Bir üniversitenin yaşayabilmesi, nesilleri ve asırları aşarak gerçek bir ilim geleneği oluşturabilmesi için 3 şart olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birinci şart zihni iklim. Dünyanın en iyi mekanına sahip olabilirsiniz. O mekanda zihni iklim bir üniversite kurmaya münasip ve müsait değilse, mekanlar olur ama üniversite olmaz. Zihni iklimin esası da düşünce özgürlüğüdür. Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir ortamda, zihni iklimin yeşermesi mümkün değil. Yine zihni iklimin esası keşif ruhudur. Araştırma aşkıdır. Hep birlikte gerçekleştireceğimiz zihni ortamla, bu mümkün olabilir. İkinci şartımız ise ahlaki ortam. Tahammülün, karşılıklı anlayışın, karşılıklı saygının ve üniversitedeki akademik ahlakın yerleşmesi bağlamında eğer biz üstün standartlara sahip yeni bir davranış ilmi, akademik davranış ilkeleri oluşturup bunu hayata geçiremezsek, zihni olarak ne üretirsek üretelim, ahlaki olarak bir üniversite kurmuş olmayız. Üçüncüsü de sosyal iklim. Bu zihni ve ahlaki iklimi yaşanan bir gerçeklik haline dönüştürecek olan şey ise üniversitenin toplum ile ilişkilerini de tespit eden, temellendiren sosyal bir iklimin gerçekleşmesidir. Üniversitelerimiz eğer çok iyi mekanlar içinde ama toplumdan kopuk olurlarsa, sosyal bir iklim ile bütünleşmezlerse kendi başlarına belki bir ilim çevresi olurlar ama bir üniversite geleneği oluşturamazlar. Üniversite geleneği oluşturmak demek, bu zihni, ahlaki ve sosyal ortamın sürekliliğini sağlamak demektir. Gelenekler boşlukta oluşmaz. Gelenekler şartların getirdiği zorluklar ile meydan bulur."

İstanbul Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Dragos Kampüsü'nün bir hayalin gerçekleşmesi olarak nitelendirerek, "Sadece iyi bir kampüse sahip olmak iyi bir üniversite olmak için yetmez. Hatta iyi bir üniversite olmak için kampüse bile ihtiyaç yoktur. Bu nedenle üniversitemizde sadece iyi bir kampüs alanı değil, uzun vadeli üniversite olma vizyonuyla her şeyin özenle yerleştirildiği ve yapıldığı bir hazırlık var." ifadelerini kullandı.

Mezunlara tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Ömer Dinçer, "Belki hayatınızda, kariyer planınızda çok yüksek yerlere gelirsiniz. Ancak şunu biliniz ki bunlardan sonra 'Ya sonrası?' denildiğinde, sizin hayatınıza ve kariyerinize değer katacak olan şey, bu ülkeye yapacağınız hizmet ve yaptığınız hizmete katacağınız anlam ve değerdir. Eğer bir misyonunuz varsa bunların hepsi anlam kazanır, yoksa kısa bir müddet sonra her şey anlamını kaybeder." görüşünü dile getirdi.

Bilim ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Okumuş, mezuniyetin yetişmede, eğitimde bir bitiş değil bir başlangıcın nişanesi olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğrencilerimizi küçük bir mesajla uğurlamak istiyoruz. Bu güzel usulün, bu anlamlı geleneğin bu yılki şifre kelimesi 'özen'. İşte ve davranışta, hal ve tavırda özen. Nezaket, çelebilik ve özen. İstanbul Şehir Üniversitesi olarak, en başından beri öğrencilerimize bu etik donanımı kazandıracak, bu tür erdemlerin yeşereceği bir küçük alem, bir minyatür ülke, belki bir model şehir ortamı sunmayı arzu ettik. Bu vesile ile mezunlarımıza özenle incelmiş, nezaket ile yükselmiş hayatlar diliyoruz."

İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Çelikcan ise 84 farklı ülkeden yüzlerce öğrencisi bulunan uluslararası bir üniversite olmaktan gurur duyduklarını belirterek, "İstanbul Şehir Üniversitesi'nin 2017-2018 dönemi mezunları, kurum tarihimizde Dragos Kampüsü'nün ilk mezunları olarak yer alacak." dedi.

Üniversitelerin kalitesinin mezun başarılarıyla ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Çelikcan, şunları söyledi:

"Kısa geçmişine rağmen üniversitemiz, uyguladığı kaliteli eğitim programlarıyla öğrencilerini en iyi şekilde yetiştiriyor. Merkezi sınavlarda elde ettiğimiz başarılar da bunun en somut göstergesi. ÖSYM tarafından geçtiğimiz yıl açıklanan ve 2016 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan bilgilere göre mezunlarımız, KPSS-2 sınavına girdikleri sekiz programda da en başarılı üniversiteler arasında yer aldı. Genel Kültür, Genel Yetenek ve Yabancı Dil testlerinden hesaplanan puanların ortalamasına göre, tüm üniversiteler arasında ilk sıralardaki yerini korudu. Mezunlarımız, 2017 Sonbahar Dönemi ALES Değerlendirme Raporu'nda 'sözel kategoride' vakıf üniversiteleri arasında birincilik elde etti. Bunun yanı sıra okulumuz, 2017 e-YDS (Yabancı Dil Bilgisi Tespit Sınavı) sonuçlarına göre, yabancı dil eğitiminde en başarılı 4. vakıf üniversitesi oldu." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul Şehir Üniversitesi, kuruluşunun 10. Yılında 948 mezun verdi. İstanbul Şehir Üniversitesi'nin bu yılki mezunları arasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın çocukları Usame ve Sevde Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın kızı Elif Sena Ünal ve Milli Eğitim Eski Bakanı Hüseyin Çelik'in kızı Büşra Vuslat Çelik'in de yer aldığı bildirildi.