İstanbul: Dünya Ekonomi Forumu

İstanbul: Dünya Ekonomi Forumu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi Çerçevesinde Çırağan Sarayı'nda Düzenlenen Toplantıda Yaptığı Konuşmada, AB'den Yapılan Bazı Açıklamalarda, Kriterlerin Yerine Getirilmediği Şeklinde Siyasi Dayatmalarla Karşılaşıldığını, Bunun da Türk Toplumunda Olumsuz Tesir Meydana Getirdiğini ve Bunun da Kamuoyunda İniş Trendine Yol Açtığını Kaydetti.

İstanbul: Dünya Ekonomi Forumu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi çerçevesinde Çırağan Sarayı'nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, AB'den yapılan bazı açıklamalarda, kriterlerin yerine getirilmediği şeklinde siyasi dayatmalarla karşılaşıldığını, bunun da Türk toplumunda olumsuz tesir meydana getirdiğini ve bunun da kamuoyunda iniş trendine yol açtığını kaydetti.

Türkiye ile ilgili alınacak kararın büyük önem taşıdığına işaret eden Başbakan Erdoğan, bunun ilişkilerin yakın vadede seyredeceği dönemi yakından ilgilendirdiğini vurguladı. Erdoğan, "Bunu bilerek bu yolculuğa koyulduk, sabırla devam ediyoruz, bu açıdan sorumluluk Türkiye'den çok AB'ye düşüyor. AB üyesi ortaklarımızın siyasi sağduyu ve ahde vefa ilkeleri içinde hareket edeceğine inanıyoruz. Türkiye AB ilişkilerinin önünün açılması her iki tarafın da yararına olacak, ilişkiler geniş zemine dayalı ortak kararlara dayanıyor. Ne vaat ettiysek yerine getirdik. 33 fasıldaki tarama süreci başarıyla sonuçlandı, gerek tanıtıcı gerek ayrıntılı taramada hepsi bitirildi. 2 bini aşkın yetkili bir araya geldi. Yapılması gerekenler daha net bir biçimde yerine getirildi, yol haritaları hazırlanmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor, yeni fasıllarda müzakerelerin başlatılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Kopenhag siyasi kriterlerinde reform çalışmalarına ara vermeden devam edildiğini ifade eden Erdoğan, 9 yasal düzenlemenin hepsinin hayata geçirildiğini söyledi. Erdoğan, bir zihniyet devrimi gerçekleştirildiğini belirterek, "Büyük ölçüde bunu başardık, yeni yasaların özgürlükçü yorumlanmamasından ve içtihatların ortaya çıkmamasından sorunlar ortaya çıkıyor. Bu bir zihniyet değişimi, dünyanın bütün toplumlarında zaman alan bir süreç" şeklinde konuştu.

"AB'NİN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİNDE TÜRKİYE'NİN KATKISI OLACAKTIR"

Yasal değişikliklerin uygulanmasına dikkat edildiğine işaret eden Başbakan, reform sürecinin milletin değişim talepleri çerçevesinde olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, "AB karar vericileri bazı yanlış ve haksız kararların kamuoyu üzerinde meydana getireceği tesiri dikkate almalı. 17 Aralık sürecinde yüzde 70'lere varan kamuoyu desteği yüzde 50'ye düşmüşse zaman zaman yanlış yorum ve anlaşılmalardan kaynaklandığını hatırlatmak zorundayım. Kriterlerle yapılan açıklamalarda yerine getirmediklerini söylüyor siyasi dayatmalarla önünü kesmek istiyorsanız, Türk toplumunda olumsuz tesir meydana getiriyor, bu da kamuoyunda iniş trendine yol açıyor. Bunu da aşarız. Siyasi ve ekonomik kriterler artık belli. Türkiye katılım sürecinde bu kriterlerin hepsini eksiksiz olarak yerine getirecektir. Bazı engelleme girişimleri şahsımı, bakan arkadaşlarımı ve halkımı üzüyor. Katılım kriterleriyle ilgili olmayan siyasi konular önümüze engel olarak getirilmemeli. AB'nin karşı karşıya olduğu sorunların ve risklerin çözülmesinde Türkiye'nin katkısı olacaktır. AB liderleri için bu sağduyu ve ahde vefanın da gereğidir. Türk toplumu kendi kültürel değerleri içinde demokrasi, insan hakları ve kültürel evrensel değerleri benimsedi. Gerek bölgede gerekse çok daha geniş bir coğrafyada etkinliği artırdı. Türkiye, İslam Konferansı Örgütü ve NATO'ya üye olan ve AB sürecini başarıyla yürüten tek ülke. Medeniyetler çatışması gibi felaket senaryolarının gündemde olduğu dönemde Türkiye büyük bir fırsat ve büyük bir imkandır" şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gelinen aşamada cevaplanması gereken önemli bir sorunun, küresel riskler ve tehditlerle AB'nin nasıl baş edeceği meselesi olduğunu belirterek, sosyal güvenlikte problemleri bulunan AB'nin Türkiye ile önemli fırsat yakaladığını ifade etti. Erdoğan, "2020'de Avrupa'nın enerji ihtiyacı 200 milyon ton gaz ölçüsünde artacak, Türkiye, enerjinin yüzde 70'inin bulunduğu stratejik elipsin merkezinde yer alıyor. Türkiye, dördüncü büyük enerji arteri olacak, AB'nin ihtiyaç duyduğu enerji arz güvenliğini Türkiye sağlayacaktır. Tarihi ve kültürel bağların bulunduğu coğrafyada Türkiye genç nüfusu etkin sivil toplumuyla istikrar ve refah üretmek suretiyle güçlü hale getirebilir. Bizim coğrafyamız da büyük bir önem arz ediyor. Üyeliğimiz AB'nin etki alanını ve gücünü artıracak. AB küresel güç olacak, medeniyetler ittifakının merkezini oluşturacak. Küresel barış ve refaha büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından oturum başkanı tarafından yöneltilen "Sizce AB'ye katılım meselesi önümüzdeki sene yapılacak seçimleri etkileyecek mi" şeklindeki soru üzerine, müzakereyle ilgili sürecin devam ettiğini, 6 ayda bir dönem başkanlıkları değiştiği için 2007 ile dönem başkanlığını alacak Almanya ile yeni bir süreç başlayacağını belirtti. Erdoğan, seçim kampanyalarını AB üzerinden yapmadıklarına değinerek, AB sürecinin, Türk insanının yaşam standardının daha iyi konuma getirilmesi için bir süreç olduğunu ifade ederek, her ay yapılan kamuoyu araştırmalarında, AB ile yapılan çalışmaların tesirinin rahatsız edecek derece olmayacağını söyledi. Eğitimde atılan adımlarla derslik ve bilgisayarlı eğitimde önemli mesafeler alındığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Türkiye, ihracatının yüzde 60-65'ini AB'ye yapıyor. Türkiye için önemli bir kazanım. İhracatı yapacak ülke bulamazsanız ne olacak, bu da bizim için bir kayıp, bu istihdama, yatırıma yansır, halkımız özellikle bu işlere çok çok farklı dar çerçeveden bakanları tasfiye edecektir" şeklinde konuşmasını tamamladı.