İstanbul'dan Paris Röportajı

İstanbul'dan Paris Röportajı

Muhabirlik Döneminde Dünya Kupası İçin Fransa'ya Giden Acun Ilıcalı'nın Bu Numarasına Çok Güleceksiniz.

İstanbul'dan Paris Röportajı

MUHABİRLİK DÖNEMİNDE DÜNYA KUPASI İÇİN FRANSA'YA GİDEN ACUN ILICALI'NIN BU NUMARASINA ÇOK GÜLECEKSİNİZ.

Acun Ilıcalı, muhabirlik hayatındaki şok bir olayı anlattı. Dünya Kupası için Fransa'ya giden Ilıcalı, bir arkadaşının doğumgünü için Türkiye'ye döndüğü halde canlı yayında Paris'teymiş gibi nasıl numara yaptığını anlattı

1998 yılında Dünya Kupası için Fransa'ya giden Acun Ilıcalı, yaptığı bir oyunun canlı yayına nasıl yansıdığını anlatınca ekran başındakileri çok güldürdü. Ilıcalı, bu olayı şöyle aktardı:

'Paris üzerime üzerime geliyordu. Kız arkadaşım vardı o dönemde. Yalnız bir parantez açayım sonra da evlendim. Yani bu hayırlı bir iş. Doğumgünü vardı. Arkadaşım Esat aradı. 'Zeynep'e bir süpriz doğumgünü partisi yapıyoruz' dedi. Ben de sevindim 'Süper' dedim. 'Süpriz sensin abi' dedi. 'Bir günlüğüne gel, kıza sürpriz yap, ondan sonra dönersin' dedi. O arada ben her akşam Show Spor'a cep telefonuyla bağlantı yapıyordum. 'Gel burdan bağlan. Yazıyor mu telefonda, şu anda Acun Fransa'da diye' dedi. Ben de gözümü kararttım, tamam dedim atladım uçağa geldim. Yaşgünü, ben girdim içeriye, herkes çok mutlu falan. Akşam ben yayına bağlanmadan yarım saat önce beni aradılar. 'Birazdan sana bağlanacağız' dediler. 'Tamam, hazırım' dedim. Brezilya çeyrek finaldeydi. Bana 'Hemen Champs-Elysees'ye git, Brezilya'lı taraftarların arasına gir, bize ordan güzel bir yayın yap' dendi. 'Tabi abi, saygılar'! Kadıköy Moda'dayım. Nerden bulacağım Brezilya taraftarlarını. Bizim çocuklar 'Sen merak etme biz bağırırız Brazil, Brazil diye' dediler. 'Bu iş sakat olursa biterim' dedim. Karşımda da Öztürk Pekin var. En ufak bir falso olmaması lazım.

Evde 15-20 kişi var. Koroyu kurdum. Bağıracaklar 'Brazil, Brazil' diye. Dedim ki 'Ben elimle hareket yapınca siz bağırın'. Bağlantı başladı. Brezilya çeyrek finalde, Champs-Elysees'de Brezilya'lı taraftarların sesleri dendi, ben elimle işaret verdim. Bizimkilerin tezahüratı lay lay lay lay...diye Neşe Karaböcek'in şarkısıyla. Ben bir yandan anlatıyorum, çeyrek final oldu, şu oldu, bu oldu diye, elimle de 'yapmayın' diye işaret ediyorum. Ama beni bitirdiniz demek istiyorum o hareketle. Bizimkiler bu hareketten 'Sesimiz az çıkıyor, Acun'a yardımcı olamadık, evi inletelim de yüz akıyla bağlantı yapsın' diye anlıyorlar. Ev 'lay lay lay lay' diye inlemeye başladı. Tek çare koşmak diye düşündüm. Koridorda koşuyorum, bizimkiler de peşimde. En son kendimi banyoya attım. Bir şeyler söyledim ama ne dediğimi bile hatırlamıyorum. 2 dakikalık bağlantı benim ömrümden rahat bir 2 sene götürdü.'

Canlı yayın sırasında İstanbul'daki stüdyoda spor haberlerini sunan Öztürk Pekin'in arkadan gelen sesleri duyduktan sonraki tepkisini de Ilıcalı şöyle anlattı:

'Öztürk ağabey orada bir laf soktu. 'Samba yapıyorlar herhalde' dedi. Ben de 'Evet samba yapıyorlar, eğleniyorlar' dedim ama lay lay lay diyen tipler. O gün kovulmadım ya Show TV'den, o yüzden herhalde beni hiç atmazlar'

televizyongazetesi