İstanbul: Başbakan Erdoğan ABD'den Döndü

İstanbul: Başbakan Erdoğan ABD'den Döndü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sine-i Millet İfadesini Kullananlara 'Hadi Dön' Diyeyim, Dönemezler. Bunlar Sadece Sanal Siyaset, Politik İfadeleridir. Kaldı Ki Sine-i Milletin Şu Andaki Özü Parlamentodur. ve Bu Parlamento, Bu Müracaatları Kabul Etmediği Sürece Zaten Dönemezsiniz" Dedi.

İstanbul: Başbakan Erdoğan ABD'den Döndü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sine-i Millet ifadesini kullananlara 'hadi dön' diyeyim, dönemezler. Bunlar sadece sanal siyaset, politik ifadeleridir. Kaldı ki sine-i milletin şu andaki özü parlamentodur. Ve bu parlamento, bu müracaatları kabul etmediği sürece zaten dönemezsiniz" dedi.

Başbakan Erdoğan, ABD'deki temaslarını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü. Ayağının tozuyla Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, "İspanya ile birlikte yürüttüğümüz medeniyetler ittifakı görüşmeleri son derece yararlı geçti" dedi. Erdoğan, "BM çatısı altında düzenlenen etkinliklere katılmam üzere gitmiş olduğum Nev York'tan gelmiş bulunuyoruz. 13 Kasım'da İstanbul'da yapmış olduğumuz yüksek düzeyli grubun hazırladığı raporu BM genel sekreterine sunduk. Ardından uygulamaya yönelik çalışmalara hız kazındırmak üzere BM bünyesinde bir dizi faaliyette bulunduk. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz medeniyetler ittifakının geniş katılımılı gayrı resmi genel kurul toplantısı son derece yararlı oldu. Bana göre, düzenlediğimiz etkinlikler ile birlikte daha belirgin hale gelmiştir. BM çatısı altında bu işin görüşülmesi gereği üzerinde özellikle duruldu. Önemi giderek daha iyi anlaşılan bu çabaya uluslararası toplumun sahip çıkması yönünde de ciddi bir ilerleme kaydedildi. Ziyaretim sırasında hem İspanya Başbakanı Zapetero ile birlikte hem de ayrı ayrı bazı kişilerle temaslarda bulunma fırsatını bulduk. Medeniyetler ittifakanın gelişiminin yanısıra gündemimizdeki diğer konular üzerinde durma fırsatını bulduk" diye konuştu.

Sine-i millet ifadelerinin sorulması üzerine Erdoğan, "Sine-i millet ifadesini kullananlara 'hadi dön' diyeyim dönemezler. Bunlar sadece sanal siyaset, politik ifadeleridir. Kaldı ki sine-i milletin şu andaki özü parlamentodur. Ve bu parlamento bu müracaatları kabul etmediği sürece zaten dönemezsiniz. Buna rağmen oturumlara katılamayabilirsiniz. O ayrı mesele. Ama katılmayışınız demek sine-i millete dönmek demek değildir. Şu anda parlamentoda güçlü bir iktidar kanadı var. 356 tane milletvekili var. Bunlar her türlü kararı almaya yeterlidir. Sadece anayasa değişikliği hariç. Rahatlıkla oturumlar açılabilir, rahatlıkla yasalar çıkarılabilir. Bu noktada bir sıkıntı yok. Ama ana muhalefet böyle bir yolu deneyebilir. Bize düşen de hayırlı olsun demektir" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalanının sorulması üzerine Erdoğan, "Her halde medya olarak bunun cevabını siz vermişsinizdir. Benim vermeme gerek var mı? Bu, demokratik ülkede siyaset oynayan veya siyasete soyunan kimsenin ağzından çıkacak laf değildir. Önce demokrasiyi insanların kendisinin içine sindirmesi lazım. Kendi içine sindiremeyenlerin ağzından çıkacak laftır" dedi.

Sivil toplum kuruluşları dahil hiç kimsenin erken seçim istemediğini belirten Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının da erken seçim istemesi durumunda ne yapacaklarının sorulması üzerine, "Biz, anayasanın gereğini yapıyoruz. Türkiye böyle bir yanlışın içerisine girecek olursa bu gelecek için isabetli değildir. İstikrar burada yatmaktadır. Eğer istikrarı ve güveni bu tür basit polemiklere kurban edersek ülkemize ihanet etmiş oluruz. Asıl ihanet-i vataniye budur. Biz bunun içine girmeyiz" diye yanıt verdi.

ABD'deki temasları sırasında "Halka rağmen Çankaya'ya çıkmam" şeklindeki ifadesinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Farklı gelmiş size her halde. Biz tabi ki kamuoyu araştırmalarını yapacağız. Halkımızın kanaatleri, milletvekili arkadaşlarımızın kanaatleri, parti örgütümün ve teşkilatımın kanaatleri, ilgili kurum kuruluşların kanaatleri. Bunları alacağız, değerlendirmeleri yapacağız, bu değerlendirmelerden sonra da kararımızı veririz. Şu anda şahsımın üzerinde yapılan spekülasyonlar aslında objektif bir bakışın yansıması değildir. Bunlar art niyetli çalışmalardır. Fakat siyaset risktir. Biz bu riski alarak bu yola girmiş insanlarız. Ve bu oyuna, bu tuzağa hiçbir zaman da gelmeyeceğiz. Biz Nisan'dan önce parti olarak her hangi bir isim açıklamayacağız. Ama sağ olsun diğer siyasi partilerin elinde bu gayet güzel bir çelik çomak oldu. Oynayıp dursunlar bakalım" diye konuştu.

Partisiyle ilgli olarak daha önce yapılan kamuoyu araştırmalarıyla şimdiki araştırmaların karşılaştırılmasının istenmesi üzerine Erdoğan, "Tabi bu defa köprünün altından baya sular aktı. Hisler değişti. Artık kararsız oylar şekillenmeye başladı. Seçim yılına giriyoruz. Ve son Ekim ayı araştırmasında kararsızlar dağılmadan yüzde 30'u yakalayan bir AK Parti var. Tabi anamuhalefet partisi oy kaybında. Ve iki partili yine bir meclis gözüküyor. Kararsızlar dağılmadan. Şu anda bu kalan süreci inanıyorum ki, partimiz çok daha iyi değerlendirecektir. Çünkü iktidarımızın yaptıklarını artık anlatma dönemine giriyoruz. Nitekim son bütçe müzakerelerinde muhalefeti dinleyince, böyle bir muhalefetle çok şanslı bir parti olduğumuzu gördük. Çünkü bizim yaptıklarımıza yönelik söyledikleri hiç bir şey yok. Türkiye'de ne yapıldığının farkında değiller. Ve yapılanları da görmemezlikten gelmek suretiyle 'halkımızı acaba nasıl yanlış bilgilendiririz?' bunun gayreti içindeler. Ama halkımız Türkiye'de yapılanları gayet iyi görüyor" dedi.

Bahçeli'nin açıklamalarının gergin bir ortam oluşturduğu şeklindeki görüşlerin sorulması üzerine Erdoğan, "O, sayın Bahçeli'nin kendi dünyasındaki gerginliğidir. Türkiye'de öyle bir şey yok. Biz gayet iyi gidiyoruz. Piyasalara bakın, dünyaya bakın neredeyiz" diye yanıt verdi.